www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

 Fıkralar
 
Burada az duyulan fıkraları toplamak istiyorum, zira herkesin ağzında hep aynı fıkralar dolaşıyor. yalnız unutmayın, az duyulan her fıkra, sizi gülmekten yerlere yatıracak diye bir iddiam yok!

  Az duyulmuş fıkralar!
4 Fıkra
Gerçek Bir Korku Hikayesi!
Buraya aldığımız olayı korku hikayesi mi,
tıklayın, destekleyin:
yoksa fıkra olarak mı sunmam gerektiğine karar veremedim. Ama ilgi çekici olduğu kuşkusuz. Ardından ise gerçekten hoş üç yeni fıkramız var...

Kendisi Bünyan'lı olmayan, politikayla da uğraşmış ve halen Kayseri'de işadamı olan birisi, Bünyan kıyıcığında, Kayseri-Malatya kara yolu üzerinde, lokantası olan bir benzin istasyonuna gider ve yemek yer. Dönüşte yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için meyhanemsi lokantadan çıkar ki, dışarısı hem zifiri karanlık hem de korkunç bir kar-tipi fırtınası başlamıştır. Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki Bünyan'a dönüş için yol kenarına varır.
Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulaşma derdindedir. Fırtına daha da şiddetlenir, birkaç adım ötesini bile görememektedir. Gelip geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde, hayalet gibi yavaş yavaş yaklaşan bir arabanın farlarını fark eder. Arabanın, tam önünde yavaşlamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve arabaya biner.
Kapıyı kapatır, araba yeniden hareket eder. İçeridekilere merhaba demek ister ama o da ne? Araba da kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden paniğe kapılır. Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan koşarak uzaklaşmak ister ama hem araba hızlanmış, hem de korku ile dizleri bağlanmış, hareket edemez hale gelmiştir. Araba keskin bir viraja doğru yaklaşır. Adam dua etmeye başlar. Tüm günahları için tövbe eder. Arabayı durdurması için Allah'a yalvarır. Tam bu esnada, pencereden bir el uzanır ve direksiyonu kıvırarak, sert virajdan arabanın doğru yola dönmesini sağlar. Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve yakarışı artar ve her seferinde de bir el dışarıdan uzanıp, direksiyonu çevirir.
Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır. -Ya Allah koru beni...- deyip, kapıyı açıp kendisini arabadan dışarı atar. Bir kaç takla attıktan sonra, şarampolde kendisine gelir.Defalarca üç Külfü-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulaşır ve kahvehaneye girer. Üstü başı ıslak ve şok halindedir.
Kendisini tanıyanlar hemence sobanın başına alırlar. Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen doğa üstü ve korkunç olayı anlatır. Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de,anlatan kişinin akli başında ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik oluşur.
Yaklaşık yarım saat sonra, ayni kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki kişi girer.Bir masaya oturur ve iki duble çay söylerler. Bu arada, gelenlerden birisi, diğerine şunları söyler :
"-Hasan Yıldız baksana, şu sobanın başında oturan çılgın bizim araba yolda kalınca biz arabayı iterken, arabaya binip inen adam değil mi?"

Damat Kimin Tarafında?
Üç kızına özenle damat seçen ve kızlarının mutluluğundan emin olan kayınvalide, yıllar geçtikçe damatların kendine karşı gerçek düşüncelerini daha çok merak eder olmuş.

Önce en büyük damatla bir hafta sonu görüşmüşler ve sahil yolunda kayınvalide-damat yürüyüş yapmışlar. Kadın ayağını bir taşa takmış, kendini denize düşürmüş. Kadının yüzemediğini bilen damat hemen suya atlayıp kayınvalidesini kurtarmış. Bir gün sonra büyük damat, evinin önünde bir Mercedes otomobille karşılaşmış, kayınvalidesinin "Hayatımı kurtaran sevgili damadıma" şeklindeki notuyla.
Kadın bir dahaki hafta ortanca damatla buluşmuş, yine kaza geçirmiş, yine kurtarılmış, yine Mercedes.

Bu kadar tesadüf olmaz dedirtmemek için en genç damatla yapılacak yürüyüş birkaç ay sonra gerçekleştirilmiş. Fakat kadın denize düşünce genç damat kılını dahi kıpırdatmamış.
Ertesi gün, adam evinin önünde bir Porsche otomobille karşılaşmış. Arabayı teslim eden kişinin uzattığı notta ise:
"Evladım, hayatımı kurtardın, minnettarım. - Kayınpederin"

Dine Geldi...
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçısın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış.
Tam vurmaya hazırlanırken adam "TANRIM!!!" diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş.Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama: "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş.
Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksizlik, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demiş.
Ses: "Peki." diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş.
Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş, ve konuşmaya başlamış:
"Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum, ham dolsun verdiğin nimetlere."

Silikon Madeni!
Öğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş:
- "Çocuklar! Kim hangi madene sahip olmak ister?"
Önce Davut cevap vermiş:
- "Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım."
Ardından Mehmet cevaplamış:
- "Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım."
En son Küçük Cenk yanıtlamış:
-"Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz."

 
 

- "Eğlence, Zeka, Gülmece" bölümünde yer alan diğer fıkralar, ilginçlikler, kısacası eğlenceliklere geri dönmek için buradan buyurun.

- Sizin de beğendiğiniz ve başkalarına duyurmak istediğiniz bu tip şeyler varsa veya kendi çalışmanızı tanıtmak istiyorsanız hep beraber paylaşmak için bana e-mail atın.

- Size biraz gülmek için Kahkaha.com
'u öneriyorum.