www.cihansalim.net

 Web Yazıları
   
"Genetik Şifre çözüldü mü?"

Eflatun Kasket/29 Haziran 2000

Bu hafta gündem maddemiz insanın
tıklayın, destekleyin:
gen haritası keşfi. Birkaç gün önce bilim adamlarınca açıklanan keşif haberi oldukça yankı topladı, bakalım bizim yakaladıklarımız neler...

Öncelikle sanırız konuyu merak edenlerin çoğu gen, kromozom, vb. kavramların anlamını gazetelerden okudu, unuttuğu ya da bilmediği bazı şeyleri öğrendi. Biz bunları geçip olayın gerçekçilik yanını, abartılıp abartılmadığını ve genel kavramları ele alacağız.

İnsanın genetik haritasını çıkarma çalışması yıllardır devam ediyordu, hatta geçen yıl yapılan bir açıklamada gen haritasının tamamının 2003'te hazır olacağı belirtiliyordu. İşte bu da bizim can alıcı noktamız: Bu hafta niye birden açıklama yapıldı? Gerek yerli gerekse de yabancı uzman kaynakları inceledikten sonra daha gen haritasının yaklaşık %4'lük bir bölümünün çözülemediğinden emin olduk. Ayrıca çözülenlerin de daha yarısı doğru olarak yerleştirilebilmişti. Ama en önemlisi genlerin farklılık gösterme şansı karşısında yapılan deneylerin daha başlamamış olmasıydı. Normalde 'kodu çözülen' bir gen en az 12 defa testlerden geçiriliyor ve sonucun doğruluğu garanti altına alınıyordu. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var, bu 12 sayısı fazla ve de gereksiz bir sayı değil zira farklılaşma ihtimali küçümsenemeyecek kadar yüksek. Peki o zaman bu açıklama niye bu hafta birden yapıldı ve bu konuda heyecanlanan medya -ki sadece Türk medyası değil- saçma sapan tahminlere yer vermeye başladı: "Eğer bugün 15 yaşındaysanız büyük olasılıkla daha 85 yılınız garanti" gibi. Rasyonel düşünürsek açıklamanın tek nedeninin haritanın %97'sinin oluşmuş olmasının verdiği olayın sonuna yaklaştık hissi olabilir. Ama bu da daha olmamış bir olayı erkenden haber vermek olduğuna göre "işin içinde iş var" deyimi bu olaya yakışmıyor değil.

Çünkü harita tamamlandıktan sonra öncelikle doğru dizimin tamamlanması, ardından 3 milyar çarpı 10-12 test yapılması gerekiyor. Sonuçta da ortaya kimsenin inkar etmediği şu veriler çıkıyor:

Bunların hepsinin en erken bitme tarihi: 2004
Hastalık-Gen ilişkilerinin doğru yaya oturup gerçek sonuçların elde edilmesi: 2006
İlaçların prototip olarak hazır hale gelmesi: 2010

İşte bu nedenlerle çeşitli teoriler öne sürülüyor, bunların bazıları araştırmanın lider şirketinin çeşitli ilaç şirketlerinin yatırımını daha da çabuk kendine akıtmak için sona gelindiğini duyurmak istemesi. Bir diğeri ise emekliliğe gün sayan Clinton'un skandalları dışında da hatırlanmak istemesi. Çünkü ABD ekonomisinin özellikle son 4-5 yıl içinde dünya ekonomisinin tam anlamıyla yol göstericisi olması Clinton'un başarısı olarak görülmüyor, hatta "O olmasaydı da bu ekonomik güç aynen varolurdu" deniliyor. İşte bu nedenle Clinton'un, hazır araştırma şirketleri bu konuyu açmışken, hemen olayı devralıp açıklama yapması doğrudan bir politika, özellikle de bu kadar genç bir başkanın 'bir şeyler başarmış olmak' isteğinin sonucu olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor.

Öte taraftan da büyük bir rüzgarı arkasına alan İngiltere Başbakanı Blair'in de iktidarda beklenildiğinden başarısız olması ve -ailesi dışında- Clinton'la ortak özelliklere sahip olması da O'nun da bu konuda çok hızlı davranmasına neden oldu. Ayrıca tabii ki İngiliz bilim adamlarının yaptığı bir açıklamayı Amerikan meslektaşına bırakmak istememesi sonucu iki büyük güç bir anda dünyayı pembe hayallere itti. Son bir sorun da gerçekten bu keşif tamamlanınca ne sürede neler üretilebileceği, çünkü insanlık tarihinin bu en önemli buluşu sonrası bile bilim adamları kanseri çözmenin on yıllarca sürebileceğini belirtiyor.

Hazır en büyük buluş demişken aklımıza bir şey geliyor. Eğer gen haritası tamamen bitmiş olsaydı zaten daha da büyük bir yaygara kopartılması gerekmez miydi? Bizce evet, ve bu yaygara kopmadığına göre bu herhalde gerektiğinden erken açılmış bir hediye kutusu olsa gerek...
 

 


- Web yazılarına geri dönmek için tıklayınız