www.cihansalim.net

 Web Yazıları
   
" Tüketici Hakları: Angarya Değil, Anahtar! "

16 Temmuz 2002

"Yoktan var etmek"... İnsanoğlu için
tıklayın, destekleyin:
erişilmesi imkansız bir kavram. Belki de bunun en sade nedeni, böyle bir eylem için salt yokluğu bilip ondan başkasını tanımamış olmanın gerekmesi. Ama insanoğlu sınırsız yokluğu bilmez, bir kez etkileşime girmiş ve tüm geleceği bu etkileşim üzerine kurulmuştur. Alır ve verir, aldığını işler, verdiğini süsler. Ama bu katıksız gerçeğin ticari kurum ile tüketici arasında da varolduğunu ancak yarım yüzyıl önce fark ettik.

Gelişmiş ülkelerde tüketicinin bilinçlenmesiyle yeni bir anlayış oluştu. Tüketici güçlüydü ve bu gücünün karşılığında bazı haklara sahip olması doğaldı. İlgilendiği hizmet ya da mal hakkında doğru bilgilendirilmeli, sonrasında istediğini tercih edebilmeliydi. Aldığı hizmet ya da malı güvenlik içinde kullanabilmeli, aynı zamanda sesini duyurabilmeliydi.

Tüm bunlar ticari faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların gözünde bir angarya idi ve birçoğu için de hala öyle. Fakat artık dönüş yok, tüketici hakları öylesine benimsendi, güçlü örgütlenmeler kuruldu ki hem şirketler tavırlarını gözden geçirmek zorunda kaldı hem de tüketiciler güçlerini gittikçe artan düzeyde kullanmakta tereddüt etmediler. Birkaç yıl önce Time dergisinde yapılan bir ankette, sosyal sorumsuzluk gösteren, tüketicisini hiçe sayan şirketlerden, "Fiyat avantajı sunsa da alışveriş yapmam" diyen tüketicilerin oranı %75'e ulaştı. Hatta bazı gelişmiş ekonomilerde, aylık "boykot" dergileri yayınlanarak bilinçli tüketicinin asla almaması gereken ürünler sayfalarca listelendi.

Buraya kadar tüketicinin tehdit gücünü kullandığını, tüketicinin isteklerini yerine getirmenin hala bir angarya olduğu fikri doğabilir. Ama iş artık öyle basit değil: Örneğin bu boykot dergilerinde aynı zamanda başarılı şirketlere de sayfalar ayrılıyor, sorumluluklarının ödüllendirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor ve bu şirketler diğerlerine karşı büyük bir avantaj elde ediyorlar. Günümüz dünyası, maalesef her konuda siyah ve beyazdan oluşuyor, gri yok. O yüzden "Ben zorunluluklarımı yerine getirip sıradan bir şekilde işime devam ederim" deyip eskisi gibi ara tonlarda kalmak mümkün değil. Onun yerine zorunluluğun bir nedeni olduğu fark edilmeli, ardından ödül geleceğinin farkına varılmalı. Gri olamazsınız, siyah değilseniz beyaz olacaksınız ve turnayı gözünden vuracaksınız!

Bugün bir çok insan artan seçenekler karşısında güvendiği yerden güvendiği malı ya da ürünü almak istiyor. Güven kazanmaya giden yol tüketiciye önem vermek, ona özel olduğunu hissettirmek. Artık tüketici hakları başarıya açılan kapının anahtarı.

"Yok, benim insanım dikkatsiz, ilgisiz, haklarını istemez, aramaz" düşüncesindeyseniz ülkemizde bir süre daha ayakta kalabilirsiniz. Fakat bilinçli tüketici eğitimli, düşük gelirli olmayan tüketicidir. Bu grup, haklarını kendisine teslim edeni tercih eder. Ve unutmayın ki onlar, kar marjı yüksek olan ürünleri tüketenlerdir, yani "markaya bakanlar". Siz geleceğin acımasız rekabet ortamında yaşayabilmek için marka, değer yaratmalı; küçük, basit, az karlı ürünlere umut bağlamamalısınız. O zaman şimdiden tüketiciye değer verin, haklarını teslim edin ki kâra açılan kapının anahtarını kapın!

Günümüzün dijital dünyasında, tüketici haklarından biri olan "doğru bilgilendirilme" hakkı özellikle İnternet'te ayaklar altında. Aldatıcı, hatalı tanıtımların kol gezdiği sanal ortamda tüketici haklarını koruyan girişimlerin çoğalması dileğiyle. Ve tabii tüketicilerin de kendi haklarının peşini başkasına kovalatmaması umuduyla...

 


- Bu yazı "tuketicihaklari. com" sitesinin açılışında kullanılmıştı. Tüketici hakları üzerine bilmek istedikleriniz ya da sorunlarınız varsa siteye buradan ulaşabilirsiniz.

- Web yazılarına geri dönmek için tıklayınız