www.cihansalim.net

 Esintiler
 
  Arçelik logosu üzerine
gündem

Yeni logoya tercüman gerekiyorsa...
Son günlerde az da olsa medyayı takip ,
tıklayın, destekleyin:
eden herkes Arçelik'in yeni logosu ve bunun üzerine yapılmış yorumlarla karşılaşıyor. Logonun ve küçük Çelik'in "hasletlerinden" bahsediliyor. Madem herkes görüşünü ortaya koyuyor, logonun ne kadar genç olduğundan bahsediyor, sanırım benim de bir genç olarak logo üzerinde yorum yapmamın garipliği yok.

Zaten şu yaşadıklarımız yine son derece farklı, ilginç. Bir şirket logosunu değiştiriyor ve bu değişimleri gerek görsel medyadan gerek de basından adeta öğretiyor, açıklıyor. İnsanların kendi gözlemleri sonrası duyacakları sempati, güç gibi duyguları bizzat belirterek oluşturmaya çalışıyor...

Arçelik kuşkusuz teknoloji konusunda son derece başarılı bir firma, özellikle son yıllarda aldığı patentlerle de ArGe'ye yatırımın neler sağlayacağının iyi bir örneği. Burada yazacaklarım ise sadece logoyla, yani yeni yüzle, değişimle ve nasıl algılanabileceğiyle ilgili. Zaten Arçelik logo değiştirmeyi göze alarak azımsanmayacak bir yükün altına girdiğinden burada tek yapabileceğimiz kurumu kutlamak.

 
Yeni logo eskisine göre büyük farklar barındırıyor. Aslında biraz düşündüğümüzde çoğumuzun, "eski logonun" da son derece başarılı bir şekilde aklımıza yerleştiği, beğenildiğini fark etmemesi olanaksız. İşte bu nedenle birkaç paragraf sonra eski logonun bence hala üstün olan noktalarına değeneceğim.

Öncelikle küçük harflerin kuşkusuz hakimiyetlerinden söz etmek gerekli. Özellikle son yıllarda eski büyük harfli logolar artık ilk tercih olamıyorlar. Gerçekten de izleyiciye daha yakın, daha sıcak bir görüntü sunuyorlar. Kişisel web sayfalarımın üstünde de görüleceği gibi ben de küçük harfleri daha verimli bulanlardanım.

Yana yatık yazılan küçük harflerin ise pek başarılı olmadığına inananlardanım. İlk günden itibaren düz harflere alışan insan algısının yatay harflere çeşitli psikolojik nedenlerle çok da olumlu anlamlar yüklemediklerini savunuyorum. Ama bir yöne doğru yönelmiş, hareket getiren bir görüntü sundukları da kabul edilmeyecek bir fikir değil.

Her şey buraya kadar güzel peki bu yazdıklarım her zaman geçerli doğrular mı? Farklı mesajları farklı kitlelere taşırken yararlanabileceğimiz genel-geçer kurallardan mı? Türk halkının sosyal durumu gözetildiğinde, aldığı eğitimden maruz kaldığı ülke yönetimi, içinde yetiştiği aşırıya kaçabilen töresel yaşamdan parçası olduğu ekonomik sistem yakından izlendiğinde cevap olumsuz.

Ayrı bir yazı konusu olabilecek Arçelik'in tüketici dostluğuna terfi etmeye çalışmasıyla aynı grubun üyesi Beko'nun hangi yeni sıfata yöneleceği karmaşasına kısaca değinirsek Arçelik acaba kimin dostu olmalı ve olabilir?

Her seçimde, o an esen popüler rüzgarlarda son hızla yalpalanan, uzun süre güvenebileceği açılımlar arayan halkımız her konuda klasikten kopmaya ne kadar istekli. Eski Arçelik logosunun verdiği güven, "eski marka imajının" varlık kuvveti yadsınamaz. Göz önünde bulundurulması gereken diğer bir konu da, son derece canlı, "hareketli" olan bu logonun Arçelik ürünleri alabilecek gelir birikimine sahip kitleyi nasıl etkileyeceği. Gençlere yakın gelecek bu tasarım acaba 35 yaş üstü grubunu ne kadar kendine çekebiliyor. Bizzat gözlemlediğim, bu yaş grubundakilerin logoya sanıldığı kadar istekle yaklaşmayacağı.

Sadece sempatik, tüketici dostu kavramları üzerine tartışılabilecek çok şey var. Teknolojik bir hizmet markası kimliği sunulduğuna katılıyorum ama belirttiğim gibi çeşitli sorunlar olduğunu da düşünüyorum. Hızla logonun diğer yönlerini ele alalım.

En baştaki kırmızı esnek dörtgen, logo kullanımı konusundaki önemli seçeneklerden birinin "logoyu her zaman bir bütün olarak kullanma" yolunda seçildiğini gösteriyor. Örneğin Sun Microsystems gibi bir teknoloji şirketinin sadece logosunu kullanıp adını yazmadan hatırlatabildiği marka imajı, ya da Nike'ın son yıllarda uyguladığı yöntem burada açıkça görüldüğü gibi tercih edilmemiş.

Bütün olarak kullanılan logolarda, bu gibi parçaların daha bir spesifik ve anlaşılır olması gerekiyor. Bir dörtgenle çeliğin bükülebilirliğini, şirketin esnekliğini göstermek istenilen etkiyi yaratamıyor gibi. Özellikle çeşitli basın ilanlarında, ya da küçük ekranlarda öne çıkarılan ürün ya da hizmetin altında küçük kullanılan bir Arçelik logosu bu dörtgenin sadece kırmızı bir "şey" olduğu izlenimini bırakabilir.

Buna uyum sağlayacak şekilde çizilen "ç" harfinin çengeli de bence aynı dertten müstarip ve inşallah "global Arçelik" bu mini dörtgenin yabancı tüketici gözünde kolayca yok olup gittiğini görmez. Son olarak seçilen yazı tipi verilen mesajla uyumlu, iyi bir seçim.

Zaten şunu açıkça belirtmekte yarar var ki, logo aslında son derece güzel. Belki de bir yabancı ustanın yapabileceği en iyi logo ki aynı tasarımcı Koç logosunu da başarıyla hazırladı.

Fakat altını çizmek istediğim acaba bu logonun alıcısı herkes mi yoksa belirli bir kesim mi. Hatta bu nedenle soru acaba "tasarım bir yabancıya mı, yoksa Türk tüketicisini iyi tanıyan bir ekibe mi yaptırılmalıydı"ya kayabilir. Sorum asla bu değil ama bu soruya bir yabancının yapması sayesinde küresel trendlerin daha iyi yakalanacağı, dış pazarlarda daha etkin olabileceği yönünde cevaplar gelebiliyor ki bu da aslında az önce bir şekilde değindiğimiz Türk'ün özgüvenini sorunsalını işaret ediyor. Kendini globalleşmiş, dünya markası olmuş ilan eden firmalarımız olunca başımız göğe mi eriyor, biz zaten yenilikleri doğru zamanda uygulayıp kaliteli ürünlerle rekabet edebilsek bizden mal almazlar mı!

Bir logonun bu kadar detaylı anlatılması, ülkemizdeki birçok şey gibi şaşırtıcı. Eğer Arçelik kendisinin sahip olduğu özellikleri anlatan bir çalışma peşinde değilse, yani logo gerçekten yeni olsun diye yapıldıysa biz tüketicilere logonun böyle ders verir gibi anlatılması, insanın aklına şu soruyu getiriyor: Madem tüketicinin özümsemekte ve sonra da ısınmakta zorluk duyacağını düşündünüz, o zaman niye modernlikte ileri giderken böyle bir riski de göze aldınız?

Tabii ki son kararı bir süre sonra verebileceğiz. Bakalım logo ne kadar tüketicinin gönlünü fethedecek? Ama bu logonun tasarımının modernliği ve sıcaklığının yanında uzun süre kullanılması da bugünün çocuklarının ilerde Arçelik'i seçmesine neden olabilir ki bu bile yeterli bir başarı olur.

 
 

Sayfalar dolusu logo yorumu yapıyoruz, bu da ülkede çeşitli konularda yaşanan değişimlerin açık bir göstergesi. Bir de bu kadar konuştuğumuz logoyu yabancılar da en az bizim kadar iyi bilse... Hem o zaman biz de logo üzerine ilk yorumu yapanlar olarak, başvuracakları kaynaklar oluruz :)
10.12.2002

- Arçelik'in web sitesinde hem vizyonu ve ürünleri hem de yeni logosu üzerine bilgi bulabilirsiniz: arcelik.com.tr 

- Sizin de beğendiğiniz ve başkalarına duyurmak istediğiniz bu tip şeyler varsa veya kendi çalışmanızı tanıtmak istiyorsanız hep beraber paylaşmak için bana e-mail atın.