// oyunlar, spor, TV

oyunlar, spor, TV

Yine Madalyadan Çok Uzaklarda! 12 Dev Adamı ve 20 milyon $ Sponsorluk Gelirini Yönetenler Rahat mı?

Biz organize etmezsek katılmamız hayal olan Basketbol Dünya Şampiyonası ve Olimpiyatlar iki yılda bir düzenlendiğinden her iki yazın birinde 12 Dev Adam dinleniyor. Geçen yaz dinlendikten sonra tekrar yeni bir Avrupa Şampiyonası ile ülkemizin en popüler ikinci sporu gündeme oturdu. Polonya’daki turnuvada 7.-8.lik maçı oynayacak olmamız sanırım büyük bir başarı, çünkü Sırbistan ve Karadağ’da 2005, İspanya’da 2007’deki turnuvalarda 16 takım arasında 12. olmuştuk!

Peki bu başarı(!) sosyal paylaşım sitelerine nasıl yansımış? Mesela benim Facebook arkadaşlarım arasında şöyle yankılar buldu: “Sırf kafasızlıktan maç nasıl verilir”; “ilk değil, son da olmayacak”; “o kadar saçmaladık ki herifler de anlamadı; bir türlü maçı kopartamadılar ulan kesin bi pislik var diye…” Twitter’daki Türk kullanıcıların yorumları da, özellikle Twitter kullanıcı adı ve hesabıyla giriş yapıp aratır ya da buraya tıklarsanız karşınıza bol detayla gelecek, örneğin: http://twitter.com/#search?q=hidayet

Lafın kısası, Avrupa’nın sayılı basketbol ülkelerinden, bu işe ciddi kaynak ve bütçe ayıran Türkiye yine bir Avrupa Şampiyonası’nı madalyanın çok uzağında bitirdi. Ben güncemde 2007 turnuvası öncesi “Hücum Edemeyen 12 Dev Adam ve Görevde Kalan Yöneticileri” başlıklı bir yazı yazmış, maalesef turnuvada çok haklı çıkmış ve turnuva sonrası “yeniden yapılanmanın zamanıdır” diye son bir yazı yazmıştım. Birazcık oyuncu değişikliği dışında pek bir değişiklikten söz etmek mümkün değil, ve işte sonuç yine ortada.

Turnuvanın açık ara en zayıf 1. tur grubunu maç başına 88 sayıyı rahatça atarak lider olarak bitirmenin verdiği moral ve de önceki turnuvalardan çok daha yüksek olan istek, motivasyon ile ikinci tur grubumuza da iyi başladık, İspanya’yı devirdik. Fakat grubun son maçında Slovenya’ya sonra da İspanya’nın bügün yarı finalde darmadağın ettiği Yunanaistan’a çeyrek finalde yenildik. Ardından da klasman maçlarında Fransa’ya yenilerek 6. bile olamadık, yani seneye Dünya Şampiyonası Türkiye’de değil başka bir ülkede olsa katılmayı hak etmemiş olacaktık!

2. tur ve sonrasındaki tüm maçlarda ise maç başına sadece 68 sayı atabildik, yani ilk turdaki zayıf rakiplerimize attığımızın tam 20 sayı altında kaldık. İlk grubumuzun zayıf olmadığını iddia edenlere şunu hatırlatmalı ki bizle beraber grubumuzdan 2. tura yükselen Litvanya ve Polonya 2. turda diğer taraftan gelen Sırbistan, İspanya ve Slovenya’ya karşı oynadıkları toplam 6 maçın hepsini kaybettiler!

Lafın kısası Türkiye basketbolu milli takımlar seviyesinde yıllardır hücum edemiyor. Eurobasket 2009 resmi web sitesinin takım istatistikleri bölümünden de görülebileceği üzere ilk turdaki yüksek skorumuz sayesinde hala en çok sayı atan takımlar arasında görünüyoruz, ama bu kadar yüksek sayı ortalamasına rağmen maç başına sadece 12 asist ile 12 takım arasında 9. sıradayız, yani o kadar basket atmamıza rağmen basketlerimizi birbirimize pas vererek, takım oyunu oynayıp bir oyuncunun başka bir arkadaşına pozisyon yaratması ile yaratmıyoruz.

Takımın en tecrübeli oyuncuları bile her maç hücumda farklı performans gösteriyorsa sıkıştığımızda kullanacak setlerimiz olmalı, ve de savunma yapamasa bile gerektiğinde oyuna girecek gerçek skorerler

Asistemiz az, sayımız çok ise bir açıklama şu olabilir: Belki de bize çok faul yapıldı, faul atışlarından bol sayı bulduk, o yüzden asist rakamımız düşük. Hayır, bu da doğru değil, turnuvada maç başına faul atışı sayımız 18 ve bu sıralamada 12 takım içinde 10.yuz. Aslında bu da rakip potayı zorlamadığımızı, fiziksel mücadeleye hücumda pek girmediğimizi, kolayımıza geleni yapıp orta ve uzun mesafeli şutlarla sonuca gittiğimizi gösteriyor. Yani iyi organize olmadan, sıkışınca bireysel zorlama atışlar yaparak sayı atıyoruz. Atamadığımızda da 2005 ve 2007’de olduğu gibi iyice rezil oluyoruz.

Kadro oluşturmadan, oyuncu seçiminden, hücum seti tercihine, önemli pozisyonlarda sahadaki beş tercihinden topu kullanacak adama herşey tartışılmalı. Bu turnuvaya gelmeyen pek çok NBA oyuncusu varken, aslında turnuva bu açıdan bize derece elde etme şansı sağlarken biz de kendi All Star oyuncumuz Mehmet Okur’u ekibe katmıyoruz, arada buzlar varsa bile bunları eritmek için adım atan yok! Bu turnuvada NBA All Star seçilmiş kaç oyuncu var ki? Mehmet’in pota altında yaratacağı fark ortada değil mi, Kaya Peker’siz, Kerem Gönlüm’süz bir takımda! Kaya Peker’siz demişken Tutku, Serkan gibi hücum yönü çok kuvvetli oyuncularımızın kadroya alınmaması da çok dikkat çekici!

Çok iyi savunma yapan, takıma direnç aşılayan oyuncuların kritik hücumlarda sahada olmasını bırakın topu kullanmaları şok edici değil mi? Sakat sakat, moralsiz oynayan bir Hidayet’in eline bu kadar bakan bir kenar yönetim ve Hidayet’in de maçın sonunda bundan cesaret alması normal mi…

Fazla uzatmaya gerek yok, aynı şeyleri 2007’de de iki yazı ile yazmışım. Gerçekler istatistiklerle ortada, bugün üç büyüklerin, sponsorlarının da desteğiyle, ve Efes Pilsen ile Türk Telekom’un katkılarıyla kulüpler bazında ciddi bir basketbol bütçemiz var. 12 Dev Adam konsepti ile de milli takımın sponsorluk gelirleri 8 yılda 20 milyon dolara ulaştı. Peki bu bütçe, bu değer, bu önemi yönetmeyi biliyor muyuz? Milli takım koçu, yöneticileri, basketbol federasyonunun milli takım ile ilgilenen görevlileri mevkilerinde rahatça oturabiliyorlar mı?

Bu ülke dünya çapında başka bir büyük spor organizasyonu düzenleyene kadar daha çok uzun yıllar bekleyebiliriz, bu nedenle 2010 Basketbol Dünya Şampiyonası çok önemli. Ülkemizdeki bu turnuvada ya basketbolu bir kez daha hak ettiği yere çıkaracak ya da tam bir futbol ülkesi olup çıkacağız, ki futbolda da  Dünya Kupası’na bile katılamıyoruz! Ama başarılı olmamız, yıllardır hücum etmeyi takımına öğretemeyen teknik ve idari yönetimler ile yine hayal olacak. “İyi savunma, top çalma, mücadele” muhabbetleri ve ülkenin en saygın gazetelerinde 6. bile olamayan takıma “çok teşekkürler” mesajları kimseyi kandıramıyor, bu biline…

[tags]12 Dev Adam, basketbol milli takımı, Avrupa Şampiyonası, Eurobasket 2009, Eurobasket, Dünya Şampiyonası[/tags]

İlgili Yazılar:

TARTIŞALIM

“Yine Madalyadan Çok Uzaklarda! 12 Dev Adamı ve 20 milyon $ Sponsorluk Gelirini Yönetenler Rahat mı?” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın