// bilgisayarlar

bilgisayarlar

Akıllı Cihazlar, Bulut Bilişim ve Her Şeyin Servise Dönüşmesi: Yeni Teknoloji ve Araçların İş Dünyasına Etkileri

Facebook 500 milyon kullanıcıyı birbirine bağlarken; mobil cihazlar sürekli yeni özellikler kazanır ve İnternet’e girmenin 1 numaralı aracı olmaya göz koyar; bulut bilişimle birlikte web servisleri gittikçe gelişir ve çok daha ekonomik alternatifler sunarken bu önemli paradigma değişikliklerini genellikle sadece bilişim sektörü açısından ele alıyoruz. “Facebook’ta en çok kullanıcısı olan 4. ülkeyiz”, “3G ile cepte İnternet kullanımı patladı” haber ve yorumlarında çoğunlukla iletişim tüketimindeki patlamayı konuşuyor, ama bunların tüm iş dünyası ve hatta kamu yönetimine olan etkilerini henüz gündeme almıyoruz.

Fakat doğrudan bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin ötesinde pek çok kurum da sosyal medya kullanımındaki patlama, tüketicilerin satın almaktansa geçici süre deneme/ kiralama hizmetlerine daha fazla merak duyması gibi pek çok yeni trendin etkisinde kalıyor.


Organizasyonu, İçtekiler (çalışan) ve Dıştakilerden (tüketici) Oluşan Bir Ağa Dönüştürmek

Kendi bloglarını açanlar, maddi çıkar değil, daha çok kişi tarafından okunmak, referans gösterilmek gibi kişisel tatmin ve kendini gerçekleştirme peşinde olanların bu kadar çok olmasına ve hala böyle davranmaya devam etmesine şaşıranlar hiç de az değil. Ama örneğin hızlı tüketim devi P&G dünyada ve Türkiye’de deneyimlerini paylaşmayı, diğer tüketicilere yol göstermeyi sevenleri adeta şirketin bir parçası kılıyor. Türkiye’de DenedimBiliyorum.com platformunda binlerce insan birbirlerine ürünler hakkında tavsiyede bulunmakla kalmıyor, bir yandan da ürünlere dair ‘markanın vermesinin beklendiği’ danışma ve çözüm giderme hizmetini de bir nevi sunarak markanın üstlendiği ‘tüketici desteği’ maliyetlerini 10 kata varan oranda azaltabiliyor.

Sadık müşteri kitlesini içerik ve hizmet sağlamada kaldıraç olarak kullanmak isteyen kurumlar bunda başarılı olabilmek içinse müşterilerin bir araya geldiği platformlardaki iletişim çabalarında güvenilirlik kazanmanın ardından, gerçekten doğru bilgi ve donanıma sahip olan insanları seçebilme ve onları marka elçisi gibi hareket etmeye yöneltecek doğru teşvikleri verme konularına özen göstermeli.

Organizasyonun içinde de yepyeni fırsatlar söz konusu. Büyüyen, farklı bölgelere, coğrafyalara ve uzmanlıklara göre bölünen kurumlar, kurum içindeki insan sermayesinden daha farklı bir tanım olan “Organizasyon Sermayesi”ni sağlıklı tutmak için yeni teknolojilerden faydalanmalı. Kurum içinde resmi olmayan kanalların kullanımı, bu kanallardan akan bilgi, kurum kültürüyle yoğrulan hızlı sorun çözebilme kapasitesi olarak gördüğüm organizasyon sermayesi, günümüz müşteri talepleri, baskı yaratan teslimat tarihleri karşısında etkinliğini korumalı.

Bunun için de pek çok şirket kurum içi sosyal ağ konseptleri deniyorlar. Gayriresmi veya proje tutanaklarına geçmeyen iletişim kanallarının hangi fonksiyonlar/birimler arasında yoğun olduğunu sosyal ağ analizleri ile bulup dar boğazları ortaya çıkarmak, ayrıca kurum içinde kimlerin hangi projelerde kimlerle çalışıp ne gibi sonuçlar aldığı bilgisini sürekli erişilir kılarak tekrarı azaltıp verimliliği arttırmak ilk akla gelenler. Örneğin bugün ülkemizin en büyük sanayi holdinglerinin çatısı altında aynı şirket veya farklı şirketler altında aynı çalışmaların tekrar tekrar yapılmasından doğan verim ve hatta “doğruluk” kaybını önlemek böylece mümkün olabilir. ABD’de bilindiği üzere pek çok istihbarat kurumu aynı anda aynı kişi ve olayları farklı nedenlerle irdelemekte; fakat yeni döküman paylaşım ağları, ‘wiki’ platformları ve hatta kurum içi bloglar ile, doğru erişim ve güvenlik ayarlarını koruyarak kurumlar arasında çok ciddi bilgi alışveriş artışı yakalandı ve bu etki devam edecek.

Yine organizasyon sermayesinin etkin çalışabilmesi, stres altında verim sunabilmesi için ortak çalışma yöntemlerinden de faydalanılmalı. Video web konferanslar müşteri ziyaretlerinin yerini almaya başladı bile, ama bunun da ötesinde sanal şirket ağları ile sadece dizüstü değil mobil cihazlarla da aynı dosya üstünde aynı anda çalışmak, müşteri talep ve sorunlarına çok daha çabuk dönmek için gerekli olmaya başladı. Bir sonraki adım, kurumsal veya bireysel müşterileri de kurulan platformun bir kısmına entegre ederek sipariş, lojistik, stok yönetimi gibi konularda daha önce olmadığını kadar akıcı ve anlık hareket kapasitesini arttırabilme. Fakat bunları başarmak için teknolojiyi satın almak, kurmakla yetinmek yeterli değil; iş süreçlerini, kurum içi ve kurum dışına çıkıldığındaki iletişim kanallarını irdeleyerek geliştirme alanlarını tespit etmeli ve teknoloji buna göre uygulanmalı.

İlerleyen Ölçüm ve Maliyetlendirme Teknolojileri Ürünleri Hizmete Çeviriyor
İlk kısımda “nasıl fayda sağlayabiliriz” diye tartıştığımız kurumsal veya bireysel bazda artan iletişim, ortak çalışma ve paylaşım sadece insanlar arasında hızlanmıyor. Radyo frekansıyla tanıma imkanı sunan RFID çipleri ile stoklarımız “konuşur” olurken yeni nesil sürekli veri paylaşımı yapan akıllı sensörler de yeni iş modelleri veya iyileştirme fırsatları sunuyor. Akıllı etiket, sensör kullanımını işe nasıl entegre edebileceğini de her sektörün düşünmesi gerekiyor, örneğin sensör yerleştirmeyi kabul eden sürücülerin araç kullanım tarzlarını analiz edip ona göre sigorta primi belirleyen sigortacılar böylece sıradan ve yetersiz kalan yaş, cinsiyet, araba renk ve model tercihi gibi genellemelerin ötesine geçebiliyor.

Aynı akıllı sensör ve etiketler arası iletişimdeki artış gibi, ‘bulut bilişim’ uygulamaları da çok daha fazla bilgisayar ve akıllı cihazın çok daha fazla sunucuyla entegre olarak çalışması, çalışanlar ve tüketicilerin de gerek ofis uygulamaları, e-posta hizmetleri, gerekse de İnternet videosu gibi pek çok alanda kendi bilgisayarlarından değil İnternet üstünden kullanımı tercih etmeye başlamasıyla kuvvetlenen bir diğer teknoloji trendi.

Bir yanda akıllı sensör, vb. cihazların yeni yetenekler kazanması, bir diğer yanda da oldukça ileri modelleme teknikleri üzerine kurulu gelişmiş yazılım çözülümlerini orta ölçekli şirketlerin bile kullanabileceği fiyat yapılarına indiren bulut bilişim uygulamaları da 3. bir sonucu doğuruyor, ki bu da her şeyin hizmet olarak sunulabilir olmasına doğru giden bir dünya. Çok daha küçük miktarlarda kullanımlar, tüketimler faturalandıralabildikçe kurumlar maliyet kalemi yönetiminde kolaylık ve esneklik nedeniyle, tüketiciler ise yeterli bilgileri olmadığı bir alanda bir seferlik büyük yatırımdan çekindikleri için hizmet kiralamayı tercih eder oluyorlar.

Türkiye’de olmasa da dünyada online ödeme hizmetleri kuvvetli bir hizmet alanı. Bilişim güvenliği, yedekleme ve depolama, hatta bir kısmı ücretsiz online iletişim araçları, ve az önce andığımız kurumsal ortak çalışma platformları ilk akla gelen yeni teknolojiyi içselleştiren bilişim teknolojisi hizmetleri. Ama BT dışında da “kullandığın kadar öde” yayılmaya devam ediyor, örneğin otomobil kiralama işinin liderlerinden çok daha hızlı davranıp araç sahibi olmaktansa birkaç saatlik, hatta daha kısa sürelik araç kiralama hizmetleri sunan yeni şirketler türüyor. Veya sanayinin dev AR-GE’ci kurumları, ürün sattıkları müşterileriyle ilişkilerini farklılaştırıp laboratuvar veya konsept ürün, beraber ürün geliştirme hizmetleri sunarak müşterilerine bir seferlik ürün satmanın ötesine geçip ömür boyu “kiracı” sahibi olmaya çalışıyorlar. Türkiye’de de görebileceğiniz gibi, en basitinden artık ofis baskı cihazlarını satın almaktansa kiralamak, yazıcı ürünlerini, çözümlerini bir hizmet gibi uzun vadeli ve sürekli olarak almak bile söz konusu.

Fiziksel ürün imal eden, satan kurumlar bile bu trendi sorgulayıp, “yarın rakibim ürününü kiralamaya veya hizmet olarak sunmaya, ya da aynı ürünü yanında bir hizmet ile paketlemeye, olmadı danışmanlık hizmeti vermeye başlarsa biz ne yaparız” diye bugünden düşünmeli.

Yine buna benzer bir diğer fırsat alanı ise, “elimizde bugün mevcut müşterilerimizin ilgisini çekmeyen, ama başka sektörlerden başka oyuncuların faydalanabileceği bir birikim mevcut mu” sorusuna verilen cevap. Çok iyi bildiğiniz gibi, bugün özellikle İnternet’te olmak üzere haber, geleneksel medya tüketimi ucuzluyor, hatta bedava oluyor. Medya kurumu ise bize sunduğu bu hizmetin masrafını, “müşteri olarak görünen” bizlerden değil reklam verenlerden alıyor. İşte, satıcı-alıcı paradigmasının ötesinde 3 veya daha fazla ekonomik partinin bu gibi iş modellerini karlı kıldığı durumlar da artıyor.

‘Bedava’nın farklı formüllerini kullanan kurumlar ya sundukları profesyonel, kurumsal bir çözüm olsa bile örneğin reklam geliri ile bunu sağlıyor, veya sayısız kullanıcıya ücretsiz sundukları hizmetin daha gelişmişini, bir grup müşteriye satabiliyor. Örneğin doktorlara yönelik özel bir platform, onların doldurduğu anketleri, forumdaki tartışma trendlerinden öne çıkanları ilaç firmalarına, hatta düzenleyici kurumlara bile satabiliyor. Elinde kayda değer veri biriken her kurum, artık gelişmiş BT araçları yardımıyla da yeni ortaklar, müşteriler edinebilir. Ödeme sistemi tedarikçisi Master Card gibi büyük perakende zincirlerine koçluk yapma işini güncel ve canlı kredi kartı verisine sahip bankalarımız da yapabilir. Hatta Yurtiçi Kargo, Aras gibi lojistik şirketleri bile ellerinde biriken verinin bazı kurumlar için manalı ve para kazandıracak kadar kıymetli olduğunu görebilir…

Baştan sona derinine inmeden andığımız bu yeni teknoloji ve uygulamalarından yeni ve sağlıklı iş modelleri çıkarabilmek, mevcut modeli güncellemek içinse bütünsel bir bakış açısına sahip olmalı. Kurumlar bu gelişmeleri değerlendirme sorumluluğunu tek bir yönetici veya departmana bırakmaktansa bu kültürel değişikliği içselleştirmeli. Çünkü şu kesin ki, yukarda saydıklarımız 2010’ların en güçlü trendleri olamayacaksa bile, onların etkilediği başka ticari inovasyonlar yolda. Bu değişim hızına ayak uydurmanın yolu da sadece kendi sektörünüzü değil, komşu sektörlerinizdeki değişimleri de yakından takip etmek ve de fiyatlar, girdi maliyetleri gibi konuların yanında gelişen teknoloji uygulamalarını da stratejik değişken olarak yönetim, arama toplantılarında sürekli ele almak.

TARTIŞALIM

“Akıllı Cihazlar, Bulut Bilişim ve Her Şeyin Servise Dönüşmesi: Yeni Teknoloji ve Araçların İş Dünyasına Etkileri” bir kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. […] This post was mentioned on Twitter by Mustafa Burak Su, Cihan Salim. Cihan Salim said: Akıllı Cihazlar, Bulut Bilişim ve Her Şeyin Servise Dönüşmesi: Yeni Teknoloji ve Araçların İş Dünyasına Etkileri http://j.mp/g2uvMZ […]

    Yorumlayan: Tweets that mention H. Cihan Salim – Günce… Blog… | Akıllı Cihazlar, Bulut Bilişim ve Her Şeyin Servise Dönüşmesi: Yeni Teknoloji ve Araçların İş Dünyasına Etkileri -- Topsy.com | 26.11.2010, 03:50

Yorum yapın