// sanat kültür tiyatro

sanat kültür tiyatro

Mamma Mia ve Yavaş Başlayan Sahne Sanatları Sezonu; Santral’da ise Kaçırılmayacak Sergiler

Yaz bitti, kültürel ve sanatsal aktiviteler, eğlenceler, mekanlar tekrar odak noktası oldu. Ama ben yazı beklemeden bu sezona çoktan bilet almışım bile, neye mi, Mamma Mia’ya! Abba’ya hayran neslin mensubu olmasam da geçmişte Galatasaray Lisesi eskiler şamatalarında izlediğim abi ve ablalarımın harika Abba parodileri, aileden Abba severler olması ve onların talebiyle şaşalı biçimde duyurulan Mamma Mia’ya erkenden bilet aldık.

Yazmaya fırsat olmadı ama hala yakın çevremde bu kadar konuşulduğundan değinmeden duramayacağım, evet Mamma Mia adeta bir ilkokul müsameresi gibi çok basit, sıradandı. Eğlenmek için gidenlerin çoğunun eğlendiğinden eminim ama “Ülkemize böyle büyük, popüler bir müzikal geliyormuş” düşüncesiyle gidenlerin hayal kırıklığını benzer duygular taşıyorsanız merak etmeyin yalnız değilsiniz. Ve müzikallere de küsmeyin, ülkemize gelmesi gereken çok daha büyük, şovla sanatı, görsel şölenle güçlü sesleri birleştiren müzikaller var. Şüphelenirseniz de bence en kolay yol, Mamma Mia gibi aynı anda bir sürü yerde sergilenip sergilenmediğini kontrol etmek.

Mamma Mia dünyanın farklı şehirlerinde aynı anda sergilenen tam bir popüler kültür ürünü

Mamma Mia dünyanın farklı şehirlerinde aynı anda sergilenen tam bir popüler kültür ürününe dönüşmüş ya da dönüşmek üzere, ama eğlendirme vaadini yerine getiriyor
Flickr’dan gepiblu‘nun fotoğrafı

Peki müzikali izledik, şimdi ne yapalım deyip tiyatrolara bakmaya başladık. Ankara Devlet Tiyatroları’nın “Bir Şehnaz Oyun”u Ekim’de bir haftalığına İstanbul’daymış diyerekten bileti kaptık, geçen yıl geldiğinde gidemediğimizden. Ama yeni programda burada sergilenmeye devam edeceği görülüyor. Geçen yıl AKM’nin büyük sahnesinde 80 kişilik dans ekibiyle kuşkusuz etkileyici olmuştur, ama bu sene çok daha küçük bir ekiple danslar, şarkılar maalesef bende ve o gün salonda çok da büyük etki bırakmadı. Zayıf hikaye, oyunun ve konunun kendisiyle nükte alışverişini abartan bir “anlatıcı” rolünün akışı kesmesi, sahneyi uzatması, artık İstanbul’da standartlaşan zayıf dekor… Geriye sadece o dönemi, işgal öncesi İstanbul’unun nelerle meşgul olduğunu, unutanlara hatırlatma görevi üstlenmesi kalıyor, tabii o da saygıya değer.

Bir Şehnaz Oyun'dan bir sahne

Bir Şehnaz Oyun’dan bir sahne

Bilmiyorum belki de yaz ve sonbaharda yurtdışında izlediğim bir tiyatro, bir de Viyana’da sergilenen başyapıtlardan sadece “biri” olan ama harika dekor, müthiş performansla, tabii Opera Binası’nın üstümdeki etkisi de yoksayılamaz, sahnelenen Çaykovski’nin Maça Kızı mı beni böyle beğenmez kıldı bilmiyorum. Ama ülkenin kültür sanat başkentinde büyük sahnelerin azalması, klasikleşmiş yabancı ve yerli eserlerin arka plana atılması, hatta Ekim ayı bitti bitecek ama geçen Cumartesi ve Pazar günleri, eğer Müjdat Gezen, Poyrazoğlu gibi değerli sanatçılarımızın kendi emekleri ile kurdukları tiyatrolarını bir yana ayırırsak, 4-5 tiyatro oynanması, çoğunun geçen sezonların oyunları olması bence hayra alamet değil. Neyse bu hafta daha hareketli gibi, umarım kışa doğru tempo yükselir diyelim.

Martin Parr’ın İngiltere’yi Düşünürken serisinden

Martin Parr’ın İngiltere’yi Düşünürken serisinden
© Sedlescombe – Martin Parr

Peki sahne sanatları kesmiyorsa ne yapacağız derken kaç aydır unuttuğum, Ciner Grubu ve Doğuş Grubu ile Bilgi Üniversitesi’nin İstanbul’a kazandırdığı Santralİstanbul’u hatırladım. Santralİstanbul’un tüm sergileri ücretsiz, hem de yarım saatte bir Taksim AKM önünden kalkan ve yine buraya dönen servisler de ücretsiz. Sergiler bir yana Osmanlı’nın ilk elektrik santrali olan Silahtarağa Santrali elden geçirilmiş harika bir elektrik müzesi olarak sizleri bekliyor!

Santralİstanbul‘da 30 Ekim Perşembe saat 20:00’ye kadar gezebileceğiniz önemli fotoğraf sergileri var. Magnum fotoğrafçıları arasında en tanıdık, “zaten biliyoruz” diye düşündürten kareleri çeken Martin Parr’ın dünyayı gezen sergisi “Assorted Cocktail” bize bizleri komik şekilde sunuyor, yakın çekimlerle, hatıra fotoğrafları gibi.

Puikkonen'in Tatilde fotoğraflarından biri, Roket

© On vacation – Rocket, Espoo – Jussi Puikkonen

Bir alt katta yine Perşembe akşamı kapanacak olan “Gerilimli Sınırlar” sergisi var, daha çok fotoğraf, az da olsa video yerleştirmesinden oluşan sunuda Küratör Aura Seikkula insanın kendisine çizdiği bölgeyi, bölge içinde oluşturduğu koruduğu davranışları bölgesi dışında sürdürmesi, yeni bölgelere uyum sağlaması, kendi sınırının ardındakinin gerilimini yansıtmayı hedefliyor. Örneğin Jussi Puikkonen’in fotoğrafları terk edilmiş tatil beldelerinin sessiz ve ürkütücü, artık gözden düşmüş ve bayağılaşmasını yüzümüze vuruyor, hatta maymun iştahlılığı… Gitme iştahınızı güçlendirmek isterdim ama dayanamadım, buyrun buradan: Puikkonen kendi web sitesinde Tatilde (On Vacation) projesini paylaşıyor, sayfayı aşağı doğru kaydırın.

Ama Santral’de bu perşembe değil 4 Ocak’ta bitecek olan harika bir sergi daha var: “Korda’nın Objektifinden Che: Bir Portrenin Devrimle Başlayıp İkonla Biten Öyküsü”. Bunu fazla anlatmayacağım, Che Guevera’nın o meşhur portresinin hikayesi, önce kimlerin simgesi olduğu, ne anlamlar yüklendiği, Che’nin nasıl bir popüler kültür ikonu olduğu, tişörtler bir yana dondurma paketinde bile yer alması ve fazlası bu sergide… Yine dayanamayarak sergide yer alanlar hakkında çok az da olsa fikir verebilecek olan bir bağlantı vereyim: İngiliz Telegraph Gazetesi’nini sergiyle ilgili foto-galerisinde görebilirsiniz.

Korda'nın Objektifinden Che sergisinden Magnum Cherry Guevera

Magnum Cherry Guevera! Sergide en dikkatimi çeken Che’li ticari ürün

İstanbul’da güzel sanat, modern sanat ve diğer müzeler yüzümü güldürmeye devam ediyor, şiddetle tavsiye edilirler!

[tags]müzikal, Mamma Mia, tiyatro, Devlet Tiyatroları, Bir Şehnaz Oyun, Santralİstanbul, Martin Parr, Gerilimli Sınırlar, Korda’nın Objektifinden Che, sergiler, fotoğraf sergileri, müzeler, sahne sanatları[/tags]

TARTIŞALIM

“Mamma Mia ve Yavaş Başlayan Sahne Sanatları Sezonu; Santral’da ise Kaçırılmayacak Sergiler” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın