www.cihansalim.net

  Web Yazıları
   
" 3. Nesil Telefonlarımız Aycell Hediyesi! "

22 Ağustos 2002

Bu yazı, Bilişim Cumhuriyeti'ndeki köşemde yayınlandı.

İçinde bulunduğumuz dönemde devamlı yeni hamleler yapılıyor, her kişi ve kurum sağlam zeminde kalıp
tıklayın, destekleyin:
türlü sarsıntı tehlikesini en aza indirmek istiyor. Medya sayesinde her hamleyi izliyor, yorumluyor, taraf tutuyor ardından tüketip yeni haberler bekliyoruz. Medya, haberin "oluşuna" taraf ya da karşıt olmasa bile, sunuş tarzıyla insanların kafasında bir "doğru" oluşmasına katkıda bulunuyor. Biz de daha ilk andan, "iyi/kötü olmuş" diye noktayı koyuyoruz.

Özellikle son beş yıllık dönemde, eskiye göre daha bilinçli olan halkımızın toplu tutumuyla, İnternet'in yaygınlaşması ve konum sahibi insanların İnternet'teki gerekli gereksiz her yayına bazen fazla önem vermesiyle, medyanın dünyadaki gücüne yavaş yavaş ülkemizde de ulaşmasıyla, oldukça fazla kurum artık enselerinde hissettikleri nefesten rahatsız olmaya başladılar.

Türk Telekom da son derece fazla konuşulan kurumların başında geliyor. Kurumun, öncelikle bu değişen şartları içine sindirmesi gerekiyor. Artık sadece gazetede okuduğu iki satırdan etkilenip ahkam kesen, değişim isteyen yeni bir kitlenin varlığını hazmetmek gerekiyor.

Ben, özel girişimin özgürce at koşturduğu bir "cennet" isteyen, "Devlet elini ayağını şuradan buradan çeksin" diyen biri değilim. Nitekim Telekom da, adı üstünde, bir kamu teşebbüsü. Böyle kurumların yararı tüm kamuya katkı demek. Bu nedenle Telekom'un icraatlerini eleştirmek kamunun hakkı.

Ama bugüne kadar ne dendi? Meyve veren ağaç taşlanırmış, kıskananlar çatlasınmış. Artık bu zihniyetten kurtulmak, eleştiriler dikkate alınmayacaksa bile en azından gereksiz hissiyat yapmamak, bu eleştirilere sinirlenmemek lazım.

* * *
Bunlar uzun vadeli, mentalite sorunları. Peki kısa vadede, örneğin bir haftada neler duyduk, neler öğrendik?

"Kalem alana yanında çakmak, pil, vs. bedava" mantığıyla Türk Telekom'un içine doldurulanlardan biri olan GSM operatörü Aycell'in bize "Vay be" dedirtecek bir indirim yaptığını, rekabeti arttırdığını.
En ağırdan alan bu operatörün agresif fiyat politikasıyla, "Kriz Türkiyesi"nde oldukça ilgi çektiğini, bu fiyatların diğer operatörleri "korkuttuğunu"!
Ayrıca aşırı devletçilik taraftarlarının, Telekom'un bir gün mutlaka özelleştirilip Aycell abonelerinin yabancı bir şirket abonesine dönüşebileceği görmezden gelerek, bu son atılımı büyük mutlulukla karşıladıklarını.
Aycell'in zarar ederek sırtımıza yük olacağını iddia edenlere, "Aycell'in zararının devleti etkilemediği" yanıtını. Ama Aycell'in Hazine'nin olduğunu, böylece bir şeyin fark etmediğini.

Medyadan bunları aldık, isteyen herkes de yoğurdu, doğrusunu buldu; ayrıca da belki "Ulan, bırak şimdi devletin yükünü, acaba ben de Aycell'e mi geçsem" dedi.

Aycell, kapasitesini 200 binden 800 bine çıkarmış. Ama, değişime ayak uydurmakta zorlananlar, mevcut sistemde para kazandığı yol elinden gitmesin diye korkanların "balon, köpük" diye nitelendirdikleri bilişimin bu alt sektöründe, kapasite arttırımı açık anlamlar taşıyan bir büyüme hareketi manasına gerçekten de gelmiyor.

Ve geliyoruz kırılma noktasına, savunmanın en can alıcı yerine. Bu ciddi kapasite arttırımı sonucu, Aycell kaça konuştursa bile kârmış, çünkü kapasite boş kalınca zarar artıyormuş.

Ara bir saptama yapmanın yeridir, önemli mevkilerin az önce belirttiğim "Aycell'in zararı devleti etkilemiyor" tarzı açıklamalarına bir de kapasite 800 bin olmadıkça "karımız düşer" ya da "zarar ederiz" diyen yorumu eklersek aslında yazıyı noktalamak yeterli olur. Gördüğümüz gibi ilk aşamada zarar kabul edilmiştir, ardından da abone sayısının ne zaman 800 bine çıkacağı merak konusudur. "Bu kampanyayla günde 1500 kişi kazanıyoruz" demek, aslında 800 binin de ne kadar uzun vadeli bir hedef olduğunu göstermektedir.

Hadi böyle hesapları bırakalım, konu zengin, biz de payımıza düşeni almadan gitmeyelim. Altın bir açıklama daha buldum: "Bu fiyatlar öyle iyi belirlenmiş ki, hatrı sayılır oranda kâr kalacakmış"! Fiyatlar eski iki operatörümüze göre oldukça ucuz. Peki Turkcell'in geçetiğimiz yıllardaki performansı nasıl açıklanır o zaman, hani "kâra geçmek öncelikli hedefimiz" zamanları? Herhalde, Turckcell ülkemizin en kötü yönetilen 'dandik' şirketlerinden biri ki böyle olmuş! Şaka bir yana, eğer Aycell bu fiyatlarla hatırı sayılır oranda kâr edecekse eyvah, diğer operatörleri kaybetmemize birkaç yıl kaldı!

* * *
Akılcı olmakta yarar var, ben kapasite arttırırım deyip aboneyi nereden bulacağını hesaplamazsan, ardından büyük damping yaparsan halkın sevgilisi olabilirsin. Ama en kötüsü, ömrün kısalıp arkanda sana büyük sevgi besleyen aşığını bırakmaktır. Adamcağız türküyü yakar:

"Aysel'im ince bellim,
Ne kadar az yerdin,
Beni bırakıp gittin,
Kaldı bana 'doymaz Tello' gelin!"

Şu bir gerçekki, iddialı büyüme, Pazar kapma hamleleri arkada büyük bir finansman kaynağı varsa ancak denenebilir. Bir tarafını devlete dayamak bu çözümlerin içinde en güzeli olabilir. Eğer vergilerimiz, geleceği zor görünen bu operatörü ve hatta bunun yaptığını indirimlerden doğan zararları, ya da 800 bin kişi destekleyen bir sistemin kârını desteklemek için kullanılmaya devam edilecekse, Aycell'in ve ilgili kişilerin her kararlarının çok hayati olduklarının farkında olmaları gerekir.

Bu müthiş strateji devam ederse, Aycell 3. Nesil uygulamaları destekleyecek yeni yatırımlar da yapar, "Bunların boş kalması zarar" deyip herkesi kendine ve sonra da 3. Nesil kullanımına çekmeye çalışır. Kısa bir süre sonra da, hepimizin sırf Aycell'in bu yatırımı boş kalmasın diye dağıtılan 3. Nesil harika telefonlarımız olur. Ne güzel de olur...

 


- İlgili şirketlerin web siteleri:
Aycell
Türk Telekom
Turkcell
Telsim
Aria

- Diğer web yazılarıma ulaşmak için tıklayın

- Fikirlerinizi paylaşmak için bana e-posta atın.