www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

 Ayın Dosyası
 
  Gates Mahkemede!
Mayıs 2002
 
Bill Gates, MS'u bizzat savundu!

Tam dört yıldır süren davada, dünyanın en zengin adamı 22 Nisan'da ilk kez mahkeme karşısına çıktı...

Microsoft aleyhine açılan
tıklayın, destekleyin:
tekelcilik davası artık bir efsaneye dönüşmek üzere. Davacılar, hakimler, tanıklar, akla gelecek birçok öğe değişse de karar bir türlü çıkmıyor. Şu anda Birleşik Devletler'in dokuz eyaleti Microsoft'un tutumu hakkında açtıkları davaya devam ediyorlar. 22 Nisan günü bu dava için son derece önemli bir gündü. Şirketin kurucusu Gates ilk kez mahekeme karşısına çıkacaktı. O gün, her zamankinin tersine davayı baş hakim değil tekel konusunda en önde gelen uzmanlardan biri olan Steven Kuney yönetti. Bu da karşı tarafın da hazırlıklı olduğunun önemli bir göstergesiydi.

Gates sahneye çıksın mı?
Bill Gates'in 22 Nisan'da bizzat kendini savunmak nereden aklına geldi? Gates dört yıldır mahkemede hiç bulunmamış, avukatları ve de şirketin diğer üst düzey yöneticilerinin eforlarının yeterli olacağını düşünmüştü. Aslında bu birçoğu açısından yerinde bir karardı. Zira, birçok düşünürün de dediği gibi ünlü yıldızlar hakimler karşısında pek de avantajlı konumda olmazlar. Aşırı yoğun ilgi, önemli birinin sorgulanması ve cezalandırılması gibi birçok konu hakimleri genelde huzursuz eder. 1998'de video filmi oalrak gönderilen sözlerinde Gates biraz sinirlenmiş, eleştirilerin yersizliğinden sıkıldığını açıkça belli etmişti.

Tüm bunlar Gates'in duruşmada yer almasının Microsoft için büyük bir risk olduğunu düşündürüyordu. Her ne kadar zenginliğinin %99'unu bağışlayacağını duyursa da, Gates çoğu kişinin nefret ettiği biriydi ve Microsoft deyince akla gelen ilk şeydi. Bir şirketin adının ürünlerinden ve tutumundan önce sahibini akla getirmesi pek rastlanmayacak bir durumdur ve bu da hukuksal bir süreçte son derece tehlikeli olabilir. Çünkü Microsoft'u "kişiselleştiren" daha doğrusu bir şirketten ziyade bir karaktere dönüştüren Gates'in her hareketi Microsoft'un da hareketi oluyordu. Bunun yanında Gates tam bir Amerikan kahramanıydı, çalışmış, girişimciliğinin ödülünü almıştı.

Star gücünün ve de önyargı doğuruşunu unutturan önemli bir nokta ise, bu sefer 1998'de olduğu gibi rekabet dışı hareketlerini savunmak zorunda bırakılmayacak olması, sadece suçlamalara yanıt vermesinin yeterli oluşuydu.

Mahkeme için ülkenin Batı yakasından Washington'a karısı Melinda ile uçan Gates tam 155 sayfalık ifadesini duruşma öncesi sundu. Bu ifadede eyaletlerin her bir suçlamasına tek tek, ayrıntılı yanıtlar yer alıyordu.

"Microsoft'un sonu gelir..."
Hemen öğle saatlerinde Gates, gösterişten uzak lacivert takım elbisesiyle hakim karşısına çıktı. Gates'in bu duruşmada son derece rahat oluşu ilgi çekiciydi. Multimedya öğelerinden yararlanan bir sunum yapan Gates, eyaletlerin çıkarılmasını istedikleri parçaların eksilmesi durumunda Windows'un ne kadar zor çalışacağını, sistemin tabandan sarsılacağını göstermeye çalıştı. En yeni grafiksel gösterimlerle adeta Windows'un nasıl çökeceğini etkili bir biçimde gösteren Gates'in ilgi çeken bir diğer yanı da son derece saygılı davranmasıydı.

Kuney, Microsoft'un yıllık mali raporundan "Antitröst davasından çıkacak olası düzenlemelerin şirket üstünde önemli boyutta etkisi olabilecektir" bölümünü okuyup Gates'e buna katılıp katılmadığını sordu. Hakim burada Gates'in daha önce şirketin sonundan bahsettiği senaryolarında bir değişiklik olup olmadığını görmek istedi. Biraz durakladıktan sonra dev şirketin kurucusu, "[olası yaptırımları] Önemli bir durum olarak görüyorduk" dedi. Hakim inanmamış bir ses tonuyla "Önemli bir durum mu?" diye yenileyince Gates cevaplarının daha tutarlı ve güçlü olmasını o an hatırlamış gibi, kendinden daha emin bir ses tonuyla "Önemli bir etki yapacağını düşündük, evet" dedi ve konuyu geçiştirdi. Kuney'nin elinde oldukça fazla soru vardı, örneğin patronun çalışanları attığı e-postalardan birinde, MS Office dökümanlarının diğer Web tarayıcı programlarda iyi görüntülenmesine çalışanların artık bundan vazgeçmesini istiyordu. "Bu kendimize yapabileceğimiz en kötü şeydir" cümlesini okuyan hakim, "Bunun son derece rekabet dışı olduğunu düşünmüyor musunuz?" dedi. Gates ise "Hayır, grup uzun süredir bir ilerleme kaydedememişti ve ben de onların daha verimli olmasını istiyordum" iddiasında bulundu.

Gates'in ne kadar uç noktada örnekler verip ne derece doğru bir savunma yaptığı tartışma konusu. Eyaletlerin bir isteği Microsoft'un yeni bir teknolojiyi kullanıma soktuğu anda bunu sektöre ilan etmesi, böylece diğer şirketlerin de rekabete ayak uydurabilmesi. Gates bu isteğe ilginç bir yaklaşımda bulundu: "O zaman çalışanlarımdan birinin aklına yeni bir şey geldiğinde teknik olarak suçlu durumuna düşecek, yaratıcı bir zekası olması onun sorumluluklarını arttıracak. Ben de tabii onlara yeni bir şey üretmemelerini söyleyebilirim, böylece ceza almazlar." Bu tabii biraz ironik bir yaklaşım ama diğer söyledikleri de son derece radikal. İşletim sisteminin, İnternet Explorer ve Media Player gibi parçaları çıakrtıldığında çalışmayacağını, merkezi kod sisteminin yeniden yapılandırılması gerekeceğini söylüyor. Ve bu tip parçaları isteğe göre kurulabilen "Modüler bir Windows"un Microsoft'u piyasadan çekilmeye iteceğini iddia ediyor.

Duruşmanın Ardından...
Kendinden son derece emin davranan en zengin insanoğlu(!), olası yaptırımların milyonlarca Amerikalı'ya, binlerce çalışanına zarar vereceğinin altını çiziyor. Aslında kendisini yakından tanıyanlar, onun paraya hiç de önem vermediğini, kişisel tatmininin yeni şeyler üretmek olduğunu biliyorlar. Gates de özellikle son yıllarda oldukça mutsuz, davalar gerek kendi, gerekse de şirketinin verimliliğini düşürüyorlar. "Yaptırımlar sadece bizi değil, milyonlarca bilgisayar kullanıcısını ve de sistemini Microsoft ürünleri üzerine kurmuş olan şirketleri çok kötü etkileyecek" diyor ve burada kendisine hak vermemek de imkansız.

Duruşmada Gates, kendi kodlarının açıklanmasını "Microsoft'un zihinsel üretiminin ve bunlar üzerindeki telif haklarının akılalmaz bir transferi" olarak nitelendirdi. Rakiplerine adil olmayan bir avantaj sağlanacağını, zaten bir çok şirketin de Microsoft'un Windows'unun klonunu üretmek istediğini belirtti. Bunlar arasında tabii ki AOL Time Warner, Sun Microsystems, Oracle, Novell ve Gateway'i saydı. Pazarın önde gelen PC üreticisi Gateway'in neden Microsoft yazılımlarına böyle bir ilgi besleyeceği sorulunca Gates, "Fırsatları olsa bu işe ilk girişeceklerden birinin onlar olduğuna eminim" diyerek yeni bir tartışma başlattı.

Duruşmadan sonra akılda kalan başlıca sözler "Yaptırımlar Microsoft'un sonu olur", "Modüler Windows üretmeye çalışmak piyasadan çekilmeyi getirir", "Rakiplerimize haksız avantaj sağlamak isteyen eyaletler..." sözleriydi. Davada Microsoft'un Passport sisteminin de son derece tehlikeli olduğu, şirket içi e-postalarından birinde "Dev beslenme havuzu" olarak tanımlanan Passport'e herkesin zorla üye yapılmaya sağlandığı, böylece ilerde Microsoft ürünlerini pazarlamak için dev bir kitleye ulaşılacağı sorgulandı. Bu soruya Gates değil bir avukat yanıt verdi ve mektubun içeriğini yorumlamanın yersiz olduğunu, şirket politikasının çoktan değiştiğini söyledi. Peki Gates'in söyledikleri ne derece etkili olacak? Aslında son derece önemli noktalara parmak basmış olsa da unutulmaması gereken eyaletlerin söz konusu duruşmada tartışılan yaptırımlardan daha sert yaptırımları çok ciddi bir şekilde istediği!...

 
 

- Hazırladığım öteki dosya konularına ulaşmak için Diğer Dosyalar sayfasına göz atabilirsiniz.

- Konu hakkında fikir, öneri, vb. şeyleri bana e-posta atın lütfen.

- Microsoft'un geçen yaz başından geçenleri içeren bir yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Yazıda ikiye bölünme kararı sonrası gelişmeler, Java, XP tartışmaları ve de iki tarafın açıklamaları mevcut. Fakat yazı sadece bu dava üzerine değil.

RTÜK yasasına gerçekten bir ilgisizlik var, bazı medya grupları ilgisizliklerinden dolayı suçlanıyorlar. Ama bu genel ilgisizlik en çok da maalesef İnternet'in başına patlayacak gibi!
29.4.2002