Ne zaman YouTube yasağı sorulsa yetkililer “Google’ın da vergi borcu var”, “YouTube Türkiye’de ofis açmalı” diyor. “İnternet’teki tüm siteler her ülkeye vergi ödemeli, vergi ödemeyenler sansürlenmeli” gibi bir kanun olsa bile(!), niye Google sansürlenmiyor o zaman? Ve küreselleşen dünyada reklam gelirlerini ayrıştırmak ne mümkün!
Et fiyatları bir yılda %30′lardan fazla pahalılaşırken bunun nedenini piyasayı manipüle eden dev şirketlere bağlamak mümkün olmuyor. Çünkü aksine, son 7 yılda Türkiye’deki tüm yatırımların %4′ünü bile alamayan tarım sektörü bırakın devler çıkarmayı, küçülüyor, büzülüyor, üretemiyor. Azıcık üretim de haliyle kıymetli oluyor!
BBC’nin 26 ülkede yaptırdığı araştırmada “İnternet’e erişim temel bir insan hakkıdır” görüşü, İnternet kullanmayanlar tarafından bile büyük oranda sahiplenilen bir düşünce olarak ortaya çıktı. Türkiye ise %91 ile Avrupa’da ilk sırada yer aldı! Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tüm ülkeye genişbant, hızlı İnternet’i yaymak için projeler açıklayadursun, bizler ise hala mobil ve ADSL erişiminde akıl almaz fiyatlar ve vergiler ödeyerek İnternet’e erişebiliyoruz. Haydi artık İnternet’in vergisi düşsün!
Bizimkisi gibi toplumlarda çevresinin bin bir fedakarlığıyla büyüyen, bunu içselleştiren bireyler kendine yetmenin zorluğunu geç öğreniyor. Aynı fedakarlığı devam ettirme görevi veya mahcubiyet gibi hislerle başkasını eli boş göndermekten çekinirken aslında kendi ruh sağlıkları ve ilişkilerinin fay hattına stres yüklediklerinin farkına varmayabiliyorlar!
Krizde batma tehlikesi yaşayan medya devlerinin haberleri sıklaştıkça, dijitalleşmenin getirdiği bolluk ve ucuzluk ile sosyal medya merakı öne çıkıyor. Geleneksel medyanın sıkıntısı sadece bloglar ya da Google News gibi toplayıcı, organize edici hizmetler değil aynı zamanda çok fazla haber kaynağının belli sayıdaki medya tüketicisinin sınırlı vakti için rekabet etmesi. Farkı ne şekilde ve nasıl yaratabileceğini ise hem gazeteciler, hem blog yazarları düşünmeli
Özellikle Amerikan kültürünün önemli bir parçası haline gelmiş olan Halloween, yani Cadılar Bayramı ülkemizde de bugün pek çok partinin ilham kaynağı. Vampirleriyle gelen 2009′un güncel pazarlama aracı mı yoksa kalıcı mı olacak göreceğiz
10 Eylül dünya intiharı önleme gününün ülkemizde pek duyulmamasının nedeni aslında bizim bir gerçeği yadsıyor oluşumuz. Maalesef Türkiye’de her 8 saatte bir 29 yaş ve altında biri canına kıyıyor. Bu konuda bilinç oluşturmalıyız, çünkü kriz dönemlerinde maalesef artış hızlanıyor!
Belki de uzun yıllar 2010 Dünya Şampiyonası kadar büyük bir organizasyon ülkemize gelmeyecek ama 12 Dev Adam bu kafayla seneye kendi ülkesinde de başarıdan çok uzak kalacaktır. 2005 ve 2007′de 12. sırayı geçemeyen Avrupa’nın sayılı basketbol ülkelerinde Türkiye 2009′da da hayal kırıklığı yarattı!
Geçen hafta OECD ülkeleri arasında cepten konuşma pahalılığında sadece 17. olduğumuzu duyuran haberler çıktı. Ama işin içine tüm OECD ülkelerin satınalma gücü ve reel döviz kurlarını katınca durumun daha vahim olduğunu görüyoruz, ortalamada 9. pahalı ülkeyiz, az kullanım paketinde ise dördüncü!
“İki kıtayı birleştiren köprü,” “Doğu ile Batı’nın buluştuğu nokta.” Artık İstanbul’un bundan daha fazlası olduğunu yabancılar da dile getirmeye başladı. Anadolu toprakları üzerindeki etkisi yüzyıllardır pek de değişmeyen ama kendisi değişen bu şehri sahiplenmenin vakti geçiyor bile. Şimdilik sadece 13 dolar milyarderi varken, şehrin tadını çıkarmak herkes için daha kolayken…
Tarihin en pahalı simülasyonunda Körfez’de 20 bin asker kaybeden ABD yeni asimetrik savaşlara hazırlanırken en doğru müttefikten en etkin askeri desteği almak istiyor. Obama’nın Türkiye ziyaretini düşünürken Türk Ordusu’nun yeniden kıymet kazanıp kazanmayacağını tartışmadık. Peki ya “Biz kendimizi dinimizle değil ortak değerlerimizle ifade ediyoruz” iması Türkiye’ye mesaj mıydı yoksa Obama’nın hem ABD hem dünya siyasetine heyecanla getirdiği hediye mi?
Amsterdam’daki üzücü kaza tam da uçak kazaları üzerine okuduğum günlere denk geldi. Pek çok kazaya pilotların yorgunluğu, stresi ama çok daha önemlisi beraber rahat çalışamamaları neden oluyor. Bireyler arasındaki otorite, güç dengesizliği daha pek çok olumsuzluğa yol açıyor.