// ben...

ben...

Gecikmeli bir Siyah Kuğu, ya da bence ‘Kara Kuğu’ değerlendirmesi: Oscar’a ağzım açık kaldı(!)

Türkiye’de ‘Siyah Kuğu’ adıyla gösterime giren Black Swan filmini henüz izleyebildim. Bu arada bence filmin adı ‘Kara Kuğu’ olarak anılmalıydı demekten de geçemeyeceğim. 6. sanat sinemanın, bir başka sanat dalını bu kadar öne çıkararak bu kadar gişe yapan film zor bulunduğundan heyecanla ekranın karşısına geçtim, ama Oscar ödülü alan Natalie Portman’ın performansını da çok merak ediyordum.

Açıkçası metni, uyarlama senaryoyu çok sevemedim, çok daha iyi işlenebilir, zenginleştirilebilirdi gibime geldi. Tabii işlenmediği, zenginleştirilmedi için de, film bence gereğinden de fazla başroldeki balerin Nina’nın üstüne yıkılıyor. Filmin artısı ise, bugünün genç, orta yaşa dayanan neslinin kendilerini yetersiz hissetme, kendine güvenememe, ve de başarmayı kafaya koyan üyelerinin bir kısmının da hayatı ıskalayıp sadece başarı için yaşamalarını yüzümüze vurması. Ki ben de az biraz kendime pay çıkarmadım değil.

Filmin üstüne yıkıldığı Natalie Portman ise tüm filmi bence aynı ifadeyle oynuyor. Filmin ilk yarısında, Nina’nın ne kadar iyi bir beyaz kuğu olduğunun öne çıkarıldığı bölümde, disiplinini, mükemmelliyetçiliğini ifadesine yansıtamıyor. En küçük sahnelerde bile… Annesinin getirdiği pastaya bakmadan önce rolü kazandığı için coşuyor, ama pastaya gelince, disiplininden veya sevmediğinden yemek istemez iken, o anda “canının çektiğini” veya “içinin gittiğini” belli edemiyor. Filmin son bölümünde korkusunun onu sonuna kadar korkuttuğu anlarda bu şiddetli ruh halini yine gergin bir ifadeyle karşılıyor, ama Hollywood’da daha önce gördüğümüz ruh hastası onlarca mükemmel performans gösteren aktrisin yanına yaklaşamıyor kanımca.

Natalie Portman, filmde canlandırdığı Nina'ya, bu pozda da başarıyla(!) hissettirdiği gibi bir ihtiras hali yansıtamıyor

Natalie Portman, filmde canlandırdığı Nina’ya, bu pozda da başarıyla(!) hissettirdiği gibi bir ihtiras hali yansıtamıyor

Benim gibi düşünen var mı diye aratırken Dipnot.tv’de Ali Arıkan’ın kaleme aldığı yazıya denk geldim; şöyle sormuş: “Sıkıntı, korku, acı ve bilimum hissi hep aynı yüz ifadesiyle oynayan Portman’ın kabiliyetsizliğini mi izliyoruz, yoksa Nina rolünü içselleştirmesini mi?” Kim bilir belki de gerçekten bu yüzden seçilmiş olmasın Portman! Yardımcı kadın oyuncu ödüllerine aday olan henüz yeteri kadar meşhur olmayan Mila Kunis çok daha iyi bir iş çıkarırmış diyenlerin sayısının az olduğunu hiç sanmıyorum…

Ve filmin yüksek puanlar alması… Sanırım artık eskisi kadar geniş kitlelere hitap etmeyen, ‘niş’e kayan balenin bu kadar güzel sunulması kritikleri de, balerinlere bir zamanlar, 5 dakikalığına bile olsa özenmiş olanları da fazlasıyla mutlu etti ki böyle bir karşılama geldi…

TARTIŞALIM

“Gecikmeli bir Siyah Kuğu, ya da bence ‘Kara Kuğu’ değerlendirmesi: Oscar’a ağzım açık kaldı(!)” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın