Geçen yıl olduğu gibi yine bugün 15 Ekim’de on binden fazla web güncesi “Blog Action Day“in parçası olarak insanlığı ilgilendiren bir konu üzerine yazıyor. 2007′de doğa ve çevreyi koruma konusunda daha geniş bir bilinç uyandırmaya çalışılmış ve başarılı olunmuştu. Bu yılın konusu ise bir başka insanlık ayıbı; yoksulluk!
Geçen yıl çevre üzerine yazdığım yazımda ben de olabildiğine farklı öneri, yöntemleri paylaşmaya çalışmıştım, bu sene de fakirlik, açlık, gelir eşitsizliği üzerine şaşırtıcı bilgiler edinebileceğiniz yazılar gerek Blog Hareket Günü web sitesinde, gerekse de Türk ve yabancı bloglarda bulunuyor, örneğin yoksulluğun yeryüzünden aslında kısa sürede silinebileceği, bunun için aslında ne kadar az kaynak gerektiği gibi…
Ben ise bu sefer yoksulluğun derinleşmesine neden olan faktörlerden biri olan enflasyon olgusuna değinmek aradaki ilişkiye dikkat çekmeyi tercih ettim. Enflasyon, ya da fiyat enflasyonu, belli bir zaman diliminde mal ve hizmetlerin ortalama fiyat seviyelerindeki yükselmeyi tanımlamak için kullandığımız bir terim. İktisat biliminde çok farklı yaklaşımlarla ele alınan, nasıl düşürüleceği tartışılan enflasyon eninde sonunda satın alma gücünü yıpratan, elimizdeki kağıtların daha az mala karşılık gelmesine neden olan bir olgu.
Yabancı dostlara, misafirlere hatta iş bağlantılarına, eğer Türkiye’nin çok farklı bir ülke olduğunu anlatmak gerekiyorsa, konu iktisat olmasa bile Türk’ün enflasyonla ilişkisini anlatmadan geçemem, çünkü bu beni hep etkilemiştir! Bir çeyrek yüzyıldan uzun süre çift haneli enflasyonla yaşamak, dünyadaki örneklerin aksine fiyat artış oranı yıllık %100′lere ulaşsa da “hiper enflasyon” felaketi yaşanmayan, bakkala çanta dolusu para ile gitmek zorunda kalınmayan bir ülkede yaşamış olmak bence özel bir tecrübedir! Fiyatların artış hızının kontrol altına alın(a)mayışının halkça kanıksanması da ayrıca trajikomiktir…
İşte bu nedenle enflasyon bizi korkutmaz, ama %1000, evet yazıyla yüzde bin, seviyelerini gören Almanya dahil pek çok ülke enflasyondan öcü gibi korkar, önlem üstüne önlem alır. Halbuki az da olsa enflasyonun hoş görülecek tarafı yoktur, %6-7 enflasyon bile kabul edilemez…
Daha da fazla örnek ve açıklama ile enflasyonun yoksullukla ilişkisini görebiliriz, bir oturuşta bunları yazmayı yeterli görüyorum. Bu olguyu kabullendiğimizde ülke olarak onlarca yıldır neden zenginleşemediğimizle ilgili önemli bir ipucu edinmiş oluruz.
Son yıllarda enflasyonla mücadelede ciddi kazanımlar edindik, ama karşıt sesler gittikçe yükseliyor. “Biraz enflasyondan bir şey olmaz”, “Merkez Bankası enfasyonla mücadele etmektense döviz kuruyla uğraşsın” gibi yaklaşımlar sonumuzu getirebilecek aymazlıklardır. Bu istekler dile getiriliyor çünkü belli seviyelerde tutulan enflasyon devletlere ve sermaye birikimi sağlamış ekonomik birimlere avantaj sağlıyor. Bunun da nedenlerini gerekirse yorumlarla tartışırız.
Türkiye’nin enflasyonu yenmesi gerekiyor! Enflasyonu düşürmek, azaltmak, yavaşlatmak daha çok insanın yoksulluk zincirinden kurtulması demek. Geçmiş örneklere, hatta bugünlerde olanlara bakıp örnek almalıyız. Bir ülke ekonomisinin büyümesi yoksulluğu bitirmez, aksine, enflasyon yüksek ise, yoksulluk ülke büyüse de artabilir!
Siyasetçilerimiz, idarecilerimiz, uzun vadeli düşünebilen akılcı sermaye sahipleri, Arjantin ve yoksulluğu bir türlü yenemeyen pek çok ülkede baş gösteren huzursuzluğu yaşamak istemiyorsa bu gerçeği kabullenmeli.
Arjantin son dönemde yıllık ortalama %8 büyüdü, ama yoksulluk seviyesinde ilk yıllardaki düzelme (ki bu da baz etkisi nedeniyle kriz sonrası düzeltmedir denebilir) yok oldu ve şu anda yoksulluk artıyor, hem de ülke hızlı büyürken…
Kuzey yarımkürede en yüksek enflasyon yaşayan birkaç ülkeden biriyiz. Hepimizin enflasyon ile mücadeleyi desteklemesi, kısa vadeli, popülist uygulamarı destek vermemesi gerekiyor…
İlgili Yazılar:
Technorati Tags: Blog Action Day, Blog Hareket Günü, yoksulluk, fakirlik, enflasyon, büyüme, ekonomi
[...] http://www.cihansalim.net/blog/2008/yoksulluk-engellenebilir-hem-de-kolayca-enflasyon-ve-yoksulluk [...]
teşekkürler kardeş ellerine sağlık site harika olmuş
çok teşekkürler mirc