// medya / pazarlama

medya / pazarlama

Müşteri Sadakati Erirken Pazarlamacıların Güncel Açılımları Ne Aşamada? İnternet, Konsept Mağazalar, Deneysel Pazarlama…

Uzun süredir pazarlama, medya üzerine yazmamışım, sonunda dün bir sürü şeyi biriktirdiğimi fark ettim. Değişen satıcı-tükeci eğilimleri, müşteri sadakatinin neredeyse kaybolması düzleminde uzun süredir tartışılıyor. “Yeni müşteri elde etmenin eldeki müşteriyi tutmaktan çok daha pahalı olduğu” inancı gücünü koruyor, ama hızlı tüketim ürünleri gibi bazı sektörlerde müşteriyi korumak da gittikçe pahalılaşıyor!

Kanımca, değişen tüketim eğilimlerinin bu gibi boyutlarını ülkemizde fazla önemsemiyoruz, konuşsak da eyleme geçirmiyoruz. Geçen hafta, bu konuyla ilgisiz yazımda da belirttiğim gibi, aidiyet hissini kaybeden, toplumuna yabancılaşan birey hem bu olgunun sonucu hem de kendi başına bir olgu olarak, fazlasıyla yalnızlaşıyor. Ama yalnızlaşmanın sınırı var, birey -tüketici- kendisine yeni aidiyet boyutları yaratıyor, tükettiği, takip ettiği metalarla başka insanlarla paralellik kuruyor, bazı durumlarda tükettiği marka, ürün ile kendini bütünleştiriyor. Aslında işin “deneyim” boyutunu öne çıkarak pazarlama da bu nedenle gittikçe güçleniyor.

İşte bu deneyim tarafını bizler Türkiye’de yeteri kadar önemsemiyoruz. Acaba kendi tüketici halkımızı henüz bu seviyede görmüyor muyuz! Halbuki çok genç olan bu toplum gençliğinin ötesinde bir kararsızlık gösterecek kadar dinamik, değişken özelliklere sahip. Mesela?

Gündemle bağlantılı örnekleyelim, medya ve siyaset. Anketler, seçim sonuçları, tarihimiz halkımızın siyasi ve yakın düzlemdeki konularda “geleneksel”, “muhafazakar” ağırlığını fazlasıyla ortaya koyuyor. Öte yandan halkı oluşturan bireyler, evlerinde, toplumdan uzaklaşıp fiziken yalnızlaştıkları, toplum baskısından uzaklaştıkları yerde, medya tüketirken televizyon karşısında bambaşka bir profil sergiliyorlar. Evde muhafazakar TV programlarına şaşırtıcı derecede ilgisiz kalıyor, her sezon yeni tartışmalar getiren “postmodernizm” eseri değerleri sarsan program ve yayınlara büyük ilgi gösteriyorlar.

Türk’ün tüketimindeki bu farklılaşma üzerine örnek ve araştırmalar, inanmak konusunda tereddüt çeken profesyonellerin kolayca ulaşabileceği mesafede. Ama bence geleneksel pazarlamaya çok sıkı bağlanan bazı profesyonellerimiz toplumun değişim hızını yakalayamayabiliyor.

Mesela 2008 öncesinde daha da sık yazdığım İnternet ve Web iş modellerine gösterilen ilgiden başlayabiliriz. İnternet ülkemizde de hızla geleneksel medya tüketiminden pay çalmakta, ama biz İnternet’in sunduğu etkileşim olanaklarının ülke olarak yeteri kadar farkında değiliz. İnternet tabanlı pazarlama deyince de, birkaç web sitesine reklam vermeyi anlıyoruz.

Halbuki Türkler Facebook‘un en büyük kullanıcı gruplarından biri, Türkler video, fotoğraf paylaşım sitelerine hayli meraklı, gittikçe hızlanan web güncesi (blog) yazarlığı da Türkiye’de statik İnternet yayınlarını takip etmenin yanında Web 2.0 olarak adlandırdığımız sosyalleşme araçlarının ne kadar ilgi gördüğünü gösteriyor. Ama maalesef çok az firma, virütük pazarlamanın en ünlüsü olan, “kulaktan kulağa” yöntemini İnternet’te, Web 2.0 işleri üzerinden kullanmayı deniyor.

Günce (blog) yazarlığı ve bu üretimin vatandaş haberciliği olarak gittikçe daha güçlü kabul görmesi açısından ülkemizdeki her küçük gelişme beni mutlu eden büyük bir haber oluyor. Örneğin bu hafta, Proximity Istanbul, Gillette için bir kampanya yaptı ve Türkiye’nin en popüler 150 [erkek] blog yazarını “Fenomen Blogger” projesine dahil etti. Gillette’in yeni jiletini denememiz için göndermek üzere adreslerimiz istediler. Haftanın sonuna doğru başlayan projede kimsenin eline henüz jilet takımının geçtiğini sanmıyorum ama bakın Google’da aradığınızda daha şimdiden pek çok güncede, ki şu anda ben de yazmış oluyorum, Gillette Fusion Power hakkında yazılar yazılmaya başlandı. Her gün tıraş olan erkekler için önemli bir tercih olsa da, tıraş takımı, seti, jilet seçimi pek de konuşulmaz, hele İnternet’te üzerinde yazılacak bir konu olmaktan çok uzaktır. Ama Gillette Türkiye’de böyle bir girişimi yaparak önemli bir adım atmış oldu, on binlerce okura yeni ürünün adını duyurmuş oldu ve olacak, hem de çok düşük bir maliyete!

Gillette'in Fenomen Blogger duyurusu

Günümüz tüketicisinin tecrübe etme, deneyimlemek isteğini tatmin etmek için harika bir yöntem! Tüketicinin özel hissettirilme talebine cevap verenler işte bu yüzden “müşteri sadakatini” korumak için yazının başında değindiğim üzere, rakipleri kadar pahalı aktivitelere girmek zorunda kalmayabiliyor.

“Showroom”, yani sergi salonuna dönüşen, ürünü satmayan konsept mağazalar artık bu nedenle pek çok sektörde karşımıza çıkıyor. Otomotivde bu örnekler dünyada artık alışılmış bir şey, Champs Elysée üstünde Zafer Takı’ndan aşağı yürürken önce Toyota, sonra PSA Grubu’nun (Citroen Peugeot) ve Renault’nun çok katlı, kafeli restoranlı sergi salonları çoktandır orada. Biz de ise bazı öncü ve cesur pazarlamacılar Türk tüketicisinin deneyim etme talebine cevap verecek bütçeleri kabul ettirmeyi henüz başarmayı başladı. Daha lüks sınıf araçların Boğaz’daki bazı işletmelerde sergilenmesinin ardından geçen hafta Tofaş da Alfa Romeo ve Lancia için Boğaz’da bir showroom planını geçen hafta açıkladı.

Bira üreticisi ve markası Heineken'in konsept mağazası
Bira üreticisi ve markası Heineken’in bile bir konsept mağazası var, daha fazla bilgi ve fotoğraf: Dezeen.com‘da
 

Ama farkındasınız, otomotiv gibi sektörler bugünkü tartışmamızın hedef sektörü değiller. Sanırım Ağustos başında bazı Sabancı grup şirketlerinin pazarlama ve iletişim faaliyetleri hakkında güncel bilgi edinme amaçlı toplantımızda Sabancı Üniversitesi’nden bizlere destek olan akademisyenler çok farklı sektörlerde dünyadaki en yeni mağaza ve sunuş biçimlerinden çok çarpıcı örneklerle yaklaşık yarım saatlik bir sunum yaptılar. Salondaki çoğu şirketin, benim çalıştığım gibi, B2B, yani işletmeler arası ticaret yapan, son tüketiciye ürün satmayan firmalar olması başlıca neden olsa da, konsept mağazalar fikrinin hala Türkiye’ye çok yakın olmadığı havasını hissettim. Ama ayakkabı da, ev eşyası da satsa, kahve dükkanı da olsa, değişen, maalesef aidiyet hisleri azalan Türk tüketicisinin “tecrübe” etme hislerini kuvvetlendirdiğiniz ölçüde şirketiniz, ürünleriniz ve markalarınızla aidiyet hissini güçlendirmeniz kuvvetle muhtemel, buna inanın.

Artık pek televizyon izleyemediğimden az TV reklamına maruz kalsam da, karşılaştırdığımda önemli bulduğum bir reklamla yazıyı sonlandırmak isterim. Kent‘in Şeker Bayramı konulu reklamında bayramda aile ziyaretiyle şehirdışı tatili arasında kararsız kalan bir çift konu alınıyor. Bayram ziyaretlerinin azalmasıyla ürün satışlarının olumsuz etkilenebileceğini fark eden Kent çok önemli bir yaklaşımda bulunmuş. Bence bu sefer pek çok diğer reklamda olduğu gibi, milli, dini geleneklerimiz suistimal edercesine kullanılmamış; bayramda esnafla, mahalleyle ilişkimiz, şeker alıp ziyarete gitmemiz, bir deneyim, bir tecrübe olarak sunulmuş ve tüketicinin bunu tatmayı unutmaması istenmiş. Önceki yıllardaki reklamlardan çok daha etkili ve yazı boyunca değindiğim müşteri ilişkilerinin deneyimsel bölümüne odaklı!

Evet, kafamda birikenler bayağı çoğalmış, konu dışı da olsa, bahsettiğim toplantımızdaki bir müjdeyi de paylaşmak istedim, çünkü zaten Ağustos’ta (ama sanırım sadece) Hürriyet’te haberi çıktı: Akbank’ın 60. yılı için Sakıp Sabancı Müzesi‘ndeki Salvador Dali sergisinin heyecanını birkaç ay yaşayacağız. Ama 2009’da Sabancı Holding aynı yaşını yine çok büyük bir etkinlik ile Müze’de kutlayacak: Çin’den Terracotta, Toprak Askerler Ordusu‘nun bir kısmı ülkemize gelecek! Güler Sabancı’nın verdiği müjdeyi paylaşıyorum ama önümüzde tadını çıkarmamız gereken bir Dali var, unutmayın!

[tags]pazarlama, deneyim, müşteri sadakati, Türk tüketicisi, alternatif pazarlama, Web 2.0, Fenomen Blogger, Gillette, showroom, konsept mağazacılık, Kent reklamları, Salvador Dali, Terracotta[/tags]

TARTIŞALIM

“Müşteri Sadakati Erirken Pazarlamacıların Güncel Açılımları Ne Aşamada? İnternet, Konsept Mağazalar, Deneysel Pazarlama…” bir kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. […] Müşteri Sadakati Erirken Pazarlamacıların Güncel Açılımları Ne Aşamada? İnternet, Konsept… […]

    Yorumlayan: Sosyal Medyayı Odaklı Kampanyalar Gittikçe Büyüyor! Renault Bursa’da Fabrika Gezdiriyor, Gerisi de Geliyor… | H. Cihan Salim - Günce… Blog… | 12.10.2009, 22:26

Yorum yapın