// iktisat ve Türk ekonomisi

iktisat ve Türk ekonomisi

Kalifiye eleman sıkıntısındaki Türk İnterneti yeni yetenekleri bekliyor: Hangi sektörde kim talep görüyor?

Yaz aylarını geride bıraktık; izinler, tatiller çoğunlukla kullanıldı. Eylül’ü de hafif rehavetle geçirdik, ama küresel durgunluktan darbe yememek için artık kendini ve kurumunu geliştirme zamanı geldi de çattı!

Avrupa’nın en geniş İnternet nüfuslarından birine sahip olsak da e-iş endüstrisinde buna paralel bir olgunluğa erişmiş değiliz. On milyonlarca kullanıcıya ulaşmamız, bunların da İnternet’te para harcamaya başlaması henüz birkaç yıllık bir olgu olduğundan sektörel uzmanlık ve ‘en iyi uygulama’ birikimlerine sahip kurum sayısı çok az.

İş modellerini dijital dünya üzerine kurmuş şirketler emekleme evresini henüz geride bıraktığından bu alanda birikimli insan gücü açığımız ciddi boyutta.

Bu yaz gerek kendi kariyerimle ilgili hamleler yaparken, gerekse de sektördekilerle konuşurken artık Türk İnternet ekosisteminin, bu alanda üstün birikimli uzman çalışan arzından çok daha hızlı büyüdüğünü bizzat gözlemledim.

Türkiye’nin en çok ziyaret edilen yerli portalı, dünyanın en büyük yazılım şirketinin Türkiye portalı, patlama yapan özel ve grup alışveriş sitelerinin, en büyük e-ticaret devinin farklı pazarlama pozisyonlarını, kuvvetli medya markalarının anahtar pozisyonları neredeyse 2-3 ay dolduramadığını görmek düşündürücü. Tabii bu aynı zamanda fırsatlar olduğunu da gösteriyor.

Gerek kendini geliştirip kariyerinde sıçrama yapmak isteyenler, gerekse de hem özel hem kamu eğitim kurumlarının bu boşluğu doldurmak için aksiyon alma gerekliliği artık çok ivedi.

Aranan eleman olmak için doğru konuları çalışmak, İnternet sektöründe iş kapısını aralamanızı sağlayabilir

E-ticaret, Dijital Pazarlama, Pazar Araştırma, Medya…
Yüksek öğretim kurumları ve diğer eğitim organizasyonları dijital dünya odaklı programlarını duyuruyor. Derslerin adı önemli değil, içeriğinin kurgulandığı bu dönemde ise gerçekçi olmak, uygulanabilir, ölçülebilir gelişme alanları belirlemek, sektörde gerçekten kalıcı fark yaratan uygulamaları kurgulayanları eğitmen olarak davet etmek gerekiyor.

Sektörün gençlerine bir avuç tavsiye, tabii isterlerse öğretim kurumlarına da önerilerimiz bu yaz en az 2 ay doldurulamayan açık pozisyonlarla başlıyor:

Kategori, Ticaret ve Müşteri Tecrübesi Yönetimi: Sanal perakendecilikte de fiziki bir mağazada olduğu gibi müşterinin alışverişiyle sonuçlanan süreçler planlanmalı, çizilmelidir.

Bilimsel yönetilen perakende organizasyonlarında müşteriyi karşılamak ve tanımak; ne için geldiğini tahmin etmek ve ihtiyacını öğrenmek (çünkü ihtiyaç duyulmayan bir şeyi satmayı başaran organizasyonunuz daha sonrasında müşteri memnuniyetsizlikleriyle baş edemeyebilir); yönlendirmek ama her zaman diğer kategori ve/veya diğer ürün alternatiflerini mevcut satıştan dikkati dağıtıcak şekilde değil ama rahatlatıcı bir çeşitlilikle sunmak; müşteriden gelen sinyalleri, soru işareti ve davranışları okuyabilmek (bir e-perakendeci, ziyaretçinin Kategori sayfasına anasayfadan mı ürün sayfasından mı geldiğine göre kategori sayfasını özelleştirip tekrar ürüne yönlendirmeyi başarabilir); ve satış olsun olmasın, müşteriyi takip etmek ana adımlardır. Hepsi de e-ticaret yönetiminde uygulanabilir.

Dijital Pazarlama: Hangi video patlama yaptı, herkes Twitter’da neyi konuşuyor bilen, yorumları süper ‘modere’ eden sosyal medya ekibi/ajansınız hatta dijital pazarlama biriminiz olabilir.

Peki İnternet’in sunduğu mecra avantajları sayesinde marka algısı ve satışlarını patlatan kaç Türk şirketi gördünüz? Çoğunlukla dahi reklam ajansının 360 derece planını Facebook’a başarı ile taşımak veya Türkiye’nin meşhur karikatüristleri ile kurgu yapmak, bedava kontör veya kola vermek yetiyor da artıyor! Hatta marka o kadar iyi biliniyor, zaten insanlar Facebook’ta takipteler! Seminerleri, dersleri asıl vermesi gerekenler küçük bütçelerle büyük trafik çekebilen, daha az meşhur markaların pazarlamacıları. Bu konuya sayfalar yetmez, gençler ne mi yapmalı: ‘Pazarlama problemi nedir’den başlayıp hedef kitle niye benim markamla etkileşime girmeli, onları niye Facebook sayfamda istiyorum, yatırdığım paraya dönüş ne oranda gibi konularda çalışıp sonuç yaratmayı öğrenmeli, bu dar dönemlerde iş bulurlar!

Pazar Araştırma ve Müşteri Analizleri: Ziyaretçileri hakkında detaylı bilgiye sahip olan sınırlı sayıda şirketin işi daha kolay. Fakat özellikle Türk e-ticaretini patlatan özel alışveriş ve grup fırsat siteleri müşterileri hakkında oldukça az detayda bilgi sahibi. Her gün, her bir ticari teklifin performansının önemli olduğu, her teklif için ciddi moda çekimleri veya işletmelere kayda değer komisyon bırakıldığı bir ortamda e-posta dağıtım listesine kayıtlı yüz binlere hangi tekliflerin gönderileceğini stratejik olarak planlamak için müşteri analizleri çok önemli.

Fakat bu bildik Excel tablolarında birkaç kategori kolonu ve ciro değerleriyle altından kalkılacak bir şey değil. Bu alandaki boşluğu dolduracak uzmanların kantitatif araştırma ve modelleme tecrübesi önemli. Bu taze sektörde, verinin müşteriden ve pazardan nasıl toplanacağının tasarlanması bile başlı başına önemli. Anket, özel teklif, izinli veri toplama yöntemleri; üstüne Web 2.0 şirketi olmanın avantajlarını kullanmak için gelen ‘kalitatif’ geri beslemenin veriye çevrilmesi, kısacası bu alanda e-ticaret müşterisini tanımak isteyecek pazar araştırmada yetkinleşmiş profesyonellerine ihtiyaç var.

Yeni / Dönüşen medya: Üzülerek izlediğim bir sektör içinde bulunduğum medya. “Bize de bir Steve Jobs lazım” diye yazanlar bile çıkıyor. Felakete karşı kurtarıcısını çaresiz bekleyenler veya “gazeteler 10 sene sonra çökecek” diyen çok bilmişler değil, İnternet’in yeni paraya dönüşen değerlerini özümseyebilenler Türk medyasının dijitalle imtihanında rol çalabilir. Bu değerlerden bazıları ‘dikkat’ yani zaman, ve de ‘itibar’. Aynı anda belli sayıda şeye dikkat ayırıp itibar sağlayabilir, Google ‘+1’ veya Facebook ‘Beğen’ yapabiliyor, itibar kazanma, kişisel tatmin uğruna yazıp çiziyor, fotoğraf çekiyorsak içeriğin önemli kısmı ücretsiz olmaya devam edecek!

İnternet’in yine mecra olarak üstünlüğünü kullanabilen medya platformlarımız o kadar az ki. Multimedyadan nasıl değer yaratabileceğine; analiz ve dosya konularını İnternet’te, gittikçe mobilleşen ortamda nasıl değerini koruyarak aktarabileceğine kafa yormaya başlayanlar ilk adımı atabilir. Fakat altın örümcek ödüllü sitelerimizin bile Reuters görsellerine abone olmak için yönetimden zor maddi destek alabildiği bir ortamda medyadakilerin işi en zoru.

Bugün bireylerin kendi kendine veya kısa süreli bir programla daha kolay geliştirebilecekleri disiplinleri ele aldık. Tabii yazılım, görsel tasarım, hatta hala bize uzak bir yıldız olan bilgi mimarisi alanındaki açıklarımız da hiç de küçük değil…

TARTIŞALIM

“Kalifiye eleman sıkıntısındaki Türk İnterneti yeni yetenekleri bekliyor: Hangi sektörde kim talep görüyor?” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın