Yaklaşık 9-10 ay önce, eskiden bir “sağlıklı yaşam işi”nde çalışırken denemiş olduğum yogayı tekrar ve daha ciddi deneme imkanım oldu. O günden bugüne haftada 3-4 akşamımı bana çok keyif veren yogaya ayırır oldum. Artık bu konuda biraz yazmak, kendi tecrübemi aktarmak ve azıcık da olsa ilgisi olanları cesaretlendirmek istedim…
Volvo’nun güvenli sürüş konusunda ne kadar iddialı olduğunu okuyordum ama bizzat test etmemiştim. Özel bir etkinlikte otomatik frenleme, yaya koruma sistemini yeni S60 sedan modellerde test ettik, ilginç bir tecrübeydi…
İmparatorluğa isim verdiği dönemlerde gücünün zirvesinde olan Roma bugün de Katolikliğin merkezi olarak önemini koruyor. Plansız bile gidilse “görülecekler listesi” yapıp bir ucundan başlamak hiç de zor değil, ben de kendi listemi paylaşıyorum
Özellikle Amerikan kültürünün önemli bir parçası haline gelmiş olan Halloween, yani Cadılar Bayramı ülkemizde de bugün pek çok partinin ilham kaynağı. Vampirleriyle gelen 2009′un güncel pazarlama aracı mı yoksa kalıcı mı olacak göreceğiz
“İki kıtayı birleştiren köprü,” “Doğu ile Batı’nın buluştuğu nokta.” Artık İstanbul’un bundan daha fazlası olduğunu yabancılar da dile getirmeye başladı. Anadolu toprakları üzerindeki etkisi yüzyıllardır pek de değişmeyen ama kendisi değişen bu şehri sahiplenmenin vakti geçiyor bile. Şimdilik sadece 13 dolar milyarderi varken, şehrin tadını çıkarmak herkes için daha kolayken…
Büyük yıldızımız güneş etrafında bir turu daha tamamladık, ama uygarlığımız hala tüm dünyanın bir yeni yılı coşkuyla karşılamasını sağlayacak evrimi tamamlayamadı. Zorlu geçecek 2009′da güçlü olmak için kendimize ve çevremize güven tazelemenin tam zamanı… Mutlu yıllar!
Söz verdiğim 2. ve son Paris yazısında şehrin zengin müzelerini, gözden kaçan tarihi yapıları ve Paris etrafındaki uğrak noktalarını geziyoruz
Dünyanın en çok turist çeken şehirlerinden Paris’te görülecek onca yer arasında vakit paylaştırmak zor. Bir hafta içinde gördüklerime göre naçizane önerilerimi, neyin neden görülmesi ya da görülmemesi gerektiğini anlatarak yazı dizisine başlıyorum.
İstanbul’da alternatif, “özel”, bağımsız kültür sanat mekanlarının yeşermesi ümit verici. Büyük bir kazanç olan Pera Müzesi’ni ziyaretimden sonra Garaj İstanbul’da dinlediğim konserin gecikmesi ise “kültür” kavramını yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor
Tarihi Süreyya Opera Binası 2 yıl süren restorasyon sonrası İstanbul Anadolu yakasının tek, Türkiye’nin 6. operası olarak hizmet vermeye başladı. Nispeten küçük sahnesine özel hazırlanan “Bale Gala” ve de binanın restorasyon sonrası hali görülmeye değer
Hükümetin sanata ve sanatçıya yaklaşımının son yıllarda özellikle devlet, ardından diğer kamu tiyatrolarına yansımasıyla bazı sanatçıların bu kurumlardan ayrılması doğal olarak sahnelenen oyunların seviyesini düşürdü. Özel tiyatrolar da bazı sorunlar yaşıyor. Ama sorunlar bir yana, pek çok özel sahnede son derece sıradan, popüler kültürün yozlaştırıcı eğlenceliklerini öne çıkaran, bel altı espriler olmadan sergilenmeyen, bazen bir [...]
Bin yılı aşkın süredir Çinliler yeni yıl kutlamalarını ailenin en büyükleriyle yapar, bazı Budistler et yemez, ateş yakmaz. Türk boyları yeni yılın başlangıcı olarak gördükleri Mart ortasında, bazı kültürlerde “Nevruz” denen günde, müzik yapar, şarkılar söyler, mutlaka dans eder, büyük şölenler düzenleyerek yeni bir dönemi karşılarlardı.
Örnekleri çoğaltmak mümkün, ama dünyanın en köklü kültürleri kullandıkları takvime [...]