// sanat kültür tiyatro

sanat kültür tiyatro

İki 50 yıllık oyun tekrar sahnede, Sokak Kızı İrma ve Tuzak

Son günlerde gündem stresinden kaçarcasına, daha hafif birkaç oyunu da izlemek istedim, ne kadar iyi yapmışım, kararsız kaldım…

Sokak Kızı İrma – Bakırköy Belediye TiyatrolarıTürkiye’de sergilenen ilk batılı müzikallerden ‘Irma La Douce’ geçmişte özellikle Gülriz Sururi’nin canlandırdığı karakterle çok sevilen bir oyun olmuştu. 1961’de Haldun Dormen’in Paris’te görüp beğenip İstanbul’da sahneye koyduğu oyun, yarım asır sonra tekrar ve yine Haldun Dormen’in emeği ile Bakırköy Belediye Tiyatroları için hazırlandı.
Bakırköy Belediyesi’nin kendi sahneleri için, şehri dolaşan tiyatro gruplarının oyunlarına ek olarak böyle oyunlar sipariş etmesi de, her ne kadar standart bir belediyecelik gereksinimi olsa da, ülkemizde o kadar az bulunur oldu ki, özellikle altını çizmek isterim

İrma bugünün Türkiye’sinde, Taksim’in arka sokaklarında her gece gelir elde etmeye çalışan bir seks işçisi, ona aşık olan kahramanımız ise İrma’yı bu yoldan döndürecek maddi gücü olmadığından kıskançlık krizlerinde… En son gündelikçilik gibi işlere gidip para biriktirip akşamları da İrma’ya sakal takıp başka bir müşteri gibi gitmeyi tasarlıyor kafasında. Sakallı müşterinin şartı İrma’nın başka hiçbir müşteri almaması, kimseyle birlikte olmaması. İrma da, ödeme onun geçimini sağlamaya yeterli olunca, sevgilisinin de hoşuna gideceğinden emin, bu teklifi kabul ediyor. Ama sevgilisine, bu sakallı müşterinin ne kadar beyefendi, kibar, utangaç olduğunu anlattıkça, sevgili aslında İrma’nın başka bir erkeğe aşık olabileceği paranoyasına kapılıyor ve yine kendi oynadığı sakallı müşteriyi ortadan kaldırmaya karar veriyor.

Dormen, son yıllarda müzikal denemeleri yapmayı seviyor, burada da çok sesli, hareketli, danslı bir performansla karşı karşıyayız

Oyunun haddinden çok uzun, fazla şarkılı danslı ilk perdesinde bunları izledikten sonra ikinci perdede Türkiye’de hapiste olmak, ölmediğini ispat etmek, polise dert anlatmak gibi zorluklarla hafif politik göndermelerle daha hızlı ve sonuca ulaşan bir ikinci perde izliyoruz. Haldun Dormen üstadın eğlenceli, müzikli-şarkılı, hafif bir bulvar komedisine arada bir göz kırpan bu oyunu bazı yerlerde abartılı oyunculukların beklenen mizahı yaratmamasından müzdarip. Tiyatroya gönül vermişler için 2 buçuk saatlik, eski bir eserin yine klasik şekilde sahneye konuluşunu izlemek için bir tercih olabilir…

Tuzak – Tiyatro Karnaval
Öncelikle Şişli’de, Cevahir Alışveriş Merkezi’nin Mecidiyeköy merkeze bakan yanındaki sokağa yakın bir plazanın altında olmasına rağmen yine de İnternet’ten hatta telefonla dahi ulaşılamadığı için Gazenfer Özcan Sahnesi’ni yönetenlere şaşırıyorum, bilmeyen için ilk sefer bulmak hiç de kolay olmayabiliyor. Burada Tiyatro Karnaval oluşumu oyunlar oynanıyor, en yeni oyunları ‘Tuzak’. Pek fazla suç komedisi, kriminal komedi oyuna denk gelmiyoruz. Tuzak da yine 50 küsür yıllık bir metin, bu yazımda bahsettiğim ilk oyun gibi.

Yeni evli bir çift balayı için farklı bir ülkeye, bir dağ kasabasına gelirler, şiddetli bir kavgaya tutuşurlar. Biz oyunun açılışında bitkin, kendini içkiye vurmak üzere olan erkeği görürüz. Karısının eve dönüşünü beklemekte, yabancısı olduğu bu ülke ve kasabada komiserin talimatı ile evden çıkmamakta, karısının dönüşünü beklemektedir Bay Corban. Bir süre sonra Bayan Corban bulunur, eve getirilir. Ama Bay Corban, bu kadının karısı olduğunu asla kabul etmez, bu sırada kasabaya bir süre önce vekaleten atanmış rahibin şahitliği kafa karıştırırken Bay Corban’ın alkol tüketimi, gelen kadının evliliğe dair her şeyi hatırlaması kafaları karıştırır. Acaba Bay Corban delirmiş midir? Bayan Corban, kocasının bu halini, kendisini tanımamasını bile öyle affedicidir ki, komiserin de pek şüphesi kalmaz.

Tuzak’ta evi terk eden kadınla gelen kadının farklı olması Bay Corban’ı çileden çıkarır, yoksa akıl sağlığını mı kaybetmektedir?

Yine olması gerektiğinden çok uzun tutulan bir oyun olduğu kanaatindeyim, özellikle ilk perdedeki diyaloglar biraz tekrar havasında. İkinci perdede yeni bir şahidin bulunması gidişatı biraz heyecanlandırır, seyirciyi de biraz daha hikayenin içine çeker. Özellikle başroldeki 1-2 oyuncunun performansını donuk buldum, fakat bu donukluk acaba bilinçli bir tercih mi diye de, oyunun sonundaki olay örgüsünden dolayı düşünmedim değil. Rahip rolündeki Taner Ergör’in dengeli performansı ve mimikleri ve Hande Dane’nin başarılı şekilde sinir bozucu soğukkanlılığı yerinde idi. Tabii ay başında oynanmaya başlanan oyunun ilk sahnelenişlerinden birini izlediğimden zamanla daha oturacağına eminim. Bir polisiye dizi veya filmi tiyatro sahnesinde izlemeyi deneyimlemek isteyenlere tavsiye edilebilecek bir oyun.

TARTIŞALIM

“İki 50 yıllık oyun tekrar sahnede, Sokak Kızı İrma ve Tuzak” bir kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. Hepsine bayıldımmm, ellerine sağlık süper gözüküyorlar:)

    Yorumlayan: protein tozu | 21.04.2014, 15:13

Yorum yapın