// ben...

ben...

Erkeğin Tıraş Macerası… İstiridye Kabuğundan 6 Bıçaklı Jilete

Erkeğin yüzündeki tüylerle mücadelesi çok gerilere uzanıyor, kabuklu hayvanların kabuklarıyla başlayıp İ. Ö. 3000’li yıllarda bakırla devam ediyor, yontulmuş taşlardan çelik kullanımına kadar pek çok alternatif deneniyor. Büyük İskender’in tıraşlı olmayı özendiren ilk lider olduğu iddia ediliyor, ama daha önemli bir açıklama barbarlık konusunda! Uygar bir topluluk oluşturmayıp kaba bir yaşam sürenler için kullanılan barbar (barbarian) kelimesinin İngilizce “unbarbered” yani “tıraş olmamış” sıfatından türediği düşünülüyor.

Bunları ben de sakallarla uğraşım can sıkmaya başladığında okumuştum. Benim sorunum sert, ters, zor tüyler değil fazlasıyla hassas bir cilde sahip olmaktı. Öğrencilik yaşlarında mümkünse biraz sakal bırakırdık, ama sakalı uzadıkça ilk tıraşı ızdırap olma ihtimali artan en yakın arkadaşım kafama sakal işinde radikal bir çözüm soktu: Lazer epilasyon! Ne gerek vardı kanatıp durmaya!

Erkeğin sakalıyla uğraşı sanıldığından daha derin bir ilişkinin parçasıdır...

Erkeğin sakalıyla uğraşı sanıldığından daha derin bir ilişkinin parçasıdır…

Düşündük, taşındık, araştırmayı erteledik… Öğrencilik yaşlarında tatil aylarında rahat ederken profesyonel yaşam her iş gününde tıraşı hayatımıza sokunca hesap kitaba başladım. Bazı hesaplar 15-75 arasında yaklaşık 20 bin kez tıraş olduğumuzu, bunun da hayatımızın 5 ayını aldığını gösteriyor. Her gün, özellikle gelişmiş ülkelerde yüz milyonlarca insanın su, tıraş köpüğü, jeli, vb., tıraş ekipmanı kullandığını düşündüğümde de, kıtlaşan su nedeniyle gelecekte tıraş, yüz tüyleri konusundaki değişiklikleri tahmin etmeye çalışırım ama bu yazıya fütürist yanımı karıştırmayayım!

Neyse, ben tıraş olma yeteneklerimi geliştirdim, zaman da akıp geçti. Sonra, o aralar henüz beraber çalışmadığım ama bir bilişim sektörü yazarı ve girişimcisi olarak takip etmemeyi göze alamayacağım Yurtsan Atakan’ın tıraş jiletleri ve tıraşla ilgili bir iki yazısını da okudum ama o zaman Türkiye’de bulduğum iki bıçaklı jiletler de benim işimi hiç de kolaylaştırmıyorlardı…. Neyse, 3, sonra 4 bıçaklılar gelir gelmez hizmetim altına girdiler, bir yandan da özel bir yöntem, ve artık tıraş olurken aklım tıraşta değil günün planlanmasında oluyor.

Peki bunlar durup dururken nereden çıktı? Birkaç hafta önce yazdığım “Müşteri Sadakati Erirken Pazarlamacıların Güncel Açılımları Ne Aşamada? İnternet, Konsept Mağazalar, Deneysel Pazarlama…” yazımda bahsettiğim gibi, Gillette’in Fenomen Blogger projesi çerçevesinde Türkiye’de satışı yeni başlayan pilli 5+1 bıçaklı jiletinin bana yollanması belki de ne zamandır aklımda olan bu konuda yazmama vesile oldu! Gillette Fusion Phenom geçen hafta çok hareketli olmam nedeniyle elime geçmedi ama bu hafta geçmesini bekliyorum.

Daha önce bilişim medyasında görevlerimde yeni ürünler, Windows versiyonları gibi yazılımlar denemiş, kısa gazete tecrübem dolayısıyla yurtdışı davetlere katılmış biri olarak şirketlerin halkla ilişkiler çalışmalarında medya çalışanlarıyla dirsek temasında olmalarına alışık biri olarak Gillette’in günce (blog) yazarlarına yönelik kampanyası beni eski geleneksel medya çalışanı olarak her zamankindan daha fazla heyecanlandırmadı. Hatta “Türkiye’de İnternet” ve kapalı iki özel konferansa şirket ya da geleneksel medya temsilcisi olarak değil cihansalim.net temsilcisi(!) olarak davet edilmenin keyfini de yaşadım. Ama Gillette’in Fenomen Blogger projesini sıkı medya ve etik süzgecimden geçiriyorum çünkü on yıldır katkıda bulunmaya çalıştığım gibi, Türkiye’de de artık İnternet’in önemi anlaşılmalı, İnternet ve mobil tabanlı pazarlama aktiviteleri çok çok daha çeşitlenmeli. Unutulmaması gereken, bugün 10 film oynatan bir salonda film seçiminde milyon dolarlık bütçeler, gazete reklamlarının değil, bir arkadaşın önerisinin yani ‘kulaktan kulağa’nın başlıca etken olduğu!

Bana dönersek, Phenom elime geçmedi ama Türkiye’ye geldiğinden beri beş bıçaklı jilet kullanan, askere giden arkadaşlarına bunu hediye eden biri olarak azalan tıraş yüzeyimde fazlasıyla üstün performans elde ediyorum, çene ve bıyık gibi bölgelerde bile. Phenom geldiğinde en azından aynı harika kolaylığı sağlayacağına eminim, ama iki beş bıçaklısı olan birinin pilsize karşı rakip ikinci beşlisi olmaktansa, sanırım bir arkadaşıma ya da babama güzel bir hediye olmaktan daha mutlu olur.

[tags]tıraş, tıraşın tarihçesi, barbarlık, barbar, lazer epilasyon, sakal, tüy, tıraş olmak, jilet, Gillette, Phenom, Fenomen Blogger[/tags]

TARTIŞALIM

“Erkeğin Tıraş Macerası… İstiridye Kabuğundan 6 Bıçaklı Jilete” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın