www.cihansalim.net
site içindeİnternet'te

 Fıkralar
 
Burada az duyulan fıkraları toplamak istiyorum, zira herkesin ağzında hep aynı fıkralar dolaşıyor. yalnız unutmayın, az duyulan her fıkra, sizi gülmekten yerlere yatıracak diye bir iddiam yok!

  Az duyulmuş fıkralar!
4 Fıkra
Temel'in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü
tıklayın, destekleyin:
göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.

Önce bir not yazmaya başlar: "Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz."

Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: "Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza 'İdris.'"

Şanssızlığın Bu Kadarı!
Üzgün ve pısırık görünüşlü bir adam barda tünemiş oturuyor. Önünde bir türlü içemediği bir içki bardaki, suratı asık. O sırada barın kapısı açılıyor. İri yari, külhanbeyi taviırlı bir adam, sert adımlarla barın tezgahına doğru yürüyor, pısırık adamı iteleyerek tabureye oturuyor. Hiç soru sormadan adamın önündeki içki kadehini alıp basına dikiyor. Elinin tersiyle ağzını kuruladıktan sonra, "Ne o, neden böyle surat asıyorsun, gemilerin mi battı?" diyor.

Sorma, ben çok talihsiz bir adamım." Neden?" Bu sabah karımla kavga ettik, beni evden kovdu. O sinirle ise geç kaldım. Patronum zaten bahane arayıp duruyordu, beni isten attı. İşten çıktım, yolda yürürken araba çarptı. Eve gideyim, belki karımla barışırız dedim, eve gittim ve karimi başka bir erkekle yatakta yakaladım. 'Bu kadarı da fazla artık' dedim, kendimi öldürmeye karar verdim.
Tabancayla vuracaktım, silah tutukluk yaptı. İple asmaya kalktım, ip koptu. Doğal gazla öleyim dedim, parasını ödemediğim için gaz kesikti. Ben de evdeki bütün ilaçları topladım, buraya geldim, içki bardağıma koydum. Onu da geldin sen içtin.
Of görüyorsun ne kadar şanssız olduğumu değil mi?"

Romancı Temel
Krizden sonra işsiz kalan Temel televizyonda Orhan Pamuk'un son romanının reklamını görür. Bu işte para var düşüncesine kapılarak bir roman yazmaya karar verir. Bunun için Orhan Pamuk'tan tüyo almaya gider.
Pamuk, "Kitapta biraz gizem, biraz asalet, biraz da cinsellik olursa iş yaparsın" der. Bunun üzerine Temel çalışmaya başlar, sonunda kitabına uygun bir isim bulur ve Pamuk'a gider.

"Kitabımın adını 'Kontes kiminle beraber oldu?' koydum, 'kontes' asaleti, 'kim' gizemi, 'beraber olmak' da cinselliği vurguluyor" der. Beğendiğini belirten Pamuk, "O zaman en çok satanlardan biri olmak için geriye tek şey kaldı, biraz dini öğeler, tartışmalar yerleştir kitabına" diye akıl verir.
Temel bir kez daha çalışmaya çekilir, sonunda başardığına inanarak bir kez daha Pamuk'a gider ve kitabını gösterir: "İşte tüm konuları birleştirdim, kitabımın yeni adı, "Allahallah, Kontes acaba kiminle beraber oldu?"

Fedakar Er
Milli Güvenlik Kurulu toplantısı olmadığı için sıkılan kara, deniz, hava ve jandarma komutanları birbirlerini arayıp Orduevi’nde buluşmaya karar verirler. Muhabbet derinleşir, derinleştikçe yön değiştirir. En sonunda iş iddiaya biner, ne de olsa sıkılan komutanlar birbirlerine ‘benimkiler en cesuru’ diye övünmeye başlarlar. Hızlarını alamayıp sonunda deneme yapalım derler ve karargahta toplanırlar.

Önce Kara kuvvetleri komutanı bir er çağırıp “Oğlum al şu tüfeği sık karnına” der, erbaş terleye terleye sıkar tüfeği. Tabii komutan da kasılır; “işte cesaret” der. Ardından Jandarma komutanı bir tane askerini çağırıp eline el bombası verir. Bu erde kendi elinde bombayı patlatır. Sıra Hava Kuvvetleri komutanına gelir, eri bir helikoptere bindirir ve paraşütsüz yere atlatır. Erbaş yere son hızla çarpar. İşte bu ‘en büyük cesaret’ diyen komutana karşılık Deniz Kuvvetleri komutanı hepsini sahil koruma botunun güvertesine çağırır, ardından da gıcık olduğu bir erbaşı getirtir ve ona tepesine çıkmasını söyler. Er çıkar. Ardından komutan “Atla bakayım güverteye” der.

Er durur, etrafı süzer, ardından da komutana ana avrat küfreder.

Bunun üzerine komutan diğerlerine dönüp “İşte en cesuru bu, hepimizin önünde ne cesaret gösterdi” der!

 
 

- "Eğlence, Zeka, Gülmece" bölümünde yer alan diğer fıkralar, ilginçlikler, kısacası eğlenceliklere geri dönmek için buradan buyurun.

- Sizin de beğendiğiniz ve başkalarına duyurmak istediğiniz bu tip şeyler varsa veya kendi çalışmanızı tanıtmak istiyorsanız hep beraber paylaşmak için bana e-mail atın.

- Size biraz gülmek için Kahkaha.com
'u öneriyorum.