// medya / pazarlama

medya / pazarlama

Yıldız Sarayı’nda Saraydan Kız Kaçırma keyifli, ama yazlık İstanbul Opera Festivali daha evrensel olmalı

2. İstanbul uluslararası opera festivali Temmuz ayında Topkapı Sarayı, Rumeli Hisarı, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi gibi mekanlarda, açık havada performanslarla gerçekleştirildi. Ben de Amadeus Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma eserini Samsun Devlet Opera ve Bale ekibinden Yıldız Sarayı’nın ön avlusunda izledim. Ekip arkadaşlarım arasında Hasan Meriç‘in yarım günlük ön çalışmasıyla bir hayli ön bilgi ile koltuklarımızda yerimizi aldık, Mozart’ın bu eseri ne düşünerek yapmış olabileceğini, Osman’ın 3. perdedeki performansının bir sanatçı izin zorlayıcı olduğunu öğrendik…

Sarayın ön cephesi dekor olunca tabii etkileyici bir ortam oluşuyor. Hele sarayın bir penceresine dayanan merdivenden kız kaçırılma gerçekleşince daha da keyifli oluyor. Öte yandan maalesef izleyicilere ayrılan alan pek de tatmin edici değildi. L şeklinde bir oturma düzeninde cephenin tam karşısındaki koltuklarda arka sıralarda sanatçıları görmek neredeyse imkansızdı. Bazen bırakın bedenleri sanatçıların yüzlerini bile göremedik… Hem de 3 kademeli satılan biletlerden 2. kademe alıp tam 90 TL’yi gözden çıkarmamıza rağmen.

3. kademenin daha iyi bir görüş açısı bile olduğunu tahmin ediyorum. Tabii bir de buna Biletix’in eksilerinden biri olan, hangi sıradan bilet aldığını seçememek de eklenince hiç hoş olmuyor…

Öte yandan fiyatlama konusunda da festivalin çok başarılı olmadığını düşünüyorum, 5 kez sergilenen Saraydan Kız Kaçırma bence pahalı biletlere sahipti. Festival genelinde bazı ucuz biletler vardı ama detaya girmek istemiyorum, kısaca şunu söyleyeyim, izlediğimiz performans ve ‘yorum’ maalesef pek de tatmin edici değildi. En azından bizim izlediğimiz akşam.

Şu anda bu yazıyı yazarken İz TV’de Aspendos Opera Festivali’nde Ankara Devlet Opera ve Bale ekibinin aynı eseri yorumunu izliyorum… Böyle yorumlar da varken İstanbul’un henüz 2 yaşındaki festivali daha çeşitlendirilmeli. İstanbul opera fakiri bir kültür başkenti! 2 yılda bir düzenlenen uluslararası tiyatro festivaline serpiştirilen etkileyici opera performanslarının verdiği ilhamı buradan da almalıyız. Bu seneki programa, maalesef gidemediğim Bertolt Brecht’in “Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Düşüşü” farklı bir renk ve tat kattı. Bu performans ne kadar ilgi çekti bilmiyorum ama fiyatları oldukça uygundu.

“Operayı daha geniş bir kitleye yaymak amaçlarımızdan biri” şeklinde yorumları medyada okudum, ‘Cumhurbaşkanlığı Himayesinde’ etiketini de bol bol gördük, kitapçıklarda, broşürlerde. Ama ilgi çekmek için 5 kez Saraydan Kız Kaçırma, Fatih Sultan Mehmet, 4. Murat, Aşk-ı Memnu’ya bu kadar ağırlık vermek bence kapsayıcı bir yaklaşım olmaktan uzak. Festival kapanışı olarak programa alınan “Cezayir’de bir İtalyan Kızı” operasının da AB ile olan ilişkilerimize gönderme yapan şekilde yorumlandığını düşünürsek İstanbul 2. Opera Festivali çok fazla kendimize dönüp baktığımız bir etkinlik olmuş. Yanlış hatırlamıyorsam geçen yıldan daha çok akşam opera performansı sunuldu, 19 akşam seyirciyle buluşuldu, ki bu çok olumlu, seneye çeşitlilik de sağlanırsa çok güzel bir yaz festivali geleneğimiz kemikleşmeye başlayabilir…

TARTIŞALIM

“Yıldız Sarayı’nda Saraydan Kız Kaçırma keyifli, ama yazlık İstanbul Opera Festivali daha evrensel olmalı” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın