www.cihansalim.net

 Dergi Yazıları
   
"2000’den 2001’e Bilişim Dünyası"

8 Ocak 2001

İçinde bulunduğumuz zaman
tıklayın, destekleyin:
devresinin hızına kapılmadan kısa bir süre durup düşünelim, ne kadar da acele ve çabuk olmak zorundayız. Çünkü dünya artık daha hızlı dönüyor. Mesela 1950 yılı, 1949’dan sonra, bugünün hızlı yaşam tarzını düşünürsek hiç de olağanüstü yenilikler getirmeyen bir yıldı. Bu durum 90’lı yıllara kadar devam etti ama şimdi her sene yepyeni beklentilerle ileriye bakıyoruz. Gittikçe hızlanan yaşantımız elli yıl öncesine göre oldukça farklı.

Ama 1949 ve 50’nin asıl özellikleri bir yıl içinde olabildiğine farklı iki gelecek senaryosuna tanık olmalarıydı. 49’da Orwell, ünlü ütopyası “1984” ile gelecekte olabildiğine karamsar bir dünya oluşturdu. 50’de ise Arthur C. Clarke “Gözcü” adlı eserini yazdı. “Gözcü” daha sonra “2001: A Space Odyssey” filmiyle daha da tanındı ve Orwell’a göre oldukça olumlu sayılabilecek bir gelecek kurdu. Ve artık 2001 geldi, iki eser de sadece bir kurgu olarak akıllarda kaldı. Teknoloji gerçekten de hızlı ama hayatımızı bu eserlerdeki gibi tamamıyla değiştirecek kadar değil. 2001’de de bilgisayar ve bilişim dünyasında birçok hareketlenme bekleniyor. Ama bu hareketlenmelerin çoğu teknolojik yeniliklerde değil kullanım biçimlerinde farklılık meydana getirecek. Bu yazımızda hem Türkiye hem de Dünya’da önümüzdeki aylarda beklenen gelişmelere göz atacağız. Ama önce 2000’e kısa bir göz atmakta fayda var:

Öncelikle ülkemizde fazla önemsenmeyen Y2K kaosundan dünya iyi sıyırdı ve medyada popüler olan felaket senaryoları da abartı olarak akıllarda kaldı. Yazılım dünyasında Microsoft’un artık gittikçe sona yaklaşan anti-tröst davası ve diğer yandan hazırladığı yeni Windows sürümleri önde gelen gelişmelerdi. Ama ilgi Internet üzerindeydi. Şubat ayının başında Yahoo, CNN, e-Bay, Amazon.com gibi Internet’in amiral gemileri gelmiş geçmiş en büyük ‘hacker’saldırısına uğradı. Internet dünyasını oldukça korkutan bu gelişme aslında ne kadar güvensiz bir sanal ortamda bulunduğumuzu da kanıtladı. Tam bu konuda tartışmalar sürerken “I Love You” virüsü 18 saatte yaklaşık 100 milyon bilgisayara bulaşarak hem Outlook Express’in yetersizliğini ortaya çıkardı hem de insanların “Seni Seviyorum” adlı bir mesaj almaya ne kadar aç olduklarını belli etti. İş dünyasında dev iletişim ve teknoloji şirketlerinin büyük evliliklerine şahit olduk. Internet’te içerik sağlamanın öneminin gittikçe daha iyi anlaşılmasının bir sonucu olarak America Online, Time Warner ile ‘evlendi’. Ve yazının ileriki bölümlerinde daha detaylı inceleyeceğimiz .com şirketlerinin hayal kırıklığı ile yılı sonlandırdık. Ayrıca Napster ile tekrar doruğa ulaşan telif hakları tartışmaları ve birçok sitenin kullanıcıları hakkında oldukça detaylı bilgileri izinsiz toplaması da bilişim sektöründe akılda kalanlardı.

DONANIM

Intel ve Rakipleri

Yıllarca Intel’in tam kontrolü altında ilerleyen işlemci pazarı son yıllarda AMD’nin başarılı atağıyla biraz olsun rahatladı. Artık iki alternatifimizin olması bile bir gelişme. Cyrix ise bilindiği üzere 2 yıl önce ABD pazarından çekilmişti. Şirket yeni işlemci üretmeye devam ediyor ama ABD’de başarısız olmak önemli bir dezavantaj. Hele birçok teknoloji yayının ABD’deki haberlere aşırı derecede önem verip neredeyse çeviri haberler hazırlamaları Cyrix’in işini çok zor kılıyor.

AMD üst seviye ‘Athlon’lar ve Celeron’a rakip alt seviye ‘Duron’lar ile iyi bir çıkış yaşadı ve hatta bazı saat hızlarında Intel’den daha başarılı sonuçlar verdi. Bu doğrultuda yılı %17 pazar payıyla kapadı ki bu da önemli bir çıkış. 2001’de, geçen yılın son çeyreğinde Pentium 4 işlemcisini piyasaya sunan Intel, bu işlemcinin daha yüksek saat hızına sahip versiyonlarını hazırlayacak. Buna karşılık AMD son iki yılda Intel ile iyi rekabet etmesine rağmen Pentium 4’e çabuk bir yanıt veremedi. Pentium 4, Intel’in Pentium Pro’dan beri ilk defa işlemci mimarisini tümden yenilediği işlemci. P4, video işleme, mp3 ve benzeri multimedya biçimlerini hızlı işleme üzerine yoğunlaşmış durumda. Ayrıca 400 MHz bant genişliği işlemciyi güçlü kılan bir diğer konu. Fakat yapılan testler 1,5 GHz bir işlemcinin normal ofis uygulamaları ve gündelik programlarda, bir PIII-1000’den çok az farkla üstün sonuç verdiğini ortaya koyuyor. Yani şu anda kullanılan programlar P4’ün özelliklerinden yararlanamıyor. Zaten Intel de sitesinde P4’ün yeniliklerinden yararlanabilen az sayıda programı duyuruyor ve böylece işlemcisinin ‘işe yaramasını’ sağlamaya çalışıyor. 2001’de üst düzey kullanıcılar bile 1 GHz hızındaki PIII’leri kullanabilirler. 2 GHz hızında Pentium 4’lerin ise yılın son haftalarında piyasaya sunulması söz konusu.

İşlemcileri ile iyi bir fiyat/performans seçeneği sunmaya çalışan ve artık dünya çapında geniş bir reklam kampanyası yürüten AMD yeni yılda GHz ile ölçülen işlemcilerini Intel ile aynı vakitlerde piyasaya sunmaya çalışacak. Zira Pentium 4, Intel’in ürettiği en başarılı Pentium serisi olabilir. Görünen o ki seneye yine çoğu kullanıcı Intel işlemcilerini tercih edecek. Üstelik bir süre öncesine kadar fiyatlarıyla öne çıkan AMD işlemciler artık Intel’in de rekabetçi ve daha düşük fiyatlara yönelmesiyle pazar payını çok da yükseltemeyebilir. Çünkü Intel dev bütçesi ve Ar-Ge çalışmaları ile rahatça fiyat düşürebilen bir yapıda. Sonuçta kesin olan, AMD’nin Intel’e ciddi bir tehdit oluşturmaya devam etmesinin kullanıcıya yarayacağı.

Dizüstünde Yenilik: Transmeta

Masaüstü sistemlerde durum böyleyken taşınabilir sistemlerde Intel daha güçlü bir konumda. Düşük güçte PIII işlemciler, AMD’nin yanıtı K6’ları geride bırakıyor. Fakat asıl çarpışma bu yıl AMD’nin ve ‘Transmeta’nın yeni mobil işlemcileri pazara sunmasıyla başlayacak. Şu anda hem PIII hem de K6, mobil sistemlerde hız limitine ulaştı. AMD bu nedenle Athlon ailesini mobil hale getirecek ve K6’ya göre mecburen fiyat yükselecek. Ve yine alternatif olarak aynı standart sistemlerde olduğu gibi Duron’u öne sürecek. Fakat tüm bu planlar gerçekleşene kadar Intel’in asıl rakibi Transmeta Corp.’un ‘Crusoe’ işlemcisi olacak. Crusoe geniş ve ileri seviye güç yönetim özellikleri sunan ve böylece beklenmedik derecede uzun pil ömrü sağlayan bir işlemci. Notebook üreticilerinin sorunu sistem küçüldükçe bateriye ayrılan alanın küçülmesi ve dolayısıyla bilgisayarın daha kısa süre kullanılmasıydı. Önde gelen dizüstü üreticileri, gittikçe hızlanan çipler nedeniyle, işlemci üreticilerinden alternatif ürünler istemişlerdi. 2001’de bu üç üretici de, geçen yıl geliştirdikleri güç koruma teknolojilerini geliştirmeye çalışacak. Intel, dizüstünün adaptöre bağlı olduğu zamanlarda tam güçte, pille çalıştığı zaman daha düşük hızda çalışmasını ve yine daha az sıcaklık üretip daha az fan çalıştırmasını öngördü. AMD ise en küçük duraklamalarda bile işlemciyi yavaşlatmayı seçti. Transmeta’nın Crusoe işlemcisi ise standart x86 kodlarını yazılımla çözümlendirerek işlemcinin sadece kendi üstüne düşen zor komutlarda devreye girmesi üzerine kurulmuş bir seçenek ve bu farklı metotla şirket şimdilik oldukça başarılı gidiyor. Fakat tüm bu arayışların yanında mobil sistemlerde daha çok enerji tüketiminin sabit disk, ekran ve soğutma fanı tarafından tüketildiğini de unutmamak gerekiyor. Yani bu çözümler tek başlarına pil ömrümüzü uzatmaya yetmiyorlar.

64 Bit Geliyor Mu?

Masaüstü ve taşınabilir sistemlerde durum böyleyken sunucu pazarında adeta Intel tek üretici. Özellikle PIII Xeon işlemcilerini duyurmasıyla dörtten fazla PIII’ün beraber kullanılması gündeme gelebilecek. Şu anda en fazla iki PIII beraber kullanılabiliyor. Intel’i güçlü kılan ise, şu anda AMD’nin birden fazla işlemcili sistemlere yönelik çalışma yapamaması. Hiçbir Athlon herhangi başka bir işlemciyle çalışamıyor.

Ama 2001’de bu durum da değişecek. AMD, yılın ilk yarısı bitmeden 760MP çip setini kullanıma sokacak. Hedeflerinin giriş ve küçük ila orta ölçekli şirketler olacağını belirten AMD öte yandan kendi 64-bit platformunu oluşturmak için çalışmaya başladı. Şu anda kullandığımız 32-bit sistemlere göre veri yolu genişliğini iki kat arttıracak 64-bit sistemler açık bir performans farkı sunuyor ama tabii ki 64-bitlik uygulamalarla. Microsoft geçen yılın sonlarına doğru Windows 2000’in 64-bitlik bir deneme versiyonunu hazırladı ve yazılım geliştiriciler şu günlerde ilk 64-bitlik uygulamalar üzerinde çalışıyorlar.

Daha ileriye bakarsak AMD’nin Intel’den farklı bir yapıda planladığı ve işleyiş tarzının oldukça farklı olması beklenen işlemcilerinin Windows tarafından büyük olasılıkla desteklenmeyeceği kanısına varabiliriz. AMD’nin 64-bitlik Linux sistemlerine yöneldiği kulaktan kulağa yayılan bir söylenti. Bu ikili Windows’a karşı alternatif bir fiyat avantajı sunmayı planlıyor. Fakat bu gelişmelerin destekleme-desteklememe aşamasına gelmesi bu yıl değil seneye uzayacağı için bu konuyu bu yazıda değil ileriki yazılarda değerlendirmekte yarar var.

Ferah Kasalar

Bu kadar söylenecek sözün olması yeni yılda bilgisayar dünyasında en çok gelişimin işlemci pazarında olacağını kanıtlar gibi. Ama bu kadar yüksek hızlara ulaşan işlemciler, diğer parçaların, özellikle de sabit disklerin hızlanmasını zorunlu kıldı. Bu nedenle Intel ve Dell tarafından ortaklaşa geliştirilen yeni ‘Serial ATA’ standardı hızlı disk sürücüler için geliştirilen yeni bir arabirim. Sabit sürücü, CD sürücü gibi disk sürücülerinin, PC arabiriminin genişliğini, şimdiki ATA100 standardının iki katına çıkarıyor. Tüm bu terimler çoğumuza yabancı gelebilir ama önemleri büyük. Önümüzdeki yıl Pentium 4’ün iyice yaygınlaşmasının üzerine bir de bu yeni teknolojinin kullanımı sistemlerde hem hız açısından hem de bilgisayarın içindeki kalabalık ortam bakımından büyük rahatlık sağlayacak. Çünkü Serial ATA bugün alıştığımızın tersine şerit şeklinde kablolar kullanmıyor. Bugünkü kablo yığını hem küçük devrelerin üstünü kapayabiliyor hem de kasa içi sıcaklığı olumsuz etkiliyor. Yeni standart, daha küçük boyutlarda kablolar ve bunların döşenmesinde kolaylıklar sağlıyor. Ama her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu standart da şimdilik pahalı bir seçenek. İlk örneklerinin 2001 sonuna yetiştirilmeye çalıştırıldığı ‘Serial ATA’lı sabit diskler ilk olarak üst seviye sistemlerde sene sonunda seçenek olarak karşımıza çıkacak.

Bilgisayarların en uzun süre elden çıkarılmayan ve fiyatı en az düşen parçalarından olan monitörler ise 2001’de bir ilerleme kat edebilir ve bu durumu LCD panelli kardeşleri ile değiştirebilir. Normal monitörlere göre oldukça büyük bir radyasyon riski içermesine rağmen LCD monitörlerin çekici görüntüleri birkaç yıl içerisinde onları tek seçenek haline getirebilir. Ayrıca yurt dışında panoramik monitörlerin yani 2 ya da 3 monitör genişliğinde çeyrek çember oluşturan birkaç panelin birleşmesiyle oluşan ‘görüntü cihazlarının’ satışı da artıyor. 2001’de son kullanıcıya hitap etmese de üniversite ve simülasyon yapma ihtiyacı olan şirket ve kurumların bu tip cihazlara ilgisi artıyor.

Multimedya ürünlerinde ise öncelikle görüntü işlemcileri arasında ilginç rekabetler yaşanacak. Grafik işlemcilerin tasarımlarının her gün daha da karmaşıklaşması pazarda kaliteli çalışanları gittikçe değerli konuma getiriyor. PC üreticilerinin de bu arada yeni modellerinde en çok önemi yeni grafik kartlarına vermesi grafik işlemcileri üretenler üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Bu alanda tehlikeli bir çekişme yaşanıyor ve fazla şirketin ayakta kalmasının mümkün olmadığı bir ortam. Nvidia ve ATI’nin yeni yılda da daha fazla hız sloganıyla hareket ederek birbirlerini geçmeye çalışacakları bir gerçek. Son kullanıcı ise 64 MB bellekli ve yeni işlemcili ekran kartlarının fiyatının bu sene düşmesi ile hoş görüntülerle bilgisayarından daha çok zevk alacak gibi.

LED yazıcılar kendilerini bu sene daha da geliştirirlerse donanım parçaları arasında 2001’in başarılı örnekleri arasına girecek. Şu anda piyasada olan ürünler lazer yazıcılara yakın sonuçlar veriyor, renk konusunda lazer ve LED arasındaki fark devam ediyor. Ama bu yıl LED, bazıları için hiç olmadığı kadar iyi bir seçenek olacak. Diğer bir farklılık Network 10/100 Ethernet kartlarında bekleniyor. Yazıcı ve monitörlerde olduğu gibi yıllardır alıştığımız bir diğer ürün olan bu kartlar yeni yılda farklı modellerle yavaş yavaş kullanıcı önüne çıkabilir. Birçok firma benzer ama kablosuz değişik konnektörler üzerinde çalışıyor. İlk çıkan örnekler fazla merak çekmese de ilerde standart haline gelebilecek yeni ağ kartlarının ilk örneklerini görmek için 2001’de gözleri açık tutmakta fayda var.

Ve bilgisayar dünyasında şu anda kullanım açısından fazla önemi olmayan ama teknolojik olarak çok önemli bir ürün olan ‘Bluetooth’, nam-ı değer ‘Mavidiş’... 2000’de fazla duyulmadı ama bu yıl, Japonya’nın öncülüğünde dünyaya merhaba diyecek olan bu kısa mesafeli kablosuz iletişim protokolü bilişim sektöründe hem kolaylık sağlayacak hem de bu teknolojiye yatırım yapan ve geliştiren firmalara olan ilgiyi arttıracak. Bluetooth’un evlerimizdeki beyaz eşyalara girmesiyle birkaç yıl içinde akıllı evlerin hayata geçmesinin ilk adımı atılmış olacak. Ama 2001’de bu kelimeye dikkat etmeye çalışın, bu yıl sık duyulacak terimlerden biri de bu, özellikle ABD’de Kasım ayında düzenlenen COMDEX’de birçok şirketin prototip ürünleri tanıtmasından sonra...

INTERNET

Mahkemeler Yılı

Önümüzdeki yıl asıl gelişmelerin Internet şirketlerinde ve Internet’in güvenlik ve kullanım biçimlerinde yaşanması neredeyse kesin. 2001’i Dünya’da ve özellikle ABD’de Internet’te tartışma yılı olarak niteleyebiliriz.

G.W. Bush’un başkan olduğunun kesinleşmesi ve ardından da ABD Merkez Bankası’nın ekonomide durgunluk belirtilerinin olduğunu açıklaması Aralık ayında NASDAQ’ın altüst olmasına neden oldu. Birçok yeni ekonomi şirketinin hisseleri büyük düşüşler yaşadı ve çoğu küçülmeye gitti. Mesela Şubat ayında halka açılan ve oldukça güvenilir bulunan en popüler Internet sitelerinden biri Pets.com’un şimdiki hali neredeyse bir ‘hiç’. İşte bu gelişmeler sonucu birçok değişiklik baş gösterdi. Yatırımcının teknoloji borsasından uzaklaşması, NASDAQ endeksinin 2001’de, geçen yılın ilk döneminde ulaştığı yüksek endeks seviyelerine ulaşamayacağının sinyallerini veriyor. Bu güvensizlik artarsa birçok .com şirketinde belirsizlik sonucu küçülme ve kapanmalar baş gösterebilir. Televizyon kanallarında bile yer bulan değişimlerin ilki Internet’in ‘bedava’ olma özelliğinin gün geçtikçe yok olması. Uzun süredir kullandığımız birçok site artık kayıtlı kullanıcı (abone) olursak çeşitli avantajlardan yararlanabileceğimizi duyurmaya başladı. En önemli örnekler ise Internet erişimini bedava sunan ve farklı yollardan para kazanmaya çalışan firmalardan geldi. Bazıları kapanırken AltaVista gibileri de bu hizmetlerini durduracaklarını açıkladılar. Örneğin AltaVista ABD’de bedava Internet erişimi karşılığında kullanıcının tarayıcısına çeşitli reklamlar yerleştiriyordu. Bu gelişmeler Internet şirketlerinin yeni yıla girilirken kesin kar arayışına yöneldiklerini, kar markı düşük servislerini küçülttüklerini ya da kapattıklarını gösteriyor.

Bir önceki yazımda (http://cihansalim.net/yazar/clife02.htm) önümüzdeki yıl kullanıma sunulacak 7 yeni alan adı uzantısından bahsetmiştim. Yeni yılda belki de Internet’te en büyük yenilik, eğer ABD Ticaret Bakanlığı kabul ederse, name, .pro, .museum, .aero, .coop, .biz ve .info uzantılarının kullanıma sokulması olacak. Fakat daha şimdiden bu konuda da tartışmalar başladı. Atlantic Root adlı web adresi kaydı yapan şirket Mayıs 2000’den beri .biz adreslerini pazarlıyordu. Şirket yeni uzantılar arasında .biz uzantısının da kabul edileceğini başarıyla öngörmüştü ve bu adı pazarlama hakkının verdiği teklif sonucu kendisine verilmesini bekliyordu. Fakat ICAAN .biz için JVTeam’i seçince Atlantic Root, ABD Hükümeti’nin karmaşayı çözmesi istemiyle mahkemeye başvurdu. Şu ana kadar tam 1200 .biz uzantılı adres kaydettiğini ama ICANN’nin yanlış bir tutumla, elinde olmayan bir yetkiyle yanlış seçimlerde bulunduğunu iddia eden şirket daha şimdiden bunun Internet’te iki başlılığı, çatlaklığa yol açacağını iddia etti. Geçen günlerde dünyaca ünlü açık arttırma sitesi eBay’de hotsex.biz adresi için bir şirketin açık arttırma yapması fakat aslında bu adın daha önceden bir başka şirket tarafından Atlantic Root aracılığıyla kaydedilmiş olması bu tartışmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. ICANN yetkileri konuyla ilgili yorum yapmazken, uzmanlar konseyin Internet’i kontrol etme isteğini açıkça belli ettiği yorumunda bulunuyorlar. Zira ICANN’e alternatif sayılabilecek ORSC, alan adlarına daha eşitlikçi bir yaklaşımda bulunuyor ve birçok alternatif uzantı sunuyor. Yani bugün çoğu kişinin haberi olmasa da, kendi bilgisayarlarında veya Internet servis sağlayıcı şirketlerinde yapılan ayarlamalarla .biz gibi bazı uzantılara sahip siteler gezilebiliyor.

Internet’i Kim Kontrol Ediyor?

2000 yılının sonlarında “Internet’i kim kontrol ediyor?” gibi bir tartışma konusu oluşturuldu. Kasım ayında Fransız yasalarının ırkçılık karşıtı kanunlarına muhalefet nedeniyle, Fransız mahkemesi Yahoo!’ya 3 aylık bir süre vermiş, şirketin Fransız kullanıcıların auctions.yahoo.com adresinde sergilenen bu tip ürünlere ulaşmasını engelleyecek bir yol bulmasını istemişti. Ve 3 ay sonrası geçen her gün içinde şirketin 13 bin $ cezaya çarptırılacağını açıklamıştı. Buna karşılık Yahoo! Fransız kullanıcıları tümden engellemenin teknik olarak imkansız olduğunu ve para cezasını da ABD mahkemelerinin onamaması halinde demeyeceğini açıkladı. Ve üstüne bir karşı dava açarak Fransız Hükümeti’nin ABD’de, bir ABD şirketi tarafından üretilen içeriğe karşı hukuki bir yaptırımda bulunamayacağını, bunun serbest fikir beyan etme özgürlüğüne de zarar verdiğini öne sürdü. Bu dava Internet devi Yahoo!’nun geleceği için çok önemli bir nitelik taşımakta fakat arka planda kalan ise Internet içeriğinin kontrolü:

Eğer Fransız Hükümeti’nin bu istemi geçerliliğini korursa bundan böyle oldukça değişik davalarla karşılaşabiliriz. Örneğin Türkiye de yurt dışından yayın yapan bölücü terör sitelerinin kapatılması için farklı hukuki yollara başvurabilir. Bu başarılı olma şansı düşük olan bir girişim olsa bile en azından birçok site farklı engellere takılabilir. Ve bunların başlangıcına sebep olacak olaylardan biri de kuşkusuz Yahoo! ile Fransız Hükümeti arasındaki sürtüşmenin sonucu. Zaten bu dava ile yakından ilgilenen ABD’deki sivil özgürlük organizasyonları, dev çokuluslu şirketlerin ve hükümetlerin de örnekte olduğu gibi hoş karşılamadıkları demokrasi ve insan hakları sitelerine karşı Fransa’nın yolundan gidebilecekleri korkusunu taşıyorlar.

Yeni Arama Metotları

Internet’te imza güvenliği ve hackerlara karşı önlem alma çalışmaları 2001’de de son hızıyla devam edecek. Internet’te ticaretin artması ve birçok .com şirketinin güvenliğe biraz önce bahsettiğim nedenlerle 2001’de daha çok önem vermek zorunda olması bu yıl yeni güvenlik sistemlerinin denenmesine yol açacak. Burada sorun her yerde geçerli bir standardın kabul edilememesi. Ayrıca bu şirketlerin dünyanın birçok ülkesinde önümüzdeki yıl ciddi şekilde vergilendirilecek olması da şirketleri güvenlikleri konusunda düşünmeye itiyor. Yine geçen yıl dev siteleri ulaşılamaz hale getiren ‘korsanlar’ bu yıl da boş durmayacak gibi. Umarım haksız çıkarım ama bu yıl da sektördeki birçok kişi gibi büyük bir hack saldırısı bekliyorum. Bundan sonra en küçük sisteme sızmaların bile dikkatle inceleneceği bir devre giriyoruz çünkü bu saldırılar artık ticari açıdan büyük zararlar meydana getiriyor. Ayrıca bu yıl bazı gelişmiş ülkelerde Internet güvenliğini sağlamaya yönelik yasaların çıkarılması bekleniyor ama yine de uzmanlar “Bu durum hükümetlerin konuya yeterli özveri gösterdiğini kanıtlamaz” diyerek planlanan çalışmaların da yetersiz kalacağını vurguluyor.

Öte yandan Napster’ın davası devam ederken ve telif hakları ile ilgili içeriği yüzünden merak konusu olarak sürerken birebir ağ olarak çevirebileceğimiz Peer to Peer (P2P) uygulaması birçok konuda fikir babası olmaya devam ediyor. Bu yıl yurt dışında birçok arama hizmetinin sırf bu fikri temel alarak yeniden yapılanması veya bekleniyor. Bu sefer üye olan herkesin sabit diskleri aranacak ve bilgiye ulaşılmaya çalışılacak, hedef açık: “Herşeyi ara!” Netscape kurucularından Marc Andreessen’ın tanıttığı ilk örneklerden biri olan ‘Pointera’ Internet tarayıcısının doğrudan dosya değiştirmede görev almasını sağlamaya çalışacak. Bu alternatifin avantajı saatlerce arayıp indeksleme yapmaya gerek duymaması, bunun yerine arama yapıldığı sırada sadece diğer diskleri araması. Yeni yılda bu tip arama araçlarının ortaya çıkacağı ve ilk aşamada büyük ilgi çekeceği kesin ama zaman geçtikçe insanların beğenisini kazanıp kazanamamaları onların geleceğini belirleyecek çünkü alışılagelmiş arama motorlarından kolayca vazgeçilmesi oldukça zor.

Yine bu yıl Internet’in görünüm olarak değişmeye başlayacağı bir yıl olacak. Mesela ‘banner’lar değişime uğrayacak. Reklamla beslenen Internet şirketleri alışılagelmişin dışında seçenekler sunarak reklam vereni çekmeye çalışıyor. Sayfanın üstündeki standart reklam bandı ilkel tarayıcılarda bile görülüyor ve işlevini başarıyla yerine getiriyordu. Ama artık bazı sitelerde çok farklı uygulamalar görmeye başladık, diklemesine ‘gökdelen’ diye adlandırılan uzun reklamlar bunun bir örneği. Yine bazı siteler kullanıcıya farklı seçimler yapma şansı sunarak sayfanın nasıl görüneceği, reklamların oranı ve yeri gibi ayarları sunuyorlar.

Ama en önemlisi bu sene kişiselleştirme ve derin içerik kilit rol oynayacaklar. Öncelikle birçok site sadece elindeki kullanıcıları kaçırmamak pahasına bile neredeyse zararına kişiselleştirme hizmeti sunuyorlar. Artık birçok sitede sizin zevklerinize göre haberler, ürünler yer alırken son moda kişiye göre sayfa dizaynı. Aslında bu da eskiden beri az da olsa denenen bir yöntem ama bu sene gittikçe yaygınlaşıyor. İkincisi ise içeriğin bilinen önemi. Ama 2001’de bu konunun tekrar altının çizilmesinin nedeni dev medya şirketlerinin birleşmeleri. Özellikle dev AOL-Time Warner evliliğinin başlattığı tartışmalar artık son bulmuş vaziyette ve tröst davaları da sonuçlanmak üzere. Şu anda görünen evliliğe yeşil ışık yanacağı. Bu durumda uzun süredir arkada bekleyen diğer medya birleşmeleri de yavaş yavaş gelebilir çünkü yeni yılda tam bir içerik çılgınlığı yaşanması söz konusu.

Hazır birlikteliklerden bahsederken Alman medya grubu Bertelsmann’ın Napster ile abonelik üzerine kurulu yeni bir servis başlatacağını belirtmek lazım. Alışıldık Napster programı yine bir şekilde varlığına devam edecek fakat daha iyi bir versiyonu bu servise yönelik olarak, ama yine bedava olarak sunulacak. Bu arada 2000’nin son haftası kullanıma sunulan Napster 2.0 Beta 8 gelişmiş arama motorlarının sunduğu eksili arama avantajını sunuyor ve bazı hataları da düzeltiyor. Bu arada Mp3.com aleyhine açılan dava da henüz sonuçlanmadı. Böylece Mp3 müzik formatı, orta vadede sadece müzik endüstrisi değil her türlü ürün için telif haklarını belirleyici bir rol üstlenmiş oldu.

Bilgiye Mobil Ulaşım

Artık herkesin duyduğu üzere maalesef WAP kısa ömrünü noktaladı. Türkçe’ye yeni bir fiil bile ekleyen WAP reklamları maalesef birçoğumuzu bu tip telefon almak gibi bir hataya yönlendirdiler. Buna medyanın da ilgisi ve araştırmadan WAP’ı yeni kral ilan etmesi de eklenince birçok şirket, banka, vd. sadece teknolojiyi takip ettiklerini göstermek için WAP hizmetleri sunmaya başladılar. Biz de çevremizde birçok kişinin elinde data hattı açtırılmamış WAP özellikli telefonlar gördük. İlginç olan ise bu telefonların nöbetçi eczane bulmak gibi amaçlara inanarak satın alınmasıydı. Sonuçta pek kullanılmasa da en iyi uygulamalar bazı bankalar tarafından sunuldu. Tüm bu furya üreticileri mutlu etti diyebiliriz, çünkü medyanın araştırmadığı için fark etmediği üzere bu teknolojinin ömrü kısa olacaktı ve bunu belki de tek bilenler üretici firmalardı. O yüzden hızla parlayan ve sönen WAP üreticilere fena sayılmayacak bir gelir sağlamış oldu. Yine 2000’de, ülkemizde WAP çılgınlığı yüzünden fazla ilgi çekmemiş olsa gerek, PDA’lar altın yılını yaşadı. Birçok firma daha çok özellikli ve dolayısıyla yararlı mini bilgisayarlar ürettiler ve satışlar neredeyse önceki yılı katladı.

Bu yıl mobil haberleşme pazarında asıl gelişmeler olacak. Araştırmalar geçen yılın bile geride bırakılabileceğini ortaya koyuyor. Farklı firmaların farklı taleplere yönelik ürün geliştirmesi ve bunları rakip ürünlerle uyumlu hale getirme çabaları bu pembe tablonun başlıca sorumlusu. Bugünlerde Palm’in yeni model el bilgisayarı ABD’de geniş yankı uyandırmış vaziyette, bu mini bilgisayarlara Internet servis sağlayıcılarının da destek vermesiyle Palm pazardaki liderliğini koruyor. Diğer yandan Ericsson gibi firmalar hem el bilgisayarı hem de WAP’lı bir telefon özelliğine sahip ürünler üretmeye başladılar. Yeni yıldızımız ise Global Packaging Radio System. GPRS, WAP’ın sonunu getiren yetersiz hız sorununa bir alternatif olarak lanse ediliyor. Önümüzdeki dönemde 3. Jenerasyon mobil teknolojilerin iyice yaygınlaşması neredeyse kesin. Özellikle Almanya ve İngiltere’nin bu teknoloji üzerine yaptıkları ihalelerin sonucunda ortaya çıkan büyük rakamlar önümüzdeki yolun nereye yöneldiğini açıkça gösteriyor. Fakat 3G olarak kısaltılan bu en son teknoloji telefonların 2001’de kullanılmaya başlanması olasılığı çok düşük. En iyi ihtimalle Japonya’da DoCoMo’nun girişimleri ile ilk örnekler yaşanabilir. O yüzden şimdilik bu sistemleri beklemek için erken, en iyisi diğer alternatifleri değerlendirmek.

Türkiye’de 2001’de bazı yeni mobil iletişim yöntemlerinin uygulanması bekleniyor. Birçok firma yeni girişim ve yatırımlara yöneliyor. Aralık ayında 110 elemanını işten çıkaran Ixir daha önceki planları doğrultusunda yeni yılın üçüncü veya dördüncü ayında mobil hizmetlerini devreye sokmayı düşünüyor. Yabancı firma olarak ise dünyanın birçok bölgesinde bu pazarda çalışan ‘Zed’ yeni yılda Türkiye’ye gelme düşüncesinde. Öte yandan Turkcell SIM Plus kartı yeni teknolojilerin bir diğer örneği. Yeni sistem kısa mesajlarla daha farklı seçenekler sunuyor. Bu arada yine Turkcell’in desteğiyle, Nokia’nın Türkiye’de en son satışa sunulan ürünü Nokia CardPhone da 2001’de “mobil bilgiye ihtiyacım var” diyenlere çok önemli bir alternatif sunacak. Bu ürün PCMCIA girişi olan dizüstü bilgisayarlarla birlikte kullanılabilen GSM modem ve telefon özelliklerine sahip. Turkcell bu hizmeti, dakikası 100,000 TL olarak ücretlendiriyor.

YAZILIM

1999’da işletim sistemini çıkaramayan ve sonunda 2000’de Windows 2000 duyurusu yapan Microsoft’a rakip olma çabasındaki Linux da bu yıl rakibine benzemeye başladı. Linus Torvalds Aralık 2000’de yeni Linux Kernel’i, versiyon 2.4’ü dağıtacağına kişisel olarak söz vermişti ama bu yazının yazıldığı tarihte hala bu söz yerine gelmedi. Zaten 2001’de, bu iki firmadan piyasayı değiştirecek haberler gelmesi beklenmiyor. Asıl merak, Windows’dan da çok geciken Apple’ın ‘gururu’ MacOS X. MacOS, eskiye oranla birçok yenilik ve ciddi bir rekabet gücüyle geliyor. Ama işletim sisteminin ne zaman hazır olacağı merak konusu. Bu arada Apple’ın yeni ‘Cube’ modelleri ve son zamanlardaki rengarenk bilgisayarları firmaya rahat nefes aldırsa da sektörün önde gelenleri Apple’ın yeni bilgisayarlarını ‘yuppi tarzı’ diye çağırıyor ve firmanın bu imajdan kurtulması gerektiğini dile getiriyorlar. 2001’de Apple’ın satışları tüm bilgisayar dünyası içinde tahmin edilmesi en güç konu, çünkü sadık Mac kullanıcıları da yeni bilgisayarların görünüşlerinden pek memnun kalmadıklarını itiraf ediyor.

İşletim sistemleri durgunken bu yıl yaşanacak en önemli gelişmenin uzun yıllardır sözü edilen akıllı yazılımların artık karşımıza çıkacağı beklentisi. Sadece ilgili modülleri alınan ya da ‘indirilen’ ve isteklerimiz doğrultusunda kendisini özelleştiren programların ciddi bir biçimde hazırlıklarına başlandı ve bu yıl içinde, yurt dışındaki fuarlarda ilk örneklerinin görülmesi bekleniyor.

Yeni yılda beklenen diğer gelişmeler de kısa kısa göz atmak gerekirse şunlar: Artık Internet kullanıcılarının sayısı gelişmiş ülkelerde eskisi kadar hızla artmıyor fakat kullanıcıların online olma süreleri artıyor. Buna  en önemli örnek ise çok oyunculu oyunların salgın gibi artması. Bu yıl da eğlence yazılımlarının Internet’e önem vermesi bekleniyor. İki yıl önce çıkan ve hala popülerliğini yitirmeyen online oyun EverQuest’in her ay 10 $ abonelik ücreti ödeyen 285 bin oyuncusu olması Internet hizmeti veren tüm şirketlerin göz önünde bulundurması gereken bir konunun da online eğlence olduğunu ortaya koyuyor. Buna bağlı bir diğer sessiz gelişme de ağ bilgisayarı olarak nitelendirilebilecek sistemlerin başarısızlığı. Çünkü “Network bilgisayardır” diyen Sun ve Network Computer’a olağanüstü önem veren Oracle aslında sundukları alternatiflerin sadece iş dünyasının küçük bir kısmına hitap ettiğini anladılar ve yeni yılda farklı bir strateji oluşturdular. Buna göre Internet servislerini önem verecek olan bu iki önemli şirket, ‘baş rakipleri’ Microsoft’un .Net stratejisine karşılık çalışmalarına devam ediyorlar.

Türk Bilişim Sektörü

2000 sonunda yaşanan kriz sonucu kısıntıya giden firmaların önemli bir bölümü de bilişime yatırım yapanlar. Bu yıl Internet kullanımı artmaya devam edecek, fakat geçen yıl 2001 için öngörülen hıza ulaşması zor. Bu da Internet Servis Sağlayıcı pazarında değişikliklere meydan verecek bir durum. Bazı şirketlerin farklı hizmetlere yönelmesi ve şimdiki hizmetlerine son vermesi bekleniyor. İçerik konusunda ise bu yıl amatör girişimlerin tekrar yükselişe geçeceği bir yıl olabilir. Eskiden bedava web alanı alıp oldukça popüler içerikler oluşturan ve başarılı olan ama araya dev medya gruplarının girmesiyle arka planda kalan amatör ve yarı amatör içerik oluşturucular 2001’de Türk Interneti’nde yeniden ön plana çıkabilir. Çünkü bu tip girişimlerin çoğu büyük yatırımların tersine büyük gelirlere ihtiyaç duymuyorlar. Ixir’in geçen yıl abonelik hizmetlerinin ardından içeriğe büyük önem vermesi ve birçok portal açması, e-kolay’ın geride kalmamak için yıl sonuna doğru abonelik hizmetlerini unuttururcasına sadece dev içeriğinin tanıtımını yapması, bazı banka ve şirketlerin dikey ya da yatay ama oldukça geniş kabul edebileceğimiz portallar kurması, uzun süredir Internet yorumcuları tarafından altı çizilen ‘Türkçe içerik’ ihtiyacına olumlu bir çözüm yaratma yolunda. Ama yıl sonundaki kriz sonucu Ixir’in bazı hizmetlere ara vermesi bekleniyor. Yeni yılda Ixir’in dört portalla yola devam edeceği dedikoduları yayıldı. Bu dört kişilik yolculukta yeri garanti olanlar ise haber ve kadın portalları. Ama bu portallarda da küçülme söz konusu. Örneğin Ixir, NTVMSNBC’de son olarak İngilizce haber oluşturan ekipte eleman sayısını azalttı. Kısacası bu sene Türkçe sörf yaparken birçok yeni siteyi de göz önünde bulunduracağız ister profesyonel ister amatör.

Öte yandan bu tip sitelerin beslenmesi yani gelir kaynakları söz konusu olunca, Türk firmalarının Internet reklamlarına hala soğuk davrandığı ortada. Ama bu yıl biraz daha ilerleme bekleniyor çünkü bazı şirketlerimiz Internet reklamlarını, kampanya benzeri çalışmalarla daha yaygınlaştırmaya çalışıyor.Ayrıca sitemetre.com gibi çalışmalar da bundan sonra sitelerimiz hakkında ayrıntılı istatistik bilgisi sunmaya başlayacak, biraz geç de olsa doğruyla yanlışı ayırmak ve hedefe uygun çalışmalarda bulunmanın daha kolaylaşacağı ortada. 20 milyon kişinin TV seyrettiği saatlerde 1,5 milyonluk kitleye yönelik site tanıtımlarının yararı son günlerde tartışılmaya başlandı. Yeni yılda bu tip tanıtımların Internet’e yönelmesi hem daha ekonomik hem de başarılı olacaktır.

Diğer yandan bazı şirketlerin KOBİ’lere sundukları e-çözümler sayesinde yurt dışıyla Internet vasıtasıyla doğrudan iletişime geçecek üreticilerimizin sayısında da az da olsa bir artış bekleniyor. Bu küçük ve hoş gelişmeler ekonomide dalgalanma olmaması halinde daha olumlu sonuçlar bile doğurabilir ama uzun süredir sözü edilen teknoparkın bu sene de ciddi biçimde ele alınmayacağı bir gerçek. Halbuki Türkiye açısından çok önem tanıyan bu proje, Türk Bilişim Sektörü açısından büyük getirisi olacak bir ağırlıkta.

2001’in şimdiden görünen gelişmeleri bunlar ama yeni yıl için bir dilek tutmak gerekirse o da Microsoft’un API’lerini açması. Bu bir hayal bile olsa Windows ve dolayısıyla da bilgisayar dünyası açısından atlanması gereken çok önemli bir hendek. Çünkü hem Microsoft’u anti-tröst davasında rahatlatabilecek hem de yazılım dünyasında büyük yeniliklere yol açabilecek bir konumda. Yeni yılda Türkiye’de teknolojiyi daha doğru ve yararlı kullanmamız dileğiyle...


 
 


Kişisel düşüncem bu yıl Pentium 4'ün daha da ön plana çıkacağına rağmen henüz "fazla gelişmiş" olması. Yeni planlar yapanlar, eğer en ileri seviye güçlü sunuculara ihtiyaçları yoksa, çok iyi bir fiyata inecek en hızlı P3'lere yönelmeli.

- Şu günlerde Internet.com ve Computer World geleceğe yönelik makalelere özellikler yer ayırıyor. İlgi çekici bilgiler bulunabilir.
- AMD ve özellikle Intel'in siteleri önemli bilgiler içeriyor. İlgilenenlerin bir göz atması iyi olur.
"Yok, ben heyecanla Crusoe'yi bekliyorum" diyorsanız o zaman adres Transmeta.
- Gözde haberleşme teknolojisi birebir ağlar (P2P)'yi merak edenler sistemin ilk örneğinin Napster'ı biliyorlardır. Daha ayrıntılı incelemeler PC Magazine Amerika'nın son sayısında yer aldı. İlgilenenler sitede arama yaparak istediklerine ulaşabilir.
- Ve yazının ilgili bölümünde de hatırlattığım gibi yeni domain uzantıları ile ilgili ayrıntılı bilgiye "7 Yeni Alan İsmi" başlıklı yazımdan ulaşabilirler.

- Dergi yazılarına geri dönmek için tıklayınız