www.cihansalim.net

 Web Yazıları
   
"Basketbol Dünyası Transfer Pazarında, Önümüzdeki Sezon nasıl olacak?"

Eflatun Kasket/7 Temmmuz 2000

Tofaş’ın çekilmesi
tıklayın, destekleyin:
basketbol çevrelerini bir güzel silkeledikten sonra ilgi yine transfere döndü. Bu hafta sizle önümüzdeki sezon 1. Basketbol Ligi’nin kalitesini kestirmeye çalışacağız.

Bu sezon nedense yıllardır dışarıya transfer edilmeyen Türk oyuncuları bir anda parladı, adeta kapış kapış gidiyorlar. Tabii bu konuda da “Ne güzel, ülke basketboluna yararlı” diyenler var. Ama önümüzdeki sezon –zaten yeteri kadar ilgi çekmeyen- basketbol ligimizin ne olacağı pek akıllara gelmiyor. İbrahim’in ardından Harun’un da Yunanistan’da oynayıp son yıllarını değişik ve ‘karizmatik’ bir şekilde bitirme isteği var ve buna kimse bir şey diyemez. Zaten duyumlara göre Olympiakos dahil 4 takım ona talip. Hidayet’in de henüz erken olmasına rağmen NBA’de hemen oynama isteği yüzünden milli takımın 3 forveti seneye ligimizde değil. Yabancı ligler için bu normal, onların oyuncuları komşularında, komşularının millileri de onların takımlarında oynadığından pek bir şey fark etmiyor. Ama sanırız artık bazı kanallar Yunan Ligi’nin yayın hakkını alır ve seyircimiz de olası bir İbrahim-Harun eşleşmesini izleyebilirler.

Bu arada Hidayet demişken niye erken gittiğini düşünmemizin sebebini de açıklayalım. Bir kere Sacremento Kings’de yer bulma şansı çok az ve kaderi de Mirsad’ınkine benziyor. Mirsad da, Houston gibi süper uzunlara sahip bir takım tarafından seçilmişti. Ama Sacremento’da seneye sözleşmesi biten birçok oyuncu var. Bunun yanında herkes Hidayet’in güçsüz olduğunu kabul ediyor. Mirsad’ın 4-5 ay sonra antrenmanlardan döndüğünde nasıl değiştiğini herkes hatırlıyor, Hidayet’te güç kazanma antrenmanlarına katlanabilecekse bize söyleyecek bir şey kalmıyor. Ayrıca genç olması onun oyunda kalacağı dakikaları mutlaka azaltacak. Bu iki nedenle Hidayet’in –eski koçu Aydın Örs’ün de dediği gibi- bir sezon daha beklemesi daha ‘hayırlı’ olabilirdi. Seneye daha büyük bir karizmayla ABD’ye gidebilirdi. Her neyse, herhalde diğer gençleri görüp ben bu sene iyi bir yer kaparım draft’te dedi.

Ana konumuza dönmek gerekirse, özellikle Tofaş’ı ve büyük olasılıkla yabancılarını da kaybedişimizle ligimiz zaten bir basamak aşağıya inmişken bu transferler kuşkusuz daha az üst seviye oyuncu içeren bir lig hazırlıyor. Örneğin her sene iyi pivotlara iyi bütçe ayıran Ülker bu sene Lollis ve Hangloten’a 350 bin $ ayırarak pota altını ‘kapattı’.

Yine Ülker ve Efes’in SupraLeague konumu da ligimiz için daha tehditkar. FIBA 3 yıl boyunca bu iki takımın ligi ilk 5 sıra içinde bitirmesi halinde SupraLeague’e alınacaklarını garantiledi. Bu da bu takımlardan biriyle final oynayıp kaybeden bir takımın bile bu lige gidemeyeceği anlamında. Bunu önceden bilen rakipler artık kendilerine ne hedef koyabilirler göreceğiz. Ayrıca bu durum FB, GS, BJK gibi federasyona arada bir ilginç istekler içeren takımları da alternatif ULEB’e yönlendirebilir. Sonuçta da bu takımlar yine federasyonla karşı karşıya gelirler.

Acaba FIBA’nın bir bildiği mi var da böyle teklifler yapıyor. Yoksa en az iki yıl finalimizin adı Efes-Ülker mi olacak?
 

 


-Türkiye'de kalburüstü fazla basketbol sitesi yok, biz de size 'iyi sitelerden birini', Turkbasket'i öneriyoruz.

- Web yazılarına geri dönmek için tıklayınız