www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

  Web Yazıları
   
E Devletlum, Hani Bana?

16 Şubat 2003

Başarılı bir "kampanya" sonucu sokaktaki insanın aklına gelen ilk "e-li"
tıklayın, destekleyin:
kelimelerden olan e-devlet konusunu Bilişim 2002'den sonra özellikle ele almak istememe rağmen kısmet bugüneymiş. Vatandaşların devlet kurumlarıyla bağlarını sağlam temeller üzerine oturtup çift yönlü haberleşmeyi daha etkin kılmayı, istihbarat alanı dışında kalan her adımı şeffaf hale getirmeyi, sonuçta kamuyu bilgi ve beceri yönünden hızla ilerletmeyi amaçlayan "elektronik devlet" uygulamaları bize sunulduğu kadar aceleyle mi ele alınmalı?

Kronik krizler ülkesinde zaten bir türlü ergenlik çağına ulaşamayan bilişim sektörü, bir süredir e-devlet konusuna takılmış durumda. Asıl hedef kitlesine bırakın bir bilgisayarı, İnternet bağlantısı bile satamayan şirketler de cebinde en çok para olana, yani devlete yönelmiş durumdalar.

Sayısal ortama geçme hamlesinde olan devlet birimleri eksiklerini telafi etme çabası içindeyken pişirilen yemeği kimlerin yiyebileceğini pek de düşünür vaziyette değiller.

Sözün kısası asıl sorun, devletin, başına "e" harfini taç etmeye çalışırken vatandaşının bundan ne kazanacağı. Sağlık bilgilerine İnternet'ten ulaşıp son reçetesini hastaneye gitmeden elde edebilenlerin, yeni icat "duble yol" ihalesine katılım şartlarının ne olduğunu, kimin nasıl kazandığını izleyebilenlerin sayısı kaç olacak? Yani yapılan e-devlet yatırımı "dostlar alışverişte görsün" misali mi...

Çözüm için başlıca iki alternatif var. İlki, hükümetin, konunun bilincinde olması, kendi yatırımlarını yaparken vatandaşlarına yeterli altyapıyı sağlamaktan geri kalmaması. Fakat ateş çemberi içindeyiz, savaş, "T. Erdoğan başbakan olacak mı", ekonomik durgunluk derken, meclisteki partiler programlarında bilişim ile ilgili anlamsız birer cümle ile yetinirken bu çözüm uzak gözüküyor.

Çözümün ikinci alternatifi ise, gelişmiş ülkelerde sivil toplum hareketlerini de hayata geçiren, toplumun her kesimine yayılmış olması gereken bilinçten geliyor. Tüketiciler, üreticiler, pazarlayanlar, karar alma ve uygulama yetkisine sahip olanlar ortak payda adına vatandaşın başına "e" eklemeye çalışabilir. Fakat bunun da ilk çözümün zorluğundan aşağı kalır yanı yok.


* * *
Doğası gereği rasyonel davranan, olasılıkları değerlendirmeyi, faydasını arttırmayı seçen insanoğlu bu nedenle kendi kazancını öne çıkarır. Özellikle kıtlık çekilen dönemlerde söz konusu davranış biçimleri daha da baskın olur.

Kurumlara ve karşımızdaki bireylere güvenimizin kalmadığı, her gün yeni zorluklarla karşılaştığımız günümüz Türkiye'sinde ise, ortak payda uğruna bireysel kazancı arttırma çabasından vazgeçmek imkansızlaşıyor.

Bırakın büyükleri, yarınını göremeyen gençler dahi yoktan var etmeye çalıştıkları fırsatları olabildiğine karlı değerlendirmeye çalışıyorlar. Türk'e özgü zeka da işin içine girince, fırsat kapılarından biri olan e-devlet ağız sulandırıyor.

Uygun bir örnek, ABD'den adresi alınmış, adında "e-devlet" geçen bir site/girişim. Yarısı Türkçe yarısı İngilizce bir isme sahip olan eDevlet Technologies üç genç tarafından kurulmuş bir şirket. Gerek girişimcilerin geçtiğimiz yılın son aylarında bilişim üzerine tartışmaların yapıldığı medyalara ilettikleri mesajlar gerekse de sitenin kendi forumları oldukça ilgi çekmişti. Konu üzerine düşünenlerin artması, fikirlerin ortaya konmasına yaptığı katkı oldukça olumluydu.

Birçok yeni girişim gibi, eDevlet Technologies de ev ortamında temelleri atılmış bir girişim. Başarılı olması tabii ki dileğimiz ama bu yazıda bizim odaklandığımız konu elektronik ortama geçiş aşamasında benimsenen yöntem. Şirketi kuran başarılı gençler daha önce de başarılı siteler kurmuş kişiler, biri de öğrenci birliği olan Atsa-DC'nin eski başkanı, bu nedenle çeşitli devlet görevlileriyle iyi ilişkileri var. Sanırım buradan da e-devlet.net fikri doğdu.

Şu anda evden yönettikleri şirketleri bu konuda büyük projeler kurmakta değil. Zaten kendileri de bu konuya zamanlarının ancak bir kısmını ayırabiliyorlar. Fırsat doğarsa konuyla ilgili konferans veriyorlar. Kabaca toparlamak gerekirse, e-devlet projeleriyle ilgili bir ihale, bir danışmanlık işi piyangodan çıkarsa yapmayı planlıyorlar...

Yani dev bilişim şirketlerinden odasındaki bilgisayarla şirket yöneten bireylere kadar çoğu kişi ve kurum, "Cebinde hala parası olan devlet bize bir şeyler ayırır mı" diye düşünüyor.

Halbuki bilgi çağını yakalamamız sadece devletin sayısallaşmasına değil, asıl halkın bu yenilikleri kullanabilmesine bağlı. Genç Cumhuriyet'in ilk yıllarında ilerleme hareketlerinin halkı çağdaşlaştırmayla işe başladığı gibi, bugün de öncelik Türk insanının doğru bilgiye ucuz, çabuk yani daha kolay ulaşmasını sağlamak olmalı.

Yani önce devlet değil Türkiye sayısallaşmalı, devletten önce Türkiye'nin başına "e" eklenmeli. Yani bunun bilincinde olanlar, e-devletin tek başına bir işe yaramayacağını haykırmalı...

 


- Mecliste yer alan partilerin bilişim ile ne kadar haşır neşir olduğunu web sitelerinden görebilirsiniz. AKP'nin sitesi akparti.org.tr, CHP'ninkiyse chp.org.tr. Parti programlarına, vb. bilgilere göz atabilirsiniz.

- Diğer web yazılarıma ulaşmak için tıklayın

- Fikirlerinizi paylaşmak için mektup@ cihansalim.net adresine yazın.