// doğa, çevre ve gezi

doğa, çevre ve gezi

Paris ve Kısa Gezi Önerileri – 2

Yakın çevremde Paris’te yıllarca kalmış arkadaşlarım olsa da ben bir haftada şehri tanıdığıma inanıp(!) bir önceki gezi yazımı Ağustos ayında “Paris ve Kısa Gezi Önerileri – 1” başlığı ile yazmıştım. Yazma sözü verdiğim ikinci bölüme ancak oturuyorum.

Öncelikle Paris’in ülkemize göre kuzeyde, kıta ortasında, yani soğuk bir yer olduğunu hatırlatmak isterim, ben bu yazıyı kışın kaleme alıyor olsam da gezi için bahar ve yaz ayları tercih edilmeli, kurban bayramında hastalanıp gelen bir arkadaşım nedeniyle böyle başlamak istedim. Peki diyelim Paris’te hava çok kötü, fırtına ve sağanak var. Sanatseverler, hatta sanata ilgisizler bile böyle hava koşullarında Paris’te olduklarına sevinsinler çünkü Paris müzeleri mutlaka görülmeli.

Meşhur Louvre için ne denebilir ki diye düşündüm, ama vakti dar olanlar için bu dev yapıdan özellikle seçmeler yazmalı. Herbiri üç dev bölümden toplam dört kata yayılan dünyanın en büyük müzesini bir günde hakkıyla gezmek için yemek ve dinlenme molası vermemek, sabah kuyrukta önlerde yer almak gerekli. Hatta bence Louvre gezisi ciddiye alınıp resmi web sitesine girip plan bile yapılabilir. Paris’te iki hafta kalma imkanı olanlar ise bu müzeyi birkaç ayrı günde ziyaret etmeli bence. Entresol adlı giriş/zemin kattakilerden feragat ederek diğer katlara ağırlık vermek benim tercihim. Bu katta Louvre Medieval adıyla Louvre sarayı ve öncesinde buradaki kalenin kalıntıları ve tarihi, diğer iki yanda Fransız ve İtalyan heykel sanatı sunuluyor. Rez-de-Chaussée katı ise tamamen heykeller ve Mısır ila Yunan antik kalıntılarına ayrılmış. Mısır tarihi dünyanın pek çok müzesinde görülebilir, tabii Louvre’daki koleksiyonun çok büyük, ama Mısır’ın bu kadar büyük boyutta paketlenip taşınması insanı üzüyor, bir noktada “ben bunları Mısır’da görmeliydim” denebiliyor.

Louvre Müzesi'nde Napoleon Apartments olarak bilinen rezidans da bence en az sanat eserleri kadar ilgi çekici

Louvre Müzesi’nde Napoleon Apartments olarak bilinen rezidans da bence en az sanat eserleri kadar ilgi çekici
(fotoğrafı tıklayarak büyütebilirsiniz)

Birinci katta Mısır devam etse de asıl büyük alanı harika resimlerle İtalyan ve Fransız ressamlar süslüyor. Ve bence mutlaka görmeniz gereken sarayın ek bölümü, Napolyon’un kullandığı salonlar, odalar! Tartışmasız çok etkileyici… Yine bu katta kutsal eşyalar Apollon Galerisi’nde görülmeli. En üst, yani 2. katta ise resimler devam ediyor, bu kata da iyi zaman ayırmalı. Louvre’un “Tuileries” diye adlandırılan bahçeleri de var, bu geniş park/bahçe Concorde Meydanı’na kadar sürüyor. Concorde demişken de mutlaka önünde duracağınız bu meydanı anlatmıyorum. Ama Concorde’dan her yöne biraz ilerlemeyi, tarihi bina, katedral ve diğer yapıların havasını solumaya çalışmanızı öneririm.

Champs Elysée'nin diğer ucundaki Concorde Meydanı geniş ve yakınında yüksek binalar olmaması sayesinde farklı yönlerde hoş Paris görüntüleri yakalamayı mümkün kılıyor

Champs Elysée’nin diğer ucundaki Concorde Meydanı geniş ve yakınında yüksek binalar olmaması sayesinde farklı yönlerde hoş Paris görüntüleri yakalamayı mümkün kılıyor
(fotoğrafı tıklayarak büyütebilirsiniz)

Louvre demişken müze faslını Orsay’den de bahsedip kapatmak istiyorum. Fazladan vaktiniz varsa, ya da Louvre’un kapalı olduğu Salı günü bir müze gezmek isterseniz bence güzel sanatlar müzesi Orsay çok iyi bir tercih olacaktır. Orsay’de gözünüze aşina pek çok ünlü tablo, ünlü ressamlar görecek, eski tren garı yapının nasıl başarıyla müzeye çevrildiğinden etkilenecek, harika heykellerin yanından geçecek, mükemmel bir mobilya, art-nouveau eserlere şaşırıp ev dekorasyonu hayallerinizi baştan kuracak, tüm bunları 3-5 saatte görmüş olmanın mutluluğunu yaşayacaksınız. Paris’te sayısız müze var, ama bence Louvre ve Musée d’Orsay kaçırılmamalı.

Orsay Müzesi kafetaryasının balkonunda dinlenme imkanınız da var, hem de Seine Nehri ve ilerde sürekli bakışları çeken Sacré Coeur manzarası ile

Orsay Müzesi kafetaryasının balkonunda dinlenme imkanınız da var, hem de Seine Nehri ve ilerde sürekli bakışları çeken Sacré Coeur manzarası ile

Eğer hava açıldıysa bir çizgi filmden çıkmış gibi duran Sacré Coeur Katedrali’nin yusyavarlak sevimli kubbesini önündeki yeşilliklere uzanarak seyretmek, arada bir de arkanıza dönüp Paris’i izlemek popüler bir seçenek. Şehirde çoğu yerde görüp merak edilen Sacré Coeur’ün altına inip gezebilir, kubbeye çıkıp manzara kovalayabilirsiniz. Ama buradan çok daha etkileyici katedraller var, bu nedenle Sacré Coeur “mutlaka görmeli” listesinde değil. Örneğin yine pek bilinmeyen merkeze yakın Saint-Eustache, ya da Eglise des Halles adlı 500 yıllık büyük kilise bile bence daha önemli.

Saint Dennis Bazilikası'ndaki kral mezarlarından biri

Saint Dennis Bazilikası’ndaki kral mezarlarından biri
(fotoğrafı tıklayarak büyütebilirsiniz)

Merkezin dış sınırlarında dolaşmaya devam edelim, Dünya Kupası için inşa edilen Stade de France’ın semti St. Dennis’in Bazilikası turistlerin gözünden kaçan ama aslında şehrin sayılı tarihi yapılarından biri. 13. metro hattında “Basilique de Saint-Denis” istasyonu size yardımcı olacaktır. 465 yılında ölen Clovis 1′den itibaren tüm Fransız Kralları’nın anıt mezarları bu Bazilika’da toplanmış, aynı zamanda Kraliçeler de taçlarını burada takmışlar. Mevcut yapının tarihi 12. Yüzyıl’a ulaşıyor, yapının kendi ihtişamı dışında kralların ve kraliçeleri tüm detaylarıyla, neredeyse yüzlerindeki mimikleri yaşatan heykellerle kapalı anıt mezarları etkileyici.

Opera Palais Garnier hem dışı hem içiyle büyüleyici bir opera binası

Opera Palais Garnier hem dışı hem içiyle büyüleyici bir opera binası
(fotoğrafı tıklayarak büyütebilirsiniz)

Son bir kez merkeze dönecek olursam, tarihi opera binası Palais Garnier’de bilet bulmaya çalışıp opera izlemeye çabalamalı, ya da en azından her gün öğlen 3-4 sularında Avrupa’nın belki de en güzel opera binasını gezdiren turlara katılmalı. Şehrin diğer operası ise Opera Bastille.

Çok kalabalıkken gittiğim Paris’te restoranlar, kafeler tıklım tıklımken yaşadıklarımdan bu alanlarda doğru tavsiye verebileceğimi sanmıyorum, bu konuyu eksik bırakıp yavaşça Paris merkezden dışarı çıkıyorum. Paris’in dışındaki iki ana ziyaret yerinden biri Euro Disney, diğeri de Versailles Sarayı. Disneyland’a gitmedim ama gidenler de, Amerika’da bu tip yerleri ziyaret etmemişlerse güzel ve mutlu bir gün geçiriyorlar. Versailles ise uzun süre Fransız hanedanlarını ağırlayan meşhur saray! Ama Avrupa’da çok daha etkileyici kraliyet sarayları var. Versailles’ın içi zarar gördükten sonra en son Rockfeller Vakfı’nın desteğiyle tekrar görücüye çıkacak hale gelmiş, etkileyici odalar az sayıda, 1-2 güzel koridorla yetiniyorsunuz.

Herşey dışarı çıkınca başlıyor, mutlaka sarayın bahçelerini de içeren bilet alın ve ne kadar anlatsam da inanması zor büyüklükteki Versailles’ın bahçesini gezin. “Bahçe” kelimesini ne kadar uygunsuz kullandığımı anlarsınız.  Bahçede bir yerden bir yere ulaşmak için mini trene binmek dışında bisikletler, atlar kiralayabilirsiniz. Uzaktan hiç bitmiyor gibi gözüken kanalda sandallarda huzurla kürek çekebilirsiniz. Sezonuna göre ücretsiz konser gibi etkinlik ve aktiviteler de olan bahçede görülmesi hoş olacak Marie-Antoinette’in kaldığı kendi mini sarayı da var. Ayrıca bahçenin bir ucunda, çoğu ziyaretçinin görmediği mesafede minik göl kenarında yer alan yine sanki bir çizgi filmden çıkmış, yüzlerce yıldır dokunulmamış gibi duran minik köy, binaları ve değirmeniyle hep orda kalma isteği uyandırıyor…

Versailles Sarayı iç mekanlarından ziyade dev bahçe ve parkları ile sizi şaşırtıyor

Versailles Sarayı iç mekanlarından ziyade dev bahçe ve parkları ile sizi şaşırtıyor

Paris’te gördüklerimden görmenizi arzuladıklarımın bu kadarını yazabildim, Paris defterini şimdilik kapatıyorum, Paris beklentilerinizden çok farklı çıkabilir, hazırlıklı olun!

İlgili Yazılar:

[tags]Louvre, Orsay, Saint Dennis, St. Dennis, Opera, Palais Garnier, EuroDisney, Versailles, Paris, gezi önerileri[/tags]



TARTIŞALIM

“Paris ve Kısa Gezi Önerileri – 2” 2 kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. bence çok güzel olmuş

    Yorumlayan: lola | 19.02.2012, 11:59
  2. paris çok güzel bir ülke gitmeyenler lüfen gitsinler. gezilecek yerleri muhteşem.

    Yorumlayan: tini | 14.05.2014, 18:58

Yorum yapın