www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

 Ayın Dosyası
 
Her yönüyle HP - Compaq davası
Kasım 2001
 
Compaq'ı da 'Kazandı':
HP nereye kadar büyüyecek?

Sıkıntılar da Çok!
Tüm bu olumlu iddialara rağmen iki şirketin
tıklayın, destekleyin:
hisseleri de haberin alındığı ilk gün yüzde 10'dan fazla değer kaybetti. Bu da birleşmenin dışardan nasıl yorumlandığını açıkça gösteriyor. Şu anda çoğu kişinin hatırında 25 milyar dolarlık anlaşma diye kalan bu girişim ben bu yazıyı hazırlarken 17,2-17,7 milyar dolar arasında bir değerdeydi. Hisse değişim bazında yapılan bu birleşme, gerek yeni deve karşı oluşan güvensizlik gerekse de 11 Eylül saldırıları sonucu kan kaybeden hisseleri nedeniyle şu anda yaklaşık olarak üçte bir oranında değer yitirmiş durumda. Hatta bazı siteler "HP-Compaq birleşmesi değermetresi" şeklinde sayaçlar yayınlıyorlar.

Şu anda birleşmeyi eleştirenler övenlerden çok daha fazla. Az önce bahsettiğimiz tüm veriler diğer bir grup uzmanlar tarafından tamamıyla tersten değerlendiriliyor. Örneğin iki şirketin de son derece birbirine benzemesi aslında olumsuzluk diyenlerin son derece güçlü tezleri var. HP'nin gelirlerinin üçte biri, Compaq'ın gelirlerinin yarısı PC, server ve dizüstü bilgisayarlardan geliyor. HP'nin Compaq'ın Digital'i satın alarak elde ettiği hizmet birimlerinden yararlancağı çok öne çıkarılırken karşıt fikirliler, Compaq'ın gelirlerinin %23'ünün buradan geldiğini ve bu alanda karlılık oranının da %20'lere varmadığının altını çiziyor ve HP'nin Compaq'ı almak yerine iyi bir danışmanlık şirketini almayı tekrar denemesi gerektiği öne sürülüyor. Tabii Compaq'ın da elindeki bu ekibi kendisi için kullanmayı niye tercih etmediği soruluyor. Ayrıca birinin PC üretimini tamamıyla kendisi yapıp klasik biçimde pazarladığı diğerinin de uzunca bir süredir Dell benzeri bir yapılanmaya gitmesinin aslında iki alanda birden güç değil, uyumsuzluk olacağı da bir başka iddia.

Yılın ilk yarısında HP ve Compaq yöneticilerinin durgunluk üzerine yaptıkları açıklamalarda göze çok ilginç sözler çarpıyor. HP'nin ikinci başkanı Webb McKinney "Bir bilgisayar şirketinin diğerini alıp da

Her ne kadar iki taraf birleşme konusunda çok kararlı olsalar da onları birçok zorluk bekliyor. Mesela HP hissedarlarını ikna etmek!
başarılı olduğu pek fazla örnek yok" demiş ve de PC üreticilerinin daha küçük bir üreticiyi satın alarak sadece müşteri kazanabileceği şeklindeli yorumları adeta desteklemişti. Ardından da şu soru gelmişti: "Peki acaba tüketiciler sadık mı" ve McKinney "Hayır, müşteriyi satın alamayız" demişti. Bu iki şirketin benzer açıklamaları sık sık yapan üst düzey yöneticilerinin bundan sonraki pozisyonlarının da ne olacağı bir başka merak konusu.

Yine 29 milyar dolar ile en yüksek geliri getirmesi gereken PC ürünlerinin de şu anda durgunlaşan ekonomi içinde en az karlı bilişim pazarı olması yeni şirket için belki de en kritik nokta. Çünkü her ne kadar hizmetlerinin gelirler içindeki payını arttırmak istese de PC satışları HP için temel dayanak. Bu pazarda IBM'in de durumdan memnun olmadığı ve pazardan çıkabileceği söylentileri mevcut.

Compaq'ın Tru64 ve VMS gibi modellerinin ne olacağı da önemli bir soru, çünkü kendilerine önemli bir müşteri tabanı elde eden bu ürünler HP'nin benzer ürünleriyle çakışıyor.

Sunucu pazarında Compaq'ın Alpha'dan vazgeçmesi, HP'nin PA-RISC üzerinden yenilemeye çalıştığı yeni stratejisi şu anda Sun'a hala nasıl bir yanıt verebileceklerini açıklayamıyor. Sun başkanı Ed Zander de doğal olarak yeni dev rakibini eleştirmekten geri kalmıyor. İlk hafta, konuşmasına bu "Hewlett-Compaqard" da ne diye başlayan Zander "Ben hasta olduğumda ilaç içerim ama bunlar şimdi iki hastayı yan yana koydular ve ben ilacı göremiyorum" şeklinde iddialı açıklamalar yapıyor. Kullanıcıların da yeni HP ayakları üzerinde durabilene kadar beklemeyip IBM ve Sun ile yola devam etmesi yüksek bir olasılık çünkü bu alternatifler daha sağlam bir görüntü sunuyor.

Ağır bir suçlama da Compaq'a geliyor. Digital Equipment'ın zamanında en iyi hizmet ekibine sahip olduğu, en güçlü web sunucularını hazırlayan ilk iki şirketten biri olduğu, mükemmel mühendislik ile Alpha işlemcisinin bunlara ek olarak elde edildiği ama şimdi hiçbirinin ortada gözükmediği savunularak Compaq suçlanıyor ve buradan da yeni birleşmeye gönderme yapılarak onun da başarısız olacağı öne sürülüyor.

Görünen Etkiler
Daha burada sıralanabilecek olumsuz iddialar son derece fazla ama Eylül ayında iki şirketin de bizzat yaşadığı gerilemeler bu iddialara güç verir nitelikte. Hiç kuşkusuz terörist saldırıların etkisi, ayrıca iki şirketin birleşmesi nedeniyle ertelenen siparişler aylık gelirlerin 1 milyar dolarlara varan ölçüde gerilemesine sebep oldu. Compaq özellikle birleşmeden etkilendiğini açıkladı. Ama iki şirket de global yavaşlama sırasında atılan böyle bir adımın iddiaların tersine güçlü bir ekonomide yapılacak bir birleşmeden daha önemli ve yararlı olduğunu öne sürdü. Bu da bir başka tartışma konusu, yavaşlayan talebin birleşmenin sağlam bir temele oturmasını geciktirmesi aslında pek de uzak bir olasılık değil.

Bu birleşmenin ev ve ofis amaçlı PC pazarında Gateway gibi şirketlere büyük sorun yaratacağı ama Dell'in de işini kolaylaştıracağı düşünülüyor. İki şirket birleşip ortak stratejiler yaratmaya çalışırken Dell ilk sıradaki yerini en az bir yıl koruyup kendini yenileyebilecek potansiyelde.
BİRLEŞMENİN ÖZETİ

Birleşmenin Şekli
Compaq hisseleri karşılığı HP hisseleri değişimi

Değişim Oranı
Her 1 Compaq hissesine karşılık 0,6325 HP hissesi

Anlaşma Sırasındaki Değer
Yaklaşık 25 milyar dolar

Yeni Şirketin Sahiplik Oranı
Yeni şirketin %64’ü HP, %36’sı Compaq hissedarlarının elinde olacak.

İşlemlerin Tahmini Kapanış Tarihi
2002’nin İlk Yarısı

İki şirketin birçok alanda güçlü rakipleri bulunuyor ve başarı yolunun inanılırlığı az olduğu için sadece bir haftada iki şirket yöneticileri otuzdan fazla yatırım grubuyla bir araya gelerek iddialarını sürdürmeye çalışıyor. Ama bir darbe de "Moody's"den geldi. HP'nin kredi notunu iki puan indiren değerlendirme kuruluşu Compaq'ın notunu ise, kendinden daha güçlü bir şirket tarafından alınmasından dolayı arttırabileceğini belirtti.

Tabii bu birleşme neredeyse tüm dünya ülkelerini ilgilendirir bir boyutta. Örneğin Hindistan'da yeni HP'nin birçok elemanını işten çıkaracağı endişesi mevcut. Bazı ülkelerde ise adeta aşırı bir sükunet söz konusu, örneğin Fransa'da yeni HP'ye hazırlık şimdiden ileri düzeyde.

Şu anda henüz tamamlanmasına çok uzun süre olan bu birleşme kararı ardından neler olacağı ABD'de dahi pek bilinmezken, ülkemizde de şu anda birleşmenin neler getireceği çok net değil. Zaten toplama bilgisayarların üstün olduğu ülkemiz PC pazarında iki şirketin toplam Pazar payını koruması zor görünüyor. Öte yandan sunucu pazarından, ABD'de ki olumsuz yorumların tersine yeni HP'nin burada daha güçlü olacağı düşünebilir. Fakat şu anda asıl gelişmeler, yeni HP Türkiye'nin yönetimi konusunda. Burada bir rekabet ortamı oluşturulması ve bir performans değerlendirmesi yapması söz konusu. Yani HP Compaq'ı aldı ve HP yöneticileri şirketi yönetmeye devam ediyor diye Türkiye'de Compaq Türkiye Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu'nun yeni HP'nin lideri olması imkansız değil.

Son sözü söylemek çok da zor olsa HP'nin önünde zor bir dönem var. İnternet ve hizmet tabanlı Microsoft'un ".Net", Sun'ın "ONE" stratejileri önlerindeki yolu açıkça belirledi. E-services ve e-speak ile kendi inisiyatifini yaratmaya çalışan burada çok büyük bir risk alıyor: Daha tam olarak ortaya çıkmayan bu yeni iş modeli ve pazardan çıkacak belki de ilk dev olmak! Çünkü güvenilir araçları ve güçlü bir yazılım stratejisi olmadan hizmetler sektöründe başarılı olmak hele yazılım şirketine dönüşmek isteyen donanım şirketleri için son derece zor. Çünkü bu şirketler "yazılım hizmetlerini" sattıkları malın bir tamamlayıcı olarak görüyorlar! Halbuki bu yeni model yazılım hizmetlerini asıl ürün ve kar aracı olarak gösteriyor, bu ince noktayı kaçırmak bir devin, pardon iki devin sonu olabilir. HP 'hosting' ve 'hizmetler' alanında yeteri kadar iyi değil ve bu ikisi diğer tüm rakiplerinin elindeki üç güçlü silahtan ikisi. Ama birbirinin eksiklerini tamamlamak yerine ortak yanlarını iyice büyütüp ortak eksikliklerini beraber doldurmaya çalışan bu şirketin sinerjisini de göz ardı etmemek lazım. Bakalım ortak noktaları onları ne kadar büyütecek...

« 2. Sayfa

SON
 
 

Hürriyet'in 10 Kasım günü alt başlıklarıdnan biri "Türk Askeri İrticaya Karşı Hayatını Verir" şeklindeydi. Buradan da günümüze bir gönderme yapılarak Afganistan'da Türk askeri olmasının doğru olduğu manası çıkarılıyordu. Düşünceler farklı olabilir, ve hoşgörü en önemli erdemdir. Doğru, göreceli bir kavramdır, bu fikir de doğru ya da yanlış olabilir. Ama böylesine bir günde Ata'nın sözlerini kullanmak etiksel olarak ne kadar doğru işte bunu düşünmeliyiz!
12.01.2001

- Her iki şirketin sitesinde de tabii ki birleşme için özel sayfalar açılmış durumda. Compaq'ın bölümü için buraya,
HP'nin ilgili sayfaları içinse buraya tıklayabilirsiniz.

- Şirketlerin Türkiye için hazırlanan siteleri linklerini de buyurun: Compaq Türkiye ve
HP Türkiye

- Diğer "Ayın Dosyası" konularına ulaşmak için Diğer Dosyalar sayfasına göz atabilirsiniz.