Tüm Yazılar
Tüketici elektroniğinde son iki yılın en hızlı büyüyen satışları küçük dizüstü bilgisayarlar ve akıllı telefonlar oldu. Kolay taşınan, yetenekli cihazlarla her yerden İnternet’e girebilme arzusu PC üreticilerini telefon, telefon üreticilerini netbook işine sokarken arada yeni bir kategori oluşturmaya çalışanlar var. Tabii yeni ortaklıklar, iş modelleri ve tüketici davranışları da…
Kriz daralmaya dönüşünce kapitalizm, komünizm, devletçilik gibi mülkiyeti girişimci birey ile devlet arasında ileri geri çekiştiren kısır sohbetlere daldık. Halbuki satışları çakılan, iflasa doğru giden şirketler çalışanlarıyla yeni modeller denemeye başladılar. Avrupa’da işçiler zor günde işlerini korumak, iyi günde kara ortak olmak için şirkete ortak olmayı talep etmeye başladılar bile.
“İki kıtayı birleştiren köprü,” “Doğu ile Batı’nın buluştuğu nokta.” Artık İstanbul’un bundan daha fazlası olduğunu yabancılar da dile getirmeye başladı. Anadolu toprakları üzerindeki etkisi yüzyıllardır pek de değişmeyen ama kendisi değişen bu şehri sahiplenmenin vakti geçiyor bile. Şimdilik sadece 13 dolar milyarderi varken, şehrin tadını çıkarmak herkes için daha kolayken…
“Resesyonda insanlar evde, İnternet başında daha çok vakit geçiriyor” yorumu kafamıza kazındı. Cümleyi geliştirmek lazım: “Sosyalleşme platformlarında vakit geçiriyor.” Böyle sitelerde, böyle kullanıcılara nasıl pazarlama yapmalı, marka iletişimi nasıl geliştirilmeli; kullanıcı içeriğinden nasıl faydalanmalı, bloglar, wiki’ler, twitt’ler nasıl yönlendirilmeli, işte yeni popüler pazarlama tartışmalarına giriş…
Tarihin en pahalı simülasyonunda Körfez’de 20 bin asker kaybeden ABD yeni asimetrik savaşlara hazırlanırken en doğru müttefikten en etkin askeri desteği almak istiyor. Obama’nın Türkiye ziyaretini düşünürken Türk Ordusu’nun yeniden kıymet kazanıp kazanmayacağını tartışmadık. Peki ya “Biz kendimizi dinimizle değil ortak değerlerimizle ifade ediyoruz” iması Türkiye’ye mesaj mıydı yoksa Obama’nın hem ABD hem dünya siyasetine heyecanla getirdiği hediye mi?
2008 Blog Ödülleri başlarken yazdığım yazıma bakınca son bir yılda, Türkiye’de pek çok alanda olduğu gibi, blog aleminde fazla değişiklik olmadığını, geçen seneki yazıyı yayınlasam eksik, yanlış kalmayacağını görüyorum. Herneyse, en azından 2009 Blog Ödülleri blog yazan, yazmak isteyenleri, blog takipçilerini heyecanlandırmak için fazlasıyla etkili oluyor.
Büyüyen, daha fazla sponsor edinen Blog Ödülleri hakkında eleştiriler de [...]
Resesyonun Türkiye’yi teğet geçmesinin hayalden ibaret olduğunu anladıktan sonra gecikmeli ekonomik paketler açmaya başladık. Fakat paketler imalatı, yerli ürüne talebi canlandırmaktansa sadece ticaretle yetiniyor, hatta ithal mallara talebi arttırıyor.
Depremin yaralarını sarmak için hayatımıza giren Özel İletişim Vergisi hala İnternet faturalarımızda duruyor. Bu ay ÖİV %15′den %5′e indi ama ÖİV+ %18′lik KDV ile İnternet için en fazla para ödeyen ülke olmayı sürdürüyoruz. Pırlantanın yakutun KDV’si yokken İnternet’in vergisini 2 Lira indirdik! İnternet’imiz pırlanta gibi olsa gam yemeyeğiz ama nerde…
Amsterdam’daki üzücü kaza tam da uçak kazaları üzerine okuduğum günlere denk geldi. Pek çok kazaya pilotların yorgunluğu, stresi ama çok daha önemlisi beraber rahat çalışamamaları neden oluyor. Bireyler arasındaki otorite, güç dengesizliği daha pek çok olumsuzluğa yol açıyor.
Global resesyon kuvvetlenirken kabus senaryoların yeni bir yıldızı var: Deflasyon, yani eksi enflasyon, yani fiyatların yıldan yıla düşmesi. Hani bize çok yabancı, yaşanası değil, bu dünyadan, düşünmekten bile uzak şeyler olur ya… Bizim için de deflasyon öyle bir şey! Nasıl bir dünya ama, tüketme isteği olup gücü olmayanlar ve tüketme gücü olup isteği olmayanlar!
Daha çok abone aylık sabit ücrete isyan etmeye başlayınca bu konuda haklı da olsa Türk Telekom yeni Jettvel paketleri çıkarak sabit ücreti hazır konuşma paketlerine yedirmeyi tercih etti. Aylık 100, 200 ve 300′lük bu paketlerden hangisini seçmek size daha uygun? Yoksa paket seçmemek daha mı ekonomik hesaplıyoruz.
Yerel seçimleri küçümsememeli, İstanbul Belediyesi Koç ve Sabancı’dan sonra ülkenin 3. büyük holdingi. Obama’nın tarihi İnternet kampanyasını ve nasıl başardığını, ilgisiz kitleleri nasıl harekete geçirdiğini görebilen danışmanlar varsa benzer çabaları burada görebilir miyiz?
Mevcut kamu sitelerini bir araya toplamaktan öteye geçmeyen türkiye.gov.tr’nin açılışıyla avunmaya çalıştığımız 2008 bilişim sektörü açısından kayıp bir yıl oldu. En küçük, en az kullanıcılı ülkeler İnternet markaları çıkarırken Türkiye 2009′da yeni açılımlar iddiasında, ama iletişim vergileri ve kamunun bilişim vizyonu ne kadar değişecek göreceğiz.
Büyük yıldızımız güneş etrafında bir turu daha tamamladık, ama uygarlığımız hala tüm dünyanın bir yeni yılı coşkuyla karşılamasını sağlayacak evrimi tamamlayamadı. Zorlu geçecek 2009′da güçlü olmak için kendimize ve çevremize güven tazelemenin tam zamanı… Mutlu yıllar!
Söz verdiğim 2. ve son Paris yazısında şehrin zengin müzelerini, gözden kaçan tarihi yapıları ve Paris etrafındaki uğrak noktalarını geziyoruz
2. Dünya Savaşı’ndan beri ilk kez endüstriyelleşmiş ülkelerin tümü aynı anda ekonomik daralmaya girerken bir araya gelen G20 liderlerinin toplantısından beklendiği üzere pek bir şey çıkmadı. Toplantının asıl amacı iktidar ilişkilerinin dağılımını ve serbest pazar ekonomisinin konumunu yeniden kalibre etmek olmasın…
Mamma Mia ile başladık, Bir Şehnaz Oyun ile devam ettik, bu sene İstanbul sahneleri vasatı geçmeyecek mi diye düşündük. Beğenmeme nedenlerimi tartışalım ama bu arada şehirdeki sergilerle fazlasıyla mutlu olalım derim!
Erkeğin sakalla mücadelesi çok gerilere uzanıyor. Hayvan kabuklarından taşlara, bakıra derken teknolojik gelişim durmuyor, üç, dört, beşli bıçaklar karşımıza çıkıyor. Barbar kelimesinin “berbere gitmemiş” sıfatından türediği düşünüldüğünde üstümüzde ciddi bir tıraş baskısı var!
Bugün Blog Hareket Günü, dünyada binlerce blog yazarı gibi bugün biz de burada insanlık ayıbı olan “Yoksulluk” gerçeğine eğiliyoruz. Yoksulluk ve enflasyonun nasıl yoksulluk yarattığı benim seçtiğim konu. “Biraz enflasyondan bir şey olmaz” yaklaşımı ülke olarak zenginleşmemizi geciktiriyor!
Herkes küresel finans krizini anlamaya çalışıyor, ama uzmanlardan, ekonomistlerden, siyasetçilerden, sanayicilerden hiçbiri net ve açık olmayan farklı farklı yorumlar geliyor. Genel hatlarıyla ne oluyor, bizi nasıl etkiler ve ne zaman rahatlarız tahmin etmeye çalışalım /Yeni yorumla yazıyı güncelledim/