// arşivler

Bausch’un ‘Nefes’i, Tiyatro Festivali’nden Sutra ve Yoroboshi; İstanbul’dan Geçen İsim Sahibi Gösteriler

İstanbul Tiyatro Festivali’nde Budist rahip dansçılardan harika bir performansı Sutra gösterisiyle izledik, ama festivalin geri kalanı bende 2008’deki heyecanı yaratmadı. Yine çok önemli bir performans ise ünlü usta Pina Bausch’un 2003 yılında İstanbul’dan esinlenerek hazırladığı Nefes’in tekrar sahnelenişi idi. Tabii tüm bunlar farklı düşünceleri de yanında getirdiler…

İstanbul’dan efsanevi Mummenschanz pandomim grubu geçti

Onlarca yıldır sahnelerde olan dört genç yaşlı sanatçı, Dünyanın en meşhur pandomim gruplarından Mummenschanz İstanbul’da iki gösteri yaptı, sessiz sanatı özleyenler için farklı imgelem ve mesajlarla güzel bir geceydi

Sinemanın ev eğlencesine yeni cevabı Avatar, sadece bugüne değil insanlık tarihine gönderme yapıyor

Yeni teknolojiler, dijital cihazlarla kuvvetlenen değişimin örneğin gazetelerin geleceğine dair yarattığı güvensizlik benzeri bir darbe yemesi beklenen sinema sektörü 2010’lara Avatar sayesinde tekrar kükreyerek giriyor. Medyamızda ABD’nin Afganistan saldırısının eleştirisi şeklinde yorumlanan film ise aslında bunun da ötesinde pek çok mesaj kaygısı taşıyor.

Doğu ile Batı’nın Köprüsü, Milyarderlerin Şehri, İmparatorlukların Başkenti… İstanbullu’nun Gurbeti Dünya’nın Gözdesi Olurken

“İki kıtayı birleştiren köprü,” “Doğu ile Batı’nın buluştuğu nokta.” Artık İstanbul’un bundan daha fazlası olduğunu yabancılar da dile getirmeye başladı. Anadolu toprakları üzerindeki etkisi yüzyıllardır pek de değişmeyen ama kendisi değişen bu şehri sahiplenmenin vakti geçiyor bile. Şimdilik sadece 13 dolar milyarderi varken, şehrin tadını çıkarmak herkes için daha kolayken…

Mamma Mia ve Yavaş Başlayan Sahne Sanatları Sezonu; Santral’da ise Kaçırılmayacak Sergiler

Mamma Mia ile başladık, Bir Şehnaz Oyun ile devam ettik, bu sene İstanbul sahneleri vasatı geçmeyecek mi diye düşündük. Beğenmeme nedenlerimi tartışalım ama bu arada şehirdeki sergilerle fazlasıyla mutlu olalım derim!

Kültür Sanat Yaşamı Zenginleşiyor ama Kültür Başkenti Olmak İçin İzleyiciye Saygı Duymalı, “Kültür” Sahibi Olmalı

İstanbul’da alternatif, “özel”, bağımsız kültür sanat mekanlarının yeşermesi ümit verici. Büyük bir kazanç olan Pera Müzesi’ni ziyaretimden sonra Garaj İstanbul’da dinlediğim konserin gecikmesi ise “kültür” kavramını yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor

Süreyya Opera Binası ve Ona Özel Bale Gala Mutlu Olmak İçin Birebir

Tarihi Süreyya Opera Binası 2 yıl süren restorasyon sonrası İstanbul Anadolu yakasının tek, Türkiye’nin 6. operası olarak hizmet vermeye başladı. Nispeten küçük sahnesine özel hazırlanan “Bale Gala” ve de binanın restorasyon sonrası hali görülmeye değer

Shakespeare’ın “Venedik Taciri” ile Özlenen Kalite Sahnede

Hükümetin sanata ve sanatçıya yaklaşımının son yıllarda özellikle devlet, ardından diğer kamu tiyatrolarına yansımasıyla bazı sanatçıların bu kurumlardan ayrılması doğal olarak sahnelenen oyunların seviyesini düşürdü. Özel tiyatrolar da bazı sorunlar yaşıyor. Ama sorunlar bir yana, pek çok özel sahnede son derece sıradan, popüler kültürün yozlaştırıcı eğlenceliklerini öne çıkaran, bel altı espriler olmadan sergilenmeyen, bazen bir […]

Rajastan’dan Endülüs’e Evrensel Çingene Müziği İstanbul’dan Geçti

Kişisel bilgisayarımın başına oturamadığım yoğun bir haftadan sonra geçen hafta izlediğim “Rüzgarın Çocukları” konserini yazma fırsatı buluyorum. 6. Uluslararası Beyoğlu Buluşması Pera Fest 2007‘nin açılışı “La Route des Fils du Vent” konseriyle yapıldı. Festival 17 Aralık pazartesi günü “100. Yılında Saygun Konseri” ile sona erecek. Pera Fest, Beyoğlu temalı bir festival olarak çok kültürlü ve […]

İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni Yoksa Hala Görmediniz mi

Uzun süredir Topkapı Sarayı ve Darphane’nin olduğu bölgeye gitmemiştim. Yıllar önceki Darphane ziyaretimde ise hatırlamadığım bir nedenle İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etmemiş, bir başka güne bırakmıştım. Ama bu erteleme oldukça fazla sürdü ve ben müzeyi ancak birkaç hafta önce gezebildim. Yazmak ise bugüne nasip oldu. 1891’de açılan ilk Türk Müzesi, ünlü ressam Osman Hamdi Bey […]

Santralİstanbul Artık Sanat ve Bilgi Üretecek

1911’de kurulup 1983’te kaderine terk edilene kadar İstanbul’a elektrik sağlayan Silahtarağa Santrali çeyrek yüzyıl sonra tekrar İstanbul için üretmeye başladı. Bu sefer sanat ve bilgi üretimine ev sahipliği yapacak olan Santral, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Santralİstanbul adlı yeni kampüsüne dönüştü. İstanbul gibi büyük ve kalabalık bir şehirde “şehir üniversitesi” kavramının uygulamaları apartmanlarda ÖSS dershanelerinin bir kopyasından […]

Mercury’den Kafkas Dansları ve Düşündürdükleri

Cuma akşamı Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda “Ateşin Çocukları – Mercury” Kafkas dans gösterisini izledim. Dünya üzerindeki her halk ve topluluğun kendine has hasletleri mevcut, Kafkasya’nın nispeten az nüfuslu topluluklarının dikkat çeken özellikleri ise kanımca acıya, göz yaşına, melankoliye prim vermeme, hep dimdik ve asil, güzel ve güçlü görünmeye çalışmaları. Bu durum sosyal hayatlarının her anında […]