// dünya ekonomisi

dünya ekonomisi

Sanayi ya da Endüstri Devrimi 4.0

Bu yıl Dünya Ekonomik Forumu Davos Zirvesi’nin ana temasının ‘4. Sanayi Devrimi’ olarak açıklanmasını sağlayan, son birkaç yılın sıcak konuları olan pek çok teknolojik gelişmeyi zaten bugüne kadar blogumda ve Digital Age dergisindeki köşemde işledim, örneğin Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka, Sanal Gerçeklik gibi… Bazılarına göre Davos’un 2016 ana temasının saç ayakları olarak bunların listelenmesi geç kalınmış bir seçim. Fakat son yıllarda dünya genelindeki iktisadi yavaşlamanın, finans sektöründeki yaraların diğer alanlara sıçramasının baş ağrılarının Davos’ta gündemi serbest bırakmamasını doğal karşılamak lazım. Zaten diğer yandan  pek çoğumuza göre de ‘4. Endüstri ya da Sanayi Devrimi’ni geldi demek için çok erken…
(Ülkemizde milli gelirin, karşılaştırma yapmamız gereken gelişmekte olan ekonomiler sınıfındaki ülkeler ortalamasına göre daha büyük kısmı hizmetler sektöründen geldiğinden, devrimi ‘sanayi’ kelimesi ile en azından bu yazıda kısıtlamak istemedim, çünkü okur gözünde ‘sanayi’ deyince ülkemizde sadece büyük, makineleşmiş üretim algılanıyor… ‘Endüstri’ kelimesi yabancı dilde bizim günlük kullanımımızla aynı anlamı taşımasa da, bu kelimeyi de bugün bu yazıda kullanmak istiyorum, ki daha geniş bir kitlenin konuyu merak etmesi, kendisiyle bağlantılarını düşünüp ciddiye almasını sağlayalım)

Ama erken bile olsa hazırlıklı olmanın önemi yadsınamaz… Endüstri devrimini kaçırmış bir İmparatorluk mirasçısı olarak hele bizlerin bu lüksü yok…

18. Yüzyıl biterken buhar ve su gücü, mekanik üretim ekipmanlarının yaygınlaşması, 19. Yüzyıl’ın 2. yarısından sonra elektriğin yaygınlaşmasıyla seri üretim ve işgücü içinde çeşitlenmeye gidiş toplumsal sınıfları ve de yeni bir devlet yönetimi düzenini yarattı. 1970’ler sonrası elektronik devrimi ve sonrasında Bilgi Teknolojileri otomatize üretimi yaşamımıza soktu, toplumsal kırılmalar üzerinde genel kabul görmüş bir etkisi tartışmalı olsa da 3. Üretim devrimi olarak kabul edilen bu devrimin etkileri yayılarak devam etmiyor da diyemeyiz. Üstelik bazı akademik araştırmalar, bilimsel gelişmelerdeki hızın 18 ve 19. yüzyıllarda daha hızlı olduğunu iddia ediyor. (Economist dergisinin Ocak 2013’teki kapak konularından birine göz atabilirsiniz)

Yine de neden şimdiden 4. Endüstri Çağı’na şimdiden hazırlık yapmalıyız? Onlarca nedenden bazılarını tartışalım. ABD Başkan Yard. Biden’ın bile ‘hazır olmayabiliriz’ dediği üzere, akıllı cihazlar, yapay zeka, insanların yanında uyumlu çalışabilen robotlar yaygınlaşıyor. ‘Otomasyon’ gerçek kelime anlamını hak edercesine bazı üretim tiplerinde insan gözetimine artık minimum seviyede ihtiyaç duymak üzere, üst beceri grubundaki bireylerin daha da kıymete bindiği bir dünyada orta kademe işlerin kaybolmasından korkuluyor. Şimdiden ulus ötesi şirketlerin üretimlerini tekrar Batı’ya almaya başladığını görüyoruz. Bu da ‘ucuz işgücü’ sunan Asya ülkelerinin 4. Sanayi döneminde problemler yaşayabileceğini haber ediyor. Yani özetle, hem ülke içinde ekonomik sonrasında sosyal kutuplaşmalar, hem de ülkeler arası uçurumların artmasından korkuluyor.

Türkiye’de her ne kadar tekstil ve otomotivde üretkenliği yüksek, ‘eğitimli’, ‘becerili’ çalışan kitlesiyle fark yaratıyor olsak da bu üstünlükler de orta vadede sürdürülebilir olmayabilir.

4. Endüstri Devrimi demek için erken mi bilinmez, fakat hazırlıklı olunmazsa derin dışlayıcı etkileri olabilecek gelişmeler yakın gelecekte hayatımızı daha derinden etkileyecek

4. Endüstri Devrimi demek için erken mi bilinmez, fakat hazırlıklı olunmazsa derin dışlayıcı etkileri olabilecek gelişmeler yakın gelecekte hayatımızı daha derinden etkileyecek

Sadece İmalat Sektörü Değil Tüm Toplum Dönüşecek
Şimdilik ‘siber-fiziksel’ teknolojilerle simgelenen dönüşüme 4. Devrim denmesini haklı kılacak nedenlerden biri de ‘sistemsel’, bütünsel dönüşümleri tetiklemesi, her endüstri ve her ülkeyi değişime zorlaması. Nano/biyo ve malzeme bilimlerinde gelişmeler, kuantum bilgiişlem gibi alanlarda çalışmalar, ve şimdiden günlük hayatta denenen, yaygınlaşan sürücüsüz otomobiller, 3B baskı, örneğin diller arası iletişim kurma asistanımız, finansal portföy yöneticimiz yerine geçen ‘karar alma algoritmaları’ iş piyasasında farklılıklar oluştuyor.

Yani Endüstri 4.0 desek de sadece ‘imalat’ işlerinden bahsetmiyoruz, avukatlık, bankacılık gibi alanlarda da pek çok işi öğrenen algoritmalara bırakmaya doğru gidiyoruz. Bilgi işlem gücü ve saklama kapasitesinde gelişmeler herkesin cebine süper bilgisayarlar sıkıştırırcasına ilerlerken, ‘Büyük Veri’ de algoritmaların karar almasını kolaylaştıracak. Giyilebilir teknolojiler, Nesnelerin İnterneti, Maddenin Dijiitalleştirilerek bir nevi ‘kodlanarak’ transfer edilip başka yerde 3B ‘basılması’, yine geçen aylarda irdelediğimiz Blockchain sisteminin bankaların güvenli aracılığına gerek bırakmaması, hatta pek çok ‘Fintech’ girişiminin genişleyen becerileri önde gelen diğer Endüstri 4.0 hazırlayıcıları. Mesela 2025’te 3B otomobil ‘basılması’ oldukça olası!

İş dünyası dışında 2. Endüstri Devrimi’nden kalma ‘Devlet yönetme aygıtları’ tehdit altına giriyor. Bir diğer yandan organlar, dokular 3B baskı ile yedeklenebilecek, sanal gerçeklik ile hayatı deneyimleme tarzımız önemli şekilde değişecek, ‘insan’ ve ‘birey’ olarak etik ve ahlaki dönüşüm gösteremezsek uyum problemlerimiz çoğalabilir.

Toplumsal dönüşüm ve kamusal yönetimde iyileşme için bugünden, kendimizden ve kurumsal/kamusal yöneticilerimizden ‘talepkar’ olmalıyız. Yoksa bu Devrim, en az öncekiler kadar büyük paylaşım savaşlarına yol açabilir…

TARTIŞALIM

“Sanayi ya da Endüstri Devrimi 4.0” bir kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. Sanayi 4.0 çok geniş alanı kapsıyor.Alanlarında yüksek deneyim ve tecrübeleri olan kuruluşların bir profesyonel proje yöneticisi tarafından koordine edilmesi ile hedefe ulaşılabilir.Kuruluşların ihtiyacı olacak yüksek nitelikli elemanların yetiştirilmesi ve sanayiye adaptasyonu için planlamaların yapılması vede biran önce uygulamaya geçirilmesi ülke ekonomisi için çok büyük önem taşıyor.

    Elalem yapar, biz bakarız.Daha sonra da onların başarı hikayelerini torunlarımıza anlatırız.

    Yorumlayan: AYHAN ALTINTOP | 22.05.2016, 21:34

Yorum yapın