// blog ve bloglar

blog ve bloglar

Ford’un EcoBoost modellerinin test sürüşü için Antalya’daydık: Benzinli motorlar dizellere yaklaşmaya çalışıyor

Bir kaynağa göre Türkiye’de bugüne kadarki en kalabalık otomobil basın lansmanı olan Ford EcoBoost motorların Türkiye pazarına sunuluşunda, Antalya’da gazete, televizyon ve dergicilerle birlikte olan 8 blog yazarından biri de bendim. Petrol fiyatları ve dolayısıyla akaryakıt masraflarının tekrar yükselmeye başladığı bu dönemde tasarruf gündemden düşmüyor. Ülkemizde de ‘motorin’ fiyatlarının benzinden ucuz olması nedeniyle, pek çok kişi, araçlarını her gün 100 km. kullanmasalar bile dizel motorlu araçlara daha fazla para vermeyi göze alır oldular. Böylece dizel araçlar pazarın yarısını temsil eder hale geldi. Bu arada hükümetin bu gidişat dolayısıyla, kendi içinde mantıklı bir yaklaşımla, seçim sonrası motorin üzerindeki vergileri de arttırmayı gündeme alacağı üzerine duyumlar söz konusu.

Bu nedenle üreticiler benzinli motor tarafında da tasarruf yapabilen, böylece hem kullanım masrafını, hem de doğaya salınan atıkları azaltabilen yenilikler peşindeler. Tabii az yakıt tüketen, tasarruflu, küçük motor deyince de akla “düşük performanslı mı” sorusu geliyor. Ford da, C-Max, Mondeo ve S-Max ile başladığı EcoBoost motor seçeneğinin adına ‘Boost’ ekleyerek bu algıyı kırmayı hedeflemiş olsa gerek. EcoBoost motorlu araçların benzer güç çıkışı olan geleneksel daha geniş hacimli benzinli motorlara kıyasla yaklaşık %20 daha az yakıt harcadığı belirtiliyor. Tabii bunu test edemedik, ama motorun performansını hissetme imkanımız oldu.

EcoBoost Motorlu Araçların Performansı Olumlu
Antalya’nın güzel havasında, güneşli bir günde, orman yollarında yaklaşık 50 kilometrelik bir parkurda test sürüşü gerçekleştirdik. Yokuş ve viraj çıkışlarında performans ve de özellikle vites değiştirilmese de hız değişiklerinde akıcı geçişler tatmin edici idi. EcoBoost motorlardaki turboşarj türbini dikkat çekici. 200.000 devir/dakika hızlarda dönüyor ve 1.6 litre motorda en yüksek tork olan 240 Nm’nin, 1600 gibi düşük devirlerde elde edilmesini, 4000 d/d’ye kadar sürmesini sağlıyor. Ani hızlanmalarda gerekli anlık tepkiyi, yüksek torku sağlamak ve turbo gecikmesini minimum kılmak üzere üzere turboşarj türbinleri daha küçük ve düşük atalete sahip olacak şekilde tasarlanmış.

Özellikle C-Max’ten memnun kaldık, MPV modellere Türk tüketicisi çok alışık olmasa da yüksek tavan, geniş iç hacim daha fazla ailenin ilgisini çekecektir. İki kişilik gruplar olarak araçları almıştık, ben ve Yalçın Pembecioğlu ile C-Max’ten sonra Mondeo kullanınca farkı daha iyi hissettik.

Ford EcoBoost motorlar benzin tüketiminde tasarruf yaparken yüksek performans vaat ediyor

Ford EcoBoost motorlar benzin tüketiminde tasarruf yaparken yüksek performans vaat ediyor

Test alanında bir diğer denediğimiz teknoloji de otomatik park özelliği oldu. C-Max ile otomatik park sensörünü açtığınızda yanından geçtiği boşluklardan girebileceği bir genişlik fark edince haber veren bilgilendirme paneli sizi ileri ve geri vitese takma, hafifçe gaza basma konusunda yönlendiriyor. Fakat yanından bir kez geçtiğiniz boş alanı, geri geri gelip tekrar bulamadığı bize söylendi. Bir küçük eksi de, öndeki aracın hizasını alması, önünüzdeki araç yola çok açık park etmiş ise siz de öyle park ediyorsunuz. Fakat buna rağmen son derece keyifli, işi inanılmaz derecede kolaylaştıran otomatik park etme özelliği biz blogcuların hoşuna gitti. Sunipeyk de aracı dışardan izleyip not verdi…

Peki ya fiyatlar… Pazardaki diğer düşük hacimli ve yüksek güç üreten rakiplerin fiyat seviyeleri değerlendirilerek belirlenmiş; Mondeo 1.6L EcoBoost, 55,6 bin TL’den başlayan fiyatla satışa sunuluyor. 5 koltuklu C-MAX 1.6L EcoBoost için 52 bin TL’den başlayan fiyat belirlenirken 7 koltuklu Grand C-MAX 1.6L Ecoboost, 56 bin TL’den başlayan satış fiyatına sahip. 2011 yılında Mondeo’nun 1.6L EcoBoost motoruyla 2500-3000 adet satılması hedeflenirken bu rakamın C-MAX ailesinde yaklaşık 1500 seviyelerinde olması bekleniyormuş.


2011 Otomobil Satışları 2010 Seviyelerinde Kalabilir, Ford Dijital İletişime Daha Fazla Önem Verecek

Etkinliğin benim için en dikkat çekici yanı, Ford Otosan Genel Müdür Baş Yardımcısı Ted Cannis’in blogcularla özel toplantısı oldu. Ted’in özellikle bizlerin de geleneksel medya temsilcileriyle beraber davet edilmemizi istediğini öğrendik ve kendisiyle oturarak yarım saati aşan ayakta da bir saate varan bir diyaloğumuz oldu. Ted Cannis’i Murat Kaya zorladı; “Ford dışı favori otomobili ne olurdu” diye, bir Detroitli olarak yine büyük Amerikan arabalarından yana bir sevgisi olduğunu belli etti.

Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Ted, biz blogcularla çektirdiği hatıra fotoğrafına hareket kattı

Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Ted, biz blogcularla çektirdiği hatıra fotoğrafına hareket kattı

Ted ve diğer yöneticiler, 2011’de otomobil satışlarının 2010 ile benzer seviyelerde olacağını, yüksek büyümenin pek olası olmadığını beklediklerini de paylaştılar. Tam da döviz kurlarının yukarı hareketlendiği bu dönemde ithal araçların fiyatları ve satışları üzerinde olumsuz etki olasılığı tabii başlıca neden oldu. Ocak ayındaki yüksek satışların bizi yanlış yönlendirmemesi gerektiğini de konuştuk.

Son olarak, İnternet’te otomotiv üzerine yazıp çizen kişilere de önemli bir mesaj verdi Ted: “Eğer bilgi, yorum, içerik, görsel ihtiyaçlarınız varsa doğrudan bizle, Ford ile temasa geçmenizi isteriz, sizler bizim iletişim çalışmalarımızda önemlisiniz.” İnternet’te içerik üretenler, Ford’da kurumsal iletişim uzmanı, sosyal medya üzerine daha önce de çalışmış olan Hikmet Nakilcioğlu’na 0 262 315 50 83 numaralı telefondan ulaşabilir. Son olarak, Ford.com.tr’nin de Nisan ayında yeni bir görünüme kavuşacağını öğrendik.

TARTIŞALIM

“Ford’un EcoBoost modellerinin test sürüşü için Antalya’daydık: Benzinli motorlar dizellere yaklaşmaya çalışıyor” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın