// dünya ekonomisi

dünya ekonomisi

Dijital Dönüşümü Başaran Müzik Endüstrisinin Korsana Aşkı ve Nefreti!

Medyanın dijitalle imtihanını, dijital geleceğini her geçen gün daha fazla tartışır olduk. Örneğin bir süre önce yine bu sayfalarda aslında en önemli belirleyicinin, ekonominin temelindeki kıtlık/bolluk ikilemi olduğunu ve kabullenmek istemesek de haber ile yorumunun da kıymetsizleşmeye mümkün kılacak bollukta bir şey olan insan düşüncelerinin sonucu olduğunu yazmıştım. Peki sadece haber ve yorum mu? Yoksa telif haklarıyla korunan diğer hızlı tüketilen entelektüel ürünler de mı aynı yöne gidiyor, örneğin müzik!

Müziğin ucuzlaması, bedavalaşması ve yapım şirketlerinin sıkıntıları, gazete ve medya devlerinin dijitalle imtihandaki sıkıntıları kadar tartışılmıyor, ki bu da doğal. Çünkü kamuoyunu yönlendiren medya, kendi geleceği hakkında daha çok stres yapıyor. Fakat ülkemizde müziğin ücretsiz edinilmesi az ilgi çeken dev fırtınalar koparıyor! Mesela Türk Telekom TTNet Müzik ile, Turkcell ise gnçPLAY ile ücretsiz müzik dinletmek için ciddi anlaşmalara imza atarken pek çok hedefleri vardı. Sadece bunlar değil, Avea, Fizy, MPlay, Mynet, Muzik.net, Sendinle gibi pek çok platform da yasal yoldan müzik sunuyor. Ama bir yandan da Türk müzik endüstrisinin %80’ini, Türkiye’deki yabancı müziğin tümünü temsil ettiğini belirten Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği MÜ-YAP ise 2005’ten beri binlerce, belki on binlerce web sitesini telif hakları ihlalleri iddiası ile, haberlere göre de uyarmadan, erişime engelletiyor.

Henüz YouTube yasağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ve kurucu öğelerine hakaret, gençlerin gelişimine zararlı içerik gibi konular gündemde yokken başlayan web forumlarının, sitelerinin MÜ-YAP tarafından kapatılmasının çoğunun nedeni, söz konusu sitelerde müzik yayınlandığından değil, P2P dosya paylaşım programlarına bu sitelerden erişilebildiği içindi. Fotokopi makinesinin para çoğaltmakta kullanılabileceği korkusuyla yasaklanmasına benzeyen bu davaların kabul görmesi ve engelleme kararı çıkması ise MÜ-YAP’ı eleştirmeden önce aslında çok daha başka bir gündemimiz olması gerektiğinin göstergesi idi.

Engellemeler devam etti, örneğin geçtiğimiz aylarda Last.fm, MySpace gibi büyük yabancı müzik siteleri de engellendi, MÜ-YAP bazı yabancı yayınlarda bile kendini savunmak zorunda kaldı. Bir yandan da gittikçe artan sayıda İnternet kullanıcısı, hatta köşe yazarları MÜ-YAP’a ateş kusup bir gün MÜ-YAP’ın düşüşünün başlayacağı hatırlattılar.

Peki Dünyada Neler Oluyor
Küresel müzik pazarı 2009’da, 2004’teki seviyelerinden %30 daha daralmışken bunda hem daha çok parçanın kopyalanarak el değiştirmesi hem de albüm ve parça fiyatlarının ucuzlaması önemli rol oynadı. 2003’te sadece 20 milyon ABD Doları seviyelerinde olan dijital müzik gelirleri 2009’da 4,2 milyar dolar seviyelerine ulaştı. Bu da tüm müzik endüstrisinin satışları içinde %27’lik bir pay demek!

Öte yandan Chris Anderson’ın “Free” adlı kitabında daha detaylı okuyabileceğiniz üzere, gelişmekte olan ülkelerde müziğin geleceğiyle ilgili önemli ipuçları verebilecek gelişmeler yaşanıyor. Dünyanın parlayan ekonomileri Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’de durum çok farklı. Korsanın galip geldiğinin kabul edildiği Çin’de müzik satışlarının %95’inin korsan olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde toplumun büyük bir kesimi için orjinal albüm satın almak bir lüks. Bu durumda müzik endüstrisindeki oyuncular da rollerini değiştiriyor, “herkes için her şey” oluyorlar.

Çin’deki kayıt şirketleri genç yetenekleri bulma işini bu konuda uzmanlaşmış kurumlara bırakmıyor, sanatçıları için albüm hazırlamıyorlar! Tüketicilere satacak albümler üretmek yerine radyolara gönderilen, kendi web sitelerine ücretsiz yükledikler ‘single’ parçalar üretiyorlar. Örneğin ülkenin genç yıldızlarından birinin parçalarından oluşan bir CD toplam 5 milyon adet satılıyor, ama bu korsan CD’lerden ne ajans, ne de sanatçı para kazanıyor. Fakat bunu kabullenerek alternatif yollar deniyor, uygun olabilecek her noktaya sponsor buluyorlar. Çok sanatçılı dev konserlerin ana sponsoru ve yan sponsorları oluyor. Konser gelirleriyle yetinmiyor, sanatçılar ve albümlere yönelik hediyelik eşya gibi onlarca ürünün üretimi ve pazarlaması da tamamen kayıt şirketlerinin kontrolünde. 3. parti hizmet sağlayıcılara gitmektense sanatçı ve şarkılarının reklamlarını da yine kendileri üretiyor, medya planını bizzat yapıyorlar. Portföylerindeki sanatçılar arasındaki gelir dağılımını olabildiğine adaletli yapmak için de web sitelerindeki ücretsiz albüm ve parça indirilme oranlarının dağılımı gibi verilerden faydalanıyorlar.

Dijital müzik satışları hızla artarken bu satışları artıran faktörler arasında korsanın da sayıldığı ülkeler var!

Brezilya müziğinde ise son yılların en büyük çıkış yapan türlerinden biri olan Tekno Brega, romantik ve yumuşak brega calypso müziğinin tekno tarzla harmanlanmasıyla olduğu kadar inanılmaz sokak satışlarıyla da popülerliğe kavuştu. En yeni Banda Calypso CD’lerini 1,5 TL’ye satan sokak satıcılarının elindeki albümlerin hiçbiri kayıt şirketinden gelmiş değil, ama yasadışı da değil! Çünkü en popüler gruplardan olan Banda Calypso CD’lerinin ‘master’larını ve CD kapak görsellerini hem sokaktakilere, hem radyo DJ’lerine dağıtıyor. DJ’ler kendi mix’lerini oluşturup sokaktakilere dağıtıp çok az da olsa gelir elde edebiliyorlar ama sokak satışlarından doğrudan gruba giden bir para söz konusu değil!

Fakat konser, DJ gecesi gibi özel etkinlikler düzenlenecek şehirlere önceden ücretsiz çıkartma yapan grup bugün Brezilya’nın en zengin gruplarından biri, çünkü yine Çin’de olduğu gibi inanılmaz bir konser geliri söz konusu. Yılda 200’e yakın konserleri canlı olarak kaydediliyor ve çıkışta izleyicilere normal sokak CD’lerinin iki katı fiyatına, yaklaşık 3 TL’ye satılıyor, hem de her seferinde binlerce.

Müzik Endüstrisi Dijitalden Gelir Elde Etmeyi Biliyor
Peki örneğin Çin’de müzik satmak gerçekten imkansız mı? Hiç de değil, örneğin China Mobile cep telefonu kullanıcılarının satın aldığı 20 saniyelik melodiler yılda yaklaşık 1 milyar doları aşan bir hacim yaratıyor. Müzik satışları form değiştiriyor. Beyoncé’nin 2009’daki “I Am… Sasha Fierce” adlı hit parçası tam 260’dan fazla ayrı üründe gelir kazandırdı! ‘Cover’, ‘remix’ler dışında cep telefonları için melodiler, oyunlar ve çok daha fazlası, müzik endüstrisinin müziği insan hayatının daha fazla alanına sokmak için çabaladığını gösteriyor.

2003’te yaklaşık 50 lisanslı dijital müzik servisinde 1 milyon çeşitlik bir ürün kataloğu varken bugün yaklaşık 400 ayrı platform üzerinden 11 milyondan fazla parça satışta. Dijitalin en büyük etkisini hisseden medya ve eğlence dünyasının önemli parçası müzik endüstrisi hızlı bir dönüşüm sağladı ve dijital satışlarda oyunlardan sonra en büyük 2. payı %27 ile alıyor. Film, gazete ve dergi satışları ise toplamda %11’e zor ulaşıyor.

Demek ki Türk müzik endüstrisi, dijitali, dünyanın geri kalanındaki ortakları gibi daha iyi kullanmalı. Ve demek ki global müzik endüstrisi dijital müzik dışında geleneksel müzik tüketimini de yaratıcı yaklaşımlarla yeniden yapılandırmalı, çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi değil.

Brezilya ve Çin’den verdiğim örnekler ne her ülke, ne de her sanatçıya uygun, sadece korsanla beraber yaşayabilen bazılarının hikayesi. Dijitale karşı en büyük dönüşümü yaşamış ve gerçekten yaratıcı modeller deneyebilen müzik endüstrisinin önünde uzanan bir doğru patika yok, ama tüketicilere en uygun modeli sunabilmek artık hayati önem taşıyor. Aksi halde örneğin Brezilya’da olduğu gibi yerel müziğin yeni albüm üretiminde çok büyük düşüşler yaşanabiliyor, ki bu da entelektüel üretimin, fikri hakların pek saygı görmediği ülkemiz için büyük bir tehlike sinyali.

* Çin ve Brezilya örnekleri hakkında daha fazla bilgiyi Wired yazarı Chris Anderson’ın Free adlı kitabından, yazıdaki diğer veriler ve fazlasını da IFPI’nın Digital Music Report 2010’undan edinebilirsiniz.

TARTIŞALIM

“Dijital Dönüşümü Başaran Müzik Endüstrisinin Korsana Aşkı ve Nefreti!” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın