// iktisat ve Türk ekonomisi

iktisat ve Türk ekonomisi

İnovasyon + İmitasyon = İmovasyon; Yenilikçi taklitçilik

Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU’nun Mayıs sonunda organize ettiği İmovasyon seminerini bu kadar geç kaleme almamın sebebi, önce orada duyduklarımı Türk İnternet sektörü için elden geçirip ilk olarak dergim Digital Age‘deki köşemde yazmaktı. Temmuz sayısı bayilerde, ben de dergide tek sayfaya sığmayan bilgileri bir girişgah ve ek bilgiler olarak burada paylaşmak istiyorum.

Akademisyen Oded Shenkar’ın kitabı Copy Cats’i (Google Books’tan uzun bir bakış atmak mümkün) baz alan bu etkinlikte, konuşmacı Shenkar bize imitasyonun, esinlenmenin önemini hatırlatırken bunu yenilikçi ve geliştirici şekilde yapmanın sanılandan çok daha disipline edilmiş süreçler ve derinlikli yaklaşımlarla mümkün olduğunu aktarmaya çalıştı. Nitekim her yıl özellikle ‘işletme’ ve ‘iş dünyası’ kitapları arasına yenilikçilik, inovasyon üzerine bol bol yeni yayın katılırken, imitasyon veya da rakiplerin ürün ve hizmetlerini nasıl başarıyla benzer şekilde yapılabileceği üzerine pek de çalışma görülmez.

Yenilikçilik, inovasyon, yaratıcılık tabii ki bizi ileri taşıyan şey, fakat günümüz dünyasında gerek çabukluk ve hızın artışı, gerekse de marka veya yasal patent korumalarının da yetersiz kalması sonucu, inovasyonu yapanlar, oluşan toplam yeni katma değerin %2’sini alabiliyormuş. Yeni bir hizmeti, ürünü tanıtmak, bunu üretmek için farklı beceri, süreç ve üretim cihazlarını oluşturmak, sabretmek, geri dönüşü almak bazen gerçekten çok zor oluyor. Hatta ilk olmak, ürün ya da hizmet iyi olsa bile, belki de böyle bir ihtiyacı olduğunu henüz kabullenmeyen bir müşteri kitlesi karşısında zararlı da olabiliyor. Pazarın hazır olmadığı ürünler birkaç yıl sonra başka bir üretici tarafından yenilenerek üretildiğinde çok farklı sonuçlar da doğabiliyor.

“Porselenin Çin’den Avrupa’ya 1000 yılı aşkın sürede yaygınlaşması geride kaldı, patent koruması kalktığında Prozac gibi bir ilaç 2 ayda pazar payının %80’ini kaybetti” diyen Profesör, aslında imitasyonun eski olumsuz algısının da kalmadığını iddia etti, sanatçılardan tarihçilere, mikrobiyolojistlere pek çok meslekte kopyalayarak geliştirmenin önemli olduğuna dikkat çekti.

İmovasyonu anlamanın ve uygulamanın innovasyon karşıtı olmak anlamına gelmediğini, destekleyici olduğunu belirten Shenkar benim de, çoğu kişinin de verdiği Apple ve perakende gıda ve teknoloji marketi zinciri örneklerini kullandı.

Ama imovasyonu küçümsememek gerektiğini, başarılı taklitçilerin karmaşadan ve karmaşık iş modellerinden çekinmediğini vurguladı. Örneğin ABD’de sadece SouthWest’in başarabildiği, Avrupa’da Ryan Air’in de örneği olduğu ucuz uçuş sisteminin basit görünmesine rağmen oldukça karmaşık iş modelleri içerdiğini hatırlattı.
Karmaşayı anlamakla birlikte, doğru ve başarılı imitasyon, taklitçilik yapanların neden-sonuç bağlantılarını, pazarı etkileyen dinamikleri de iyi analiz ettiklerini ve özümsediklerini vurguladı.

Odak Noktaları
Oded Shenkar, imovasyon için 10 madde paylaştı, ama bunlar dışında süreçle ilgili birkaç madde de söyledi, hepsini böyle toparlayabiliriz;
– Tekerleği yeniden keşfetmeyin. Daha iyi ve ucuz versiyonunu yapabilirsiniz. Bu kısmı derinleştirmeye gerek yok, ama ben bunu şöyle okudum; incelediğiniz süreçte gerçekten mükemmel işleyen ve ekonomil şekilde çoğaltılabilen parçalar, süreçler varsa, toplam çıktının farklı bir alanında değişiklik yapmaya odaklanabilirsiniz.

– Rekabeti kopyalama çalışmaları yaparken imitasyon beceri ve yetkinliklerini organizasyonunuzda oluşturun, bunla ilgili stratejiler oluşturun.

– Gözlemlerinizi, şeyleri, maddeleri genel model içinde ilgili yere oturtmaya çalışın. Önemsiz gibi gözüken detaylar, piyasada fark yaratan yan faktörleri oluşturan şeylerin parçası olabilir.

– Neden-sonuç ilişkilerine bakarak sorunu derinlemesine inceleyin. Çevresel, nedensel/bağlamsal analizler sayesinde bulduğunuz sonucu işler bir iş modeline çevirme problemini çözebilirsiniz.

– Sunduğunuz değer ile ilgili uzun vadeli bakış açısını koruyun. İmitasyon riskleri, maliyetleri azaltır, ama tamamen yok etmez. Sunduğunuz fark orta ve uzun vadede kalıcı mı?

– Zamanlama her şey demek değildir. Pazarı, müşteriyi anlamaya daha çok önem gösterin diye yorumladım bunu.

– Taklit etmeyi bir damgalanma olmaktan çıkarın. Onu kabul edilir hale getirin. Şirket içinde bu konudaki bakış açısını değiştirin.

– Çapraz endüstrilere bakın. Kendi topraklarınızın ötesine geçin. Sadece yerel veya kendi sektörünüz açısından düşünmeyin. Bu farklı iş stratejilerinde de dile getirilir, çok detaylandırmıyorum, ama sizin hizmetinize direkt rakip olmasa da dolaylı yoldan size karşı talebi düşürebilecek neler olabilir, bu kritik.

– İnovasyon yapın. Daha sonra imitasyon yapın ve imovasyona ulaşın. Yoksa kör bir takipçi olursunuz ve yarışı nerede bitireceğinizi bilemezsiniz.

– Hem defansif hem de ofansif oynayın, diğer imitasyon, taklitçi ve imovasyon yapanlara karşı.

– Sadece olağan şüphelileri analiz etmeyin, beklemediğiniz yer, kaynak, ortak, rakip, müşteri, ürün, hizmet, hammade pazarları, tedarikçilerinizden de imitasyonunuza feyz verecek veya zarar verecek dinamikler oluşabilir.

– En iyi uygulamalar, rakiplerle karşılaştırma ve ‘benchmark’ yapma konusunda dikkatli olun, her karşılaştırma sizi doğru yönlere itmeyebilir.

Ya taklitçisin, ya yenilikçi, innovatörsün… bu kadar siyah beyaz değil tabii her şey, hepimiz esinleniyor, ileri taşımaya çalışıyoruz

Etkinlikte ilk seanslarda Shenkar’ı dinledikten sonra Türkiye’den Pegasus, A101 gibi şirketlerin yöneticileri ve de özellikle dış ticaret ile ilgili kıdemli bürokratları dinlediğimiz iki ayrı oturum daha oldu. Shenkar’ın Çin-Türkiye karşılaştırmasına burada pek girmiyorum, Çin’den öğreneceklerimiz ve ‘imove’ edeceklerimiz var tabii. Ama öncelikle, bu kadar geniş ölçekli konuşacaksak, Türk iktisat politikasının değişip değişmeyeceğini sorgulamakla başlamak gerekir ki o ayrı bir konu.

İnternet Girişimciliğindeki Halimiz ve İmovasyon
Yukarda, Shenkar’ın aktardıklarının bir kısmını özetledim, kendisi de zaten uygulama örneklerine pek girmedi, sanırım kitabını okuyup daha derin çıkarımlar da yapabiliriz. Burada, Temmuz ayı Digital Age’inden köşemde konuyla ilgili yazımın da bir kısmını yayınlamak uygun olacaktır:

Geleneksel sektörlerde fazlasıyla taklitçi bir girişken tabanımız varken dijital girişimcilerimiz ise fazla mı tereddütlü?
Çok uluslu karşılaştırmalarda Türk insanının oldukça ‘girişimci’ olma meraklısı, isteklisi olduğunu ama gerçekleşme oranın bunun oldukça altında kaldığını görüyoruz. Bir yandan da ‘ben yaparsam niye tutmasın’ inancıyla bir sürü İnternet kafe, lokanta açılıp kapandığını görüyoruz.

Sayısız teklifi 10 kişinin bile satın almadığı ‘fırsat’ alışveriş sitelerinin mantar gibi çoğaldığını gördük, ama ben bu girişimcilerinin çoğunun İnternet girişimcisi olmadığını biliyorum. Keşke İnternet alanında iş yapmak isteyen daha çok girişimci de ‘grup alışveriş’ işine cesaret edenler gibi kopyalamaya, imitasyona yatkın olsalar.

Çin’i yakından incelemiş olan, yaratıcı ve innovatif imitasyon anlamındaki ‘imovasyon’ kavramını Sabancı Üniversitesi etkinliğinde anlatan Prof. Oded Shenkar’ın sunduğu yol haritasını blogumda detaylandırdım, ama özellikle dijital girişimciler için önemli, çarpıcı olanlar şöyle:
İnnovasyonu yapan, ortalamada ortaya çıkan katma değerin %2’sini alabiliyor. İmitasyon süresi çok kısaldığı için ilk icat eden değil, ilk patent başvurusunu yapan kazanabiliyor! Hatta artık ne patentler ne de marka gücü eskisi kadar koruyabiliyor.

Aslında Silikon Vadisi de innovasyondan çok bir imovasyon kümelenmesi. Benzer ürünler geliştirenlerden ‘karmaşık’ pazar yapısını çözebilen ve sunduğu değerin farkına inandırabilen öne çıkıyor.

Özetle, başta genç İnternet girişimcisi ve girişimci adaylarının tekerleği yeniden keşfetme eğilimini taşımaması, yerel pazarın ihtiyacını anlamaya odaklanması mevcut işleri daha da başarılı taklit etmenin önünü açabilir. Sektörümüzün hızlı gelişmesi için mükemmeliyetçilik ya da hiç yapılmamışı yapmak takıntısıyla geç kalıp hatta pazara çıkamama riski alınmamalı. Fikriniz gerçekten çok özgün bile olsa, yetkin ve becerili, kaynakları olan bir grup tarafından tahmininizden çok daha hızlı taklit edilebilir. Önemli olan uygulama, maliyet yönetimi ve sürekli iyileştirme.

TARTIŞALIM

“İnovasyon + İmitasyon = İmovasyon; Yenilikçi taklitçilik” bir kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. var olan iki şeyi birleştirip yeni bir şey sunmak gelişmiş dünya ile aramızdaki farkı kapatmamıza yardımcı olacaktır.

    Yorumlayan: uğur | 27.05.2016, 00:13

Yorum yapın