Krizde batma tehlikesi yaşayan medya devlerinin haberleri sıklaştıkça, dijitalleşmenin getirdiği bolluk ve ucuzluk ile sosyal medya merakı öne çıkıyor. Geleneksel medyanın sıkıntısı sadece bloglar ya da Google News gibi toplayıcı, organize edici hizmetler değil aynı zamanda çok fazla haber kaynağının belli sayıdaki medya tüketicisinin sınırlı vakti için rekabet etmesi. Farkı ne şekilde ve nasıl yaratabileceğini ise hem gazeteciler, hem blog yazarları düşünmeli
Medya tüketiminde İnternet’in artan payı sosyal platformlara ve bu platformların aktif üreticileri blogculara olan ilgiyi de gün geçtikçe arttırıyor. Bugüne kadar hızlı tüketim ürünleri tarafında görülen kampanyalara bir yenisinin Türkiye’nin sanayi devlerinden Oyak Renault tarafından eklenmesi ise gelecek için önemli sinyaller veriyor
İletişimdeki hızlı gelişmeler toplum hayatını fazlasıyla değiştiriyor. 1930′lardan beri yaşanan en büyük ekonomik kriz ile eş zamanlı olarak daha fazla teknoloji kullanımından doğan daha az fiziksel etkileşim güveni birey ve toplum bazında sarsıyor. Her türlü kurumun kulak vermesi, hatta fayda sağlaması gereken yeni kaynak ise mevcut bilişim teknolojileri gibi araçlar değil, bu araçları kullanarak şirketlere, devlete, topluma mesaj vermek isteyen bireylerden meydana gelen dev kolektif zeka!
Yerel seçimleri küçümsememeli, İstanbul Belediyesi Koç ve Sabancı’dan sonra ülkenin 3. büyük holdingi. Obama’nın tarihi İnternet kampanyasını ve nasıl başardığını, ilgisiz kitleleri nasıl harekete geçirdiğini görebilen danışmanlar varsa benzer çabaları burada görebilir miyiz?
Bugün Blog Hareket Günü, dünyada binlerce blog yazarı gibi bugün biz de burada insanlık ayıbı olan “Yoksulluk” gerçeğine eğiliyoruz. Yoksulluk ve enflasyonun nasıl yoksulluk yarattığı benim seçtiğim konu. “Biraz enflasyondan bir şey olmaz” yaklaşımı ülke olarak zenginleşmemizi geciktiriyor!
Web’in gelişiminde bloglardan önce önemli rol oynayan kişisel sitelerin çoğu ‘blog’a dönüşmeye başlamıştı. Şimdiyse blog yazmak için verilen özen ve zaman bile zorlayıcı geldiğinden Facebook, Twitter gibi sosyalleşme platformlarında 2-3 cümle ile kendimizi anlık şekilde ifade etmeyi tercih eder olduk. Flickr’da fotoğraflarımızı, YouTube’da videolarımızı yayınlamaya alıştık, web sitemize, blogumuza içerik bırakmadık. Peki kişisel markamızı bölmek için bir “doğru oran” var mı?
Türk bloglarına yönelik ve bloglar arasındaki çalışmalar geçtiğimiz yıl hızlandıktan sonra son dönemde ivme kaybetmeye başlamıştı. Ama geçen yıl ve öncesinde temeli atılan başlıca hizmet ve girişimlerin de hala hayatta olması güzel.
Son zamanların heyecan verici bir gelişmesi ise 2008 Blog Ödülleri oldu. Microsoft Türkiye, MediaCat gibi destekçi ve sponsorları olan girişim ilk yılında on kategori [...]
Blog sayfalarımda birkaç gündür sürmekte olan sorunlardan kurtulduk. Konuyla ilgili açıklama ve yorumlarım…
Hafta içinde Mert Alemdar’ın attığı e-posta ile başından geçen bir alışveriş macerasından geç de olsa haberim oldu. Türk blog küresine “Mert Alemdar ve İndirimTV.com olayı” olarak kayıt düşülebilecek olay, Alemdar’ın indirimtv.com adresinden aldığı cep telefonunun paralel ithalatla getirtilmiş, garantisiz olması ve alışveriş sürecinde yaşananları Alemdar’ın kişisel web güncesine taşıması olarak özetlenebilir. Sonunda ilgili e-ticaret sitesinin [...]
RSS nedir, nasıl abone olunur, nasıl kullanılır ve de cihansalim.net/blog için RSS adresleri
15 Ekim Pazartesi günü yaklaşık 15 bin günce (blog) doğal çevremiz üzerine yazacak. Eğer siz de günce yazıyorsanız “Blog Action Day”e katılın, okurlarınızın dikkatini çekin. “Bir sayfa, birkaç okurdan ne çıkar”, “ya da ne yazabilirim ki” diye düşünmeyin, birlikten güç doğar!
Çoğu yazar güncelerine önem veriyor, kendine fırsat yaratıp yeni bir şeyler yazmak istiyor. Ben de [...]
Entelektüel haklara saygısızlığımız, fikri üretimi önemsemeyen tutumumuz ülkemizin kalkınmasının önündeki büyük engellerden biri. “Entel” gibi yersiz yakıştırmalarla düşüneni, düşünceyi, sorgulamayı, yeni fikir üretimini küçümsüyoruz. Kitap, müzik vb. fikri haklara sahip ürünlerin sahtesini alarak emeğe saygısızlık ediyoruz.
Bu tutum o hale geldi ki ‘akademiya’mızda intihal sık raslanır oldu. Uluslararası akademik değerlendirmelerde kara listelere alınan Türk akademisyen, öğretim üyesi sayısı oldukça [...]