// iktisat ve Türk ekonomisi

iktisat ve Türk ekonomisi

2006 tekerrürü: Dolar, TL’ye karşı %34 güçlenince olağanüstü Merkez Bankası hamlesi; Durum tespiti: Hükümet ciddiye almazsa bir şey değişir mi

Belki de ömrü 24 saati geçemeyecek bir yazı yazma hevesim pek azdır ama bugünü değerlendirmek gerekiyor…
Gün içinde had safhada oynaklıklar görünen bir piyasada tahmin değil varsayımlar bile sağlıklı oluşturulamıyor, yine de eskiden “devalüasyon” denecek boyutta değer kaybı gördüğümüz bugünde kısa bir güncelleme paylaşıyorum.

– Devalüasyon terimi için genelde psikolojik sınır yerli paranın en az %25, çoğunlukla %33 ve üstünde değer kaybına uğraması. Tabii devalüasyon serbest kambiyo / dalgalı kur rejiminde değil, dövizin para otoritesi tarafından kontrol edildiği bir sistemde kullanılan terim. Açık piyasada depreciation/değer kaybı ifadesinden daha ağırı pek kullanılmıyor.
– Merkez Bankası’nın ciddi faiz arttırdığı 2006 örnek olarak gösterilen yıl: TL/USD 1,312’den 1,758’e yükselmiş, TL değer kaybı %25,4’ü görmüştü. Dolar tarafından hesaplandığında doların TL’ye karşı değer artışı %34 olmuştu.
– Bugün dolar 2,39’u gördü. 2,39 USD/TL kuru, Mayıs 2013’de Amerikan Merkez Bankası’nın “artık genişlemenin sonuna geliyoruz” açıklaması öncesi 1,784 kur seviyesine göre yine tam olarak %25,4 TL değer kaybı; %34 dolar değer kazancı seviyesine geldi.
– Tam bu noktada, henüz geçen haftaki aylık toplantısından bir şey çıkmayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yarın olağanüstü toplanacağını açıkladı. “Reel efektif döviz kuru hesabı” dikkate alınmış ve kritik noktaya gelinmiş olabilir, ama Merkez’i harekete geçiren büyük ihtimal, bugün “ek parasal sıkılaştırma” ile TL’de %9 faiz uygulanan ilk günde TL’nin buna rağmen çok hızlı değer kaybetmesi idi.
– TCMB aylardır süreci oldukça başarısız yönetiyor. Bir para otoritesinin en önemli 2 manevra kolundan biri olan faizi kullanmayacağını açıklamıştı, ne zaman nasıl hamleler yapacağını çok önceden ilan ederek güya “tahmin edilebilirlik”, “öngörülebilirlik” gibi bir hamle ile güven kazanacağını düşündü, mesela en son “parasal sıkılaştırma günlerini” bile 1 hafta öncesinden açıklayarak sürpriz ve ani müdahele kozlarını da kaybetti. Bu durumda döviz satışları şeklindeki müdaheleler de yetersiz kalmaya başladı. “2013’ü TL/Dolar’da 1,92 ile bitirebiliriz, 2014’te 1,80’i görürüz” açıklamaları Banka’nın tepe ismi tarafından yapılınca buna güvenen reel sektör oyuncuları artık bugün güven kaybettiği için kısa vadeli dış yükümlülüklerin büyüklüğü karşısında daha da büyük sorunlar yaşamamak için panik şekilde döviz almaya başladı.
– Yerli hanehalkı da son 7-8 yılda her döviz yükselişinde elindeki dövizi satıyor, kar ediyor hem de piyasayı dengelemi oluyorken bu sefer döviz alıyor. Bu nedenle son dönemdeki ani yükselişlere spekülatif bir hareket denemez. Aksine yabancılar hareket edemiyor, çünkü bu noktada Türkiye’den çıkmak zarar ettirecek pek çok yabancı portföye.
– Şu anda TCMB’ye karşı güven sarsılmış durumda. Ayrıca Başbakan, geçen hafta faiz arttırımı kararı çıkmamasını beğendiğini belirterek Brüksel’e gitmişti.

Alttaki grafik geçen hafta sonundaki değerlerle son buluyor, bugün 2,39’luk seviyede değer kaybı %25’i aşmıştı.

TL ABD Doları'na karşı %25 değer kaybettiğinde yine Merkez'den hamle geldi, bakalım aynı senaryo yaşanacak mı

TL ABD Doları'na karşı %25 değer kaybettiğinde yine Merkez'den hamle geldi, bakalım aynı senaryo yaşanacak mı

– 2006’da 2 seferde toplam 4 puan faiz yükseltildi. Yarın TCMB’nin faiz yükselteceğine güvenerek bugün şu anda TL/Dolar’da 2,39’lardan 2,31’lere gerileme söz konusu.
– Eğer yarın faizde ciddi arttırıma gidilmezse piyasada tekrar TL’nin değer kaybedeceğini ve de bu sefer güvenin çok daha zor toparlanacağı bir döneme gireriz. Şu anda ilk beklentiler genellikle faiz üst bandında 200 baz puan yani yüzde 9’dan yüzde 11 seviyelerine yükseliş.
– Toplantı sonuçları Salı gecesi 24:00’te açıklanacak.
– Çarşamba günü ABD Merkez Bankası’nın da açıklamaları takip edilecek, yeni Başkan’ın farklı bir mesajı Türkiye gibi ülkelere küçük bir olumlu sürpriz yapabilir, ama önceki başkanın bol parayı azaltma sürecinin devam etmesi bekleniyor.
– Önümüzdeki 2 hafta, yarın faiz ciddi oranda arttırılsa bile, yüksek oynaklık devam edebilir, ama ciddi faiz artışı olursa dövizde yukarı doğru hareketler görme ihtimaliz azalır, eğer ki politik riskler daha da büyümez ise. 2002, 2006, 2008-09’da zirvelerden 1 ay içinde geri dönüşler olmuştu. Değer kaybının üçte biri veya yarısı geri alınmıştı.
– Öte yandan sadece finansal piyasalar ve TCMB beklentileri piyasayı bozmuyor. Siyasi gündemde uzlaşmazlık devam ederse, TCMB ne yapsa da piyasada güvensizlik azalmayacak.
– Bu nedenle henüz döviz kurlarında zirveyi gördük mü, bilemiyoruz.

– Siyasetin yumuşadığı, yeni bir dalga soruşturma çıkmayacağını varsayarsak (riskli bir varsayım), sadece dolar/TL’de 2,30’larda bir süre kaldığımız bir ortamda, yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden geleceğe dönük büyük kaygılar doğmaz ise, 2014 tüm yılı için mevcut durumda Türkiye ekonomisi büyüme beklentisi %2,5’larda oluşabilir. Özellikle içinde bulunduğumuz çeyreğin tüketim harcamaları açısından ilk iki ayda geçen yıla göre büyüme göstermesini beklemiyorum. İhracat tarafındaki iyileşme ile ilk çeyrekte iktisadi ivme korunabilir.
– Yılın ikinci yarısında özellikle kamu harcamalarının hızlandırılmasıyla ekonomi hareketlenebilir.
– TCMB ve hükümetin mevcut belirsizliği ciddiye aldığına dair açıklamalar ve ardından adımlar atılması durumunda oynaklık azaldığında daha detaylı tahminler de paylaşmaya çalışacağım.

TARTIŞALIM

“2006 tekerrürü: Dolar, TL’ye karşı %34 güçlenince olağanüstü Merkez Bankası hamlesi; Durum tespiti: Hükümet ciddiye almazsa bir şey değişir mi” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın