www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

 Dosya Konusu
 
  Sabit Diskler Üzerine
Aralık 2002
 
Sabit Disk Gerçekleri!

Tüm bilgilerimizi depoladığımız sabit diskleri seçerken göz önünde bulundurulacak son derece fazla ayrıntı var. Bunun da ötesi kabul görmüş yanlışlar hatalı seçimlere sebep oluyor...
sabit disk üzerine...

Bu dosyada son zamanlarda
tıklayın, destekleyin:
piyasaya sunulmuş dahili sürücülere yönelik yorumlarda bulunacağız. Bugün piyasadan alabileceğiniz çeşitli disklerin performanslarını karşılaştırmak yerine, sık kullanılan terimleri, rakamları inceleyeceğiz. Böylece de yeterli bir süre geçerli olacak bilgilerle daha doğru seçimler yapabileceğiz.
Son dönemde sabit disklerin performanslarının birbirine son derece yaklaştığı, öyle ki benzer modellerin arasındaki hız farkını, normal kullanıcıların fark edemeyeceği söyleniyor. Bu da tüketicileri en düşük fiyata en yüksek kapasiteyi sunan sürücüyü seçmeye itiyor. Yine de göze alınması gerekenler var:

Dakikada Devir Sayısı (RPM)
Bir diskin özelliklerinin en başında çoğu zaman disk plakasının dakikadaki dönüş sayısı yer alır. Örneğin 5400, 7200 gibi sayılar bunu belirtir. Doğal olarak bir disk ne kadar hızlı dönerse, bilgilere ulaşma hızı da o kadar artar.

Fakat RPM sayılarındaki farkların getirdiği performans değişimleri artık eskisi kadar ön planda değil. Tabii ki, tercih sırasında dikkate alınacak başlıca göstergelerden biri dönüş sayısıdır ama aradaki fiyat farkının değip değmeyeceğine de karar vermek gerekir.
Bazı çok "derin" testlerde, 7200 RPM diskler 5400'lere göre ortalama beşte bir oranında yüksek test sonuçları veriyor, fakat performans farkını daha açık görebileceğimiz sıradan uygulamalar ve en alışılageldik okuma, kopyalama, gibi işlemlerde bırakın yüzde 20'yi, fark neredeyse anlaşılmıyor.

Cache Bellek
Sıklıkla ihtiyaç duyup diskten talep ettiğimiz bilgiler, diskin cache belleğine yerleştirilmeye çalışılır. Böylece her seferinde aynı verilere ulaşmak için zaman kaybedilmeyecek, hızlı cache bellekten okuma yaparak istediğimize çabucak ulaşacağızdır. Bu mantıkla da ne kadar geniş cache, o kadar müthiş performans deyip teknolojinin gelişmesiyle sadece cache bellek kullanımına yöneleceğimiz günlerin hayalini kurabiliriz.

Maalesef bu hayaller son derece temelsiz olur. Zira aynı firmanın aynı kapasite ve dönüş hızına sahip, ama cache belleği farklı büyüklüklerde olan ürünleri arasındaki farkı görebilmek oldukça zor. Piyasaya çıkan ilk 8 MB cache bellekli Western Digital disklerden denediklerim bu konuda kabul gören genel kanının da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

SCSI mi EIDE mi?
Aslında disk seçiminde belki de en kesin karar verilebilecek nokta arabirim seçimi. SCSI bağlanan diskler sunucu bilgisayarlarda IDE ailesi arabirimden açıkça daha başarılı. Çünkü bu arabirim, aynı anda birçok kullanıcıdan gelen istekleri daha etkin şekilde yanıtlayabiliyor. Bu "büyük" sunucularda güçlü performans veren 'SCSI'ler de doğal olarak bilgisayar dünyasında belli bir üne kavuştular.

Fakat üstünlükleri aslında sadece sunucularda, herhangi bir masaüstü bilgisayarda EIDE'ler artık eskisinden çok daha iyi konumda. Hatta bazı durumlarda, kendilerinden daha yüksek RPM hızında dönen 'SCSI'leri de geride burakabiliyorlar. Hem de aynı kapasiteyi yarı yarıya düşük fiyata sunuyorlar. Yani karar aşamasının en hızlı atlanacak adımı da arabirim seçimi oluyor.

Peki arabirim hızı?
Ultra DMA ya da ATA 66, 100, 133 seçenekleri mutlaka karşınıza çıkacak. Saniyede transfer edilebilecek veri miktarını Megabyte cinsinden gösteren bu sayılar kuşkusuz insanın iştahını kabartıyor. Ama şöyle bir gerçek var ki, günümüzde bir disk tabakasından saniyede 100 MB veri transfer etmemiz olası değil, hatta çoğu zaman en yüksek miktar 100 MB'ın yarısına bile yaklaşamıyor. Buna rağmen ATA/133 standartının piyasaya çıkması da şimdilik sadece kafa karıştırmaya yarıyor.

Arama ve Erişim Süreleri
Aslında ms ile ölçülen küçük süreler de iyi bir gösterge olabiliyor tabii doğru sayıyı öğrenebilirseniz. Arama süresi, verinin bulunduğu dairesel çizgiye giderken geçen süreyi gösteriyor ve bazen sadece bu sayıyla karşılaşabiliyorsunuz. Hedef bölge bulunduktan sonra, "latency" diye adlandırılan bir süre daha geçer ki bunu arama süresiyle birleştirince "erişim süresi"ne ulaşırız. Asıl kayda değer sayı budur, doğal olarak küçük sayı yani çabuk erişim tercih edilir fakat bir kez daha şaşırtmak istiyorum ki masaüstü uygulamalarda bu sürelerin toplam performansı etkileme şansı son derece düşüktür. Aynı anda birçok istek ile karşılaşan sunucu bilgisayarlarda ise bu süreler nispeten önem kazanır.

Yanlışlar / Doğrular
Yazının başından beri dediklerimizi toparlayıp bir de piyasadaki düşünceleri bir araya getirirsek ortaya şunlar çıkıyor:

Aman Dikkat!

SCSI, EIDE'den hep daha hızlıdır. Yanlış
7200 RPM bir disk 5400'den çok üstün değildir Doğru
Daha geniş cache daha yüksek performans sağlar Yanlış
ATA/133 ATA/100'den hızlı değildir Doğru
Arama süresi ile erişim süresinin farkı yoktur Yanlış

Kapasite seçiminde ise, size yetecek miktarı bulmaya çalışmak pek de geçerli bir metod değil. Sonuçta bir gün mutlaka dolacak diskinizi en azından GB başına ücretiyle düşünün. Bu açıdan yaklaşınca, en uygun GB/fiyat oranı sunan, yani orta ve ortanın üstü kapasitede olan disklere yönelebilirsiniz. Ama tabii ki yüksek kapasiteli disklerin GB/fiyat oranı yüksek oluyor, zaten özel amaçlarınız yoksa piyasadaki en geniş diski almaya da gerek yok. Devamlı transfer oranı (sustained transfer rate) şimdiye kadar ele almadığımız terimlerden. Bu oran ne kadar büyük olursa diskinizin performansı da yükselir fakat açıkçası bu bilgiye çoğu zaman kolayca ulaşamazsınız. O yüzden de yukarda buna değinmedik.

Geriye kalan "yoğunluk" ya da veri yüzeyi başına kapasite, dönme gecikmesi, iç veri transferi gibi göstergeleri ise bu dosya kapsamı dışında bırakıyoruz. Son derece göreceli olan bu kavramlara bakarak disk seçmek bizce çok da etkili olmuyor, tamamen aynı özelliklere sahip diskleri seçerken en sona bu sayıları karşılaştırmak kalabilir, ama bu karşılaştırmayı önemsemeseniz de önemli bir kayıp olmaz. Zaten veri yüzeyi başına kapasite, dönme gecikmesi gibi konular aslında yukarda bahsettiğimiz diğer özelliklerden türemiştir.

Sürpriz Performans Artışı
İki üç yıl önce alınmış Pentium3 sistemlerin bile BIOS'u 1999 tarihli olup önemli eksiklikler içerebiliyor. Bu da yeni bir disk alsanız bile tüm özelliklerinizi kullanamamanız anlamına gelebilir. Fakat Windows'un kendi EIDE sürücüleri yerine anakartınızın sürücülerini çekmek en iyi performansı almanızı sağlayabilir. Bence mutlaka deneyin, bakalım size uygun bir sürücü var mı etrafta?
- Öncelikle ana kartınızda yer alan chip setini bilmek zorundasınız ki bunun için anakartınızın üreticisinin sitesine bir gezintiye çıkın. Eğer Intel anakartınız varsa, buraya tıklayarak düşük boyutlu chip tanıyıcı programı hemen çekebilir ve kolayca chip setinizi tanıyabilirsiniz.
- Ardından Intel'in sitesindeki sürücü sayfalarından kendi chip setinize uygun sürücüyü, Performance Software sütunundan seçip ardından da işletim sisteminizi belirterek doğru dosyaları alabilirsiniz. Bu arada ana kartınız 440 ya da 430 chip seti kullanıyorsa sadece Windows95 ya da 98 ilk sürüm için sürücü çekebilirsiniz.
- İçinden çıkan yardım dosyalarına göz atın ve kurulumu yapıp bilgisayarı yeniden başlatın. Küçük boyutlu dosyaların transferinde önemli oranda artışlar gerçekleşebiliyor.

Uzun lafın kısası, disklerin özellikleri tabii ki performanslarını belirliyor, fakat seçim yaparken bu performans artışına karşılık ödediğiniz fiyatı göz önünde bulundurmak ve de yerli yabancı kaynaklardan güncel test sonuçlarını karşılaştırarak karar vermeniz önerilir. Ayrıca kısa olmayan bir garanti süresi de çok önemli, göz önünde bulundurun derim...

 
 

-Eğer Intel anakartınız varsa, buraya tıklayarak düşük boyutlu chip tanıyıcı programı hemen çekebilir ve kolayca chip setinizi tanıyabilirsiniz. Ardından da buna uygun EIDE sürücülerle diskinizin performansını oldukça arttırabilirsiniz.

- Hazırladığım öteki dosya konularına ulaşmak için Diğer Dosyalar sayfasına göz atabilirsiniz.

Siz siz olun, bugüne kadar kaçıncı kez okumakta olduğunuz yedek alın satırlarının bu en yenisini en azından önemseyin. Bugüne kadar şanslıysanız bile verilerinizin zarar görme şansı son derece fazla, her hafta benzer dertler çekenlerle karşılaşan biri olarak altını çiziyorum.
28.10.2002