// medya / pazarlama

medya / pazarlama

Sanal Kimlikler Sayesinde Birbirini Besleyen Paralel Yaşamlar, Paralel Evrenler

Milyonlarca kişinin heyecanla beklediği Lost dizisinin 6. ve son yılının final bölümü bazılarında hayal kırıklığı, bazılarında memnuniyet yarattı. Son on yılın en popüler TV yapımlarından biri olan dizide kahramanların geçmişleri ve geleceklerine sıklıkla gidiliyor, izleyiciler de aradaki gelişmeleri tahmin etmeye çalışıyorlardı. Son sezonda ise kahramanların, daha önce anlatılan geçmiş veya geleceklerine uymayan öğeler içeren farklı bir hayat yaşadıkları yeni bir zaman dilimi ekrana gelmeye başladı. Geniş izleyici tabanını düşündüğümüzde, dizinin takip edilmesini, anlamlandırılmasını zorlamaya başlayan bu açılımı yapımcılar göze almış, tercihi bilinçli yapmıştı.

Yine son dönemin güçlü ve popüler TV dizilerinden Fringe, alternatif evreni temel alan hikayesinde iki taraf arasındaki geçişler, bilim ve teknolojideki gelişmelerle iki evrenin yakınlaştırılması, hatta bunların birbiri üstüne çökmesi olasılıklarını işleyen hikayesiyle ilgi çekmeye devam ediyor.

Bu iki örnek, hikayesi büyük ölçüde paralel zaman veya boyutlarda geçen diziler. Ama tabii ki bir veya birkaç bölümde bu konulara değinen daha pek çok dizi ve film var. Özellikle son dönemde bu temanın daha sık karşımıza çıktığını da gözlemliyoruz. Paralel zamanlarda veya boyutlarda aynı karakterlerin farklı yaşamlar sürmesine dair olan bu kurgu yapımların daha çok ilgi çekiyor olmasının başlıca nedenlerinden biri de, yüz milyonlarca insanın İnternet kullanım eğilimleriyle benzerlikler taşıması.

“Eğlence için İnternet” Kullanımı Derinlik Kazanıyor
İnternet kullanımı içinde eğlence ve rahatlamaya yönelik ayrılan zamanın payı son yıllarda ciddi oranda yükseliş gösterdi. İnternet’in yaygınlaşması ile bilgisayarlar ve oyun konsollarına yönelik üretilen profesyonel oyunlar “çok oyunculu”, bol etkileşimli programlara dönüştü. Devasa boyutlarda sanal dünyalarda fantastik karakterler seçerek rol yapma üzerine kurulu oyunlar on milyonlarca kullanıcının hayatlarının ciddi bir bölümünü buna zevkle ayırmasını sağlıyor.

Ama sadece World of Warcraft gibi kendi başına kurulması gereken profesyonel oyunlar değil, Facebook gibi sanal ağlar üzerinde oynanan basit oyunlar da benzer temalar barındırmaya başladı. Farmville, Cafe World, Texas HoldEm, Mafia Wars gibi popüler oyunların üreticisi Zynga’nın oyunlarını ayda 235 milyon farklı kullanıcı oynuyor. Günde ortalama 65 milyon oyuncunun giriş yaptığı Zynga oyunlarından örneğin FarmVille’in yaklaşık 83 milyon oyuncusu var ve bu rakam büyümeye devam ediyor.

Sosyal medya tabanlı bu tip oyunlar doğal olarak kendilerini “sürekli” veya “profesyonel” oyuncu olarak tanımlamayacak, fırsat bulduğunda sisteme girenler tarafından oynanan, bu nedenle de geçtiğimiz dönemde çok daha masum görünen programlar idi.

Fakat FarmVille örneğinde olduğu gibi, bu “rasgele” oyuncu tabanının aslında nasıl “sürekli”, fanatikçesine oynayanlara dönüşebildiğini görmeye başladık. Sosyal medya platformlarında geçirilen süreler her ay beşer onar dakika artarken bu oyunlara daha mı çok zaman ayrılmaya başlandı, yoksa bu “genellikle” ücretsiz oyunları oynayabilmek için mi daha çok sosyal paylaşım siteleri ziyaret edilmeye başlandı, bu çok önemli bir soru.

Çünkü gittikçe daha fazla kullanıcı “bugün çiftliğimi sulamadım”, “bugün balıklarıma yem vermedim” gibi düşüncelerle oyuna girme fırsatı kollarken aslında bir yandan da günlük hayatlarına farklı bir boyut katmış oluyorlar.

Farklı Kimlikleri Farkında Olmadan Yaşamak
Evet, İnternet’i bir kaçış fantazisini gerçekleştirmek için kullananlar hiç de az değil. Ama hayır, şu anda irdelediğimiz bu kaçış fikri değil, farklı dünyalar yaşayanlardan bahsetmiyoruz, bu nedenle de Lost, Fringe gibi örnekler üzerinden giriyor, Alice Harikalar Diyarı gibi hepimizi etkileyen alternatif gerçeklik, farklı dünyalar temalarından bahsetmiyoruz, “İnternet kitleleri yatıştıran, uyuşturan bir kaçış evrenidir” demiyoruz. Bilinçli veya bilinçsiz, bu amaçla İnternet’i kullananlar var. Fakat günümüzde çok daha fazla insan, İnternet sayesinde kendilerini farklı bir paralellikte, farklı bir karakterde, farklı değerler ve hedeflerle yaşatıyor.

Yılda bir iki kere karşılaştığınız pek de samimi olmadığınız eski bir sınıf arkadaşınız, eski işinizdeki şefiniz, belki de bir zamanlar muhabbetinizin limoni olduğu bir tanıdığınızın çiftliğine yeni mahsuller gönderir, ona traktör hediye ederken; ondan gelen benzer bir gönderiye çok mutlu olur, onun çiftliğininin ne durumda olduğunu merak ederken aslında karşıdaki kişiyle bildiğiniz ilişkinizi bırakmış oluyorsunuz.

Sandığınızdan çok daha fazla kişi, o an gerçekten ekinlerine, mahsullerine çok değer veren, emek ve çabasıyla bir şeyler ortaya koyduğuna, ürettiğine inanan amatör çiftçilere dönüşüyor. Bu, balkonda, terasta saksı içinde veya arka bahçede 2-3 metrekarede maydonoz, domates yetiştirmenin, uzaktaki tanıdıklarla paylaşılarak yapılması gibi bir şey. Hem de karşı tarafın da yaptığınızı gönülden takip ettiğini, ilgileniyormuş gibi yapmadan ilgilendiğini bilerek.

Sosyal paylaşım ağlarında sadece oyunlar değil, kullanıcı profilleri de, arkadaşlarla paylaşılan İnternet haberleri, videoları, kişisel fotoğraflar da pek çok kişi için farklı özelliklerini, isteklerini paylaşabilme, farklı bir “ben” yaşayabilmenin sadece diğer yolları. Her gün masabaşında yaptığı iş ile kendini ifade edemediğine inanan sayısız insan, akşamları ise işinin içeriğiyle bağlantısı olmayan bambaşka bir sektörün haberlerini, videolarını paylaşıp üstüne kendi yorumunu eklerken Facebook’ta arkadaşlarının, FriendFeed ve Twitter’da tanımadığı takipçilerinin gözünde farklı bir ‘ben’i sunmanın rahatlatıcı konforunu yakalıyor, ta ki ertesi sabah yeniden mesai için masasına oturup kendinden beklendiğine inanan rolünü oynamaya tekrar başlayana kadar.

İnternet, ister oyunlarla olsun, ister Facebook’ta paylaşılması tercih edilen ve edilmeyen fotoğrafları sizin insiyatifinize bırakmasıyla olsun, aynı anda farklı kimliklerin tadını yaşama imkanı ve artan etkileşim araçları sunuyor. Hem de 90’lar ve 2000’lerin başında sıklıkla itham edildiği “kopuk sanal kaçışlar sağladığı, bireye temeli güçsüz hayaller yaşattığı” iddialarını geçersiz kılarak!

Hala TV, cep telefonu ve İnternet için notebook kullanarak üç ekrandan hayatımızı sürdürürken, İnternet henüz “hava” gibi hayatımızın her anına, alanına entegre olmamışken bu paralel yaşam tarzının kuvvetlenmeye devam edeceğini tahmin etmek zor değil, aynı paralel yaşamlarında farklı şeyler yaşayan kahramanları olan dizilerin de izleme rekorları kırmaya devam edeceği gibi! İnternet her an her hareketimizin parçası olduğunda ise “ben”i konuşurken bambaşka şeyleri tartışıyor olacağız…

TARTIŞALIM

“Sanal Kimlikler Sayesinde Birbirini Besleyen Paralel Yaşamlar, Paralel Evrenler” 4 kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. Merhabalar,

    Yazınızı keyifle okudum. Özellikle zamanında yoğun olarak FarmVille oynamış ve şu anda yoğun olarak Mafia Wars oynayan bir kişi olarak yorumlarınıza hak verdim.

    Bundan sonra yazılarınızı takip edeceğim.

    Yazınızdaki son cümlenizi ise tam anlayamadım. O konuda yorum yapabilirseniz sevinirim.

    Saygılarımla,
    Ali Murat

    Yorumlayan: Ali Murat Alkanli | 12.08.2010, 14:48
  2. […] This post was mentioned on Twitter by Ali Murat Alkanli and Ali Murat Alkanli, Cihan Salim. Cihan Salim said: Sanal Kimlikler Sayesinde Birbirini Besleyen Paralel Yaşamlar, Paralel Evrenler http://j.mp/cTCgTv çünkü İnternet izolasyon değil 1aradalık […]

    Yorumlayan: Tweets that mention H. Cihan Salim – Günce… Blog… | Sanal Kimlikler Sayesinde Birbirini Besleyen Paralel Yaşamlar, Paralel Evrenler -- Topsy.com | 12.08.2010, 14:55
  3. Merhaba Ali Murat Bey, öncelikle teşekkür ederim, elimden geldiğince gelişmeleri doğru okuyabiliyorsam ne mutlu.

    Yazının sonuna yaklaşırken geleceği düşünmeye başladım. Bugün hala “İnternet’e bağlanıyoruz”, yani bunun için çaba harcıyoruz, yani hem gerekli sistemleri kuruyor, örneğin eve gidince ADSL modemi açıyor, hem de bilgisayar veya akıllı telefonlara ciddi para yatırıyoruz.

    Ama İnternet çok çok daha erişilebilir olduğunda, İnternet’e bağlanmak için bir çaba harcamadığımızda, İnternet’te olduğumuzu fark bile etmeden İnternet’te olduğumuzda hayatımızda, yazıda bahsettiğim nedenlerden kaynaklanan paralellikler/ayrışmalar olmayacaktır diye düşünüyorum.

    O gün, zaten yaşam tarzımız bir, tek, sürekli etkileşimde olan bir şekilde olacağından ya paralel/alternatif şeyler yaşamaya gerek duymayacağımız güzellikte bir teknoloji kullanım imkanlarımız, veya paralel kullanımı göze alamayacağımız kadar zorlu koşullar olabilir.

    Yorumlayan: H. Cihan Salim | 13.08.2010, 00:21
  4. […] 31 Ocak 2012 Tweet Paylaş 2000’lerin ilk on yılında popüler bilim konularından biri, daha önce üstüne yazdığım paralel evren teorileri idi. Paralel yaşamlar Lost dizisinden İnternet’te 2. hayatlar sürmeye, sanal […]

    Yorumlayan: AB’nin Dijital Kristal Küresi İnternet’teki Verilerle Geleceği Görür mü? | Yeni Medya Düzeni | 31.01.2012, 08:44

Yorum yapın