<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>H. Cihan Salim - Günce... Blog... &#187; web&#8217;de olanlar, olaylar</title>
	<atom:link href="http://www.cihansalim.net/blog/category/web-de-olanlar-olaylar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cihansalim.net/blog</link>
	<description>www.cihansalim.net</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 09:52:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Dijitalin Yükselişi ile Değişen Ticaret ve Pazarlama Trendleri [sunum]</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/dijitalin-yukselisi-ile-degisen-ticaret-ve-pazarlama-trendleri-sunum/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/dijitalin-yukselisi-ile-degisen-ticaret-ve-pazarlama-trendleri-sunum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 08:00:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon, İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1669</guid>
		<description><![CDATA[Bilişim teknolojileri ucuzlarken milyonlarca yeni kullanıcının dijitale erişiminin artmasıyla bilgi ve ürünün marjinal dağıtım maliyetleri 0’a doğru hızla iniyor. İnternet’in geçer akçesi, yeni para birimleri, 'dikkat/ilgi' ve 'itibar'. Peki bu gelişmeler ışığında iş modelleri ve pazarlama nasıl yeniden şekillendirilebilir? Bu sorulara odaklanan ve İstanbul Bilişim Kongresi'nde izleyicilere yaptığım sunumumu burada görebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce farklı ortam ve platformlarda belli bölümlerini paylaştığım slaytları alttaki sunuşta bir araya getirdim. <a target="_blank" href="http://www.istanbulbilisimkongresi.org.tr/">İstanbul Bilişim Kongresi</a>&#8216;nde dijital yaşam panelinde dinleyicilerle kısıtlı süre içinde paylaştığım bu kareleri vakit yetersizliği ve gelen talep nedeniyle sitemde de paylaşıyorum. Tabii sözlü olarak, daha fazla örnekle birebir anlatmanın tadı bambaşka! Sunum çerçevesinin sağ altındaki oklara basarak tam ekran izlemeye geçmenizi tavsiye ederim.</p>
<div align="center" style="width:595px" id="__ss_10606765"> <strong style="display:block;margin:12px 0 4px"><a href="http://www.slideshare.net/hcsalim/dijitalin-ykselii-ile-deien-ticaret-ve-pazarlama-trendleri" title="Dijitalin Yükselişi ile Değişen Ticaret ve Pazarlama Trendleri" target="_blank">Dijitalin Yükselişi ile Değişen Ticaret ve Pazarlama Trendleri</a></strong> <iframe src="http://www.slideshare.net/slideshow/embed_code/10606765?rel=0" width="595" height="497" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe> </div>
<p>Özetle içindekiler;</p>
<ul>
<li> Bilişim teknolojileri ucuzlarken milyonlarca yeni kullanıcının dijitale erişiminin artmasıyla bilgi ve ürünün marjinal dağıtım maliyetleri 0’a doğru hızla iniyor.</li>
<li> Dağıtımı kolaylaşan bilgi, artık çok sahipli ve tek başına eskisi kadar güç sağlamıyor.</li>
<li> İnternet’in geçer akçesi, yeni para birimleri, &#8216;dikkat/ilgi&#8217; ve &#8216;itibar&#8217;.</li>
<li> Bedava veya ’umursanmayacak kadar ucuz’, bir şekilde iş modellerine, ticaret ve ortaklık şekillerine dahil oluyor.</li>
<li> Kurumlar dışa dönük yüzlerinde nasıl bir iş modeli belirleyebilir, içe dönükken yeni teknolojilerden nasıl faydalanabilir?</li>
<li> Tüm bu dinamiklerin ışığında pazarlama, dijitalle imtihanında sınıfta kalmamak için nasıl değişmeli?</li>
</ul>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fdijitalin-yukselisi-ile-degisen-ticaret-ve-pazarlama-trendleri-sunum%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/dijitalin-yukselisi-ile-degisen-ticaret-ve-pazarlama-trendleri-sunum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canlı deprem takibi için web siteleri</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/canli-deprem-takibi-icin-web-siteleri/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/canli-deprem-takibi-icin-web-siteleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 19:44:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[doğa, çevre ve gezi]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1625</guid>
		<description><![CDATA[Deprem ülkesindeyiz, her yıl korkular atlatıyoruz, kişisel önlemlerimizi almamız gerekiyor. Peki İnternet'te depremle ilgili güvenilir bilgileri hangi kaynaklardan hızlıca temin edebiliriz, diye küçük bir liste bu yazıda.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemiz ciddi deprem riski taşıyan bir coğrafyada. Yıl içinde birkaç tane kayda değer sarsıntı yaşıyoruz. Tabii ardından da TV ekranlarına, Twitter&#8217;a dönüp deprem hakkında daha fazla bilgi almaya çalışıyoruz.</p>
<p>20 Mayıs 2011&#8242;de Kütahya merkezli 5,9-6 şiddetinde bir deprem yaşadığımız anlarda alttaki linkleri bir araya getirmiştim. Artık insanlar hemen İnternet üzerinden yaşadıklarını veya duyumlarını yazıyorlar. Tabii TV&#8217;lerden önce sosyal medyada yoğun bir şekilde deprem haberleri paylaşılmasına bu gidişle de alışıyoruz.</p>
<p>Fakat Google gibi arama motorlarında İstanbul depremi gibi arama terimlerinden hemen etkin sonuç almak zor. Bu nedenle canlıya yakın, çok az gecikmeli deprem kayıtlarını takip edebileceğiniz bazı web sitelerini sizle paylaşmanın faydalı olacağını düşündüm:</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi: <a href="http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/en/index.html" target="_blank">http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/en/index.html</a></p>
<p>ABD hükümetinin deprem takip kuruluşu: <a href="http://earthquake.usgs.gov/">http://earthquake.usgs.gov/</a></p>
<p>Bu sitede bugünkü Kütahya depreminin kaydı: <a href="http://earthquake.usgs.gov/earthquakes/recenteqsww/Maps/10/30_40.php">http://earthquake.usgs.gov/earthquakes/recenteqsww/Maps/10/30_40.php</a></p>
<p>Aynı sitedeki verileri de Google Maps ile entegre ederek canlı sunan; <a href="http://www.oe-files.de/gmaps/eqmashup.html">http://www.oe-files.de/gmaps/eqmashup.html</a></p>
<p>Global Incidents: <a href="http://quakes.globalincidentmap.com/">http://quakes.globalincidentmap.com/</a></p>
<p><a href="http://quakes.globalincidentmap.com/"> </a>Iris Sismic Monitor: <a href="http://www.iris.edu/seismon/">http://www.iris.edu/seismon/</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sizinle faydalı ve detaylı güncel deprem verisi paylaşımı yapan siteleri paylaşmaya devam edeceğim, önerilerinizi bekliyorum, bu listeyi beraber güncel tutabiliriz.</p>
<p>Fakat önemli bir tavsiyem var, bir deprem olduğunda Twitter başına veya bu sitelere bakmadan önce, büyük bir artçı deprem olasılığına karşı anahtar, cüzdan, cep telefonu, pet şişe suyunuzu hazırlayın. Ardından bilgisayar başına oturun.</p>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fcanli-deprem-takibi-icin-web-siteleri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/canli-deprem-takibi-icin-web-siteleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni ‘.com balonu’ korkusu mu, korku balonu mu?</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/yeni-%e2%80%98-com-balonu%e2%80%99-korkusu-mu-korku-balonu-mu/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/yeni-%e2%80%98-com-balonu%e2%80%99-korkusu-mu-korku-balonu-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 10:43:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon, İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1582</guid>
		<description><![CDATA[Teknoloji Balonu 2.0 mı?! Son 20 yılda teknoloji sektörünün, özellikle tüketici elektroniği ve kurumsal bilişim çözümlerinde yenilikçi firmaların ortalamadan hızlı büyüdüğünü gözlemledik. Bir yıldır duyduğumuz çılgın Facebook, Twitter şirket değer hesaplamaları ise çoğumuzu şaşırtıyor. Peki eski gözlemlerimiz bizi yanıltacak mı, korkutucu bir balon mu şişiyor...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2007-08, Türkiye’nin en büyük iki endüstri grubundan birinde, farklı coğrafyalarda hızlı büyümek için şirket satın alma çalışmaları yapıyoruz. Dünya ekonomisinin canlı olduğu günler olmasına rağmen verdiğimiz tekliflerde, hedef şirketleri yıllık karlarının yaklaşık 3 ila 5 katları arasında değerlendiriyoruz. Çünkü önemli olan tabii ki yatırılan para karşılığında elde edilecek yıllık kar.</p>
<p>Peki ya henüz kar etmeyen şirketleri nasıl değerlendireceğiz? Hatta kar bir yana, nasıl gelir akışı yaratacağını bilemeyen şirketlere hissedar olmak ister misiniz? 6 yıl Yahoo!’nun elinde tuttuğu, hala ciro yapamayan 8 yaşındaki Delicious’u YouTube kurucuları yaklaşık 30 milyon dolara devraldı.</p>
<p>Avrupa’nın en büyük GSM operatörlerinden Turkcell’in değeri İMKB’de oluşan hisse fiyatlarına göre yaklaşık 20 milyar TL. 2010 cirosu 9 milyar TL iken amortisman, vergi ve faiz öncesi karı 3 milyar TL. Borsa ‘hesapçıları’nın kullandığı şirket değeri bölü ciro, 20/9, Turkcell için yaklaşık 2 çıkıyor.</p>
<p>Peki ya dünyanın en etkin sosyal medya özellikli iş ağı Linkedin için bu katsayı kaç? Sıkı durun, büyük olasılıkla dünya rekoru, tam 45! Halka arz edildiği ilk gün hisse fiyatları ikiye katlanıp 10 milyar dolarlık bir şirket değerine kavuşan Linkedin, “.com balonu yeniden mi şişiyor” korkusunu gündeme taşıdı.</p>
<div align="center">
<div style="width:360px; text-align:center" class="captionfull"><img width="360" src="http://cihansalim.net/blog/resim/teknoloji-balonu-web20-balon-twitter-facebook.jpg"/ title="Özellikle Web 2.0 şirketlerinin halka arz planları, 2. el piyasada el değiştiren sınırlı miktarda hisselerinin fiyatları, tam da yeni bir global durgunluğa girerken 2. bir teknoloji balonu mu şişiyor korkusu yaratıyor"/>
<p>Özellikle Web 2.0 şirketlerinin halka arz planları, 2. el piyasada el değiştiren sınırlı miktarda hisselerinin fiyatları, tam da yeni bir global durgunluğa girerken 2. bir teknoloji balonu mu şişiyor korkusu yaratıyor</p>
</div>
</div>
<p>Benzer değerleme katsayıları sosyal medyanın diğer devleri için de gerçekleşirse Facebook 100, Groupon 30, Twitter 7 milyar dolarlık şirket değerlerine uçabilir. Microsoft’un Skype’yi dudak uçaklatan 8,5 milyar dolarlık alışı zaten bu rakamları ulaşılabilir gösteriyor.</p>
<p><strong>Web Şirketleri Farklı Değerlendirilmeli</strong><br />
Son 20 yılda teknoloji sektörünün, özellikle tüketici elektroniği ve kurumsal bilişim çözümlerinde yenilikçi firmaların ortalamadan hızlı büyüdüğünü gördük. Artan refah seviyesi, yeni orta sınıf ve tabii üst gelir gruplarının harcamalarında teknoloji ürünlerinin payının da artmasını sağladı.</p>
<p>Bu da yatırımcıların ve çoğumuzun teknoloji şirketlerinin hızlı büyümeye devam edeceği beklentisini korumasına temel dayanak. Nitekim 24 milyar dolar değerden halka arz edilen Google, ilk günkü katsayısı gerilese de çok daha büyük şirket değerlerine ulaştı.</p>
<p>Değişen dünyada sosyal medya, mesela TV eğlencesine ayrılan vakitten yiyiyor. Ayrıca bilgi tüketiminde “tanıdıklarla ortak, onlardan beslenerek” davranma da sosyal ağları güçlendiriyor. Ve de .com balonu patladığında, 1999’da 250 milyon İnternet kullanıcısı varken bugün 2 milyar kişi daha uzun süre, hem de artan oranda mobil erişime sahip.<br />
Bu nedenlerle yolun başındaki sosyal mecraları farklı değerlendirmeli. Danışmanlık firması PwC, Facebook’un kullanıcısı başına şirketi değerini, İngiltere’nin TV devi ITV’ninkilerle karşılaştırıp benzer değerler açıklayıp bunu mantıklı bulan bir rapor yayınladı.</p>
<p>Dünya, 1929 Büyük Buhran’dan beri en sıkıntılı iktisadi dönemini yaşıyor. Maestro denirken birden bu krizi hazırladığı iddia edilmeye başlanan ABD’nin efsane Merkez Bankası Başkanı Greenspan, “balonun şiştiğini kesin olarak bilmek imkansızdır” diyor.</p>
<p>Evet balon, bu sistemin doğası gereği şişer, ama erken uyarı sistemi teknoloji sektörünün gelişimini olumsuz etkilerse yazık olur&#8230; Sosyal ağların asıl sınavı, milyonlarca üyeden para kazanmanın yaratıcı yöntemlerini bulmak olacak.</p>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fyeni-%25e2%2580%2598-com-balonu%25e2%2580%2599-korkusu-mu-korku-balonu-mu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/yeni-%e2%80%98-com-balonu%e2%80%99-korkusu-mu-korku-balonu-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LinkedIn bir günde ikiye katladı, şirket değeri 9 milyar dolara uçtu</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-bir-gunde-ikiye-katladi-sirket-degeri-9-milyar-dolara-uctu/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-bir-gunde-ikiye-katladi-sirket-degeri-9-milyar-dolara-uctu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 May 2011 06:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1488</guid>
		<description><![CDATA[Profesyonel iş ağı LinkedIn, 8. yaşında dün halka açıldı ve şaşırtıcı bir yükselişle neredeyse 10 milyar dolarlık bir şirket haline geldi! Halka arz için talep toplanırken birim hisse fiyatı için 32-35 ABD Doları bir aralık belirlendiğini, bunun da şirketin toplam değerini 3 milyar ABD Doları&#8217;na yaklaştıracağını bu hafta içindeki detaylı analizimde sizlerle paylaşmış, LinkedIn halka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Profesyonel iş ağı <a href="http://www.linkedin.com/" target="_blank">LinkedIn</a>, 8. yaşında dün halka açıldı ve şaşırtıcı bir yükselişle neredeyse 10 milyar dolarlık bir şirket haline geldi! Halka arz için talep toplanırken birim hisse fiyatı için 32-35 ABD Doları bir aralık belirlendiğini, bunun da şirketin toplam değerini 3 milyar ABD Doları&#8217;na yaklaştıracağını <a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-halka-aciliyor-degerleme-3-milyar-dolar/">bu hafta içindeki detaylı analizimde</a> sizlerle paylaşmış, LinkedIn halka arzının diğer, daha &#8216;genç&#8217; web girişimleri, özellikle sosyal ağlar için bir işaret vereceğini belirtmiştim.</p>
<div align="center"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6758407155973721";
//blog-orta-468
google_ad_slot = "3758895704";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//--></script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div>
<p>Zira Buffett gibi yatırım guruları yeni bir İnternet balonunun oluşmak üzere olabileceğini dile getirmeye devam ediyor. Buna rağmen talep toplama aşamasında yüksek ilgi sonrası 32-35 dolar yerine 45 dolar seviyesine çıkan hisse, New York Borsası&#8217;nda daha ilk işlemlerde 83 dolardan açılışını yaptı.</p>
<p>Gün içinde 123 doları zorlayan LNKD hissesi seansı yaklaşık 94 dolardan kapattı, yani 45 dolarlık talep toplama fiyatını ilk günde, seans içinde ikiye katladı. Bu da şirketin toplam değerini yaklaşık 9 milyar dolara ulaştırdı.</p>
<p>Sadece bir sene önce, henüz halka arza gitmemiş şirketlerin ortaklarının hisselerini satmalarını, yeni yatırımcıların hisse işlemi yapmasını sağlayan platform olan SecondMarket ve Sharespost gibi platformlarda LinkedIn hisseleri 17 dolardan el değiştiriyordu. Temmuz&#8217;da 21 doları görüp yılı 25 dolardan kapatan hisseler bu yıl 34 dolar seviyelerinde dalgalanıyordu.</p>
<p>Halka arzda daha düşük bir fiyat ortaya çıkması durumunda SecondMarket gibi kapalı platformlarda daha pahalıya hisse alanların nasıl hareket edeceği de merakla bekleniyordu. Ama LinkedIn tüm bu olasılıkları ezercesine büyük bir yatırımcı ilgisi çekti. Mashable&#8217;a göre, 2010&#8242;daki 243 milyon dolarlık cirosunun tam 36 katı bir şirket değeri ortaya çıkmış oldu. Google&#8217;ın toplam şirket değeri, cirosunun 5,5 katı iken Salesforce.com da bu katsayı 10,4.</p>
<p>Bu yüksek ilginin Twitter ve Facebook başta olmak üzere diğer sosyal medya şirketlerinin henüz borsaya açılmamış, özel pazarlarda el değiştiren hisselerine de yoğun ilgi getirmesi bekleniyor. Örneğin şu anda Twitter&#8217;ın değeri yaklaşık 4 milyar dolar seviyelerinde tahmin ediliyor, kısa vadede bu rakamın daha da yükselmesi kuvvetle muhtemel.</p>
<div align="center"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6758407155973721";
google_alternate_color = "FFFFFF";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-10-01: linkunit
google_ad_channel = "8438864729";
google_color_border = "32527A";
google_color_bg = "FFFFFF";
google_color_link = "0000FF";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "008000";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Flinkedin-bir-gunde-ikiye-katladi-sirket-degeri-9-milyar-dolara-uctu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-bir-gunde-ikiye-katladi-sirket-degeri-9-milyar-dolara-uctu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaraylılar, Euroleague bileti için için sosyal medyada gündem yarattı!</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/galatasaraylilar-euroleague-bileti-icin-icin-sosyal-medyada-gundem-yaratti/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/galatasaraylilar-euroleague-bileti-icin-icin-sosyal-medyada-gundem-yaratti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 13:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[oyunlar, spor, TV]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1486</guid>
		<description><![CDATA[Basketbolun UEFA Şampiyonlar Ligi olan, Euroleague&#8216;de her yıl 24 takım mücade ediyor. Fakat Euroleague&#8217;in özerk yapısı nedeniyle, Şampiyonlar Ligi&#8217;nde olduğu gibi belli sportif başarıları elde eden takımların Euroleague&#8217;de yer hak etmeleri garanti değil.

Euroleague kurucuları takım ve ülkeler, belli kriterlere göre lige katılabilecek takımları belirliyorlar. Türk Hava Yolları&#8216;nın Euroleague&#8217;in 5 yıllık isim sponsorluğuyla Turkish Airlines Euroleague [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Basketbolun UEFA Şampiyonlar Ligi olan, <a href="http://www.euroleague.net/">Euroleague</a>&#8216;de her yıl 24 takım mücade ediyor. Fakat Euroleague&#8217;in özerk yapısı nedeniyle, Şampiyonlar Ligi&#8217;nde olduğu gibi belli sportif başarıları elde eden takımların Euroleague&#8217;de yer hak etmeleri garanti değil.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Euroleague kurucuları takım ve ülkeler, belli kriterlere göre lige katılabilecek takımları belirliyorlar. <a href="http://www.thy.com.tr">Türk Hava Yolları</a>&#8216;nın Euroleague&#8217;in 5 yıllık isim sponsorluğuyla Turkish Airlines Euroleague olarak adı değişen organizasyon, THY&#8217;nin de etkisi ile 2012&#8242;de Final-Four yani şampiyonluk maçlarını İstanbul&#8217;da gerçekleştirecek.</p>
<p>Yıllardır Efes Pilsen ve Ülkerspor&#8217;un, ardından da Ülker ile Fenerbahçe basketbol şubesinin birleşmesiyle Efes Pilsen ve Fenerbahçe Ülker&#8217;in ülkemizi temsil ettiği organizasyonda önümüzdeki yıl Galatasaray Cafe Crown&#8217;un da yer alması için Galatasaraylı taraftarlar bugün İnternet üzerinden büyük bir kampanyayı bilerek veya bilmeden başlatmış oldular.</p>
<p>Normal sezonu Efes Pilsen&#8217;in üstünde, Fenerbahçe Ülker ve Bandırma Banvitspor&#8217;un altında 3. sırada tamamlayan Galatasaray eğer yarı finalde Bandırma Banvit&#8217;i eleyebilirse finalde Fenerbahçe Ülker veya Efes Pilsen&#8217;in rakibi olacak. Bandırma Banvit&#8217;i eleyeceklerine inanan Galatasaraylılar, sezonu en kötü 2. olarak bitireceklerini de göz önüne alarak, Türk Hava Yolları&#8217;nın sponsor olduğu organizasyonda yer almaları gerektiğini düşünüyor.</p>
<p>Bugün <a href="http://gsbasket.org/forum/threads/7454-EUROLEAGUE-%C4%B0%C3%A7in-Sald%C4%B1r-GALATASARAY!">Galatasaray Basketbol Portalı GSBasket&#8217;te &#8220;Euroleague için Saldır Galatasaray&#8221; başlıklı tartışma sayfası</a> ve diğer web sitelerinde paylaşılan bilgiler bir anda çok geniş bir taraftar kitlesinin İnternet&#8217;te harekete geçmesine vesile oldu.</p>
<p>Şu anda hedef gösterilen <a href="http://www.facebook.com/TheEuroleague?sk=wall&#038;filter=1">Euroleague resmi Facebook sayfasının kullanıcılara açık olan duvarında (bakınız sağ üstteki En Yeniler seçeneği)</a> neredeyse her dakika yeni bir &#8220;Galatasaray Euroleague&#8217;de olmalı&#8221; mesajı yer alıyor:</p>
<div align="center">
<div style="width:600px; text-align:center" class="captionfull"><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/euroleague-facebook-galatasaray.gif" alt="Facebook'taki Euroleague sayfası Galatasaraylılar'ın yoğun ilgisi altında!" width="600" /></div>
</div>
<p>Sadece Facebook&#8217;ta değil, şu anda Twitter&#8217;da da Türkiye&#8217;de en çok konuşulan ikinci etiket / hashtag Türkan Saylan&#8217;ın ardından &#8216;<a href="http://twitter.com/#!/search/%23galatasaray4euroleague">#galatasaray4euroleague</a>&#8216;. Bu ilgi kuşkusuz Euroleague&#8217;in pazarlama görevlilerinin ilgisini çekecektir. Fakat medyada &#8220;THY bastırdı, Euroleague finali 2012&#8242;de Sinan Erdem Spor Salonu&#8217;na geldi&#8221; ifadelerini gördükten sonra THY&#8217;nin de, eğer Galatasaray ligde finali oynar, hatta kazanırsa Euroleague&#8217;e bu konuda da talepte bulunması beklenecektir. Yani bir bakarsınız, sosyal medyayı iyi yöneten şirketlerden THY, bir süre sonra Galatasaraylılar&#8217;ın dijital ortamda yeni muhatabı olur!</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fgalatasaraylilar-euroleague-bileti-icin-icin-sosyal-medyada-gundem-yaratti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/galatasaraylilar-euroleague-bileti-icin-icin-sosyal-medyada-gundem-yaratti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LinkedIn halka açılıyor, değerleme 3 milyar dolar</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-halka-aciliyor-degerleme-3-milyar-dolar/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-halka-aciliyor-degerleme-3-milyar-dolar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 06:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1463</guid>
		<description><![CDATA[Profesyonel iş ağı LinkedIn 8. yaşında halka açılıyor. Hisselerinin %9'unu arz edecek şirketin toplam değerinin 3 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Facebook, Zynga, Groupon gibi genç İnternet devleri hisselerini hala blok blok özel seanslarla satmaya devam ederken LinkedIn'in halka arzı, İnternet sektöründe yeni bir balon oluşup oluşmadığının ön göstergesi olabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Profesyonel iş ağı <a target="_blank"  href="http://www.linkedin.com">LinkedIn</a>, 8. yaşında halka açılıyor. 19 Mayıs Perşembe günü New York Borsası&#8217;nda LNKD kısaltmasıyla işlem görmeye başlayacak olan hisseler 32-35 ABD Doları arasında bir fiyattan halka arz edilmiş olacak.</p>
<p>Yaklaşık 7,8 milyon adet hissesini halka açacak olan LinkedIn böylece bu satıştan yaklaşık 270 milyon dolar elde edecek. 7,8 milyon adet hisse ise şu anda şirketin yaklaşık yüzde 9&#8242;luk bir büyüklüğüne denk geliyor. Buradan hareketle LinkedIn&#8217;in şirket değerinin 3 milyar dolar seviyelerinde olduğunu görüyoruz.</p>
<p>2011 başında halka arza gitme planları olduğunu duyuran LinkedIn&#8217;e, o dönemde 2. el pazarındaki hisse el değiştirmeleri baz alındığında yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir değer biçiliyordu.</p>
<p>Kurucusu Reid Hoffman’ın ve eşi Michelle Yee&#8217;nin toplam %21, şirketin en büyük yatırımcısı Sequoia Capital’ın %19, Greylock Partners’ın %16, Bessemer Venture Partners&#8217;ın %5 hissesi bulunurken CEO Jeffrey Winer da şirketin %4&#8242;üne sahip.</p>
<p>2010&#8242;u 90 milyon kayıtlı kullanıcı ile kapatan şirket bu yıl Mart ayında 100 milyonu aştı. 2010&#8242;da karlılığı yakalayan şirket, 2011&#8242;in ilk çeyreğinde de 2010&#8242;un aynı dönemine oranla %110&#8242;luk bir artışla 94 milyon dolar ciro yakalarken net dönem karı da geçen yıl aynı dönemki 1,8 milyon dolardan 2 milyon dolara yükseldi.</p>
<p><strong>Sosyal ağların değerlemesi açısından dikkat çekici bir halka arz</strong><br />
Profesyonel ihtiyaçlara yönelik bir sosyal ağ olarak konumunu gittikçe güçlendiren LinkedIn kullanıcılar arasında etkileşimi arttırmak için gönderileri, Twitter gibi farklı platformlardaki iletileri, önerilen makale, haber tartışmaları ön plana çıkarmıştı.</p>
<p>2009&#8242;da gelirlerinin %41&#8242;ini ücretli üyeliklerden elde eden LinkedIn, 2010&#8242;un ilk çeyreğinde ise bu kalemden toplam gelirin %27&#8217;sini elde etti. Bu değişimin ve şirketin gelirlerindeki artışın temel nedeni, 2010 ilk 9 ayında ücretli yayınlanan iş ilanlarının toplam gelirlerin %41&#8242;ini, sitedeki reklam ve sponsorlukların da %32&#8217;sine ulaşması oldu.</p>
<p>Daha &#8216;genç&#8217; pek çok sosyal medya şirketi özel yatırımlar alarak blok blok hisse satışıyla sermaye enjeksiyonu almaya devam ederken LinkedIn&#8217;in halka arzı önümüzdeki dönemde beklenen Facebook, Zynga, Groupon gibi halka arzlar açısından bir işaret verebilir.</p>
<p>Aralarında yatırım gurusu Warren Buffett&#8217;ın da olduğu bazı uzmanların İnternet ve sosyal medya şirketlerinin uçuk ve dayanaksız fiyatlamalara ulaşan seviyelerden hisse sattığını dile getirmeye başladığı bu dönemde LinkedIn&#8217;in halka arzıyla ilgili gelişmeler de bu nedenle fazlasıyla ilgi çekecek.</p>
<p><a href="http://www.comscoredatamine.com/2011/05/linkedin-thrives-across-all-markets/">comScore&#8217;un raporladığına göreyse</a>, aktif benzersiz kullanıcı sayısı Mart ayında geçen yıla göre %65 artışla 79 milyon. En hızlı büyüyen bölge bir yılda %240 ile Güney Amerika, %140 ile Ortadoğu-Afrika.</p>
<p>Türkiye&#8217;de LinkedIn&#8217;in yaklaşık yarım milyon kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor. Daha önce geniş bir kullanıcı ağına ulaşmış olan cember.net&#8217;i satın alarak kendi markasıyla ama Türkçe arabirimiyle devam eden <a target="_blank" href="http://www.xing.com/tr/">XING</a>&#8216;in de Türkiye&#8217;de, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler arasında da gücünü koruduğunu söyleyebiliriz.</p>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Flinkedin-halka-aciliyor-degerleme-3-milyar-dolar%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/linkedin-halka-aciliyor-degerleme-3-milyar-dolar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Groupon Now! ile lokasyon tabanlı indirim ve grup alışveriş fırsatlarının kapısı açılıyor</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/groupon-now-ile-lokasyon-tabanli-indirim-ve-grup-alisveris-firsatlarinin-kapisi-aciliyor/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/groupon-now-ile-lokasyon-tabanli-indirim-ve-grup-alisveris-firsatlarinin-kapisi-aciliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 07:24:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1447</guid>
		<description><![CDATA[Groupon ABD'de anlık ve konum tabanlı indirim fırsatlarını cep telefonları üzerinden sunmaya başladı. Yakınınızdaki işletmelerin hemen kullanılabilir tekliflerini değerlendirme fikri çoktandır gündemde ama bunu hızlandıranlar Groupon gibi şirketler mi olacak?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal satın alma, grup alışveriş sektörünün en büyük oyuncusu Groupon, iki günde ikinci önemli duyurusunu yaptı. Önce <a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/grup-alisveris-ile-etkinlik-organizasyonu-liderleri-bir-araya-gelip-grouponlivei-kuruyor/">LiveNation ile ortak proje</a>sini duyuran şirket, bir gün sonra da <a href="http://www.groupon.com/now">Groupon Now!</a> hizmetini kullanıma soktu.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Groupon&#8217;un iOS (iPhone, iPad, iPod&#8217;lar) ve Android tabanlı cihazlarda çalışan uygulamasını çalıştırıp o an nerede olduğu bilgisini paylaşan kullanıcılar, fiziki olarak yakın oldukları mekanlarda sunulan indirim fırsatlarını öğrenebilecekler. Şu anda Groupon&#8217;un merkez ofisinin bulunduğu Şikago&#8217;da sunulan hizmet, yerel işletmelerin haftanın sakin ve az müşterili gün ve saatlerine özel fırsatları sınırlı saatler arasında ve hemen sunmasını mümkün kılacak.</p>
<p>Aslında ABD&#8217;de Groupon&#8217;un başlıca rakibi LivingSocial, Mart ayı başında benzer girişimini Instant Deals adıyla kullanıma sunmuştu. Groupon&#8217;un da Now! hizmetinin geleceği Mart ayında öğrenilmiş, şirket kurucusu ve CEO&#8217;su Andrew Mason 17 Mart tarihli Business Week röportajında, bazı çalışanların mevcut günlük fırsat modelini Groupon 1.0, Groupon Now!&#8217;ı ise Groupon 2.0 olarak adlandırdığını aktarmıştı.</p>
<p><strong>Farklı bir ekosistem ve iş modeli</strong><br />
Mevcut grup alışveriş modelinde fırsatı satın almak için bir veya birkaç günlük bir pencere sunulurken fırsatın kullanılması için çoğunlukla birkaç haftayı aşan bir esneklik sunuluyor.</p>
<p>Groupon Now! modelinde ise &#8216;anlık&#8217; ve lokasyon bazlı fırsatlar söz konusu. İşletmelerin teklif yaratma ekranını kullanarak kendi kendilerine, hemen oluşturabildikleri teklifler, kupon olmaktan ziyade o anda hemen kullanılabilir fırsatlar olarak sunuluyor.</p>
<p>Alışık olduğumuz fırsat modelinde, küçük ya da büyük işletmeler aslında bir pazarlama çalışması yapmış oluyor, fırsat sitesinin yüz binler, hatta milyonları aşan kullanıcısına ücretsiz olarak ulaşabiliyor, marka bilinirliği de sağlıyorlardı. Sundukları indirimi kullananlardan eğer zarar ederlerse de bunu bir pazarlama gideri olarak görmeleri gerekiyordu. Fırsat siteleri de bu nedenle diğer reklam medyalarıyla rekabet eden şirketler olarak tanımlanabilir.</p>
<p>Groupon Now! gibi anlık ve lokasyon bazlı hizmetler ise işletmelerin reklam ve marka bilinirliğinden çok daha fazla oranda direkt ciro yapma ve &#8217;saklanayaman&#8217; çalışan, dayanıksız gıda mamulleri gibi envanter eritme önceliklerinin ağır bastığı bir platform. Bu platformda Groupon gibi platform sağlayıcılar için daha farklı satış komisyon oranları gerçekleşecektir.</p>
<p>Öte yandan lokasyon bazlı fırsatlar dendiğinde bu alanda sadece grup alışveriş siteleri ve mobil cihazlardan da fazlasıyla erişilen NTVMSNBC, Hürriyet gibi medya portalları değil; GSM operatörleri, hatta katma değerli hizmet sunan mobil içerik sağlayıcılar da söz sahibi olabilir.</p>
<p>Nitekim şu anda televizyonlarda Turkcell&#8217;in SMS bilgilendirme araçlarını kullanarak alışveriş merkezine giren müşterileri mağazaya çekip satışları arttıran markaların başarı hikayelerini görüyoruz.</p>
<p>Lokasyon bazlı sosyal medya ve mobil ticaret çok daha kuvvetli büyüyecek. Fakat bu büyümenin bugüne kadar yavaş kalmasını, aslında &#8220;mobil&#8221; girişimler olmayan Groupon gibi şirketler hızlandırabilecek mi yakından takip ediyor olacağız.</p>
<div align="center"><object width="640" height="390"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Vgk1YfInZoM?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="390" src="http://www.youtube.com/v/Vgk1YfInZoM?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></div>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<p><i>İlgili Yazılar:</i></p>
<ul>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/grup-alisveris-ile-etkinlik-organizasyonu-liderleri-bir-araya-gelip-grouponlivei-kuruyor/">Grup alışveriş ile etkinlik organizasyonu liderleri bir araya gelip GrouponLive’ı kuruyor</a></li>
</ul>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fgroupon-now-ile-lokasyon-tabanli-indirim-ve-grup-alisveris-firsatlarinin-kapisi-aciliyor%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/groupon-now-ile-lokasyon-tabanli-indirim-ve-grup-alisveris-firsatlarinin-kapisi-aciliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google, Müzik hizmetini duyurdu: music by Google</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-muzik-hizmetini-duyurdu-music-by-google/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-muzik-hizmetini-duyurdu-music-by-google/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 06:26:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Esintiler]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1442</guid>
		<description><![CDATA[Google, 2 günlük daha çok yazılım geliştiricilere hitap eden Google I/O etkinliğinde yeni hizmeti Google Music&#8217;i duyurdu. Şu anda music beta by Google olarak adlandırılan hizmet sadece Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde sınırlı sayıda kullanıcı tarafından test edilebiliyor. Kısıtlı bir süre ücretsiz kullanılabilecek olan hizmet, mobil cihazlarla da etkin senkronizasyon vaat ediyor. Google Music öncelikle web ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Google, 2 günlük daha çok yazılım geliştiricilere hitap eden Google I/O etkinliğinde yeni hizmeti Google Music&#8217;i duyurdu. Şu anda <a href="http://music.google.com/about/">music beta by Google</a> olarak adlandırılan hizmet sadece Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde sınırlı sayıda kullanıcı tarafından test edilebiliyor. Kısıtlı bir süre ücretsiz kullanılabilecek olan hizmet, mobil cihazlarla da etkin senkronizasyon vaat ediyor. Google Music öncelikle web ve de Android işletim sistemi 2.2 versiyonu ve daha güncelleriyle çalışan taşınabilir cihazlardan kullanılabilecek.</p>
<p>Uzun süredir üzerinde çalışıldığı duyumları alınan hizmetin bugüne kadar duyurulmamasının başlıca nedeni telif haklarıyla ilgili anlaşmaların gecikmesi olarak tahmin ediliyor.</p>
<p>Bir bulut bilişim hizmeti olan Google Music&#8217;e kişisel koleksiyonunuzdaki parçaları yükledikten sonra İnternet erişiminiz olan her yerden bunları dinliyorsunuz. Böylece yanınızda, cihazlarınızda bu şarkıların dijital kopyasını taşımanıza gerek kalmıyor. Senkronize etmek / eşitlemek istediğiniz parça ve albümleri seçme özellikleriyle birlikte son dinlediğiniz belli bir miktarda parçayı ve sizin seçtiklerinizi de cihaz belleğinde saklayarak İnternet bağlantısı kesildiğinde veya kapattığınızda da cihazınızdan çevrimdışı dinleyebiliyorsunuz.</p>
<p>Buna ek olarak hazırladığınız çalma listelerini bir cihazda güncellediğinizde ve bunu İnternet üzerinden senkronize ettiğinizde diğer cihazlarınızda da güncel çalma listesine kolayca ulaşabiliyorsunuz. Birkaç farklı bilgisayar, cihaz ve de iTunes gibi kütüphaneye yayılmış koleksiyonunuzu sisteme yüklemenin kolaylaştırıldığını öne çıkaran Google Music, siz uğraşmak istemediğinizde seçtiğiniz bir parçaya uygun olabilecek diğer parçalardan hızla bir çalma listesi de oluşturabiliyor.</p>
<p>Google Music&#8217;in tanıtım videosunu buradan izleyebilirsiniz:</p>
<div align="center">
<iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/ZrNhKcxBbZo" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fgoogle-muzik-hizmetini-duyurdu-music-by-google%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-muzik-hizmetini-duyurdu-music-by-google/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta 136 bin takipçisi olan şapka!</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/kraliyet-dugunu-nde-prenses-beatrice-in-sapkasi-ahtapot-gibi-facebook-grubu-136-bin-takipcili/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/kraliyet-dugunu-nde-prenses-beatrice-in-sapkasi-ahtapot-gibi-facebook-grubu-136-bin-takipcili/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 08:46:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1417</guid>
		<description><![CDATA[Kraliyet Düğünü tüm dünyada yoğun ilgi topladı. Kıyafetler, kostümler merakla izlendi. Şapkasız gelen İngiltere Başbakanı'nın eşi, "çıplak kafalı" olarak bile tanımlandı. Düğünün en ünlü şapkası ise Facebook'ta dev bir grup yarattı!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önceki Cuma günü gerçekleşen Kraliyet Düğünü&#8217;nün etkisi oldukça geniş alana yayıldı. Canlı yayınlar ile hem TV, hem <a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-kraliyet-dugununu-youtubeda-yayinlayacak-canli-yayin-rekoru-kirilir-mi/">İnternet&#8217;te tarihin en yüksek izleme oranlarına yaklaşıldı</a>. Düğünü takip edenler, şık kıyafet ve kostümlere ek olarak davetli hanımların özel şapkalarını da ilgiyle izledi.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Şapkalardan bir tanesi, özellikle kilise içinde oturulurken, kalabalık içinde oldukça dikkat çekiyordu. Bu da <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Princess_Beatrice_of_York">Prenses Beatrice</a>&#8216;in tepeden çekim yapan kamerada ön kısmı pek de gözükmeyen, iki adet 8&#8242;li fiyonk gibi gözüken şapkasıydı.</p>
<p>Beatrice&#8217;in kardeşi ile kilise dışındaki fotoğraflarını da görenlerin bir kısmı, özellikle kıyafetinin rengini de çok beğendi. Şapkayı da şık bulanlar hiç de az değildi<br />
Fakat şapkayı tam bir felaket bulanlar da, bugüne kadarki en kötü şapka olarak ilan etti.</p>
<p>Ve sonunda, <a target="_blank" href="http://www.facebook.com/pages/Princess-Beatrices-ridiculous-Royal-Wedding-hat/203705509669392?sk=wall">şapka için açılan Prenses Beatrice&#8217;in gülünç şapkası Facebook grubu</a> tam 136 bin takipçiye ulaştı.<br />
Bir şapka için, hatta bir kostüm için kurulan en kalabalık sanal grup bu olabilir. Bir o kadar önemlisi de, bu grupta 1800&#8242;e yakın fotoğraf paylaşılmış olması. Çünkü yüzlerce kişi, bu şapkayı ilginç denemelerle farklı şekillerde görsellerde kullandılar. Facebook grubunda çok daha fazlasını görebileceğiniz görsellerden birkaçını burada paylaşıyorum.</p>
<p>Birkaç gün önce Beyaz Saray&#8217;da Bin Ladin operasyonu esnasında çekilen ünlü &#8220;Operasyon Odası&#8221; fotoğrafı İnternet tarihinin en popüler 2. görseli olmuştu, Yeni Medya Düzeni&#8217;nde <a target="_blank"  href="http://www.yenimedyaduzeni.com/internetin-en-populer-2-gorseli-operasyon-odasi-ne-hale-geldi/">paylaştığımız haberdeki görsellerden birinde de Beatrice şapkası tüm Obama ekibine takılmıştı</a>.</p>
<div align="center">
<img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/kedi.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/koreordu.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/dart.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/obama.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/laden.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/gandalf.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/makyaj.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/nadal.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/potter.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/sampiyonlarligi.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/staartrek.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/terminator.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/tutankhamon.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/ghostly.jpg"/><br />
<br /><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/beatrice/indiana-jones.jpg"/><br />
</div>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<p>İlgili Yazılar:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-kraliyet-dugununu-youtubeda-yayinlayacak-canli-yayin-rekoru-kirilir-mi/">Google, Kraliyet Düğünü&#8217;nü YouTube&#8217;da yayınlayacak. Canlı yayın rekoru kırılır mı?</a></li>
</ul>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fkraliyet-dugunu-nde-prenses-beatrice-in-sapkasi-ahtapot-gibi-facebook-grubu-136-bin-takipcili%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/kraliyet-dugunu-nde-prenses-beatrice-in-sapkasi-ahtapot-gibi-facebook-grubu-136-bin-takipcili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>South Park sezonu ağır Apple hicviyle açtı</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/south-park-sezonu-agir-apple-hicviyle-acti/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/south-park-sezonu-agir-apple-hicviyle-acti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 15:08:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[oyunlar, spor, TV]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1393</guid>
		<description><![CDATA[Kült çizgi film dizisi South Park yeni sezonunu ağır bir Apple eleştirisiyle açtı. Geçtiğimiz yıl South Park için iPhone uygulaması kabul görmemesine rağmen böyle bir bölüm tasarlamayan yapımcıların tepesini attıran, sanırım geçen hafta ortaya çıkan iPhone ve iPad'in kullanıcıların nerede olduğunu kaydetmesi oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kült komedi çizgi film dizisi South Park 15. sezonunun ilk bölümünü Apple eleştirileriyle açtı. Özellikle önceki hafta, iPhone ve GPS çipli iPad&#8217;in, sık aralıklarla kullanıcının nerede olduğunu bir veri dosyasında sakladığının, bu dosyanın da korunmasız ve şifresiz şekilde erişilebilir olduğunun ortaya çıkması büyük yankı uyandırmıştı.</p>
<p>Ardından hem Android işletim sistemli ve hem de Microsoft tabanlı mobil cihazlar için de benzer iddialar gündeme gelmişti. iPhone ve iPad&#8217;deki consolidated.db dosyasının nasıl kolayca harita üzerine dökümünün alındığını, küçük bir önlem de olsa ne yapabileceğinizi geçtiğimiz hafta incelemiş ve <a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/iphone-ve-ipad-ne-zaman-nerede-oldugunuzu-kaydediyor-ne-yapabilirsiniz/">iPhone ve iPad her adımınızı kaydediyor: Ne yapabilirsiniz?</a> yazımda paylaşmıştım.</p>
<p>South Park&#8217;ın Türkiye saatiyle Perşembe sabahına doğru yayınlanan bölümü de bu konuyu merkeze alarak başladı. Aslında geçtiğimiz yıl dizinin yapımcılarının hazırladığı yeni iPhone South Park uygulaması Apple Store tarafından kabul görmemiş ve dağıtıma sokulmamıştı. Dizi her zaman küfürlü olmasına rağmen hala pek çok bölümü Apple Store&#8217;da satılıyor. Uygulamanın kabul görmemesi bu nedenle içerikten ziyade, uygulama üstünden yapılacak işlemlerden Apple&#8217;ın komisyon kaybedeceğini düşünmesi olarak yorumlanmış, hem dizi yapımcıları hem de dizinin hayranlarının bir kısmı bu karara tepki göstermişti.</p>
<p>Ama yine de, geride kalan 14 yılı aşkın sürede ünlülerden şirketlere, hatta peygamberlere kadar her şeyi tiye alan dizi Apple ile ilgili bir bölüm hazırlamamıştı. Öyle ki Simpsons dizisi bile daha önce davranmış, aşağıda görebileceğiniz &#8216;Steve Mobs&#8217; parodisini 2008&#8242;de yayınlamıştı.</p>
<div align="center"><object width="480" height="390"><param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/CZGIn9bpALo?fs=1&#038;hl=en_US"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/CZGIn9bpALo?fs=1&#038;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="390" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></div>
<p><strong>Yeni bölüm, lokasyon bilgilerinin saklanmasının ne kadar tepki çektiğini gösteriyor</strong><br />
Apple Store&#8217;a girememelerine rağmen Apple&#8217;ı merkeze alan bir bölüm hazırlamayan South Park yapımcılarının, 15. sezon açılışında bu sefer Apple&#8217;ı hedefe oturtması ise, ABD&#8217;de kullanıcıların kişisel mahremiyet konusunda ne kadar hassas olduğunu, nasıl bir kamuoyu oluştuğunu gösteriyor.</p>
<p>TV başında yaklaşık 3,1 milyon izleyicinin izlediği tahmin edilen HUMANCENTiPAD isimli bölüm aslında beklenenden fazla uygunsuz içerik ve küfür de içeriyordu. Bu paragrafta dizinin mide kaldırabilecek kısmını anlatacağımdan isteyenlerin bir sonraki bölüme geçmelerini tavsiye ederim. 2009&#8242;da vizyona giren <a href="http://www.imdb.com/title/tt1467304/">The Human Centipede adlı Hollandalı korku filmi</a>, bildiğim kadarı ile Türkiye&#8217;de sinemalarda gösterilmedi. Bu filmde 3 kişiyi, öndekinin kıçı arkadakinin ağzına gelecek şekilde birbiriyle birleştiren ve &#8220;insan kırkayak&#8221; (human centipede) yapan bir hasta doktorun macerası anlatılıyor. South Park&#8217;ın bu bölümünün adı da birkaç harf değişikliği ile Human CentiPad idi. Yeni iTunes güncellemesinin kullanım koşullarını okumadan kabul eden, aralarında Kyle da olan 3 kişiyi Apple birleştirip, en öndekinin başına iPhone, arkadakinin de poposuna bir tablet cihaz takarak, yürüyebilen, okuyabilen, e-posta alabilen bir &#8216;şey&#8217; üretiyor. Yapımcılar burada bir yandan da toplumun sorgulamadan, okumadan imza atmaya alıştığına dikkat çekiyorlar.</p>
<div align="center">
<div style="width:600px; text-align:center" class="captionfull"><img title="South Park&#039;ta Steve Jobs yeni insan kırkayak iPad&#039;i tanıtıyor" alt="South Park&#039;ta Steve Jobs yeni insan kırkayak iPad&#039;i tanıtıyor" src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/southpark-jobs-human-centipad.jpg"/>
<p>South Park&#039;ta Steve Jobs yeni insan kırkayak iPad&#039;i tanıtıyor</p>
</div>
<p>iTunes güncellemeleriyle gelen kullanım şartları bildirisinin çok uzun olmasını da eleştiren dizi, yeni güncellemeyi okumadan kabul eden üç kullanıcının Apple&#8217;ın ajanları tarafından bulunuşuyla hareketleniyor. iPhone ve diğer Apple cihazlarını korkudan kapatan Kyle buna rağmen iPhone telefonu, sıklıkla vakit geçirdiği yerlerin lokasyon bilgisini kaydettiği için Apple ajanları tarafından kolayca bulunuyor ve Apple AR-GE merkezine götürülüp alıkonuyor.</p>
<div align="center">
<div style="width:600px; text-align:center" class="captionfull"><img title="South Park&#039;ta Steve Jobs, tüm iPhone kullanıcılarının o an nerede olduğunu gösteren ekranın önünde" alt="South Park&#039;ta Steve Jobs, tüm iPhone kullanıcılarının o an nerede olduğunu gösteren ekranın önünde" src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/southpark-jobs-iphone-lokasyon-bilgisi-dunyadaki-herkes-su-an-nerede.jpg"/>
<p>South Park&#039;ta Steve Jobs, tüm iPhone kullanıcılarının o an nerede olduğunu gösteren ekranın önünde</p>
</div>
<p>Bir diğer yandan dizinin kötü çocuğu Cartman da annesinin bütçe ayıramadığı iPad&#8217;in neredeyse tüm ilkokul çocukları arasında bile bir moda olduğunu görüp kendisine Best Buy&#8217;dan bir iPad almayan annesine ağır hakaretlerde bulunuyor. Bu kısımlarda South Park standartlarına göre biraz aşırı kaçıldığı yönünde eleştiriler yapıldı.</p>
<p>Dizide Four Square uygulamasına ve de Apple mağazalarında, Genius Bar &#8211; Dahiler Barında kullanıcı sorunlarına çözmeye çalışan uzmanlarla ilgili de hoş göndermeler var. Dizinin bu bölümünü, S<a href="http://www.southparkstudios.com/full-episodes/s15e01-humancentipad">outh Park&#8217;ın resmi web sitesi South Park Studios web sitesi</a>nden izleyebilirsiniz.
</div>
</div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fsouth-park-sezonu-agir-apple-hicviyle-acti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/south-park-sezonu-agir-apple-hicviyle-acti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;tan yeni Send / Gönder tuşu, &#8220;e-posta ile arkadaşıma gönder&#8221;e rakip</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/facebooktan-yeni-send-gonder-tusu-e-posta-ile-arkadasima-gondere-rakip/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/facebooktan-yeni-send-gonder-tusu-e-posta-ile-arkadasima-gondere-rakip/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2011 06:36:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1363</guid>
		<description><![CDATA[Facebook &#8220;Like&#8221; yani &#8220;Beğen&#8221; düğmesi 1. yaşını kutlarken yeni bir sosyal paylaşım eklentisini de web yayıncılarının hizmetine sundu. Yeni &#8220;Send&#8221; yani &#8220;Gönder&#8221; düğmesi, beğen düğmesine görüntü olarak oldukça benziyor. Basınca küçük bir pencere açılıyor. Pencerede en üstte alıcı kısmına Facebook arkadaşlarınızın adını yazıyor, isterseniz konu kısmına bir açıklama ekliyor, ardından alttaki Send&#8217;e basarak linki arkadaşlarınızla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Facebook &#8220;Like&#8221; yani &#8220;Beğen&#8221; düğmesi 1. yaşını kutlarken yeni bir sosyal paylaşım eklentisini de web yayıncılarının hizmetine sundu. Yeni &#8220;Send&#8221; yani &#8220;Gönder&#8221; düğmesi, beğen düğmesine görüntü olarak oldukça benziyor. Basınca küçük bir pencere açılıyor. Pencerede en üstte alıcı kısmına Facebook arkadaşlarınızın adını yazıyor, isterseniz konu kısmına bir açıklama ekliyor, ardından alttaki Send&#8217;e basarak linki arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsunuz.</p>
<p>Washington Post, Huffington Post, Last.fm, People.com gibi yüksek trafik çeken 50 site, &#8217;send&#8217; yani &#8216;gönder&#8217; tuşunu hemen uygulamaya aldı. Send tuşu sayesinde, ilgili sayfayı &#8216;Beğen&#8217;e basarak Facebook duvarınızda tüm takipçilerinizle paylaşmak yerine, özellikle haberdar etmek istediğiniz arkadaşlarınıza, üye olduğunuz Facebook gruplarına ve hatta istediğiniz e-posta adreslerine özelden göndermeniz mümkün oluyor. Böylece pek çok sitedeki &#8220;arkadaşına e-posta ile gönder&#8221; tuşuna Facebook mesajları rakip oluyor.</p>
<div id="attachment_1364" class="wp-caption aligncenter" style="width: 648px"><a href="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/uploads/2011/04/Screen-shot-2011-04-26-at-09.25.54.png"><img src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/uploads/2011/04/Screen-shot-2011-04-26-at-09.25.54.png" alt="Facebook&#039;un Yeni Send yani Gönder tuşu kullanıma sunuldu" title="Facebook&#039;un Yeni Send yani Gönder tuşu kullanıma sunuldu" width="638" height="341" class="size-full wp-image-1364" /></a><p class="wp-caption-text">Facebook'un Yeni Send yani Gönder tuşu kullanıma sunuldu</p></div>
<p>Facebook geçtiğimiz dönemde Facebook Mesaj özelliğini iyice geliştirerek bir e-posta alternatifine çevirmiş, isim.soyisim@facebook.com gibi e-posta adreslerinin kullanılmasını olanaklı kılmıştı. Yeni &#8220;gönder&#8221; tuşu da Facebook Mesaj kullanımının artmasına ciddi katkı yapacak.</p>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Ffacebooktan-yeni-send-gonder-tusu-e-posta-ile-arkadasima-gondere-rakip%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/facebooktan-yeni-send-gonder-tusu-e-posta-ile-arkadasima-gondere-rakip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yahoo! da arama kayıtlarını 18 ay saklayacak, daha iyi pazarlama için daha az kullanıcı mahremiyeti</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/yahoo-da-arama-kayitlarini-18-ay-saklayacak-daha-iyi-pazarlama-icin-daha-az-kullanici-mahremiyeti/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/yahoo-da-arama-kayitlarini-18-ay-saklayacak-daha-iyi-pazarlama-icin-daha-az-kullanici-mahremiyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2011 11:37:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[telekomünikasyon, İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1338</guid>
		<description><![CDATA[2008 yılında yaptığı açıklama ile kullanıcılarının yaptığı aramaların kayıtlarını en fazla 3 ay saklayacağını duyuran Yahoo! pek çok kullanıcısının ya da kişisel mahremiyet ve özel bilgilerin güvenliği üzerine çalışan İnternet aktivistlerinden de artı puan almıştı.
Fakat son haberler Yahoo!&#8217;nun tekrar Google gibi rakiplerinin arasına katılıp kayıtları 18 ay saklamaya karar verdiği yönünde. Önümüzdeki yaz aylarında bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2008 yılında <a target="_blank" href="http://www.digitaltrends.com/computing/yahoo-cuts-data-retention-to-three-months/">yaptığı açıklam</a>a ile kullanıcılarının yaptığı aramaların kayıtlarını en fazla 3 ay saklayacağını duyuran Yahoo! pek çok kullanıcısının ya da kişisel mahremiyet ve özel bilgilerin güvenliği üzerine çalışan İnternet aktivistlerinden de artı puan almıştı.</p>
<p>Fakat son haberler Yahoo!&#8217;nun tekrar Google gibi rakiplerinin arasına katılıp kayıtları 18 ay saklamaya karar verdiği yönünde. Önümüzdeki yaz aylarında bu kararını uygulamaya geçirmesi beklenen İnternet arama ve içerik devi, öncelikle kullanıcılarını da bundan haberdar edecek. Saklanan bilgiler arama kelimelerine ek olarak arama yapılan cihaz türü, cookie tanımlama bilgileri, IP adreslerini de içerecek. 18 ayın ardından, veriler hala saklanacak fakat bireylerle bağlantı kurulmasını sağlayabilecek alakalı veriler silinecek.</p>
<p>Yahoo! bu hamleyi kullanıcılarına daha iyi hizmet verebilmek için göze aldığını açıkladı. Google ve diğer benzer arama ve içerik yayımcıları geçmişe dönük veri biriktirerek ziyaretçilerine, daha alakalı ve doğru olabilecek arama sonuçları sunmak, ilgi alanlarına uygun haber ve makale önermek, ürün öne çıkarmak için kullanmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Öte yandan bazı ülkelerde hukuki düzenlemelerle İnternet servis sağlayıcısı şirketlere geçmişe dönük veri saklama zorunluluğu zaten var. Yahoo!, Google gibi içerik üreticileri tarafında bu taleplerin sonuçları daha karmaşık çünkü kişisel mahremiyetin çok daha kolay zarar görmesi mümkün oluyor. Zaten şimdiden Yahoo!&#8217;nun bu açıklaması ilgili sivil toplum kurullarının tepkisini çekti. Hatta, IP adreslerini saklama zorunluluğunu İnternet erişimi sağlayan kurumlara getiren hükümetlerin, konu içerik ve arama olduğunda bu konuda aksi bir tavır takınması için öneri ve teklifler götürülmesi planlanıyor. Sonuç ise ülkeden ülkeye çok büyük değişiklikler getirecek. Türkiye&#8217;de ise böyle bir bilincin ne kadar yaygın olduğunu tartışmalıyız&#8230;</p>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fyahoo-da-arama-kayitlarini-18-ay-saklayacak-daha-iyi-pazarlama-icin-daha-az-kullanici-mahremiyeti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/yahoo-da-arama-kayitlarini-18-ay-saklayacak-daha-iyi-pazarlama-icin-daha-az-kullanici-mahremiyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google, Kraliyet Düğünü&#8217;nü YouTube&#8217;da yayınlayacak. Canlı yayın rekoru kırılır mı?</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-kraliyet-dugununu-youtubeda-yayinlayacak-canli-yayin-rekoru-kirilir-mi/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-kraliyet-dugununu-youtubeda-yayinlayacak-canli-yayin-rekoru-kirilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2011 19:23:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1321</guid>
		<description><![CDATA[1981'de Diana ile Charles'ın düğünü TV'den 750 milyon kişiye ulaşmış. 29 Nisan'daki Kate ile William düğünü de Birleşik Krallık başta olmak üzere dünyada oldukça ilgi çekiyor. Google törenin online canlı yayınlanması işini üstlendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>29 Nisan&#8217;daki Kraliyet Düğünü İngiltere ve Birleşik Krallık için yılın olayı. Tabii dünya genelinde de çok büyük izleyici çekmesi bekleniyor. Öyle ki, bildiğimiz anlamıyla &#8216;İnternet yok iken 1981&#8242;de Diana ile Charles&#8217;ın düğününü yaklaşık 750 milyon kişinin televizyonlarından izlediği tahmin ediliyor. O zamanki dünya nüfusunun yaklaşık altıda biri bu görüntüleri canlı mı yoksa haberlerde mi izledi tam olarak bilemiyorum fakat Prens William ve Kate Middleton&#8217;ı izleyenlerin bir milyarı aşmasına kesin gözüyle bakılıyor.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Mahremiyet ve özel anlarını koruma konusunda hassas olan William&#8217;ın geçmişte medya ile sıkıntıları olsa da, düğünden kareler, videoların bir şekilde yayılacağını kabullenen Kraliyet Ailesi daha da ileri giderek şölenin canlı yayınlanmasını önceden kabul etmişti. Fakat TV planlarının ardından sıradaki kanal İnternet olunca, hangi kurumun yüz milyonlarca potansiyel izleyicinin talebine cevap verebileceği gibi bir soru işareti doğdu.</p>
<div align="center">
<div style="width:460px; text-align:center" class="captionfull"><a target="_blank" href="http://www.youtube.com/user/TheRoyalChannel"><img title="29 Nisan'daki Kraliyet düğününü TV yerine İnternet'ten takip edeceklerin sayısı merakla bekleniyor" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/themes/tma13/images/latest/youtube-kraliyet-dugunu-l.png" alt="29 Nisan'daki Kraliyet düğününü TV yerine İnternet'ten takip edeceklerin sayısı merakla bekleniyor"/></a>
<p>29 Nisan&#8217;daki Kraliyet düğününü TV yerine İnternet&#8217;ten takip edeceklerin sayısı merakla bekleniyor</p>
</div>
</div>
<p>Google buna talip olarak 29 Nisan&#8217;daki İnternet trafiğinin çok daha büyük bir bölümünü kendi sunucularına çekmeye cesaret etti. Şimdiden <a target="_blank" href="http://www.youtube.com/user/TheRoyalChannel">YouTube&#8217;daki Kraliyet Kanalı</a>&#8216;nda kısa tanıtım videoları yer almaya başladı. Fast Company sitesinin haberine göre düğün konvoyunun geçeceği bölgedeki önemli bina ve noktalar Google Earth üzerinde 3 boyutlu tanımlanmaya başlandı. Kısacası Google, projeyi fazlasıyla önemsiyor ve ciddi kaynak aktarıyor.</p>
<p>Bu güçlü, pozitif halkla ilişkiler etkinliğinde reklam göstermeyeceği tahmin edilen Google yine de oldukça geniş bir kullanıcı tabanının erişim detayına ve YouTube markasının küresel bilinirliğinin daha da artmasına yatırım yapmış oluyor. Online rating&#8217;in kilisede mi, yoksa balkonda halkı selamlayıp ilk öpüşme sırasında mı zirve yapacağı da bir diğer merak konusu&#8230;</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<p>İlgili Yazılar:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/2011/kraliyet-dugunu-nde-prenses-beatrice-in-sapkasi-ahtapot-gibi-facebook-grubu-136-bin-takipcili/">Facebook’ta 136 bin takipçisi olan şapka!</a></li>
</ul>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fgoogle-kraliyet-dugununu-youtubeda-yayinlayacak-canli-yayin-rekoru-kirilir-mi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/google-kraliyet-dugununu-youtubeda-yayinlayacak-canli-yayin-rekoru-kirilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 ilk çeyrekte Google&#8217;ın karı, gelirleri kadar hızlı artmadı. Harcamalar artarken gelir dağılımı da değişiyor mu?</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/2011-ilk-ceyrekte-googlein-kari-gelirleri-kadar-hizli-artmadi-harcamalar-artarken-gelir-dagilimi-da-degisiyor-mu/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/2011-ilk-ceyrekte-googlein-kari-gelirleri-kadar-hizli-artmadi-harcamalar-artarken-gelir-dagilimi-da-degisiyor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 19:55:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1314</guid>
		<description><![CDATA[Google 2011'in ilk 3 ayında 2010'un aynı dönemine göre gelirlerini %27 arttırırken karı ise %15 yükseldi. Bunun nedeni ise şirketin agresif yatırım dönemine girmesi, artan çalışan giderleri. Reklam gelirlerinde ise yeni bir trendin habercisi olacak bir gelişme oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılı ilk üç ay sonuçlarını açıklayan Google, geçen yılın ilk çeyreğine göre gelirlerini yüzde 27 arttırarak 8,6 milyar ABD Doları’na yükseltti. 8,6 milyarlık cironun yüzde 53′ü ABD dışındaki operasyonlardan elde edildi, 2010′da bu oran yüzde 52 idi. Öte yandan operasyonel kar ise 2010 1. çeyreğe göre yüzde 15 yükselerek 2,8 milyar dolar oldu.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Yatırım uzmanlarının beklentisinin altında kalan hisse başına karlılık oranı nedeniyle sonuçlar açıklandıktan sonra Google hisseleri yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti. Karlılığın beklentilerin altında kalmasında ise artan pazarlama, eleman işe alım ve bonus dağıtım giderleri ile artan ARGE bütçesi gösteriliyor. Şirketin araştırma geliştirme bütçesi yüzde 50 oranında kuvvetli bir büyümeyle tam 1,2 milyar dolar oldu. Pazarlama harcamalarındaki artış yüzde 63 iken, çalışanların bonus ve maaş artışları da giderleri ciddi oranda yükseltti. Geçtiğimiz Kasım ayında Google 2011′de çalışanlarının maaşlarını ortalama yüzde 10 oranında arttıracağını duyurmuş, ayrıca 2400 civarındaki çalışanına 1000′er dolarlık Şükran Günü tatili bonusu dağıtmıştı.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta CEO’luk görevini profesyonel yöneticileri Eric Schmidt’ten devralan şirketin kurucularından Larry Page bu sonuçları duyururken olumlu bir dil kullandı ve Google’ın artık hızlı büyüme için kuvvetli bir yatırım dönemine geçtiğinin altını çizdi. Mühendislik ve ürün geliştirme fonksiyonlarını daha etkin kılmayı hedefleyen Page her ürün grubunun başına bir yönetici atarken, 7 yöneticiyi de daha kıdemli pozisyonlara getirdi.</p>
<p>Özellikle mobil alanda gelirleri büyütmek için AdMob’u satın alan, Android işletim sistemine yatırımlarını arttıran Google bu alanda Apple ile daha iyi rekabet etmeye çalışıyor. Bu yıl yaklaşık 2000 personel alan şirket 26,316 çalışana ulaşırken bu büyüme sektör analistlerinin sorgulamalarını da beraberinde getiriyor.</p>
<p>Daha detaylı analizlerde göze çarpan bir başka değişim ise, Google reklam gelirlerinin dağılımı. Daha önce Google AdSense platformu üzerinden reklam yayınlayan siteler, yani Google partner sitelerinin geliri, Google’ın YouTube, Gmail gibi kendi sitelerinden elde ettiği gelir artış hızına paralel büyürken 2011′de Google siteleri çok daha güçlü büyüdü.</p>
<p>Bunun bir nedeni, spam bloglar gibi reklam yayıncılarının kontrolü, engellenmesi ve reklam bütçelerinin kısılması olsa da hala New York Times gibi önemli platformlar Google reklamlarıyla gelir elde ediyor. 2010′un ilk dört çeyreğinin her birinde Google siteleri ile partner siteleri 2009′a göre yüzde 20 ile yüzde 24 aralığında daha fazla gelir elde etmişti. Fakat yeni açıklanan 2011 1. çeyrek sonuçları partner gelirlerinin yüzde 19 gelir büyümesi yaşarken Google sitelerinin yüzde 32 büyüdüğünü gösteriyor. Google, bu fark konusunda bir açıklama yapmadı, fakat Facebook’a yönelen reklamveren sayısı arttıkça Google AdSense reklam platformunun geleceği açısından bu trendler oldukça önemli.</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2F2011-ilk-ceyrekte-googlein-kari-gelirleri-kadar-hizli-artmadi-harcamalar-artarken-gelir-dagilimi-da-degisiyor-mu%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/2011-ilk-ceyrekte-googlein-kari-gelirleri-kadar-hizli-artmadi-harcamalar-artarken-gelir-dagilimi-da-degisiyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>eBay, GittiGidiyor&#8217;un %93&#8242;ünü aldı. GG artık eBay Türkiye&#8230;</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/ebay-gittigidiyorun-yuzde93unu-aldi-gg-artik-ebay-turkiye/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/ebay-gittigidiyorun-yuzde93unu-aldi-gg-artik-ebay-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 15:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[iktisat ve Türk ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[Türk e-ticaret platformlarının en başarılı örneklerinden GittiGidiyor&#8216;un %93&#8242;ü artık ABD&#8217;nin en büyük e-pazaryeri eBay&#8216;in. Şirketin ilk yatırımcısı Mustafa Say&#8217;ın iLab Ventures&#8217;i şirketteki %7 hissesini en azından bir süre daha elinde tutacak.

Son günlerde bu yönde aldığımız duyumların ardından gün içinde GittiGidiyor ofisinde imzanın kutlandığını öğrenmiştik. Son olarak da eBay&#8217;in basın açıklamasıyla imza resmi olarak duyurulmuş oldu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk e-ticaret platformlarının en başarılı örneklerinden <a href="http://www.GittiGidiyor.com">GittiGidiyor</a>&#8216;un %93&#8242;ü artık ABD&#8217;nin en büyük e-pazaryeri <a href="http://www.ebay.com">eBay</a>&#8216;in. Şirketin ilk yatırımcısı Mustafa Say&#8217;ın iLab Ventures&#8217;i şirketteki %7 hissesini en azından bir süre daha elinde tutacak.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Son günlerde bu yönde aldığımız duyumların ardından gün içinde GittiGidiyor ofisinde imzanın kutlandığını öğrenmiştik. Son olarak da <a href="http://finance.yahoo.com/news/eBay-Agrees-to-Acquire-Shares-bw-1283179881.html?x=0">eBay&#8217;in basın açıklaması</a>yla imza resmi olarak duyurulmuş oldu. 6,4 milyon üyesi olan Gittigidiyor 2010 yılı sonunda açık arttırma ile satış yöntemini iptal etmiş ve liste fiyatları üzerinden satış ile yola devam etme kararı almıştı.</p>
<p>2010 yılında pazar payında gerileme yaşayan site, 2011&#8242;de açık arttırma modelinin de iptali ile aktif kullanıcı tabanında bir miktar kayba uğramıştı. Aktif bir GittiGidiyor kullanıcısı olarak açık arttırma modelinde satıcı ve alıcıların tutumları nedeniyle gittikçe daha zor alışveriş yapar hale geldiğimizi gördükçe bu modeli kendi kendimize baltaladığımız için üzülmeden edemiyorum.</p>
<p>eBay Avrupa operasyonları Başkan Yardımcısı Doug McCallum, &#8220;2007&#8242;de GittiGidiyor&#8217;a ortak olurken harika yönetilen bir işe girdiğimizi biliyorduk, onlardan öğreneceğimiz, ve onlarla paylaşabileceğimiz çok şey var&#8221; diyerek satın almayı duyurdu.</p>
<p>Yeni hisselerin satın alma fiyatına göre Gittigidiyor&#8217;un değerlemesinin 150 ila 200 milyon dolar arasında olduğu konuşuluyor. Türk İnternet girişimleri arasında bir başarı hikayesi olan Gittigidiyor&#8217;un kurucuları Serkan Borançılı, Burak Divanlıoğlu, Tolga Kabataş ve de tüm çalışanlarını bu teklifi almalarını sağlayan performansları için tebrik ediyoruz. Tabii eBay&#8217;den gelen maddi kaynağın da yine Türk İnternet ekosisteminde yeni girişimleri ateşlemesini bekliyoruz.</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Febay-gittigidiyorun-yuzde93unu-aldi-gg-artik-ebay-turkiye%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/ebay-gittigidiyorun-yuzde93unu-aldi-gg-artik-ebay-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BRIC ülkelerinde varlık göstermeye çalışan Facebook, Çin&#8217;e Baidu ile ortak girecek</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/bric-ulkelerinde-varlik-gostermeye-calisan-facebook-cine-baidu-ile-ortak-girecek/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/bric-ulkelerinde-varlik-gostermeye-calisan-facebook-cine-baidu-ile-ortak-girecek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2011 15:17:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1282</guid>
		<description><![CDATA[Dünya ekonomisinin yeni devleri olması beklenen BRIC ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan'da çok zayıf olan Facebook, Çin'de ise yasaklı. Bu pazarda varolmak isteyen Facebook'un yerli bir ortağa evet derken neleri göze alacağı da hem merak hem de şirketin geleceği açısından prestij konusu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuvvetli ekonomik büyüme ve kalabalık nüfuslarıyla 21. yüzyılın ekonomik süper güçlerine dönüşmesi beklenen dört ülke, Brezilya, Çin, Hindistan ve Rusya İngilizce&#8217;de BRIC ülkeleri tanımlamasıyla sık sık medyada yer alıyor. Türkiye&#8217;nin de hem ekonomik hem de nüfus olarak hızlı büyümeye devam etmesi halinda bu ülkelerle beraber anılabileceğine yönelik iddiası olanlar da &#8216;BRIC-T&#8217; söylemini yerleştirmeye çalışıyorlar.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Tabii ki Türkiye&#8217;nin BRIC ülkelerinin hiçbirine benzemeyen özellikleri var. Ekonomik olarak çok ciddi kırılganlıklarımız, örneğin cari açık, dış denge sorunumuz var. Çok farklı olduğumuz bir diğer şey ise, ülkemizde Google ile birlikte en çok ziyaret edilen platform olan Facebook&#8217;un BRIC ülkelerinde ise çok zayıf olması. 60 milyon İnternet kullanıcısı olan Rusya&#8217;da, Alexa verilerine göre Facebook 10. popüler adresken, 76 milyon kullanıcılı Brezilya&#8217;da ise 8. sırada. Çin&#8217;den ise Facebook.com&#8217;a erişim yasak.</p>
<p>Bu ülkelerde diğer sosyal paylaşım platformları yarışın lideri. Örneğin Rusya&#8217;da, azımsanmayacak sayıda Türk erkek İnternet kullanıcısının da bildiği(!) VKontakte önde iken, hem Brezilya, hem de Hindistan&#8217;da Google&#8217;ın Orkut&#8217;u bir numaralı paylaşım platformu.</p>
<div align="center">
<div style="width:461px; text-align:center" class="captionfull"><img title="Facebook'un en zayıf olduğu ülkeler" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/themes/tma13/images/latest/facebook-zayif.jpg" alt="Facebook'un en zayıf olduğu ülkeler"/>
<p>Facebook&#8217;un en zayıf olduğu ülkeler</p>
</div>
</div>
<p>Facebook dünya İnternet kullanıcı sayısının artışının bu ülkelerden geleceği gerçeğini gören pek çok girişim gibi bu ülkelerde farklı yöntemler deniyor. Yabancı kültürlerin yerli kültüre zarar verebilme potansiyeli, toplum içinde arzu edilmeyen eğilimlerin yayılmasına aracı olma olasılığı nedeni ile Facebook ve benzer yabancı platformları yasaklayan Çin Halk Cumhuriyeti&#8217;nde ise kontrol edilen, sınırlı paylaşıma olanağı sunan yerli siteler kendi aralarında rekabet ediyorlar.</p>
<p>Fakat Çin&#8217;de sansür kurallarına uyum sağlamayan ve sınırlı erişilebilen Google&#8217;ın yerinde bir numaralı arama platformu olan Çinli Baidu sosyal paylaşım pazarında geride kaldığından Facebook ile beraber ortak bir girişimde bulunmak üzere görüşmeleri sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta spekülasyonu yapılan bu birliktelik bugün Çin basınına sızdırıldı. Fakat ardından Facebook&#8217;a yakın bir kaynak da haberi yalanladı. Yine de Facebook&#8217;un yerli ortak olarak Baidu&#8217;yu seçmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p>
<p>Facebook.com üstünden çalışmayacağı, adının da Facebook olmaması beklenen yeni proje hakkında merak edilen ise Baidu-Facebook yapımı sitenin, Facebook.com ile ne kadar bağlantılı olacağı. Örneğin Facebook kullanıcıları &#8220;Baidu Facebook&#8217;u&#8221;ndaki kullanıcıları arkadaş olarak ekleyebilecek mi&#8230;</p>
<p>Daha da önemlisi, Facebook, Çinli yetkililerin kullanıcı bilgilerini alma ve sansürleme taleplerine ne oranda cevap verecek? Geçmişte Google Çin pazarında olmak için bunları göze aldığında, Batı ülkelerindeki Google kullanıcılarından büyük tepki almış, marka algısında ciddi olumsuzluklar yaşamıştı.</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fbric-ulkelerinde-varlik-gostermeye-calisan-facebook-cine-baidu-ile-ortak-girecek%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/bric-ulkelerinde-varlik-gostermeye-calisan-facebook-cine-baidu-ile-ortak-girecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çinli e-ticaret platformları yabancı yatırım çekmeye devam ediyor; 360buy.com&#8217;a 1,5 milyar dolar</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/cinli-e-ticaret-platformlari-yabanci-yatirim-cekmeye-devam-ediyor-360buy-coma-15-milyar-dolar/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/cinli-e-ticaret-platformlari-yabanci-yatirim-cekmeye-devam-ediyor-360buy-coma-15-milyar-dolar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 10:30:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon, İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1274</guid>
		<description><![CDATA[Japonya'yı geride bırakarak dünyanın en büyük 2. ekonomisi konumuna yükselen Çin'in İnternet pazarına ilgi hızlanarak artıyor. Rus ve ABD'li gruplar, Çinli şirketlerden pay kapmaya, büyük yatırımlarla devam ediyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çin&#8217;in en büyük e-ticaret sitelerinden <a href="http://www.360buy.com">360buy.com</a>, 3. büyük sermaye arttırımında 1,5 milyar ABD Doları yatırım aldı. Çin&#8217;in Amazon.com&#8217;u olarak tanımlanan 360buy.com, 2007&#8242;de ilk risk sermayesi yatırımını almış, 2008&#8242;de yaklaşık 183 milyon dolar ciro yapmıştı. 2010 cirosunun 1,7 milyar dolara ulaştığı raporlanan siteye 1,5 milyar dolar sermaye ekleyenler arasında, Çin pazarında gittikçe daha büyük bir varlık oluşturmaya çalışan ABD&#8217;nin ve dünyanın en büyük perakendecisi Walmart da bulunuyor.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Walmart ile birlikte yatırımcılar arasında yer alan diğer dikkat çekici şirket, Rus DST grubu. Facebook, Zynga, Groupon gibi ABD merkezli İnternet girişimlerinde payını arttırmasıyla gündemden düşmeyen Digital Sky Technologies, sahibi olduğu Mail.ru&#8217;yu geçen yıl Londra Borsası&#8217;nda halka açarak 900 milyon dolar elde etmişti. Avrupalı müzik servisi Spotify.com&#8217;un değerini 1 milyar dolara çıkarması beklenen ek bir yatırım da DST&#8217;den bekleniyor.</p>
<p>DST&#8217;nin ortağı olduğu grup alışveriş sitesi Groupon da Çin grup alışveriş pazarına, yerli marka Tencent ile ortak olarak geçen yıl girmişti. Tencent&#8217;in de DST&#8217;ye geçen yıl 300 milyon dolar yatırım yaptığı biliniyor. 360buy.com da grup alışveriş pazarında kendi oluşumunu devreye soktuğundan ortaklıklar ve rekabet birbirine çok yakın kurumlar ve kişiler üstünden devam ediyor.</p>
<div align="center">
<div style="width:553px; text-align:center" class="captionfull"><img title="360buy.com Çin'in Amazon.com'u olarak tanımlanıyor" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/themes/tma13/images/latest/360buy-cin.jpg" alt="360buy.com Çin'in Amazon.com'u olarak tanımlanıyor"/>
<p>360buy.com Çin&#8217;in Amazon.com&#8217;u olarak tanımlanıyor</p>
</div>
</div>
<p>Öncelikle elektronik ürünlerin satışında uzmanlaşıp sonra diğer kategorilere de açılan 360buy&#8217;ın en büyük rakiplerinden biri ise, özellikle dış ticarette önemli bir rolü ve ağırlığı olan, işletmeler arası bağlantılar kurulmasında etkin rol oynayan B2B portalı <a href="http://www.Alibaba.com">Alibaba.com</a>&#8216;un bir girişimi olan <a href="http://www.taobao.com">Taobao.com</a>. Taobao.com&#8217;un da birkaç yıl içinde 360buy.com gibi halka arza gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p>
<p>1,5 milyar dolarlık bu en yeni yatırımın gerçekleşmesini hızlandıran gelişmeler ise, yakın geçmişte Çin&#8217;in önde gelen video izleme sitesi <a href="http://www.Youku.com">Youku.com</a>&#8216;un Nasdaq borsasında başarıyla halka arz edilmesi. Japonya&#8217;yı geride bırakarak dünyanın en büyük 2. ekonomisi konumuna yükselen Çin&#8217;in İnternet pazarına ilginin çok daha fazla artacağı yakın gelecekte Çin yönetiminin yabancı yatırımları ne oranda kontrol edeceği de önemli bir belirleyici faktör olacak.</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fcinli-e-ticaret-platformlari-yabanci-yatirim-cekmeye-devam-ediyor-360buy-coma-15-milyar-dolar%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/cinli-e-ticaret-platformlari-yabanci-yatirim-cekmeye-devam-ediyor-360buy-coma-15-milyar-dolar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kullanıcıların İnternet hizmetleri için ödeme eğilimi yeni gelir modelleri için ümit veriyor</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/kullanicilarin-internet-hizmetleri-icin-odeme-egilimi-yeni-gelir-modelleri-icin-umit-veriyor/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/kullanicilarin-internet-hizmetleri-icin-odeme-egilimi-yeni-gelir-modelleri-icin-umit-veriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2011 16:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon, İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1227</guid>
		<description><![CDATA[Kullanıcılar aylık veri paketlerine ödedikleri meblağın İnternet hizmetlerini ücretsiz kullanmalarını sağlayan bir harcama olduğunu düşünseler de, ücretsiz kullandıkları hizmetlere değer biçmeleri istendiğinde hiç de cimri davranmıyorlar. 100 milyar Avro'yu aşan bir 'değerleme' söz konusu, peki bu değer gerçekten müşterilere faturalanabilir mi? Görüntü çok da ümitsiz değil...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Azımsanmayacak sayıda kullanıcı, İnternet’e erişim için bağlantı ücreti öderken aynı zamanda İnternet’teki neredeyse tüm hizmetleri de ücretsiz kullanma hakkını satın aldıklarını düşünüyorlar. İnternet tabanlı mevcut iş modellerinin önemli bir kısmı da geliri reklamlardan, sponsorlardan sağlamaya devam ederek mümkün olduğunca “ücretsiz” modeli devam ettirmeye çalışıyorlar. Bu da İnternet kullanıcı sayısı ve de kullanım sürelerinin hızla artmasını sağlıyor. Çünkü kullanıcılar aldıkları hizmetin ödedikleri para ve harcadıkları zamana değdiğini düşünüyorlar.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Ekonomi yazımında bir tüketicinin, bir üründen aldığı fayda ile o ürün için ödediği ücret arasındaki fark, İngilizce’de ‘consumer surplus’, yani tüketiciye kalan artık, artı değer, fazla olarak adlandırılır. Örneğin çok sıcak bir havada güneş altında siz çok susamışken seyyar satıcının bir küçük suyu 2 TL’ye satmasına rağmen o an o su sizin için 5 TL’lik hissiyat veren bir fayda veriyorsa bunu alırsınız, ve suyunuzu içtikten sonra hala bir artı değer size kalmış olur. Öte yandan gazlı içecek sevmeyen biri bir kutu içecek 10 kuruş bile olsa o içecekten sıfır fayda alacağına inandığından bu teklifi değerlendirmez.</p>
<p>Danışmanlık firması McKinsey’nin Quarterly adlı yayınında da, araştırmacılar İnternet kullanıcılarının aldıkları ücretsiz hizmetlere ne kadar değer biçtiklerini araştırmışlar. Bugün ücretsiz kullandıkları e-posta hizmeti, online video izleme olanakları, Google’da arama yapma, sosyal medya sitelerini kullanma, oyun oynama ve müzik dinleme gibi hizmetler için kullanıcılara bir ayda kaç Avro harcamayı göze aldıkları sorulmuş.</p>
<p>Cevapların istatistiki modellemesinden sonra bir yılda İnternet hizmetlerinin dünyada 150 milyar Avro’luk tüketici değeri yarattığı hesaplanmış. Aynı araştırmaya göre, şu anda müzik indirme üyelikleri, web oyunlarında harcanan krediler ve benzerleri için tüketiciler yaklaşık 30 milyar Avro harcıyor. Ayrıca reklamlardan kurtulmak, veya ücretsiz sürüme göre daha hızlı, daha gelişmiş hizmetler içeren “premium” hizmetler için de 20 milyar Avro cepten çıkıyor.</p>
<div align="center">
<div style="width:513px; text-align:center" class="captionfull"><img title="Oldukça varsayımsal bir çalışma olsa da, tüketicilerin kullandıkları hizmete biçtikleri ortalama değer göz önüne alındığında e-posta için 3,2 milyar, Google gibi arama hizmetleri için 3,1 milyar Avro değerin 'tüketici fazlası' olarak sistemde fiyatlanmadığını görüyoruz" src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/internet-hizmetleri-tuketici-deger-fazlasi.png" alt="Oldukça varsayımsal bir çalışma olsa da, tüketicilerin kullandıkları hizmete biçtikleri ortalama değer göz önüne alındığında e-posta için 3,2 milyar, Google gibi arama hizmetleri için 3,1 milyar Avro değerin 'tüketici fazlası' olarak sistemde fiyatlanmadığını görüyoruz"/>
<p>Oldukça varsayımsal bir çalışma olsa da, tüketicilerin kullandıkları hizmete biçtikleri ortalama değer göz önüne alındığında e-posta için 3,2 milyar, Google gibi arama hizmetleri için 3,1 milyar Avro değerin &#8216;tüketici fazlası&#8217; olarak sistemde fiyatlanmadığını görüyoruz</p>
</div>
</div>
<p>Yani 50 milyar Avroluk bir tüketici harcaması web hizmetlerine yöneliyor. Demek ki, ücretsiz aldıkları hizmetlerin toplam değerinin en kısır ve zayıf tahminle 150 milyar Avro’luk tatmin yarattığını bildirmiş olan tüketiciler yaklaşık 100 milyar dolarlık bir “tüketici fazlasından” yararlanmış oluyorlar.</p>
<p>100 milyar dolar gerçekten çok dikkat çekici bir büyüklük. Mobil cihazlardan İnternet hizmetlerinin tüketimi arttıkçta da bu meblağın bu yıl 110 milyar Avro’yu geçmesini, 2015’te 200 milyar Avro’ya dayanmasını bekleyebiliriz. </p>
<p><strong>Tüketicilerin Ödeyebileceklerini Belirttikleri Bu Ücretler Toplanabilir mi?</strong><br />
Bugün yine eğlenceyle alakalı olduğu için örnek alabileceğimiz film, kitap, dijital TV gibi sektörlerde bu kadar büyük bir “tüketici faydası fazlası” söz konusu değil. Tabii diğer sektörlerin daha olgun olduğunu, yıllara dayanan geçmişte rekabet koşullarının ve iş modellerinin artık netleştiğini görüyoruz.<br />
İnternet hizmetlerinin ise hala ergenlik döneminde olduğunu, Facebook, Twitter gibi büyük trafik odaklarının sadece birkaç yaşında olduğunu biliyoruz. Önümüzdeki dönemde hizmet sağlayıcı bu şirketlerin para kazanma yeteneği önem kazanacak. Çünkü İnternet’in hizmet tarafından ziyade e-ticaret tarafında ciddi ve gelecek vaat eden gelir modelleri netleşmeye başladı. Hizmet tarafında da yenilikleri 2011 ve 2012’de beklemeye başlayabiliriz.</p>
<p>Geleneksel olarak hizmet tarafında birkaç ana gelir modeli var. İlki reklam gelirlerinin daha büyük bir dayanak noktasına gelmesi. Bugün reklamlardan rahatsız olan kullanıcı sayısı çok olmasına rağmen McKinsey araştırmasından az önce paylaştığımız gibi 20 milyar Avro’yu tüketiciler reklamlardan kurtulmak için gözden çıkarmış durumda, fakat online reklamcılık hacminin dünyada 30 milyar Avro seviyelerinde olduğu dikkate alındığında reklam tarafına daha da yüklenilmeye devam edileceğini bekleyebiliriz. Daha fazla platformda, daha fazla içeriğin içine, önüne, arkasına, etrafına yerleştirilmiş reklamlar, tüketicilerin bunlardan kurtulmak için ödeyeceği miktarı arttırır mı, bunu söylemek zor, ama olasılıklar çok yüksek görünmüyor.</p>
<p>İkinci bir gelir modeli ‘premium’ hizmet üyelik bedellerinin arttırılması, hatta ücretsiz hizmetlerin gün geçtikçe azaltılması, bunun yerine mikro ödeme sistemlerinin daha fazla denenmesi. Bu konuda ise yapılmış araştırmalar var ve ücretlerdeki artışın kullanıcıların hizmetleri kullanmayı büyük oranlarda bırakacağını gösteriyor.</p>
<p>Üçüncü gelir modeli ise aynı işten birden fazla partinin faydalandığı platformlardan gelir elde etmek. Hem ziyaretçisinden, hem reklamverenden para kazanabilen modeller var. Ayrıca ücretsiz hizmet sağlayıp, reklam da almayıp kullanıcı tüketim trendlerini, topladıkları toplam veriyi ücretle satan iş modelleri de sağlık gibi sektörlerde artıyor. Sadece kitlesel sosyal platformlar değil, belli bir niş alanda topluluk oluşturan girişimlerin de özel pazarlama, reklam, sponsorluk kampanyalarıyla gelir elde etmesi için fırsatları kullanmasını bekliyoruz. Daha fazla girişimin çok ortaklı modeller kurmaya çalışacağını 2011’de göreceğiz. Fakat burada yaratıcılık, özel ve bağlayıcı birliktelikler kurmak oldukça zor ve her girişim şanslı olamayacak. </p>
<p>İnternet’te hizmet söz konusu olunca sürekli yeni iş modelleriyle karşılaşıyoruz. Ama gelecek vaat eden gelir modelleri oluşturmak ve bunları kalıcı kılmak hiç de kolay değil. Dikkat çekici ve gelecek için ümit verici olan ise tüketicilerin kullandıkları ücretsiz hizmetlere para verebileceklerini belirtmeye devam etmeleri. Kullanıcılar 100 milyar Avroluk değer beyan etmiş olsa da İnternet hizmet sağlayıcıları kısa vadede bu miktarın yarısına bile yaklaşamayacaklar fakat hizmet kalitelerini belli bir seviyede tutmak, İnternet ekonomisinin çok daha fazla kişiye gelecek sunmasını sağlayacak. </p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fkullanicilarin-internet-hizmetleri-icin-odeme-egilimi-yeni-gelir-modelleri-icin-umit-veriyor%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/kullanicilarin-internet-hizmetleri-icin-odeme-egilimi-yeni-gelir-modelleri-icin-umit-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grup alışveriş: Bir ucundan tutan herkes için fırsatlar ve riskler</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2011/grup-alisveris-bir-ucundan-tutan-herkes-icin-firsatlar-ve-riskler/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2011/grup-alisveris-bir-ucundan-tutan-herkes-icin-firsatlar-ve-riskler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 07:58:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[günün fırsatı]]></category>
		<category><![CDATA[grup alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[grup alışveriş iş modeli]]></category>
		<category><![CDATA[grup fırsat siteleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1178</guid>
		<description><![CDATA[Grupanya, Şehir Fırsatı, Markapon ile aşina olduğumuz grup alışveriş fırsatı sunan siteler çoğaldıkça çoğalıyor, farklı sektörlerin devleri de bu alana yatırım yapıyor. Yakın gelecekte büyümesinin önünde bir engel görünmeyen bu platformların kendileri, iş ortakları ve de müşteriler için hem fırsatlar, hem de riskler neler olabilir? İşletmeler ve müşteriler nasıl yönetilebilir?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de fırsatlı grup alışveriş platformları daha erken davranan ülkelerdeki kadar ilgi çekiyor. Şehir Fırsatı, Grupanya, Markapon, Grupfoni gibi sayıları yirmiyi aşan pek çok e-ticaret girişimi, bir restoranda yemek veya konser, tiyatro gibi bir etkinlik ya da masaj, güzellik merkezi hizmetlerini toplu satın almanın yüzde 50’ye varan fiyat avantajıyla üyelerine sunarken, belli sayıda satış yapılmasıyla fırsat gerçekleşirse ciddi bir komisyon kazanıyorlar.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Etkin ve etkili pazarlık ile anlaşma yapma becerisine ek olarak e-ticarete veya müşteri yönetimine dair çok yoğun bir tecrübe ve uzmanlık gerektirmeyen böylesi bir alanda hızlı bir büyüme hiç şaşırtıcı değil. Girişin kolay olduğu grup alışveriş sektörü, her gelir ve eğitim seviyesinden Türk tüketicisinin ‘fırsat’, ‘özel promosyon’ ve indirimlere olan merakından da fazlasıyla besleniyor. Bunu da geçtiğimiz dönemde özel alışveriş siteleri Markafoni, Limango ve Trendyol ile diğerlerinin ve de grup alışveriş sitelerinin ne kadar çok kişiye internetten ilk kez alışveriş tecrübesi yaşattığını bilerek söyleyebiliyoruz.</p>
<p>Gerek internet kullanımında, gerekse de otomobilden televizyona kadar alışverişlerde erkeklerin ağır bastığı bir pazarda kadınların internet alışverişine sıcak bakmasını sağlayan büyük ‘fırsatlı’ giyim ve aksesuar ürünleri; hayat tarzlarını ekonomik şekilde zenginleştirebilecekleri indirimli bakım, güzellik, asistans ve diğer hizmetler Türkiye’de e-ticaret hacminin geleceği için umutlarımızı yaklaşık 1,5 yılda çok daha kuvvetlendirdi.</p>
<p>Fırsatçı olabilmeye öykünmeye ek olarak bu tip platformların sunduğu fırsatların zaman kısıtlaması olması da müşterileri, ani karar verme baskısı altında daha fazla tüketime yönlendiriyor. Yani, kuponla alışveriş kültürü çok da gelişmemiş bizlerin bu modele ilgi duymamız için pek çok neden mevcut. Aynı şekilde hizmetlerini indirim ile sunan işletmeler de, aslında yüz binlerce üyeye, alışveriş yapmasalar bile güzel ve etkili bir tanıtım yapmış oluyor, verdikleri indirimi bir nevi reklam ve halkla ilişkiler kalemi altında değerlendirebiliyorlar. Grup alışveriş platformu da, hem ürünlerin tedariği gibi lojistik süreçlerle boğuşmuyor, hem aldığı ödemeyi işletmelere aktarana kadar geçen sürede nakit akışı sağlıyor, hem de doğru işletmelerle çalışması halinde ölçeklenebilir modeliyle çok yüksek komisyon gelirleri elde edebiliyor.</p>
<p><strong>Kuponlu müşteriyi memnun edebilmek</strong><br />
Fakat tabii ki bu iş kolunda da riskler ekosistemin farklı noktalarında tehlike arz ediyor. Öncelikle tüketiciler açısından bakacak olursak, bu sistemde onlara sunulan hizmet olan fırsatın algısı büyük önem taşıyor. Kuralları esnetmeye çalışmayan, caddede Pazar sabahı 9’da araba yokken bile kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeyen bireylerden oluşan bir toplumda toplu satın almanın gücü büyük saygı uyandırabilirken, daha esnek davranmaya, kendi kendinin fırsatını yaratmaya eğilimli olan Türkiye’de daha az dikkat çekebiliyor. Bugün grup alışverişle alakalı sohbetlerde “aynı restoranı kendim aradım, 8 kişi gelsek diye pazarlık yaptım, anladım ki menü fiyatları grup alışveriş reklamında üstü çarpıyla çizilen fiyattan düşükmüş” yorumunu duyuyoruz.</p>
<p>İşte bu algının yönetiminde maalesef tüm yük indirim sağlayan işletmecilerin değil, grup alışveriş platformlarının omzunda. Sundukları hizmete güven oluşturmak uzun vade için çok önemli. Yıllardır teknoloji marketlerinin üstünü çizdiği fiyatlar içeren reklamlarla karşılan farklı tüketici gruplarının “promosyon iletişimine” gittikçe inanç kaybettiğini yürüttüğümüz araştırmalarda bizzat gözlemlemiş biri olarak bunu risk görüyor ve her gün, her fırsatın en doğru şekilde iletişimin yapılması gerektiğine inanıyorum.</p>
<div align="center">
<div style="width:470px; text-align:center" class="captionfull"><img title="Grup alışveriş fırsatı modeli girişimcilerinin sayısı sürekli artıyor, şu anda otuza yakın oyuncu pazarda - görsel kaynağı: webrazzi.com" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/themes/tma13/images/latest/grup-alisveris-l.jpg" alt="Grup alışveriş fırsatı modeli girişimcilerinin sayısı sürekli artıyor, şu anda otuza yakın oyuncu pazarda - görsel kaynağı: webrazzi.com"/>
<p>Grup alışveriş fırsatı iş modeli girişimcilerinin sayısı sürekli artıyor, şu anda otuza yakın oyuncu pazarda / görsel kaynağı: webrazzi.com</p>
</div>
</div>
<p>Müşteri açısından çok önemli bir diğer şey ise, fırsat ürün veya hizmetin kalitesi. İşletmenin kaldırabileceğinden daha fazla sayıda indirim kuponu satılması, ardından bu kuponları kullanmak isteyenlerin, beklenen seviyede hizmet almamasıyla sonuçlanabiliyor. Burada işletmeler ile grup alışveriş platformlarının iletişimi, doğru hedef belirlemeleri, her iki tarafın da diğerinin tecrübesinden yararlanması hayati önem taşıyor. Gerekiyorsa fırsata bir üst limit koyulmalı, bu her ne kadar grup alışveriş platformunun az önce değindiğim yüksek ölçeklenebilirlik avantajını yok etse de&#8230;</p>
<p>Çünkü sadece düşük marjlı, ucuz hizmetler değil, daha pahalı masaj gibi hizmetlerde, örneğin sadece bir aylık bir kupon indirimi süresince iş çıkışı saatlere randevu bulunamaması domino etkisi yaratarak sadece o işletmeciden değil, aynı sektörde diğer işletmecilerin vermeyi göze aldığı fırsatlardan da uzaklaşmaya neden olabilir. Markaya müşteri sadakati yaratmanın çok zor olduğu grup alışveriş alanında, fırsat platformunun, iş ortağı seçtiği işletmecileri test etmesi bir fark yaratabilir.</p>
<p>Çünkü üst limit uygulanmadığı, işletme seçiminin dikkatli yapılmadığı, müşteri yoğunluğu yönetiminin tamamen işletmeye bırakıldığı durumlarda, işletme görevlisi, telefonla rezarvasyon yapan müşterilere “bu Pazar günü ‘brunch’ için grup alışveriş sitesine ayırdığımız masalar doldu, en erken 2 sonraki Pazar gelebilirsiniz” gibi cevaplar verebiliyor. Her ne kadar bazı kampanyalarda bu durum satın alma sayfasında uyarı olarak müşteriye gösterilse de, müşteri işletmenin az masa ayırıp ayırmadığını sorgulayıp bunu grup alışveriş platformunun yönetim eksikliği ve etkisizliği olarak yorumlayabiliyor.</p>
<p><strong>Müşteri sınıflarını farklı yönetmek</strong><br />
Tabii müşteri yoğunluktan, aldığı servisin beklentileri karşılamamasından şikayetçi olduğunda burada indirim yapmayı göze alan işletmecinin de hedeflediği faydayı kazanmasının zorlaşacağı aşikar. Bu durumda, çoğu ilk defa kupon alırken o işletmenin varlığını öğrenmiş kitleyi, o tek ziyarette uzun vadeli müşteriye çevirmek, ya da ek ürün ve hizmetler satmayı başarmak de zorlaşıyor.</p>
<p>Ayrıca ilgi çekmek için %50 seviyelerinde indirim yaparken kalan miktarın da önemli bir kısmını grup alışveriş platformuna bırakan işletmecinin de, bu yolla çektiği müşterileri kalıcı kılması için de hazırlık yapması gerekiyor. Bu hazırlık için de yine grup alışveriş platformlarının tavsiyeleri önem kazanabilir. Çünkü her ne kadar “fırsat” peşindekiler bu kuponları alıyor olsa da, genellikle sunulan indirimlerin yaşam tarzını çeşitlendiren, zenginleştiren hizmet ve ürünlerden sunulmasından da anlaşılacağı üzere, bir iş veya gelir kaynağı sahibi olan ve de dar gelirli olmayan bir müşteri kitlesiyle iş yapmış olunuyor, en azından şimdlik. Böylesi bir müşteri grubunun, indirim ile alışveriş esnasında değişen beklentileri üzerine de grup alışveriş platformu çalışanlarının tecrübe kazandığını düşünüyorum.</p>
<p>Bu yeni müşteri grubunun akını esnasında sadık ve uzun süreli müşteriler de aldığı hizmetin kalitesine isyan edip daha az ziyarete yönelebiliyor, hatta sadık müşteri olup da indirimden faydalanamamayı kabullenemeyip indirim talep ediyor. Tabii bunlara ek olarak sunulan hizmet veya ürünün fiyat algısının, böyle kampanyalarla zarar görmemesi için akıllı bir uygulama ve iletişim önem kazanıyor. Bu indirimleri özel nedenlere dayandırabilmek mevcut ve potansiyel müşteride, markanın kalite ve fiyat algısını yönetmek için çok önemli.</p>
<p><strong>Grup alışveriş için görünürde sınır yok</strong><br />
Tabii basit görünümlü bir iş modeli bu kadar ilgi çekince herkesin kafasında grup alışveriş platformları neler yapmalı ve yapmamalı fikirleri de oluşuyor. Bu alandaki girişimciler de sürekli daha iyinin peşindeler. Sadece fırsatları değil, operasyonu güçlendirmek adına da kadrolar büyütülüyor, çağrı merkezleri kuruluyor.</p>
<p>Aslında ülke ekonomisinde KOBİ’lerin ağırlığını dikkate aldığımızda yerel/bölgesel fırsatların ciddi bir potansiyel sunduğunu görüyoruz. Bu potansiyelin güçlü şekilde harekete geçirilmesini sağlayacak yaklaşımlardan biri de sadece orta ve üst gelir grubunu hedefleyecek fırsatlar sunmakla yetinmemek, daha geniş bir tabana, daha “ortak” ihtiyaçlara inebilen çözümler de geliştirmek.<br />
Tabii bu noktada sadece KOBİ değil büyük ölçekli projeler de akla geliyor, GSM iletişim paketleri, zorunlu veya temel sigortalar gibi ürünler, hatta market zincirleriyle, büyük marka fast food restoranlara yapılabilecek çalışmalar. Öte yandan büyük ölçekli projeler gerçekleştirmenin potansiyel etkisini düşünürken, böylesi projelere yine kendi müşteri ilişkileri yönetim araçlarını başarıyla kullanabilen kurumların da doğrudan girebileceğini düşünüyoruz. </p>
<p>GSM operatörlerinin çeşitli abone kulüpleri, spor kulüplerinin taraftar paketi içeren üyelikleri, hatta dünyanın en inovatif projelerini gerçekleştiren Türk bankalarının üçüncü partilerle ortak proje yapmaya eğilimi, önümüzdeki aylarda fırsat odaklı grup alışverişte çetin rekabet olabileceğini hissettiriyor.</p>
<p><em>Kasım sonunda kaleme aldığım, ancak Digital Age Ocak sayısına yerleştirebildiğimiz bu yazım çok taze olmasa da çıkarımlar daha uzun süre geçerliliğini koruyacak düşüncesiyle sizlerle buradan da paylaşmak istedim.</em></p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2011%2Fgrup-alisveris-bir-ucundan-tutan-herkes-icin-firsatlar-ve-riskler%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2011/grup-alisveris-bir-ucundan-tutan-herkes-icin-firsatlar-ve-riskler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanal Kimlikler Sayesinde Birbirini Besleyen Paralel Yaşamlar, Paralel Evrenler</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2010/sanal-kimlikler-sayesinde-birbirini-besleyen-paralel-yasamlar-paralel-evrenler/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2010/sanal-kimlikler-sayesinde-birbirini-besleyen-paralel-yasamlar-paralel-evrenler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 12:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar, spor, TV]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=1042</guid>
		<description><![CDATA[Lost gibi diziler, sinema filmleri bizleri farklı zaman dilimleri, evrenler, boyutlar arasında dolaştırırken izlenme rekorları kırıyor. Bu ilginin güçlenmesi ise, son yıllardaki İnternet ve iletişim aracı kullanım şekillerimizin bizleri toplumdan izole etmektense farklı şeyleri bir arada yaşamaya itmesinden kaynaklanıyor olabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milyonlarca kişinin heyecanla beklediği Lost dizisinin 6. ve son yılının final bölümü bazılarında hayal kırıklığı, bazılarında memnuniyet yarattı. Son on yılın en popüler TV yapımlarından biri olan dizide kahramanların geçmişleri ve geleceklerine sıklıkla gidiliyor, izleyiciler de aradaki gelişmeleri tahmin etmeye çalışıyorlardı. Son sezonda ise kahramanların, daha önce anlatılan geçmiş veya geleceklerine uymayan öğeler içeren farklı bir hayat yaşadıkları yeni bir zaman dilimi ekrana gelmeye başladı. Geniş izleyici tabanını düşündüğümüzde, dizinin takip edilmesini, anlamlandırılmasını zorlamaya başlayan bu açılımı yapımcılar göze almış, tercihi bilinçli yapmıştı.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Yine son dönemin güçlü ve popüler TV dizilerinden Fringe, alternatif evreni temel alan hikayesinde iki taraf arasındaki geçişler, bilim ve teknolojideki gelişmelerle iki evrenin yakınlaştırılması, hatta bunların birbiri üstüne çökmesi olasılıklarını işleyen hikayesiyle ilgi çekmeye devam ediyor.</p>
<p>Bu iki örnek, hikayesi büyük ölçüde paralel zaman veya boyutlarda geçen diziler. Ama tabii ki bir veya birkaç bölümde bu konulara değinen daha pek çok dizi ve film var. Özellikle son dönemde bu temanın daha sık karşımıza çıktığını da gözlemliyoruz. Paralel zamanlarda veya boyutlarda aynı karakterlerin farklı yaşamlar sürmesine dair olan bu kurgu yapımların daha çok ilgi çekiyor olmasının başlıca nedenlerinden biri de, yüz milyonlarca insanın İnternet kullanım eğilimleriyle benzerlikler taşıması.</p>
<p><strong>“Eğlence için İnternet” Kullanımı Derinlik Kazanıyor</strong><br />
İnternet kullanımı içinde eğlence ve rahatlamaya yönelik ayrılan zamanın payı son yıllarda ciddi oranda yükseliş gösterdi. İnternet’in yaygınlaşması ile bilgisayarlar ve oyun konsollarına yönelik üretilen profesyonel oyunlar “çok oyunculu”, bol etkileşimli programlara dönüştü. Devasa boyutlarda sanal dünyalarda fantastik karakterler seçerek rol yapma üzerine kurulu oyunlar on milyonlarca kullanıcının hayatlarının ciddi bir bölümünü buna zevkle ayırmasını sağlıyor.</p>
<p>Ama sadece World of Warcraft gibi kendi başına kurulması gereken profesyonel oyunlar değil, Facebook gibi sanal ağlar üzerinde oynanan basit oyunlar da benzer temalar barındırmaya başladı. Farmville, Cafe World, Texas HoldEm, Mafia Wars gibi popüler oyunların üreticisi Zynga’nın oyunlarını ayda 235 milyon farklı kullanıcı oynuyor. Günde ortalama 65 milyon oyuncunun giriş yaptığı Zynga oyunlarından örneğin FarmVille’in yaklaşık 83 milyon oyuncusu var ve bu rakam büyümeye devam ediyor.</p>
<p>Sosyal medya tabanlı bu tip oyunlar doğal olarak kendilerini “sürekli” veya “profesyonel” oyuncu olarak tanımlamayacak, fırsat bulduğunda sisteme girenler tarafından oynanan, bu nedenle de geçtiğimiz dönemde çok daha masum görünen programlar idi.</p>
<p>Fakat FarmVille örneğinde olduğu gibi, bu “rasgele” oyuncu tabanının aslında nasıl “sürekli”, fanatikçesine oynayanlara dönüşebildiğini görmeye başladık. Sosyal medya platformlarında geçirilen süreler her ay beşer onar dakika artarken bu oyunlara daha mı çok zaman ayrılmaya başlandı, yoksa bu “genellikle” ücretsiz oyunları oynayabilmek için mi daha çok sosyal paylaşım siteleri ziyaret edilmeye başlandı, bu çok önemli bir soru.</p>
<p>Çünkü gittikçe daha fazla kullanıcı “bugün çiftliğimi sulamadım”, “bugün balıklarıma yem vermedim” gibi düşüncelerle oyuna girme fırsatı kollarken aslında bir yandan da günlük hayatlarına farklı bir boyut katmış oluyorlar.</p>
<p><strong>Farklı Kimlikleri Farkında Olmadan Yaşamak</strong><br />
Evet, İnternet’i bir kaçış fantazisini gerçekleştirmek için kullananlar hiç de az değil. Ama hayır, şu anda irdelediğimiz bu kaçış fikri değil, farklı dünyalar yaşayanlardan bahsetmiyoruz, bu nedenle de Lost, Fringe gibi örnekler üzerinden giriyor, Alice Harikalar Diyarı gibi hepimizi etkileyen alternatif gerçeklik, farklı dünyalar temalarından bahsetmiyoruz, “İnternet kitleleri yatıştıran, uyuşturan bir kaçış evrenidir” demiyoruz. Bilinçli veya bilinçsiz, bu amaçla İnternet’i kullananlar var. Fakat günümüzde çok daha fazla insan, İnternet sayesinde kendilerini farklı bir paralellikte, farklı bir karakterde, farklı değerler ve hedeflerle yaşatıyor.</p>
<p>Yılda bir iki kere karşılaştığınız pek de samimi olmadığınız eski bir sınıf arkadaşınız, eski işinizdeki şefiniz, belki de bir zamanlar muhabbetinizin limoni olduğu bir tanıdığınızın çiftliğine yeni mahsuller gönderir, ona traktör hediye ederken; ondan gelen benzer bir gönderiye çok mutlu olur, onun çiftliğininin ne durumda olduğunu merak ederken aslında karşıdaki kişiyle bildiğiniz ilişkinizi bırakmış oluyorsunuz.</p>
<p>Sandığınızdan çok daha fazla kişi, o an gerçekten ekinlerine, mahsullerine çok değer veren, emek ve çabasıyla bir şeyler ortaya koyduğuna, ürettiğine inanan amatör çiftçilere dönüşüyor. Bu, balkonda, terasta saksı içinde veya arka bahçede 2-3 metrekarede maydonoz, domates yetiştirmenin, uzaktaki tanıdıklarla paylaşılarak yapılması gibi bir şey. Hem de karşı tarafın da yaptığınızı gönülden takip ettiğini, ilgileniyormuş gibi yapmadan ilgilendiğini bilerek.</p>
<p>Sosyal paylaşım ağlarında sadece oyunlar değil, kullanıcı profilleri de, arkadaşlarla paylaşılan İnternet haberleri, videoları, kişisel fotoğraflar da pek çok kişi için farklı özelliklerini, isteklerini paylaşabilme, farklı bir “ben” yaşayabilmenin sadece diğer yolları. Her gün masabaşında yaptığı iş ile kendini ifade edemediğine inanan sayısız insan, akşamları ise işinin içeriğiyle bağlantısı olmayan bambaşka bir sektörün haberlerini, videolarını paylaşıp üstüne kendi yorumunu eklerken Facebook’ta arkadaşlarının, FriendFeed ve Twitter’da tanımadığı takipçilerinin gözünde farklı bir ‘ben’i sunmanın rahatlatıcı konforunu yakalıyor, ta ki ertesi sabah yeniden mesai için masasına oturup kendinden beklendiğine inanan rolünü oynamaya tekrar başlayana kadar.</p>
<p>İnternet, ister oyunlarla olsun, ister Facebook’ta paylaşılması tercih edilen ve edilmeyen fotoğrafları sizin insiyatifinize bırakmasıyla olsun, aynı anda farklı kimliklerin tadını yaşama imkanı ve artan etkileşim araçları sunuyor. Hem de 90’lar ve 2000’lerin başında sıklıkla itham edildiği “kopuk sanal kaçışlar sağladığı, bireye temeli güçsüz hayaller yaşattığı” iddialarını geçersiz kılarak!</p>
<p>Hala TV, cep telefonu ve İnternet için notebook kullanarak üç ekrandan hayatımızı sürdürürken, İnternet henüz “hava” gibi hayatımızın her anına, alanına entegre olmamışken bu paralel yaşam tarzının kuvvetlenmeye devam edeceğini tahmin etmek zor değil, aynı paralel yaşamlarında farklı şeyler yaşayan kahramanları olan dizilerin de izleme rekorları kırmaya devam edeceği gibi! İnternet her an her hareketimizin parçası olduğunda ise “ben”i konuşurken bambaşka şeyleri tartışıyor olacağız&#8230;</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2010%2Fsanal-kimlikler-sayesinde-birbirini-besleyen-paralel-yasamlar-paralel-evrenler%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2010/sanal-kimlikler-sayesinde-birbirini-besleyen-paralel-yasamlar-paralel-evrenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geleneksel Medyanın Dijital Geleceğini Yeniden Tartışma Zamanı</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2009/geleneksel-medyanin-dijital-gelecegini-yeniden-tartisma-zamani/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2009/geleneksel-medyanin-dijital-gelecegini-yeniden-tartisma-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 12:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[blog ve bloglar]]></category>
		<category><![CDATA[dünya ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[telekomünikasyon, İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=872</guid>
		<description><![CDATA[Krizde batma tehlikesi yaşayan medya devlerinin haberleri sıklaştıkça, dijitalleşmenin getirdiği bolluk ve ucuzluk ile sosyal medya merakı öne çıkıyor. Geleneksel medyanın sıkıntısı sadece bloglar ya da Google News gibi toplayıcı, organize edici hizmetler değil aynı zamanda çok fazla haber kaynağının belli sayıdaki medya tüketicisinin sınırlı vakti için rekabet etmesi. Farkı ne şekilde ve nasıl yaratabileceğini ise hem gazeteciler, hem blog yazarları düşünmeli]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bireysel İnternet yayıncılığı blog platformları sayesinde çok kolaylaştığından beri sıklıkla geleneksel medya ile karşılaştırılmaya başlandı. Özellikle 2007-2008 yıllarına kadar blogların kalitesi, blogların içeriğinin nesnelliği, blogların geleceği tartışılırken dünya ekonomisindeki yavaşlama ile birlikte şimdi de gazeteler ve gazetecilerin geleceğini merak eder, tartışır olduk.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Çünkü dünyanın gittikçe daha fazla ülkesinde geleneksel medya tüketimi azalırken İnternet’te geçirilen zaman artıyor. İnternet’in haberlere ulaşmada sunduğu hız ve maliyet avantajı gazete, dergi satışlarını olumsuz etkiliyor. Son aylarda dünyanın önde gelen basılı yayınlarının zarar ettiği, el değiştireceği, web sitelerinin ücretli olacağı yönünde haberler çoğalmaya başladı. Bir yandan da Google News ve benzeri haber toplayıcı hizmetlere karşı gazetelerin tepkisi artıyor.</p>
<p>Gündemdeki medya tartışmalarının birkaç yıl içinde böyle değişmesinin ardında yatan tek nedenin blog yazarlığındaki artış olduğunu söylemek tabii ki doğru olmaz. Ama gazetelerin geleceğinin sorgulanır hale gelmesi bile “Kral öldü, yaşasın yeni kral blogcular” hissiyatını doğurmuyor değil.</p>
<p>Bu his hem bazı blogcularda, hem de tüketicilerine ulaşmak için en etkin kanal arayışında olan şirketlerin pazarlama departmanlarında güç kazanıyor. Bazı blogcular, geleneksel medya kanallarının can çekiştiği haberlerini aldıkça, biraz haklı da olarak değişime ayak uyduramayan medyanın artık düzlüğe çıkamayacağını, günün kendi günleri olduğunu düşünebiliyor.</p>
<p>Öte yandan medya dünyasının dönüşümünden ziyade bir mesaj iletme aracı olarak faydasıyla ilgili olan pazarlamacı ve halkla ilişkiler uzmanları ise farkında olmadan sosyalleşme platformları Facebook,  Xing, Friendfeed gibi sitelerdeki yükselişi blog yazarları ile birebir eşleştiriyorlar. Blog yazarlarını bu platformların aktif yönlendiricileri olarak varsayıyorlar. Sosyal medyada tek bir fotoğrafla bile olsa içerik üreten birey sohbetin ve enerjinin kaynağı oluyor ama aslında o birey bile fotoğrafla vermek istediği mesajın gelen yorumlar sonrası neye dönüşebileceği üzerinde tasarruf sahibi olamıyor.</p>
<p><strong>Değişim Hem Sosyolojik Hem Teknolojik, ve Haliyle Ekonomik!</strong><br />
Tabii geleneksel medyanın yaşadığı sıkıntılar ile sosyalleşme platformlarının yükselişinin eş zamanlılığını da yakalayarak anlamlandırabilmek lazım. Nielsen’ın bir araştırması son bir yılda sosyal paylaşım sitelerinde geçirilen zamanın toplam İnternet kullanımı içinde aldığı payın üç kat arttığını gösterirken benzeri karşılaştırmalar üç yıl öncesiyle yapıldığında İnternet üzerinden haber tüketimine ayrılan sürede ciddi kayıp yaşandığını görüyoruz. Gittikçe daha fazla insan günlük haberler ve editöryal içeriği takip etmektense arkadaşlarının dediklerini, yaptıklarını, şu anda nerede olduklarını, paylaştıkları fotoğrafları takip etmek istiyor; 2000’lerin ilk on yılında adeta herkes herkesi gözetlemek istiyor.</p>
<p>İşin teknolojik boyutunda ise her 18 ayda bir iki katı performansı aynı fiyata sunan işlemci gücü, buna yakın hızlarda gelişen depolama teknolojisi ve iletişim altyapısının bant genişliği, sayısallaştırılabilen ürünlerin ek bir kopyasını oluşturmanın masrafını, yani marjinal maliyeti sıfıra yaklaştırıyor. Bu da, en başta Google örneğinden gördüğümüz gibi pek çok hizmeti çok düşük ücretlere, hatta bedava almamıza kapı açıyor.</p>
<p>Öte yandan bu ucuzlama, hatta bedavalaşmaya rağmen iktisatın temel dayanağı arz ve talep hala belirleyici. Çünkü kıt olan şeyler hala kıymetli iken fazla bol olan şeyler ucuz kalmaya devam ediyor; ve ucuz kalmaya mahkum olanların belki de başta geleni ise insan düşünceleri, fikirleri, ürettiğimiz ve işlediğimiz veri ve hatta enformasyon!</p>
<p>Çünkü milyonlarca insan gün boyunca gündelik hayat, çevresindekiler, dünya ve geleceğe dair örtüşen şeyleri düşünüyorlar. Veri ve enformasyondan derlenen bilginin değeri ancak çok doğru yerde ve anda paha biçilmez oluyor. Ama diğer her bilgi kolayca paylaşıldığından, hızla yayıldığından aynı kıymeti yakalayamıyor. Özellikle İnternet tabanlı, başarılı “bedava üzerine kurulu” iş modelleri sıradan bilginin ucuzluğunu gerçekten kavramış olanların elinden çıkıyor, ki bu da başka bir yazı konumuz olarak kalsın.</p>
<div align="center"><img title="İnsanlar daha çok uzun bir süre haber ve yorum tüketmeye istekli olacaklar, fakat iletişimin kolaylaşması fark yaratan içeriğin ayakta kalabilmesini mümkün kılıyor" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/themes/tma13/images/latest/gelenekel-medya-gazetecilik-dijital-gelecek-l.jpg" alt="İnsanlar daha çok uzun bir süre haber ve yorum tüketmeye istekli olacaklar, fakat iletişimin kolaylaşması fark yaratan içeriğin ayakta kalabilmesini mümkün kılıyor" /></div>
<p>Geleneksel medya kanalları ve gazete web sitelerinin, gelir kaybının ana faktörlerinin birinin de bu olduğunu görmeleri gerekiyor. Google News gibi toplayan ve derleyen hizmetler ve gazetelere alternatif web siteleri, bloglar tabii ki gelir kaybına neden oluyor. Ama asıl sorun çok fazla rakibin aynı anda kolayca bulunan, “çok bol” olan haberi sunması, fark yaratmakta haklı olarak zorlanması. Bolluk ve dijital teknolojilerin getirdiği ucuzluk geleneksel medyayı zorlayan belki de en büyük faktör.</p>
<p>Nitekim Google da gittikçe daha fazla sayıda geleneksel ve kaliteli medya kanalının finansal zorluklarla boğuşmasını kaygıyla izliyor, çünkü Google sadece kendisinin kar edebildiği bir medya işinin sürdürülebilir olmadığının farkında. “Parasızlaşmasına” yardımcı olduğu hizmetleri verebilmek için para kazandıran yeni inovasyonlar bulmuş olan Google, kaliteli ve güvenilir içerik sağlayan medya devlerinin benzeri yeni iş modelleri bulamadan önce “parasızlaşan”, bedavalaşan hizmetler yüzünden iflas etmelerinden korkuyor, çünkü o zaman endeksleyip bize aratacağı ve güvenle sonuçlar arasında gösterebileceği çok daha az kaliteli içerik olacak!</p>
<p><strong>Bizim Tartışmalarımızın Çözümü Hem Basit Hem Karışık</strong></p>
<p>İşte tüm bu kuvvetler aynı anda etkilerini gösterirken Türkiye’de de tekrar İnternet gazeteciliği tartışmaları önemli kalemlerin ucunda canlanıyor. İki şey tekrar tartışılıyor, ilki ücretli İnternet gazeteciliği, ama bu konuda tartışmaya bile gerek yok. Türk İnternet gazeteciliğini oluşturan ve takip edenlerden birinde bile seviyesizlik zaafı oldukça böyle bir içeriği ücretle sunma şansınız kalmıyor!</p>
<p>İkinci olarak ise blog yazarı ile gazetecinin farkı tartışılır gibi oluyor ama dünyadaki uygulamaları gördükçe yavaş yavaş geleneksel medya temsilcileri de blogcuları meslektaş gibi görmeye sıcak bakmaya başlıyor, zaten artık çoğu da bizzat blogcu, olmadı Twitter kuşu! Diğer yandan blog yazarları ve sosyal platformların aktif içerik üreticileri de bu yakınlaşmaya sıcak bakmalı, çünkü bu tam bir yumurta tavuk döngüsü.</p>
<p>İnternet’i bir zamanlar hor gören uzgörüsüz gazete yazarlarının hataları artık gün gibi ortaya çıkmışken İnternet’in “yerlisi” hissedenlerin de eski tartışmaları unutmaları gerekiyor. Çünkü şimdi de kulaktan kulağa “blogculara lansman yapmak istiyoruz, ama on kişi çağırınca geri kalan yüz kişiyi kızmış buluyoruz” sözleri aktarılıyor.</p>
<p>Halkla ilişkilerciler ve pazarlamacılar, sosyal medyanın üyeleriyle geleneksel medya ve blogcuları ayrıştırma becerisini kazandıkça; ve hepimiz geçimini blog yazmaktan kazananlar dışında kalanları, amatör ve kendisi için yazıp çizenler olarak konumlandırmayı başarırsa önemli bir engeli aşmış olacağız. Bugün Renault Türkiye blogculara harika bir lansman yapıyorken Renault Romanya aynı otomobil için çok daha sıradan bir lansmanı hem blogcu, hem dergici, hem de gazetecilere aynı anda, çok katılımcı bir ortamda yapabiliyorsa almamız gereken bazı dersler olduğu ortada&#8230;</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2009%2Fgeleneksel-medyanin-dijital-gelecegini-yeniden-tartisma-zamani%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2009/geleneksel-medyanin-dijital-gelecegini-yeniden-tartisma-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal medya kullanımının ardı kesilmiyor; Gillette yine bloglarda</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2009/sosyal-medya-kullaniminin-ardi-kesilmiyor-gillette-yine-bloglarda/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2009/sosyal-medya-kullaniminin-ardi-kesilmiyor-gillette-yine-bloglarda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 17:33:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[medya / pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=850</guid>
		<description><![CDATA[İnternet ve sosyal medyaya yönelik pazarlama, marka ve halkla ilişkiler çalışmaları güçleniyor. Doğal olarak hızlı tüketim ürünleri de sıklıkla bu mecrada karşımıza çıkıyor. Son olarak Gillette yeni tıraş bıçağı modeli ile karşımıza çıktı, bana da küçük bir maliyet yarattı!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekim ayındaki bir yazımın girişi aynen böyleydi: &#8220;İnternet kullanımı arttıkça medya tüketiminin daha büyük bir bölümü de web yayınlarına kayıyor. Nitekim reklam verenler de bu eğilimin gücünü özellikle 2009’da daha yakından izleyip test etmeye başladı.&#8221;</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Sosyal medyadaki etkileşime önem verip örneğin bloglara yönelik kampanyalarını arttıranlar özellikle hızlı tüketim malı üreticileri. Nitekim Gillette geçen yıl Fenomen Blogger diye oldukça ilgi çeken bir kampanya yapmıştı. Bu sene yeni çıkan modellerini duyurmak için de yine blogların gücünden faydalanmayı ihmal etmediler. Geçen sene bir grup blog yazarına ürün gönderen Gillette bu sene aynı şeyi daha eğlendiren bir şekilde yaptı, bizzat alıcının adını telaffuz ederek söze başlayan bir konuşan kutu gönderdiler!</p>
<p>Dürüst olmak gerekirse, konuşan kutu eğlencesi bir yana, elime yeni bir Gillette pilli Fusion Power ve tıraş takımı geçtiği için çok heyecanlanmadım, çünkü alttaki karede de görebileceğiniz gibi banyo dolabımızda Gillette ürünlerinden geçilmiyordu. Her ne kadar babam ve benim kullandıklarım böyle iç içe durmuyor olsalar da ben onları bu kareyi çekebilmek için bir araya getirdim. Kısaca ayrıştırmak için genelleme yapacak olursak turuncu ve gri olanlar genellikle benim, maviler onun diyebiliriz! Arkada da 1-2 başka marka tıraş kolonyası eksik değil tabii!</p>
<div align="center"><a href="http://www.cihansalim.net/blog/resim/gillette-urun-cesitleri-banyo.jpg"><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/gillette-urun-cesitleri.jpg" alt="" /></a></div>
<p>Tabii dört kutu tıraş köpüğünden ve iki balmdan birer adedinin geçenlerde bittiğini, ama fotoğraf hatta video çekip Gillette&#8217;in bu interaktif etkileşimine ben de eğlenceli bir katkı yapmak istediğim için bunları sakladığımı da belirteyeyim. Fakat olayın üzücü yanı, konuşan Gillette kutusu gelmeden önce elimde bol olan Gillette ürünlerinden biri değil, son derece kıt olan, yani yeni alınmış bir adet Gillette Arctic Ice after shave&#8217;in düşüp kırılması oldu, söylemeden geçemiyorum. Belli ki bir medya prodüksiyonu oluşturmak gerçekten masraflı olabiliyormuş(!)</p>
<p>Herneyse, iki paragraf önce dediğim üzere, beni heyecanlandıran yeni ürünler edinmek değilse nedir? Şudur:</p>
<ol>
<li>İnternet&#8217;in ve bu örnekte sosyal medyanın daha çok halkla ilişkiler, reklam ve marka harcaması çekmesi; ki bununla ilgili lütfen önceki yazılarıma göz atınız:
<ul>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/2009/sosyal-medyayi-odakli-kampanyalar-gittikce-buyuyor-renault-bursa%E2%80%99da-fabrika-gezdiriyor-gerisi-de-geliyor%E2%80%A6/">Sosyal Medya Odaklı Kampanyalar Gittikçe Büyüyor! Renault Bursa’da Fabrika Gezdiriyor, Gerisi de Geliyor…</a> ve</li>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/2008/musteri-sadakati-erirken-pazarlamacilarin-guncel-acilimlari-ne-asamada-internet-konsept-magazalar-deneysel-pazarlama/">Müşteri Sadakati Erirken Pazarlamacıların Güncel Açılımları Ne Aşamada? İnternet, Konsept Mağazalar, Deneysel Pazarlama&#8230;</a></li>
</ul>
</li>
<li>Sosyal medya ve İnternet çalışmalarında yaratıcı kampanyalar yapılmaya başlanmasıdır, Gillette&#8217;in güncel örneğinde bakınız <a href="http://www.fark-ititresim.com/">Fark-ı Titreşim</a> web sitesi, her gün 10 kişiye yeni Gillette&#8217;i hediye ediyordu.</li>
</ol>
<p>Gillette&#8217;in yeni Fusion Power Stealth modeli için blog kampanyasının diğer bloglardaki etkisini tabii bloglarda arama yaparak ve tabii <a href="http://www.fark-ititresim.com/">Fark-ı Titreşim</a> web sitesinden görebilirsiniz.</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2009%2Fsosyal-medya-kullaniminin-ardi-kesilmiyor-gillette-yine-bloglarda%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2009/sosyal-medya-kullaniminin-ardi-kesilmiyor-gillette-yine-bloglarda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google Wave Davetiyesi isteyenler için&#8230;</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2009/google-wave-davetiyeler-isteyenler-icin/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2009/google-wave-davetiyeler-isteyenler-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 16:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Google Wave]]></category>
		<category><![CDATA[Wave]]></category>
		<category><![CDATA[Wave davetiye]]></category>
		<category><![CDATA[Wave davetiyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=841</guid>
		<description><![CDATA[Google, Gmail için izlediği yolu yeni Google Wave için de aynen takip ediyor ve gerek Wave&#8217;deki açıkları ve gelişme alanları ortaya çıkarmak, gerekse de destekleyebileceğinden fazla kullanıcıyı bir anda sisteme kabul edip memnuniyetsizlik yaratmamak için kısıtlı sayıda kullanıcı kabul ediyor. Mevcut kullanıcılar ellerindeki sınırlı sayıda davetiyeyi etraflarındakilere dağıtabiliyorlar. Şu anda Google Wave, &#8220;Preview&#8221; yani &#8220;ön [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Google, Gmail için izlediği yolu yeni <a target="_blank" title="Google Wave" href="http://wave.google.com" target="_blank">Google Wave</a> için de aynen takip ediyor ve gerek Wave&#8217;deki açıkları ve gelişme alanları ortaya çıkarmak, gerekse de destekleyebileceğinden fazla kullanıcıyı bir anda sisteme kabul edip memnuniyetsizlik yaratmamak için kısıtlı sayıda kullanıcı kabul ediyor. Mevcut kullanıcılar ellerindeki sınırlı sayıda davetiyeyi etraflarındakilere dağıtabiliyorlar. Şu anda Google Wave, &#8220;Preview&#8221; yani &#8220;ön izleme&#8221; etiketiyle kullanımda, bu Beta, hatta belki Alfa sürümünden bile önceki bir aşama. Yani Wave üstünde daha fazlasıyla çalışma yapılacak.</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Google Wave basitçe canlı bir haberleşme sistemi. İş ya da özel arkadaşlarınızla bir e-posta diyaloğunu bir chat/ sohbet halinde sürdürüyorsunuz, fakat Google, Wave&#8217;e haritalar, anketler gibi mini ek özellikler eklemiş. Daha fazlasını da 3. parti eklentilerle edinmek mümkün.</p>
<p>Wave&#8217;i kullanmakta yaratıcılığınız belirleyici olacak, ama yine de İnternet&#8217;te pek çok kullanım önerisi ve kılavuzu mevcut. Eğer Google Wave&#8217;i kullanmak için Wave davetiyesi istiyorsanız bu yazının altındaki yorum kısmında e-posta kutusuna doğru e-posta adresinizi yazmanız yeterli, o kutuya yazarsanız benim dışımda kimse de e-posta adresinizi görmez.</p>
<p>Elime geçen ilk iki parti davetiyeyi daha önce söz verdiklerim dahil yakın arkadaşlarımla paylaştım ve şu anda zaten yeteri kadar davetiye havada uçuşuyor denebilir. Ama yine de davetiye arayanların yazılarını görünce elimde kalan 4-5 davetiyeyi paylaşmak istedim. İlerde yeni davetiyelerim oldukça daha fazla kişiye gönderebilirim.</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2009%2Fgoogle-wave-davetiyeler-isteyenler-icin%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2009/google-wave-davetiyeler-isteyenler-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>34</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de e-Ticaret Nereden Nereye… Online Ticaret Hacmi Tahmini, Beklentiler ve Başarı Faktörleri</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2009/turkiye%e2%80%99de-e-ticaret-nereden-nereye%e2%80%a6-online-ticaret-hacmi-tahmini-beklentiler-ve-basari-faktorleri/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2009/turkiye%e2%80%99de-e-ticaret-nereden-nereye%e2%80%a6-online-ticaret-hacmi-tahmini-beklentiler-ve-basari-faktorleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 20:40:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[iktisat ve Türk ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=832</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu'na göre hanelerin %30'u İnternet erişimi sahip. Yani Türk İnternet alemini hedefleyen bir teşebbüsün tam 25 milyon potansiyel müşterisi var! Peki, bu büyük pazardan para kazanan, büyüyen girişim örneği deyince neden bir elin parmağından fazla isim aklımıza gelmiyor, neden e-ticaret ülkemizde palazlanmıyor?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2009 yılı araştırmasına göre Türkiye’deki hanelerin %30’u İnternet erişimine sahip olduğu, buradan hareketle ve yine anketlerle 16-74 yaş arası bireylerin %38’inin İnternet kullanıcısı sayıldığı açıklandı. Yani Türk İnternet alemini hedefleyen bir iktisadi teşebbüsün tam 25 milyon potansiyel ziyaretçisi, hatta müşterisi var! Peki, bu büyük pazardan para kazanan, büyüyen girişim örneği deyince neden bir elin parmağından fazla isim aklımıza gelmiyor, neden e-ticaret ülkemizde palazlanmıyor?</p>
<div align="center"><!--adsense--></div>
<p>Ne kadar bilindik bir soru aslında! Belki sizin de sorduğunuz bir soru; belki de yurtdışına okumaya, çalışmaya giden arkadaşınızın günceli merakı veya yabancı bir iş adamının Türk İnterneti’ni anlama çabası karşısında cevap vermeye çabaladığınız bir soru.</p>
<p>Maalesef dijital devrim bazılarının şimdiden vardığımızı sandığı ütopik evresine henüz ulaşmadığından hala bilgi eksikliği, yokluğu hissettiğimiz alanlar var. İşte Türkiye İnterneti ve e-ticareti de bu alanlardan biri. Mantıklı çıkarımlarda bulunmak, doğru hamleleri yapabilmek için doğru veri ve bilgilere sahip olmak olmazsa olmazların başında geliyor. Güvenilir, karşılaştırılabilir veri eksikliği de aslında e-ticaretin palazlanamamasının nedenlerinden biri.</p>
<p><strong>Bilgisayar Sahipliğinde Yavaşlama e-Ticareti Yavaşlatabilir</strong><br />
Öncelikle pazarın potansiyelini ve gerçekleşmeleri tahmin edebilmek için resmi İnternet kullanıcı sayısı, abone sayısı ve bilgisayarlaşma oranlarındaki trendle başlayacak olursak sürekli yükselen eğrilerle karşılaşıyoruz. 2003 yılında 1,2 milyon olan İnternet abone sayısı 2008’de yaklaşık 5,8 milyona yükseldi, öte yandan 2003 yılında 3,5 milyon adet ile İnternet abonesinden çok daha fazla olan kişisel bilgisayar sayısı ise 2008’de aynı şekilde 5,8 milyona dayandı. Yine aynı dönemde İnternet kullanıcı sayısı 25 milyona ulaştı!</p>
<div align="center"><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/tr-e-ticaret/2008bilgisayar-internet-kullanici-sayilari.gif" title="2003-2009 arası İnternet ve bilgisayar kullanıcı sayısı ve bilgisayar sayısı" alt="2003-2009 arası İnternet ve bilgisayar kullanıcı sayısı ve bilgisayar sayısı"/></div>
<p>Sadece bu üç rakam bile bize pek çok çıkarımda bulunma şansı veriyor. Bunlardan biri kabaca 6 milyon abonelik ve 6 milyon bilgisayar ile İnternet kafeleri ve iş yerlerindeki kullanımı toplasak gerçekten 25 milyona ulaşır mıyız sorusu? Ulaşsak bile bu 25 milyonun gerçekte ne kadarı e-ticaret potansiyelini meydana koyuyor? İrdelemeye devam edeceğiz.</p>
<p>Bir diğer çıkarım da halkın İnternet’e ulaşımında artık birinci sıkıntının ekonomik İnternet erişimi değil bilgisayarlaşma olduğu. 2008 itibarı ile bilgisayar sayısına ulaşan İnternet aboneliği sayısı yani bilgisayar başına neredeyse %100’lük İnternet penetrasyonu artık bir an önce masaüstü, dizüstü, mini dizüstü, kısaca nasıl olursa olsun bilgisayara erişimin kolaylaştırılması gerektiğini gösteriyor. İşte bu da İnternet kullanıcı sayısında 14. olan Türkiye’nin, İnternet kullanıcılarının toplam nüfusa oranında %30’lar ile neredeyse dünya 60. olmasının nedenini ortaya çıkarıyor.</p>
<p>Mümkünse kendine ait, değilse bile kullanım şartlarında kısıtlama olmayan cihazları kullanarak İnternet’e erişenler e-ticaret hacmini doğrudan etkiliyor. Sosyal bir aktivite olarak arkadaşlarla fiziksel ya da online alışverişe çıkabiliyoruz, ama İnternet kafede tanımadıklarımızın yanında, ekranda kişisel tercihlerimizi yansıtan ürünler arasında dolaşmak pek azımızın hoşlanarak yapacağı bir aktivite olacaktır.</p>
<p><strong>E-Ticaret Hacmini Ölçebilene Aşk olsun!</strong><br />
Bugün Türkiye’ye yatırıma gelen, ana iş kanalı ya da ikincil kanalı İnternet olan küresel oyuncular bile Bankalararası Kart Merkezi (BKM) sanal POS verilerinden e-ticaret hacmine ulaşmaya çalışıyorlar. Sanal POS verilerine e-ticaret sayılamayacak telefon siparişleri, fatura ödemeleri, vb. kalemler de dahil olduğundan çok uçuk rakamlarla karşı karşıya kalıyoruz.</p>
<p>Öte yandan elektronik perakende pazarının üçte biri ila yarısı arasında bir kısmını kontrol ettiği tahmin edilen hepsiburada.com’un açıklamalarından gidersek de pazarı olduğundan küçük gördüğümüze inanıyorum. 2009 tarihli yerli ve yabancı pazar araştırma şirketlerinin sınırlı ama tutarlı rakamlarına ulaşıp yıllardır işim ve merakım gereği belli aralıklarla bir kenarda topladığım rakamların çerçeveleriyle baktığımda şu tablonun kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum.</p>
<div align="center"><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/tr-e-ticaret/turkiye-2003-2008-eticaret-hacmi-cihansalim.gif" alt="2003-2009 arası seçilmiş kategorilerde, tüketim vergileri hariç Türkiye e-ticaret hacmi" title="2003-2009 arası seçilmiş kategorilerde, tüketim vergileri hariç Türkiye e-ticaret hacmi"/></div>
<p>İkinci el pazaryerleri ve elektrikli ev aletleri, tüketici elektroniği, kitap, film gibi medya ve içerik ile oyun ve eğlence ürünleri, kozmetikler ve evcil hayvan, koleksiyon ürünleri, mücevharat gibi diğer kategorileri içeren fakat gıda, vitamin, hırdavat, giyim gibi kalemleri içermeyen, satış vergileri hariç, toplam e-ticaret hacmi 2008 yılında 1 milyar ABD Doları, ya da 1,3 milyar TL’ye ulaştı. İkinci el pazaryerlerinin büyümesi ve farklı ürün kategorilerinde farklı vergi oranlarının doğurduğu karşılaştırma zorlukları nedeniyle bu alanda araştırma yapanlara da kenara koydukları her rakamı vergili vergisiz not etmelerini tavsiye ediyorum.</p>
<p>Giyim, mobilya gibi saydığım kategorilerde paylaşabileceğim kadar güvenilir verilere ulaşmakta genelde de bir zorluk olduğuna inanıyorum. Bu alanlardaki iş hacminin de eklenmesiyle 1 milyar dolarlık rakamın %15 üstünde bir büyüklükten konuşmak mümkün.</p>
<p>Toplam pazarın neredeyse dörtte birini temsil eden tüketici elektroniği bir zamanlar açık ara önde olduğu online dünyada diğer kategorilerden daha yavaş büyümeye devam ediyor. Ev elektroniği ise e-perakendeciliğin yönünü belirleyecek hacme ulaştı. Öte yandan gerek diğer kategorilerde, gerekse de online perakendeciliğin çok daha niş ürün kategorilerinde hızlı büyüme sürüyor ve hala gidilecek çok yol var.</p>
<p><strong>İnternet’ten Alışveriş Yapan Türk Kullanıcısının Beklentileri</strong><br />
Pazarın demografik ve ekonomik özelliklerini daha detaylandırmak, tahminlerde bulunmak da mümkün ve önemli, ama bu yazıyı bir başlangıç ve genel fikir verebilecek bir rehber gibi konumlandırabilmek için en iyisi söz konusu e-ticaret hacmini yaratan Türk İnternet kullanıcılarının alışveriş tercihlerine de değinmek.</p>
<div align="center"><img src="http://www.cihansalim.net/blog/resim/tr-e-ticaret/turk-internet-kullanici-eticaret-beklentileri.gif" title="Türk İnternet kullanıcılarının e-ticaret platformlarında öncelikli tercih nedenleri" alt="Türk İnternet kullanıcılarının e-ticaret platformlarında öncelikli tercih nedenleri"/></div>
<p>Gerek az örneği olan kapsamlı tüketim anketleri, gerekse de başarılı ve başarısız girişimleri içerden ve dışarıdan gözlemleyebildiğimiz kadarıyla Türkiye’de e-ticaretin e-perakendecilik tarafında başarı faktörlerinin başında marka ve isim bilinilirliği ve güveni ile lojistik yeterlilik geliyor. Dolandırıcılık ve sahtecilik hala ortalama kullanıcının en büyük çekincesi olduğundan kulaktan kulağa ve İnternet üzerindeki yorumlar belirleyici rol oynuyor.</p>
<p>Genel bir sosyal ihtiyaç olarak konumlandırılabilecek güven ihtiyacından sonra e-girişimin kontrolündeki en önemli faktör kullanıcının yaşadığı yere ürün gönderilip gönderilmediği, kargo masrafı, zamanında teslimatta başarı. Lojistik başarı tekrar alışverişi tetikleyen temel faktörlerden. Gerek lojistik sorunlar, gerekse de alınan hizmet ya da ürünle ilgili olası sorunlarda müşteri ilişkileri, iade, sigorta, tamir gibi konuları da barındıran hizmetler önem sıralamasının yine üst sıralarında.</p>
<p>Kullanıcılara “niye İnternet’ten alışveriş” sorusu yöneltildiğinde bol çeşit, iyi ve detaylı açıklamalar yanıtını almadığımız bir araştırmaya güvenmemiz imkânsız. Doğal olarak başarılı Türk e-ticaret girişimlerinin çoğunun belli bir kategoride farklı ihtiyaçlara cevap verebilen ürün ve hizmetleri aynı anda sunduğunu, ayrıca bunlar hakkında iyi bilgilendirme yaptığını görüyoruz. En önemli 5 faktör listesinin sonunda ise sadece kampanya indirimleriyle sınırlı kalmayan ödeme seçeneklerinin yeterliliği yer alıyor. Çünkü hala online işlemlerde kredi kartını kullanmak ya da hemen havale çekmek istemeyen, teslimatı alırken ödemek isteyen büyük bir kitle mevcut.</p>
<p>Bu liste size gizli bir iksir formülü sunmuyor gibi görünebilir ama geride bıraktığımız 12 ayda Türkiye’nin en popüler e-perakendecilerinden ikisinin kepenk indirmesinin başlıca nedenleri arasında finansal zorluklardan da öte müşteri sadakati yaratamama olduğu gerçeğini daha fazla gizleyemeyiz!</p>
<div align="center"><!--adsense#linkunit--></div>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2009%2Fturkiye%25e2%2580%2599de-e-ticaret-nereden-nereye%25e2%2580%25a6-online-ticaret-hacmi-tahmini-beklentiler-ve-basari-faktorleri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2009/turkiye%e2%80%99de-e-ticaret-nereden-nereye%e2%80%a6-online-ticaret-hacmi-tahmini-beklentiler-ve-basari-faktorleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google 29 Ekim logosunun tasarımı bir yana rengi böyle kırmızı olamaz mıydı</title>
		<link>http://www.cihansalim.net/blog/2009/google-29-ekim-logosunun-tasarimi-bir-yana-rengi-nasil-bir-yesil/</link>
		<comments>http://www.cihansalim.net/blog/2009/google-29-ekim-logosunun-tasarimi-bir-yana-rengi-nasil-bir-yesil/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 14:11:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>H. Cihan Salim</dc:creator>
				<category><![CDATA[web'de olanlar, olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Google logo]]></category>
		<category><![CDATA[Google logoları]]></category>
		<category><![CDATA[Google Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil Cumhuriyet bayramı logosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cihansalim.net/blog/?p=805</guid>
		<description><![CDATA[İnternet&#8217;in en popüler arama motoru Google özel günlerde ya sadece belli ülkelerdeki ziyaretçilerine ya da herkese farklı bir Google logosu sunar. 1998&#8242;den beri uygulanmış logoların çoğunu da Google.com/logos adresinden görebilirsiniz.
Google benzer özelleştirmeleri Google Türkiye sayfalarında oldukça geç kullanmaya başladı. Hatta ve hatta Türk Google severler &#8220;Google bize logo yapsana&#8221; diye bir kampanya başlatıp blog açmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet&#8217;in en popüler arama motoru Google özel günlerde ya sadece belli ülkelerdeki ziyaretçilerine ya da herkese farklı bir Google logosu sunar. 1998&#8242;den beri uygulanmış logoların çoğunu da <a href="http://www.google.com/logos" target="_blank">Google.com/logos</a> adresinden görebilirsiniz.</p>
<p>Google benzer özelleştirmeleri Google Türkiye sayfalarında oldukça geç kullanmaya başladı. Hatta ve hatta Türk Google severler &#8220;Google bize logo yapsana&#8221; diye bir kampanya başlatıp blog açmış ve bu blogda çeşitli logo örnekleri sergilemişti, <a href="http://www.cihansalim.net/blog/2007/google-turkiye-genel-muduru-degisirken-bize-logo-yapsana-yanlis-zamana-denk-geldi/">ben de 2007 Mart ayında konu ile ilgili yazmış</a>, bazı önemli günlerin, örneğin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#8217;nın bence sadece Google.com.tr&#8217;de değil başka ülkelerde de logo değişikliğiyle kutlanabileceğini düşündüğümü paylaşmıştım.</p>
<p>29 Ekim 2009&#8242;da www.google.com.tr adresinde bizi karşılayan Cumhuriyet Bayramı logosu ise medyada yer bulacak kadar tartışma yarattı. 29 Ekim logosu ile ilgili bir aratma yaptırırsanız pek çok medya kuruluşundaki habere ulaşabilirsiniz.</p>
<div align="center"><a href="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/uploads/2009/10/google-29ekim09-orjinal.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-807" title="google-29ekim09-orjinal" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/uploads/2009/10/google-29ekim09-orjinal.png" alt="" width="273" height="138" /></a></div>
<p>Ben de fazla uzatmadan yukardaki logonun tasarımını çok da beğenmediğimi söyleyebilirim. Atatürk&#8217;ün net olmadığını, atın büyük üstündeki insanın fazla küçük olduğunu söyleyen pek çok yorum var. Ama bunlar bir yana ben de logonun rengini hiç beğenmedim. Yukardaki yeşil iddiasız, sıradan, soluk bir renk. Böyle bir yeşil renk yerine benim 15 saniyede elimden geldiğinde kırmızıya çevirdiğim alttaki gibi bir logo en azından kültür ve kimliğimize daha uygun olmaz mıydı?</p>
<div align="center"><a href="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/uploads/2009/10/google-29ekim09-cihansalim-kirmizi.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-808" title="google-29ekim09-cihansalim-kirmizi" src="http://www.cihansalim.net/blog/wp-content/uploads/2009/10/google-29ekim09-cihansalim-kirmizi.png" alt="" width="268" height="138" /></a></div>
<p>Bu Google logoları Türkiye&#8217;de hazırlanmıyor olsa da en azından Google Türkiye ofisinin fikri alınmıyor mu diye düşünmeden edemiyor insan&#8230;</p>
<p>İlgili Yazılar:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.cihansalim.net/blog/2007/google-turkiye-genel-muduru-degisirken-bize-logo-yapsana-yanlis-zamana-denk-geldi/">Google Türkiye Genel Müdürü Değişirken “Bize Logo Yapsana” Yanlış Zamana Denk Geldi</a></li>
</ul>
<iframe src='http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cihansalim.net%2Fblog%2F2009%2Fgoogle-29-ekim-logosunun-tasarimi-bir-yana-rengi-nasil-bir-yesil%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=recommend&amp;colorscheme=light&amp;height=35' scrolling='no' frameborder='0' style='border:none; overflow:hidden; width:450px; height:35px' allowTransparency='true'></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cihansalim.net/blog/2009/google-29-ekim-logosunun-tasarimi-bir-yana-rengi-nasil-bir-yesil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

