www.cihansalim.net

 Web Yazıları
   
"Büyüteç: KKTC'de niye ekonomi ve bankalar bu hale geldi?"

Eflatun Kasket/4 Ağustos 2000

Son günlerde siyasetin sıcak
tıklayın, destekleyin:
saatlerinde, dikkatimizi çeken nokta KKTC'deki istikrarsız yönetimi sona erdirmek için Ankara'nın başbakan Derviş Eroğlu'nun istifasını istemesi ve başkanlık sistemini ve teknokratlar (bakınız "Teknokrat Hükümet, Başkanlık sistemine yünelim hakkında bir diğer yazı") hükümetini şart koşması. Bu nedenle Kıbrıs'a yapılacak 5 milyon $'lık yardım, hükümet istifa edinceye kadar donduruluyor.

Kıbrıs'ın sosyal yapısına bakacak olursak, Akdeniz'in 3. Büyük adası 9282 km kare; 3555'i de Türk kontrolünde. KKTC'de 208 bin, G. Kıbrıs'ta ise 700 bin kişi yaşıyor. KKTC'de kişi başına 4 bin, G. Kıbrıs'ta ise 15 bin $ düşüyor. KKTC'nin ekonomik yönden gelişememesinin en önemli faktörü Rum ambargosu. Tüm dünya devletleri Rum ambargosuna boyun eğdikleri için KKTC dış ülkelerden tek yardım alamadığı gibi tüm sorunlarını Ankara'ya postaladı. Fakat 1974 sonrası Türkiye'de, kardeş kardeşi vuruyor, %200'leri aşan enflasyon, terör, askeri darbe, vb. Türkiye'yi etkilediği gibi KKTC'yi de etkiliyordu. Uzun yıllar İngiliz-Rum yönetiminde yaşayan Kıbrıslılar Türklerin yönlendirmesine göre yaşadılar. Türk nüfusun azlığından dolayı bedava arsa ve ev verilerek Türkiye'den subaylar, torna ustaları KKTC'ye yerleştikleri gibi bakan da oldular; banka, otel sahibi de. Türkiye'de kapanan kumarhaneler Kıbrıs'a taşındı. Çek-senet mafyası KKTC'yi keşfetti, tarikatlar, terörden kaçanlar oraya yerleşti. Türkiye zaman zaman IMF'i dışlayarak yılda 1-2 milyar $'lık yardım yaptı. Ankara'nın özverilerine karşılık KKTC hükümetleri mirasyedi gibi davrandı. Nüfusun üçte biri olan memurlara %40 zam yapıldı. 8-9 cente mal olan elektrik 3 cente satıldı ve bütçesi 80 milyon $'lık açık verdi. IMF'in Türkiye'ye yaptığı uyarılar gibi, Eroğlu'nun istediği 200 trilyonu vermenin bir çözüm olmayacağını anlayan Ankara, kemer sıkılmasını istedi. Çarşamba günkü Ağustos aylıkları, kardeş parti lideri Mesut Yılmaz'ın desteğiyle ödenecek, ardından hükümet istifası bekleniyor.

Son 10 yıla baktığımızda, KKTC'ye yapılan 590 milyon $ yardıma karşı, KKTC'nin dış alımlarını Türkiye'den yapması isteniyordu. KKTC'nin Türkiye'den ithalatı çok az diyenler gerçeği yansıtmıyordu. KKTC'nin Türkiye'den ithalatı 1,82 milyar $'dı. Onların bize satışıysa devede kulak kalmıştı. KKTC'nin tüm ihracatı 581 milyon $'dı. Bu dış satımların ancak 209 milyonu Türkiye'ye yapılmıştı. Bu nedenle İngiliz sömürgesinde bile Atatürk'ün yolunda ilerleyen, O'nun devrimlerinden güç alan, 74'e kadar silahsız dayanan insanları, bir çırpıda, duvarlarında Türklere "Go Home" yazdıkları, bağımsız ekonomi istedikleri nedeniyle eleştiren Türkiye daha dikkatli ve kontrollü yaklaşması. Çünkü KKTC Türkleri sivil savunma, hava yolları, merkez bankası gibi kurumlarda daha serbest hareket etme ve kendilerini yönetmeyi istiyor.

Diğer yandan Türkiye, ödediği paraların nereye harcandığını kontrol etmeden KKTC'ye dilenci muamelesi yaptıkça ilişkiler bozuluyor. Bunun sonucunda iki ülke yazarları ve düşünürleri ilginç ve desteksiz iddialarda bulunuyor. Sonuçta bugüne kadar dikkatsiz davranan Türk hükümetleri artık daha hesaplı-kitaplı yardım yapacak, belki ekonomi düzelecek ama bu seferde fazla kontrol mekanizması Kıbrıslılarda ne tip etki yapacak hep beraber göreceğiz.
 

 


-KKTC'de teknokrat hükümet, Başkanlık sistemine yünelim hakkında bir diğer yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

- Web yazılarına geri dönmek için tıklayınız