Krizde batma tehlikesi yaşayan medya devlerinin haberleri sıklaştıkça, dijitalleşmenin getirdiği bolluk ve ucuzluk ile sosyal medya merakı öne çıkıyor. Geleneksel medyanın sıkıntısı sadece bloglar ya da Google News gibi toplayıcı, organize edici hizmetler değil aynı zamanda çok fazla haber kaynağının belli sayıdaki medya tüketicisinin sınırlı vakti için rekabet etmesi. Farkı ne şekilde ve nasıl yaratabileceğini ise hem gazeteciler, hem blog yazarları düşünmeli
İnternet ve sosyal medyaya yönelik pazarlama, marka ve halkla ilişkiler çalışmaları güçleniyor. Doğal olarak hızlı tüketim ürünleri de sıklıkla bu mecrada karşımıza çıkıyor. Son olarak Gillette yeni tıraş bıçağı modeli ile karşımıza çıktı, bana da küçük bir maliyet yarattı!
“Resesyonda insanlar evde, İnternet başında daha çok vakit geçiriyor” yorumu kafamıza kazındı. Cümleyi geliştirmek lazım: “Sosyalleşme platformlarında vakit geçiriyor.” Böyle sitelerde, böyle kullanıcılara nasıl pazarlama yapmalı, marka iletişimi nasıl geliştirilmeli; kullanıcı içeriğinden nasıl faydalanmalı, bloglar, wiki’ler, twitt’ler nasıl yönlendirilmeli, işte yeni popüler pazarlama tartışmalarına giriş…
Amsterdam’daki üzücü kaza tam da uçak kazaları üzerine okuduğum günlere denk geldi. Pek çok kazaya pilotların yorgunluğu, stresi ama çok daha önemlisi beraber rahat çalışamamaları neden oluyor. Bireyler arasındaki otorite, güç dengesizliği daha pek çok olumsuzluğa yol açıyor.
Yerel seçimleri küçümsememeli, İstanbul Belediyesi Koç ve Sabancı’dan sonra ülkenin 3. büyük holdingi. Obama’nın tarihi İnternet kampanyasını ve nasıl başardığını, ilgisiz kitleleri nasıl harekete geçirdiğini görebilen danışmanlar varsa benzer çabaları burada görebilir miyiz?
Müşteri sadakati erirken eldeki müşteriyi tutmak, yeni müşteri elde etmekten ucuz da olsa, gittikçe zorlaşıyor ve pahalılaşıyor. Peki yeni, deneyimsel pazarlama yöntemlerini Türkiye’de niye yeteri kadar göremiyoruz? “Türk tüketicisine fazla gelir” inancı mı var? Türkiye’den güncel örnekler, yeni haberler ve uygulamaları tartışıyoruz
Sabah saatlerinde İstanbul’un işlek merkezlerinin çoğunda ücretsiz iki tabloid gazete dağıtılıyor. Maalesef Türkçe’ye karşı saygısızlığımız ve özensizliğimiz öyle noktaya vardı ki “gazete” gibi sosyal ve edebi sorumluluğu tarihsel olan bir yayın organına bile dilimizde olmayan bir kelimeyi isim olarak verebildik: Gaste. Diğer yayının adı ise 20 dk.
Ücretsiz, “toplu taşıma yayını” alanında faaliyet geç de olsa [...]
Geçen hafta Microsoft’un Yahoo!’yu bünyesine katmak için 44,6 milyar dolar teklif etmesiyle son dönemlerin en büyük şirket birleşmelerinden birinin meydana gelme olasılığı doğdu. Haber her yerde, yorumlayanlar da hiç az değil, iki firmadan birinin herhangi bir hizmetini kullanan yorum yapmak için bu hizmetle yetinebiliyor.
Girişim çok büyük olduğu için etki alanı da öyle. Bunlardan bazılarının detaylarına [...]
Hafta içinde Mert Alemdar’ın attığı e-posta ile başından geçen bir alışveriş macerasından geç de olsa haberim oldu. Türk blog küresine “Mert Alemdar ve İndirimTV.com olayı” olarak kayıt düşülebilecek olay, Alemdar’ın indirimtv.com adresinden aldığı cep telefonunun paralel ithalatla getirtilmiş, garantisiz olması ve alışveriş sürecinde yaşananları Alemdar’ın kişisel web güncesine taşıması olarak özetlenebilir. Sonunda ilgili e-ticaret sitesinin [...]
Birkaç hafta önce gündemimizde “polis” vardı. Polisin “dur” ihtarına uymadığı için vurduğu biri, polisin dövdüğü başka biri, polisin şöyle yaptığı, böyle yaptığı… Fazla uzatmaya, “hakkaten böyle mi” demeye bence gerek yok, neredeyse bir nevi polis linçi başladı medyada, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlarda. Onlar da bizleri, toplumun geri kalanını etkilediler, polislere karşı güvensizliğimiz arttı.
Ama [...]
Salı günü Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde 2. Türkiye İnnovasyon Konferansı‘na katılma şansı elde ettim. Eğer bir ana temadan bahsedilecek olursa, bu yıl odak Türk ekonomisinin büyümesi idi. Konferansı Turkishtime dergisi ile birlikte düzenleyen fed Training eğitim ve danışmanlık firmasının kurucusu Arman Kırım’ın son kitabı “Türkiye Nasıl Zenginleşir” öğleden önceki başlıca odak noktası idi. Akşam [...]
Kaçırılan sekiz askerimize kavuştuğumuz bugün bence yeni bir yaklaşım sergilemeye başlamamız için iyi bir fırsat. Son dönemde artan terör olayları toplumumuzda ciddi bir tepki yarattı. Ama bu tepki bence tam anlamıyla “ortak” bir tepki olamadı, sık sık infial ve de öfkenin doğru kontrol edilemeyen dışavurumlarını gördük.
Açıkçası terörün hedefine ulaşmasına yardımcı olduğumuzu itiraf etmeliyiz. Terör nispeten [...]