www.cihansalim.net

  Web Yazıları
   
" Bir Tarafta "Yasa", Bir Tarafta "Hafta" "

23 Nisan 2002

Bu yazı, Bilişim Cumhuriyeti'ndeki köşemde yayınlandı.

Cengiz sabah kalktığında, son günlerde hep olduğu gibi, sitesine bugün neler
tıklayın, destekleyin:
ekleyebileceğini düşündü. Artık sitesine ayda neredeyse 6 bin kişi giriyordu, mutluydu. Kahvaltıdan sonra ilk iş Net'te kendisininkine yakın içerik sunan bir siteye girdi, "İnternet'te sansüre hayır" diyen bir 'banner' dikkatini çekti, birkaç sitede bunu görmüştü. Biraz mp3 toparladı, biraz da karikatür falan.

Fethi pazar günleri uyumayı seviyordu, ama bir de siteyi yenileyecekse gün hakkaten eriyordu. Sevgilisiyle gece eğlenmeye kalkınca da Pazartesi işe zombi gibi gidiyordu. "Bakalım Yurtsan ne yazmış" diyerek gazetenin ilavesini aldı. "Yine İnternet Üst Kurulu'nu eleştiriyor, sitesini de yeniden açıyor" diye düşünürken aslında gelişmelerden duyduğu rahatsızlık onu hemen siteye katkıda bulunmaya itiyordu. Ama sitesi bilişim yazarlarının uğradığı, eğitim görevlilerin bazen küçük katkılarda bulunduğu bir girişimdi. Geçenlerde Mustafa Akgül ona e-posta ile bu yılki İnternet Haftası'nın tarihlerini bildirmişti. Açıkçası iki isimle de arası iyiydi, "Keşke şu Türkiye İnterneti kendi ayakları üstünde koşmaya başlasa da artık kimse üzülmese, tenkit etmese, edilmese diye düşünüyordu." Acaba Akgül, Atakan'ın yazılarına içerliyor muydu onu da bilmiyordu ki. Halbuki bırak link vermeyi hem RTÜK Yasasından hem de İnternet Haftası'ndan söz etmeliydi sitesinde. Ama kendisi hep böyleydi, kendi kendine iki konu arasında hassas bir bağ kurmaya çalışır, arada bir yerde de saf tutup hem arabuluculuk ayağına soyunur hem de ne siyah ne beyaz olduğunu belli ederdi.

Cengiz, öğle saatlerinde TV'de İnternet Haftası'nın başladığını duydu, bir konuk bürokratik söylemler yapıyordu. "İyi" dedi, sitesinin "trendy" kalması için gündemdekileri kaçırmamalı, daha en baştan siteleri duymalı, görmeli, elden geçirmeliydi. Ama aslında ziyaretçi sayısı azalmasın diye her gün yeni "warez"ler hazırlamaya, hatta verdiği linkleri bile taze tutmaya çalışıyordu. "Aman sansür muhabbeti hep var" dedi, "Ben şu "Hafta" başlamadan link vereyim de artistlik olsun." İnternet Haftası'nın logosunu pek beğenmedi, sitesine uymayacaktı, ama fazla umursamadı, son anda Fenerbahçeli bir Winamp skin'i buldu, onu da siteye koyup "Biraz reklam alabilsem ne güzel olur" diye düşünürek bilgisayarın başından kalktı, tabii mp3 downloadlarını açık bıraktı. Hem kendisi dinliyor hem de sitesinin karizmasını arttırıyordu, 'download'ını 'upload' ederek!

Fethi sıkılmıştı, Miray'a telefon etti, kız çok yorgun olduğunu söyleyip bugün birşey yapamayacağını söyledi. Canı zaten sıkkındı, sitesini tazelemeye isteksizdi. Geçen yıllarda yine benzer gelişmeler olmuş, TV'ler o zaman daha bir ilgi göstermiş, Siyaset Meydanı'nda İnternet yasaları tartışılmıştı. Ama şu kriz yok muydu, herkes artık kendi havasındaydı. Neden bu yasaya toplu bir tepki verilmiyordu, ne olacaktı bu vurdumduymazlık. En önemlisi yasanın ne kadar ciddi olduğunu Bilişim sektörü çalışanları dışında, hatta onların da küçük bir bölümü dışında çok az kişi biliyordu. Açtı tarayıcısını, 'banner'a sağ tıklayıp kaydetti ve "İnternet'te Sansüre Hayır" linkini sitesine yerleştirdi. Üfleye püfleye de iki kelime ekledi sitesinin yorum bölümüne. Acaba kendisi gibi ikilemde kalanlar var mıydı başka, İnternet Üst Kurulu acaba yararlı mıydı hakikaten? Bu İnternet Haftası ne işe yarayacaktı, böylesine bir yasanın bile fark edilmediği bir ortamda İnternet etkinlikleri ne derece etkili olacaktı... Bu ülkede herşey üstüste geliyordu, tam İnternet'i yayalım derken, trajikomik ülkenin yeni engelleri asfaltı kurumamış otobanlara yerleştiliyordu. Üfff, "Alo Miray, sana geliyorum canım" dedi, müstakbel gelin adayı ile annesi arasında bir denge kurmaya çalışıyordu, dün annesiyleydi, bugün Miray'ı görse iyi olurdu. Yarın da İnternet Haftası'nın güzelliğini anlatan bir yazı döşeyecekti sitesine, aslında ABD'den güzel bir bilişim haberi bulursa belki de sitesinde en öne onu çıkarırdı.

Murat yeni hafta başlamadan önce son akşam İnternet'ten güzel bir şarkı kapayım dedi. Cengiz'in hazırladığı siteyi yeni keşfetmişti, Britney Spears'ın şarkısını dün indirememişti. TT-Net'e birşey olmuştu, tam da şarkı bitiyordu halbuki. Site yüklendi, İnternet Hafası logosunu gördü, tabii yanındaki FB Winamp skinini de. Ama bunları sadece görmüştü, algılamıştı ama düşünecek bir şey değildi. Hemen mp3 bölümüne tıkladı. "Sansürsüz site" başlığı altında sayfada yüzlerce şarkı adı vardı. Bu İnternet cennetti canım, aradığını bulup tıkladı, ardından hemen 'chat' programını açtı...

Gece olduğunda Cengiz'in ve Fethi'nin yerleştirdiği yeni linklere toplam üç kişi tıklamıştı. Aslında kafa yorduklarına değmezdi, ama sitelerinin detaylı istatistiğini ölçecek bir ortam da zaten yoktu Türkiye'de, ne bedava bir site, ne de bu işlerin inceliklerini anlatan kaynaklar...

(not: bu yazıdaki karakterler tamamen hayal ürünüdür, aşırı alınganlık ruhsal rahatsızlık habercisidir)

 


- Diğer web yazılarıma ulaşmak için tıklayın

- "İnternet Haftası" hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın.

- "Sansüre Hayır" demek için Birlik.com'a tıklayın.

- Fikirlerinizi paylaşmak için bana e-posta atın.