www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

  Web Yazıları
   
Ah GSM, Vah GSM

26 Mayıs 2003

Türk GSM opratörleri arasında ilginç hamleler devam ediyor, Aycell Aria birleşiyor...

Hatırlarsanız geçen yaz, Aycell'in zararının devleti etkilemediği şeklinde
tıklayın, destekleyin:
demeçler veriliyordu. Hazine'nin Aycell'i kapasite yükseltmiş, bu nedenle abone sayısını arttırma zorunluğunda kalmış, düşük bir fiyatlandırma politikası seçmiş, tüm bunların üstüne de hatrı sayılır kar elde ettiğini öne sürmüştü.

Yeni GSM operatörümüz Aycell'in yaşadığı diğer olumsuzluklara da değinip, ilginç pazar payı arttırma hamlelerinin sonucunun düşündürücü olduğuna dikkat çekmiş, başlığı da "3. Nesil Telefonlarımız Aycell Hediyesi!" diye atmıştım. Çeşitli duygusal, politik, ekonomik inançlara sahip kişilerin saldırdılarından nasibini alan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Artık yeterli bir süreyi geride bırakıp, kamuyu yakından ilgilendiren Aycell'in gelişimine yeniden bakma zamanı gelmişti. Buna Başbakan'ın, "Kalem alana yanında çakmak, pil, vs. bedava" mantığıyla Türk Telekom'a yamanan operatörün Aria ile birleşeceğini açıklaması eklenince GSM sektörümüzü daha ciddi takip edeceğimiz günlere geldik.

Yeni lisanslar için yapılan ihaleye İŞ-TIM konsorsiyumunun verdiği nispeten yüksek teklif o günlerde birçok kişinin ağzını sulandırmış, iyi bir gelir elde edildiği düşünülmüştü. Ama bu fiyatı gören başka kimse de diğer lisanlara talip olmamış, dördüncü lisans da yine kabarık bir miktarla -siz birini seçin- Telekom'un, "Devlet"in, Hazine'nin olmuştu.


İktisat, sosyoloji, işletme bilgisi tartışılır kişi ve kurumlar sonunda Aycell'i arzuladılar, yarattılar, yönettiler... En kötüsü, bunlar noksan olduğu gibi, bazılarının iyi niyeti de yoktu, diğerleri de iyi niyetle bir şeyler başardıklarını sanıp aslında etrafa zarar verenlerdi.

İktisatta "doğal tekel" olarak tanımlanacak derecede ön yatırım gerektiren ve değişken işletme maaliyeti, sabit giderlerin yanında oldukça düşük olan GSM pazarında ne oranda rekabet olması gerektiğini kestiremeyenler kamunun üstüne çok ağır bir yük bindirmiştir.

"Toplanan vergiler size hastane, yol, vb. şeklinde geri dönecektir" diyen eski reklamları hatırlayıp bugün bunlara baz istasyonlarını da eklememek mümkün müdür...


Kamu kurumlarını yaşam ve rant kaynağı olarak gören zihin yapısını elimizdeki örnek üzerinden tekrar ortaya çıkarmaya bu sefer gerek görmüyor ve ilginizi asıl siyasi iradenin etkisizliğine çekmek istiyorum. İlk iki operatör ile bir türlü istedikleri anlaşmaları imzalayamayan, imzaladıktan sonra faydasını göremeyen, göremeyince denetim kurullarına başvuran yeni operatörlerimiz, özellikle de Aria bir türlü söz verilenleri elde edememiş, çaresizliğe düşmüştür.

Bu olayda siyasi iradenin güçsüz kaldığı yer, sektörü düzenleyememesidir. Oluşturulan denetim kurumlarıyla dahi bir türlü eşit koşullar yaratılamamıştır. Hele TIM'in bir nevi çekilme tehdidiyle işin iyice kızışması, hem Türk ekonomisine, hem de yönetimine adeta ihtar vermesi ile bu konuda adımlar atılmaya başlanması da asıl utanç kaynağıdır.

Tüm bunların sonunda Aycell sanki sus payı gibi verilmiştir. Birleşme hakkında iki operatörün de ciddi açıklamalarda bulunmaması, web sitelerinde konuya değinmemesi de bir başka eksikliktir. Yeni oluşacak şirketin pay oranlarının kesinleşmesini bekleyeceğiz, ardından da bu hamlenin ne kadar yararlı olacağını daha da dikkatli inceleyeceğiz ama şimdilik bugüne kadar yaşananları yorumlaya önem verelim.


Gerek Turkcell ve Telsim'in yeni rakiplerine karşı tutumu bir türlü kırılmamış, gerekse de söz verilenler yerine getirilmemiştir. Bakalım bu konularda iyileşmeler olacak mı, yoksa en azından Aria, şimdilik susacak mı? "Eski" operatörlerimizin yaptıkları "doğru strateji" olarak yanlarına kalacak mı?

Tüm bunlar olurken Aycell agresif politikalar izlese de istediği noktaya gelememiştir. Aynı durum Aria için de geçerlidir, ama asıl olan dördüncü operatördür, hani bizim finanse ettiğimiz...

Durum böyledir çünkü, hata Aycell'in yönetim biçiminden, hamlelerinden önce, varoluş nedenleri, konsepti, iş planı ve perspektifindedir. Türkiye'nin sosyo-ekonomik gerçeklerini tanımayanlar, bilgisayar ve İnternet bağlantısı sayısının artmamasını anlayamadıkları gibi cep telefonu abonelerinin özelliklerini de bilmemektedirler.

Gelir seviyesi nedeniyle cep telefonu alamayanları doğru hesaplamadan, genç Türk nüfusunun ne kadarının cep telefonu kullan(a)mayacak kadar genç olduğunu fark etmeden, kadın nüfusun ne kadarının ev hanımı olduğunu unutmadan, yaşlılarımızın hayat tarzını tanımadan hayata geçirilen projelerin samimiyeti çok tartışmalıdır.

Bilgi toplumu olmaya çalışırken, bizi bu hedefe ulaştıracak kurumları tehlikeye atıyorsak, topluma refah kaybı yaşatıyorsak, kimi kimle evlendirsek de bir şey değişmeyebilir...

Geçmişi hatırlayıp bunları görünce Allah'tan beşinci operatörümüz olmamış dememek içten değil. Hem düşünce, onunla evlendirecek başka operatör de bulamayacaktık...


Meraklılara not: Bu satırların yazarının elinde yaklaşık 75 Milyon TL'lik Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. hissesi vardır, bunun dışında söz konusu kurumlarla hiç bir ilişki, çıkar, dostluk durumu bulunmamaktadır.
 


- Aycell üzerine tartışmaların yoğunlaştığı dönemde, birçok olumsuzluğa dikkat çektiğim "3. Nesil Telefonlarımız Aycell Hediyesi!" başlıklı yazı ilginizi çekebilir.

- Operatör- lerimizin web sitelerine şuralardan ulaşabilirsiniz:
aycell.com.tr
aria.com.tr
telsim.com.tr
turkcell.com.tr

- Diğer web yazılarıma ulaşmak için tıklayın

- Fikirlerinizi paylaşmak için mektup@ cihansalim.net adresine yazın.

- Meraklısına: Bu satırların yazarının elinde yaklaşık 75 Milyon TL'lik (yazıyla yetmiş beş milyon) Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. hissesi vardır, bunun dışında söz konusu kurumlarla hiç bir ilişki, çıkar, dostluk durumu bulunma- maktadır.