// sanat kültür tiyatro

sanat kültür tiyatro

Performans tiyatroları mı desem; ‘Afrika Dansı’ ve ‘Tık…Tıkıdı…Tıkılap’

Sahne sanatlarında, tiyatrolarımızda ‘performans’ diye nitelendirilegelen türde çalışmalar beklentimizden yavaş artıyor. Mekan, sponsor, ve seyirci bulmakta sıkıntı yaşanıyor, aslında çok da güzel işler çıkabiliyor, hemen güncel bir iki örnekten bahsedeyeyim.

Afrika Dansı – SALT Beyoğlu’nda Bağımsız Sanatçılar ve (TAL) Ortak Yapım
Sponsor bulmakta sıkıntılara rağmen Salt Beyoğlu‘nda 4 Nisan’a kadar ücretsiz sergilenecek olan “Afrika Dansı”, 1983’te aramızdan ayrılan Sevim Burak’ın aynı isimle basılan kitabında yine “Afrika Dansı” adlı oyun metnini ve kitaptaki diğer hikayeleri baz alıyor. Kitabın zor olduğunu duydum, okumasam da, sahneye konan ise farklı disiplinler arasında geçişlerle, takibi belki yine zor ama enteresan bir çalışma. Salt Beyoğlu’nun ikinci katına gösteri başlamadan önce gidip, Afrika Dansı’nın sahne alanını, duvarlarda asılı olan yazılar, maskeler, dekoru, bir sergi alanı olarak gezebilirsiniz. Bu enstalasyonvari ortamda tiyatro, dans izleyecek, video ve sesle çoklu ortam deneyimi yaşayacaksınız.

Afrika Dansı adı sizi yanıltmasın…

Bir hastane, bir akıl hastanesi, ürpertici bir dış sesten bahseden hastalar, o dış sesin başka bir hastaya ait olup olmadığını çözmeye çalışırken aynı anda geniş bir sahne alanında farklı rolleri takip etmek, etmek zorunda hissetmek de deneyimi katmanlaştırıyor bence.
Şimdilik 4 Nisan’a kadar, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma günleri 18:30; Cumartesi ve Pazar günleri 15:30‘da Beyoğlu’ndaki Salt’ta (TAL) ve Bağımsız Sanatçılar Ortak Yapımı bu değişik performans çalışmasını kaçırmayın derim, 1:15 süresince kafanız çok karışırsa üst katlardaki dans performans videolarını izlemeye çıkıp geri gelebilirsiniz eğer oyun sonundaki dansa katılmayı beklemeyecekseniz…

Tık…Tıkıdı…Tıkılap – Altıdan Sonra Yapım
Ben yeni seyredebildim, bu sezonun işi olmasa da, daha da kötüsü seyrettikten çok sonra yazısını yazmaya oturabildim… Altıdan Sonra Yapım’ın “6 Üstü Oyun” projesi [ne kadarı genç bilmesem de, en azından bu örnekte genç] üretken oyun yazarları ile duayen oyuncuları buluşturmak üzerine. Kumbaracı 50’de sade bir dekor, yerlerde ayçekirdeklerinden bir sınır, ve tek kişilik bir performans “Tık…Tıkıdı…Tıkılap – 6 Üstü Oyun No:3“. Bir kadının görünmek istediği şekilde bir türlü görülemediği hayatında, artık büyük kayıp yaşandıktan sonra tekrarlaya tekrarlaya anlatarak içinde kaybolduğu bir hikaye. “Şeyler”i ölürken izlemeyi kanıksamamız hakkındaki Ayşe Bayramoğlu’nun metninde Nihal Koldaş’ın artık bir hayalet ruha gidişatını dinliyoruz, yaklaşık 45 dakikalık performansta. İnsanları kaybetmek, şehrin dokusunu kaybetmet ve artık hayatın sonbaharında bunların monoloğunu nasıl yaşayabileceğimizin öngörüsü belki de…

Nihal Koldaş…

Yine pek alışılmadık bir metin, her ne kadar anlaşılır olsa da zor bir seyirlik. Üstelik pek de keyiflendirmeyebilir izleyiciyi, ama tek kişilik ve başarılı bir performansa şans vermekten çekinmeyecek sanatseverler için Kumbaracı yokuşuna bir kez daha inmek için sebep olabilir…

TARTIŞALIM

“Performans tiyatroları mı desem; ‘Afrika Dansı’ ve ‘Tık…Tıkıdı…Tıkılap’” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın