// doğa, çevre ve gezi

doğa, çevre ve gezi

İstanbul’da Kariye ve Fethiye Kilise/Camiileri Görmeye Değer

Tarihi bina ve yapıları koruma söz konusu olunca Avrupa ülkeleriyle karşılaştırılmamız bile maalesef mümkün değil. Bunun nedenlerini irdeleyip pek çok sonuca varabilir, köklerimizin göçebe olmasının etkisini bile tartışabiliriz. Ama bu yapılara karşı toplum olarak ilgisizliğimizi “sahip çıkmıyor” olmayışımızla sınırlamayalım. Bu eserleri merak bile etmiyor, 1-2 semt uzağımızda olan tarihi zenginliğimizden bihaber yaşıyoruz.

Ben de günümüz Fatih sınırları(!) içinde (biliyorsunuz hangi ilçenin ne olacağı karışık) yer alan ve daha önce gezemediğim Kariye Müzesi ve Fethiye Müzesi’ni nihayet haftasonu ziyaret edebildim. Osmanlı, Bizans ve diğer tarihi eserleri düşünürken genellikle tarihi yarımadada olanlara odaklanır ama sadece Sultanahmet ve günümüz Eminönü ilçe sınırları içindeki Ayasofya, heybetli camiiler ve Topkapı Sarayı’nı biliriz. Halbuki tarihi yarımada Fatih ilçesini ve Haliç, Balat bölgelerini de kapsıyor.

Tarihi yarımadada Ayasofya'ya bağlı bazı müzeler

İşte bu bölgede yer alan eserlerden olan Kariye ve Fethiye Kiliseleri önce camiiye çevrilmiş ve ibadet için kullanılmış, ardından camii olarak kalmış ama kullanıma kapanmış ve sonunda müzeye çevrilmişler. İkisi de Çarşamba günleri kapalı olan müzeler T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Ayasofya Müze Müdürlüğü’ne bağlı. Bakanlık web sitesinde müzeler ve ören sayfasında İstanbul ve Ayasofya bölümüne inip bu iki müze ve diğerleri hakkında özet bilgi, telefon, adres öğrenebilirsiniz. Çektiğim fotoğrafları cihansalim.net/galeri altında Kariye ve Fethiye Müzeleri klasöründen görebilirsiniz.

Diğerleri ile karşılaştırdığımızda maalesef Fethiye çok ciddi hasara uğramış durumda ve süslemeler, tavan ve duvar resimlerinden çoğuna zarar verilmiş. Hatta sınırlı zamanı olanlar Fethiye yerine bölgede başka bir mekanı ziyaret etmeyi düşünebilir. Ama Kariye Kilisesi’nin duvar ve tavanlarının çoğu hala orjinaline yakın bir görüntü sunuyorlar. Tahtalarla kapatılan bu duvarlardan Bizans döneminden bu yana nispeten daha az kayıp yaşamış. Hatta gerek Mardin, Midyat’ta, gerekse de Kapadokya’da gezi duraklarından olan tarihi kiliseleri düşündüğümde Türkiye’nin sayılı tavan ve duvar süslemeli kiliselerinden birinin rahatlıkla Kariye olduğunu söyleyebilir. Bizans’ın başkentinde özenle çizilen ve renklendirilen figürler kanımca diğer tarihi kiliselerden daha farklı bir hava sunuyor. Başka bir kültürü ve öğelerini yeteri kadar tanımamış, tanıyamamış olanların gezerken rahatsız olmayacağı bir tarihi mekan olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Böyle bir mekana gelen yabancı turistlerin ise yoğun İstanbul tur programları içinde müzenin yanıbaşındaki eski Türk yemekleri restoranı Asitane’de yemek yiyememesi ise üzücü. Öğle yemeği saatine denk getirdiğim gezide Asitane’nin lezzetlerini tatma şansı yakaladım. Midye ezmeli lahana sarma, harika nohut ezme ve diğer klasik mezelerin yanında vişneli zeytinyağlı yaprak sarması sofra sohbetinizin yemeğe kaymasını sağlıyor. Ana yemekler ise çok çeşitli ve farklı aroma, bitki, meyve, ot, toz, biberiye, baharat kullanımıyla hem görüntü hem lezzet olarak sizi tatmin ediyor. Seçenekler de fazlasıyla bol, Nırbaç, Mahmudiye… diye uzuyor gidiyor. Fakat bir restoranın sadece yemeklerinin güzel olması asla yeterli olamaz. İç mekan tasarımı eski İstanbul anlamına gelen Asitane adından beklenen kibarlık ve mütevazılık sergileyen servis ekibiyle birleşmiş.

Yemeğin ardından Fethiye Müzesi’nin sergilenen tek holünü gezdikten sonra çok farklı görüntüler sunan ara sokakların arasında çocuk koşturmacaları, pek çok ufak camiinin ezan sesi, her yokuşun başından görünen Kırmızı Mektep olarak bilinen Rum Lisesi’nin şık silüetiyle adımlarımız Haliç kıyısına vardı. Oradan Patrikhane ve Süleymaniye Camii ile turu tamamladık ama Süleymaniye’nin çok geniş çaplı bir restorasyonda olması ve bahçesinin bile gezilemiyor oluşu ile fotoğraf makinemin pilinin bitmesi birleşince asıl amacımız olan Fatih kiliseleri gezisini tamamlamanın mutluluğuyla erkenden dönüş yoluna çıktık. Bu arada restorasyonun bu kadar geniş alana yayıldığını maalesef yerli ve yabancı turistlerin anlayacağı şekilde belirtmemek de düşündürücü. Evet, minarelerin restore edildiği malum ama iç mekandaki yapay duvarların restorasyon çalışması olduğunu herkes anlamayabilir…

TARTIŞALIM

“İstanbul’da Kariye ve Fethiye Kilise/Camiileri Görmeye Değer” 4 kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. Mükemmel bir gezi alanı,görmeyenler için, istanbul tarihi ile ilgilenenler için ki sizin de belirttiğiniz gibi sadece tarihi yarımada Sultanahmet’ten ibaret değil İstanbul.1453 fetihle başlayıp ilk müslüman-Türk semti yerleşimi olan bu sebeple fethedenin kendisine yakıştırılmış ‘Fatih’ ismini alan hala günümüzde bu müslüman kimliği yoğun biçimde koruması ve Bizans’tan günümüze kalabilmiş kiliseden devşirme camiileriyle,Bizans’ın varlığını en yoğun biçimde hissedebileceğimiz yegane yer olduğundan(ne yazik ki mimari değeri olan bu yapıların pek azı günümüze gelebilmiştir),Hristiyan Konstantinapolis’ten müslüman Konstantiniyye’ye geçişin capcanlı örneği olduğundan görülmesi ve hissedilmesi gereken yerler. Bu arada Kariye müzesine inerken yukarıda surların bitişiğinde bıraktığınız dünya üzerinde tek Bizans saray kalıntısı olan Tekfur sarayı da gezi programına eklenmelidir.Fotoğraflarınıza baktım.İlk bakan benmişim meğer güzel tesadüf çünkü sizi de bugün tanıdım.Kimi fotoğraflarda ‘orada olsaydım da ikonaları anlatsaydım’dedim gerçi siz iyi bir okur yazar olarak mutlaka bilgi edinmişsinizdir ama yine de benim bilgi dağarcığımda olup net’te ulaşamayacağınız şeyler de olabilir gezerken haberim olsun :))

    Yorumlayan: serpil | 13.03.2008, 03:38
  2. Serpil Hanım güzel tanıtıcı bilgiler verdiğiniz için teşekkür ederim.
    Kültür gezilerinin en önemli öğesi rehberler üzerine bir yazı yaşmıştım.

    Bilmek, bunu paylaşmak istemek bence çok önemli özellikler. İlginize teşekkürler.

    Yorumlayan: H. Cihan Salim | 13.03.2008, 14:15
  3. Gerçekten blogunuzda çok güzel yazılar var.Ama hepsi aynı sayfada topnamış neredeyse.Gezmesi okuması biraz zor oluyor.Ama değiyor.Gereksiz bilgi (çöp) yok en azından.Harika olmuş başarılı yazılarınızın devamı dileğiyle.Darsıı başıma.

    Yorumlayan: Pınar | 16.03.2008, 21:20
  4. çok guzel ve hoş beyendim

    Yorumlayan: yusuf | 23.05.2009, 21:38

Yorum yapın