// sanat kültür tiyatro

sanat kültür tiyatro

Shakespeare’ın “Venedik Taciri” ile Özlenen Kalite Sahnede

Hükümetin sanata ve sanatçıya yaklaşımının son yıllarda özellikle devlet, ardından diğer kamu tiyatrolarına yansımasıyla bazı sanatçıların bu kurumlardan ayrılması doğal olarak sahnelenen oyunların seviyesini düşürdü. Özel tiyatrolar da bazı sorunlar yaşıyor. Ama sorunlar bir yana, pek çok özel sahnede son derece sıradan, popüler kültürün yozlaştırıcı eğlenceliklerini öne çıkaran, bel altı espriler olmadan sergilenmeyen, bazen bir manken, geneldeyse popüler TV dizilerinin oyuncularıyla açıklarını kapatmaya çalışan oyunlar sergileniyor. Tabii ki kaliteli oyun sayısı az değil, ama sanatın geniş kitlelerle buluşabilmesi söz konusu olduğunda özel tiyatroların bazen “oyuncuya para kalıyor mu” diye düşündüren bilet fiyatları bile ortalama alım gücü için yüksek kalıyor.

İşte böylesi düşünceler ve tiyatroya gitmeden önce çekinceler taşıdığım bu dönemlerde sadece bir değil pek çok açıdan kaliteli oyunlar çıkınca oldukça mutlu oluyorum. Bunlardan biri de Tiyatro Pera‘daki Venedik Taciri oyunu. Bir komedi olan oyun günümüz popüler kültüründe az önce saydığım nitelikleri barındıran oyunlar cinsinden bir “komedi” hiç değil, mizahla yoğrulmuş, bu sayede hayattaki tezatları gösterip çelişkileri ortaya koyabilen tiyatro metodu manasında bir “komedi”. Ama William Shakespeare‘in tragedyaya en çok yaklaşan oyunu olarak da bilinen Venedik Taciri izleyiciyi, dinleyiciyi aynı zamanda geriyor. Ticaret şehri olan Venedik’te, borç verirken faiz istemediği için faizci bir Yahudi’nin işlerini bozan, bununla yetinmeyip Yahudiler’e hakaretler eden bir adamın gün gelip de Yahudi’den borç istemesi sonrası gelişen olaylar boyunca hayatta para, sosyal statü ve gücün nasıl gidip geldiğini düşündürüyor.

Tiyatro Pera’daki Venedik Taciri oyununun final sahnesinden…

Yahudi Shylock ise borç verirken bu sefer faiz istemez, vadesi geldiğinde ödeme yapılmazsa Hristiyan tüccar Antonio’nun yarım kilo etini kesme hakkı talep eder. Kendinden ve gelirinden emin olan Antonio bunu kabul eder ama tüm varlığını okyanuslardaki gemilerine yatırmıştır. Oyunun geri kalanında gerek farklı dinlerin, gerekse farklı milletlerin yaşam tarzlarını, ritüellerini, paraya ve güce verdikleri önemi, bunun için yöntemlerini karşılaştırma fırsatımız oluyor.

Shakespeare’in bir metnini izlemek tabii ki tatmin edici bir tecrübe ve kanımca tiyatro tarihinde önemli yer tutan oyunların yeniden yorumlanıp sergilenmesine ihtiyacımız var. Ayrıca ülkemizde hiç oynanmamış önemli eserler de var.

Diğer yandan, Venedik Taciri’nin beni etkilemesini sadece yazarına bağlamamak gerekli. Tiyatro Pera oyun sergilerken “içerik açıdan söyleyecek sözü olmayı” hedefliyor. Sanat yönetmeni ve metni çeviren, düzenleyen Nesrin Kazankaya, başta Shylock’u oynayan Ali Kaptanlar ve tüm oyuncuların performansı, danslı geçişlerin akıcılığı, dekorasyonun da ötesinde kostümler harika bir seyirlik ortaya koyuyor. Yaklaşık 100 kişilik küçük bir salona sahip Tiyatro Pera’da bu oyunu izlemek için fırsat yaratmanızı öneririm.

[tags]William Shakespeare, Venedik Taciri, Tiyatro Pera, tiyatro, devlet tiyatroları, özel tiyatrolar, hükümet ve sanat, sanata yaklaşım[/tags]

TARTIŞALIM

“Shakespeare’ın “Venedik Taciri” ile Özlenen Kalite Sahnede” 2 kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. çok güzel bir oyuna benziyor.paylaştığın için tsk.

    Yorumlayan: seyitali | 23.02.2008, 11:58
  2. süper bişey hayran kaldımadeta

    Yorumlayan: merve | 25.02.2008, 13:40

Yorum yapın