www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

 Dergi Yazıları
   
"Ultima Online Renaissance İnceleme"

Temmuz 2000

Herkese merhabalar, konu uzun, hemen oyunumuza geçelim. Evet sanırım çoğunuz Ultima serisini duymuşsunuzdur. Çok uzun yıllardır
tıklayın, destekleyin:
piyasada yer alan bu seri gerçekten de geniş bir oyuncu kitlesine sahip. Hatta ben ortaokula başladığım yıllarda birçok arkadaşın elinde Ultima 5 gördüğümü hala hatırlıyorum. Seri o günden bu yana hız kesmeden ilerledi, sayılardan sonra 1997'de Ultima Online (UO) piyasaya sürüldü.

UO oyunculara oldukça büyük genişlikte Role Playing dünyaları kurdu. Artık sadece multiplayer vardı! İnsanlar günün 24 saati server'lara bağlanıp o an aynı serverın aynı dünyasındaki diğer insanlarla oynamaya başladılar. İster başkalarıyla birleşerek programcıların hazırladığı tehlikelerle savaştılar, ister bir tüccar olup mal yaptılar, sattılar. Oynamayanlar için kısaca özetlemek gerekirse örneğin bir madenci olup saatlerce madenlerde çalışıp para kazandılar, silah yapıp sattılar ve hatta tüm kazandıkları bir hırsız tarafından kapıldı. Yarattıkları karakter sadece bağlandıkları server'da yer alan birçok dünyadan girdiklerinin içinde yaşıyor, başka bir harita veya server'da yeni karakter yaratmak gerekiyordu. Bağlantı kopmaları, uzun lagler ve normalden de fazla sıklıkta -adeta hastaca- hep diğer oyunculara saldıran oyuncuların çokluğu ise oyunun sorunlarıydı. Ardından UO: The Second Age eki çıktı, yeni yaratıklar, chat özelliği gibi bazı yenilikler eklendi. Ama multiplayer oyunların en büyük tehlikesi lag sorunu devam ediyordu. Ayrıca oyun kaldığı yerden devam ettiği için eski oyuncuların uzun sürede hazırladıkları karakterlerinin yeni oyunculara karşı avantajı da oluyordu.

UO serisini kısaca özetledikten şimdi gelelim UO: Renaissance'a. Öncelikle şunu söyleyebilirim ki bu oyun sadece seriyi bilmeyen yeni oyuncular için hazırlanmış gibi. Çünkü zaten şu anda UO oynayanlar çeşitli yamalarla kendi versiyonlarına UO: Renaissance'ın içerdiği yenilikleri ekleyebiliyorlar. Ayrıca artık oyunu öğrenmek de daha kolay, ilk UO'da oyuna alışmak pek de kolay değildi ve UO: The Second Edition'da bu durumu fazla iyileştiremedi ama Renaissance'da yeni oyuncular kendini biraz daha rahat hissedebiliyor. Zaten yeni bir hesap açıp bir karakter yarattığınızda size Tutorial bölümü oynamak isteyip istemediğiniz soruluyor. Burada oyunda doğru düzgün ilerlemekten ticarete, diğer oyuncularla komünikasyon kurmaktan savaşmaya kadar birçok önemli konuda temel bilgiler öğrenebiliyorsunuz.

TrammeL
UO: Renaissance'da artık 2 ayrı dünya var: Trammel ve Felucca. Ve her biri en az ilk UO'nun dünyası olan Britannia kadar büyük. Bu dünyalar çeşitli seviyedeki oyuncular için hazırlanmış ve böylece tecrübe kazanmadan güçlü rakiplerle karşılaşan 'çaylakların' oyundan soğuması engelleniyor. Yani bunlara Britannia'nın aydınlık ve karanlık iki yüzü denilebilir. Bu iki paralel dünya olayı belki de UO: Renaissance'ın en büyük yeniliği. Daha genişleyen oyun alanı daha fazla özellik ve esneklik sağlıyor.
Trammel yeni oyuncular için tasarlanmış, güçlü ve yardımsever Lord British tarafından yönetiliyor. Yeni karakterinizle oyuna girince Tutorial'dan sonra Trammel'ın Haven kasabasına yönlendiriliyorsunuz. Haven'a sadece yeni oyuncular girebildiği için tecrübeli oyunculardan bir miktar uzak kalıyorsunuz. UO: Renaissance yararlı bir yeniliği olarak gerçekten de yeterli bir süre devam eden geçici koruma sayesinde yeni oyuncu 'kirli ve şeytani topraklarda' rahatça hareket edebiliyor. Bu tabii oyunun kendi edebiyatı :-) Aslında en başlarda oyun felaket derece de zor değil. Haven'a yeni bir hesap açıp ilk defa giren bir oyuncunun isminin yanında 'young' yazıyor ve canavarlar bu oyunculara saldırmıyor ama tabii ki yeni oyuncular bu canavarlara saldırarak tecrübe edinebiliyor. Ama aynı hesap ile yeni bir karakter yaratırsanız bu geçici ölümsüzlük avantajını bir daha elde edemiyorsunuz bunun dezavantajı da siz oynadıktan sonra kardeşinize oyunu bırakınca ortaya çıkıyor, doğal olarak kardeşiniz zorlanıyor. Benim kardeşim yok diyorsanız biz Haven'ı anlatmaya devam edelim.

Haven karakterinizi çabucak yaratmanız ve geçici korumanız yok olunca etrafı öğrenmeniz için hazırlanmış. Ultima serisini oynamamışlara ilginç gelebilecek özellik ise oyuncu dernekleri olması, korumanız geçer geçmez şöyle en azından 20 kişinin falan olduğu bir parti veya toplantıya takılın. Gerek geniş gruplar halinde dolaşmak daha güvenli gerekse de en başlarda tek başına macera peşinde koşturmaktan daha eğlenceli. Ayrıca eğer ölürseniz eşyalarınızı gruptan iyi niyetli biri alıp ardından size geri döndüğünüzde verebilir. Hazır ölmekten bahsetmişken şunu da belirteyim ki oyuna yeniden giren her oyuncu Trammel'da oyuna başlıyor ve geçici ölümsüzlüğü olmasa da belli bir süre için başka oyunculardan korunuyor. Çünkü birçok oyuncu eskiden doğrudan yeni gördükleri herkese saldırıp bir şeyler elde etmek isterdi. Bu yenilik de +10 CD Oyun notu demek :-) Ayrıca iyiliklerin hüküm sürdüğü (!) Trammel'da öyle hırsızlık, başka oyunculara öldürücü büyüler yapmak ve durup dururken adam öldürmek pek de mümkün değil. Eğer bir grubun üyesi olursanız adeta çete savaşlarına girerek başka gruplardan insanları öldürebiliyorsunuz hepsi bu. Yine Trammel'a masum bir hava vermek için güzel, yeşil alanlar eklenmişken Felucca'da mezar taşları ve ölü ağaçlardan geçilmiyor. Trammel'ın şu andaki tek eksikliği oyuncuların kendi binalarını kuramamasıydı. Ama sanırım bu özellik siz yazıyı okurken eklenmiş olacak.

FeluccA
Diğer paralel dünya Felucca ise normal UO oyuncularının takıldığı, şeytani büyülere sahip Leydi Minax tarafından yönetiliyor. Buraya aslında orijinal UO ülkesi denilebilir. İnsanların birbirine girmesini engelleyen bir şey yok, etrafta eski oyunda olduğu gibi birçok ev, kale ve oyuncuların inşa ettiği yapılar mevcut. Oyunda Trammel ve Felucca arasında gidip gelmek de çeşitli büyülü taşlarla mümkün.

YenilikleR
Gelelim UO: Renaissance'ın diğer yeniliklerine. Öncelikle yeni dernek sistemi çok zevkli, tayfa halinde "haydi bismillah, girişelim şu yaratığa Allah" olayı gerçekten eğlendiriyor. Zaten tek başınıza öldüremeyeceğiniz yaratıklar da az değil. 'Fame' ve 'Karma' adındaki yeni özellikler de grup içinde paylaşım özelliklerini arttırıyor. Ayrıca 'Loot' olayı da her ne kadar EverQuest'teki kadar net olmasa da iyi bir özellik. Eskiden sadece siz, öldürdüğünüzün mallarını ganimet olarak alabilirken şimdi anlaşmalı olarak beraberce akbabalık yapabiliyorsunuz. Eğer oyunu oynarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Çünkü eskiden belli bir süre geçmeden kimse sizin leşinize dokunamıyorken 'Loot' şimdi tam bir grup çalışması olmuş. Diğer yandan AI'si geliştirilmiş yaratıklar artık saçma sapan yollarda takılıp kalmıyorlar. Beraber saldırılar yapabiliyor, merdiven ve köprülerden geçebiliyorlar. Ayrıca oyuncu sayısı fazla artmamasına rağmen haritalar iki katı büyüklüğe ulaştığı için programcılar da hem NPClerin hem de canavarların çoğalma hızını iyi ayarlamışlar. Her tarafta ortaya çıkan yaratıklar sayesinde ganimet sorununuz olmuyor ve boş boş dolaşmıyorsunuz. Hatta bazen çok güçlü canavarların kasabaların içine kadar girdikleri görülüyor. Bunların sayısının artmasıyla da birbirine girişenlerin sayısı orantılanmış oluyor ve niye ilk çıktığında böyle değildi diye düşünüyoruz.
Grafikler gerçekten de önceki versiyonlara göre pek değişmemiş. En yüksek çözünürlük olan 1024x768'de bile öyle büyüleyici şeyler görmüyorsunuz. Görüş açısı Planescape: Torment ve Fallout 2'deki gibi tepeden. Yani biraz önce EverQuest'le karşılaştırma yapmam yanlış anlaşılmasın zira EverQuest gibi birinci kişi görüş açısından görmüyoruz. Ama ilerleme, çarpışma olayları anlaşılır ve güzel yapılmış, pop-up mönüler gerektiğinde açılarak işi kolaylaştırıyor. Grafikler eski (görünmesine rağmen demiyorum çünkü zaten eski oyun biraz yeni özelliklerle tekrar sunulmuş neredeyse) olmasına rağmen UO: Renaissance en güzel yanı karakter geliştirme seçenekleri ve etrafınızdaki sanal dünya ile etkileşiminiz. Oyuna belli bir tecrübe veya meslek bilgisiyle başlıyor olabilirsiniz ama eğer zamanınız bolsa istediğiniz her şeye dönüşebilirsiniz. Oyunda örneğin dev bir şeytan büyüsü yapabilir ama biraz sonra da kendinize pasta pişirebilirsiniz.

Eski ve tecrübeli oyuncular içinse bazı küçük sürprizler var zira zaten daha da önce belirttiğim gibi UO: Renaissance genelde yeni oyuncular için olduğundan biraz da eskileri düşünmek lazımdı. Bu nedenle sadece tecrübeli ve eski karakterlerin paralarının yeteceği on binlerce altınlık eşyalar var.

Oyunu anlattıktan sonra oyun dünyasına şöyle genel bir bakış atarsak EverQuest ve Asheron's Call gibi 3D grafikli, iddialı yeni rakiplerinin karşısında UO'nun iyi bir gözden geçirildiğini, gereken bazı özelliklerin eklenip düzeltilmeyen hataların artık düzeltildiğini ve böylece UO: Renaissance adı altında tekrar piyasaya sürüldüğü söylenebilir. Zaten güncelleştirilen veya yenilenen oyunlarının en büyük sorunu -aynen devam filmlerinin de yaşadığı gibi- önemli bir ikilemde kalmalarıdır: Eski sadık oyuncularını memnun etmek mi yoksa yenilikler ve hafif biçim değiştirmelerle yeni oyuncuları da çekmek mi? UO: Renaissance için söyleyebileceğim maalesef şu ki ilk UO 1997'de çıktığında bu günkü gibi olmalıydı. Zaten grafiklerde pek bir yenilik olmaması yeni oyuncuları harika efektlerin ve 3D grafiklerin hüküm sürdüğü yeni rakiplere kaydırabilir. Unutmadan oyunu tamamen kavramanız yaklaşık 2 saatlik bir oyun gerektiriyor, Internet bağlantınızda bir sorun olmazsa oyunda da bir hata yok, ben oynarken hiç çökmedi ve yamaya da şu anda sanırım ihtiyacı yok. Zorluk derseniz ben de kişiden kişiye değişir derim, bazılarına zor bazılarına ise çok kolay gelebilir. Olay oyunu kavrayıp her şeyi denemekten ve RPG oyunlarındaki tecrübenizden ibaret yoksa oyunun bir gıcıklığı yok. Çok güçlü yaratıkları da grup olarak öldürüyorsunuz zaten. Şu anda 200 bin kayıtlı UO oyuncusu olması da bir server'a girdiğinizde yalnız kalmamanızı garanti ediyor.

Son söZ
Eğer hiç denemediyseniz veya daha önce oynayıp beğendiyseniz UO serisinin bu son üyesi mutlaka denemeye değer. Oyundaki grafikler en başta kendi kendinize "ben kaç yıllık bir oyun oynuyorum" diye sormanıza neden olabilir ama oynadıkça, hele de daha da gelişen tüccar karakterlerini denedikçe mutlaka oyundan hoşlanacaksınız. Ama unutmayın bu oyun sadece multiplayer oynanıyor ve tecrübeli oyuncular da hiç ümitlenmesin, 'lag' sorunu hala devam ediyor ve tüm zevki kaçırabiliyor. Ayrıca serinin fanatikleri de UO: Renaissance'ı bir ilaç sanmasınlar, sadece biraz daha eğlence. Sonuçta şunu söyleyebilirim ki ilk iki UO'yu deneyip beğenmeyenler dışında bugünlerde canı sıkılan herkese UO: Renaissance'ı önerebilirim. Yok ben bundan başka RPG isterim derseniz Asheron's Call veya EverQuest: The Ruins ofKunark önerebilirim. Benden şimdilik bu kadar, önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Donanım Gereksinimi:
En düşük 28.8 kbps Internet bağlantısı, Pentium 200, 32 MB RAM, 4X CDROM, 2 MB Ekran Kartı, 390 MB Hard disk alanı

Grafik: 45
Ses: 60
Oynanabilirlik: 80
CD Oyun Notu: 72
 

 


-Ultima Online hakkında daha ayrıntılı bilgi, oyuna eklenen yamalar, vb. için oyunun resmi sitesini gezebilirsiniz.

-Ultima Online türü oyunları seviyorsanız Blizzard'ın Diablo IIsi ilgilenizi çekebilir.

- Dergi yazılarına geri dönmek için tıklayınız