// blog ve bloglar

blog ve bloglar

Alemdar’ın İndirimTV tecrübesi, Bloglar ve Ağızdan Ağıza Pazarlamanın Artan Gücü…

Hafta içinde Mert Alemdar’ın attığı e-posta ile başından geçen bir alışveriş macerasından geç de olsa haberim oldu. Türk blog küresine “Mert Alemdar ve İndirimTV.com olayı” olarak kayıt düşülebilecek olay, Alemdar’ın indirimtv.com adresinden aldığı cep telefonunun paralel ithalatla getirtilmiş, garantisiz olması ve alışveriş sürecinde yaşananları Alemdar’ın kişisel web güncesine taşıması olarak özetlenebilir. Sonunda ilgili e-ticaret sitesinin sorumluları da yazılardan haberdar olarak hızla cevap verip gönderdikleri telefonu değiştirmişler.

Bu olay farklı alanlarda tartışılabilecek öğeler içeren bir örnek. “Medyanın gücü” açısından konuya bakarak başlayalım. Özellikle son 2-3 yılda medya tüketiminde ciddi değişiklikler görüyoruz, İnternet’in payı giderek artıyor, basın ve görsel medya gücünü kaybetmiyor ama çok daha dağıtık bir bilgi, haber üretimiyle karşı karşıyayız. Hele Google gibi arama motorları, sayısı sürekli artan blogları basın organlarının web sitelerinden daha önce listeledikçe ve bizlere önerdikçe, blogların rastlantılsal okur sayısı yükseliyor.

Mevcut duruma baktığımızda, halkla ilişkilerini sağlıklı tutmak isteyen kurumlar, reklamverenler ve vermeyenler, web güncelerini ve sosyal topluluk sitelerini de takip etmek zorunda kalıyorlar. Öte yandan çok seslilikle beraber belki medyanın da gücü bölünüyor. İnternet sitesini sadece yüz bin kişinin ziyaret ettiği bir gazeteyi, ya da sadece 3-5 bin okuru olan bir blogu “etkin güç” olarak kabul etmek zorlaşıyor.

İşte bu kritik bir nokta. Çünkü hangi haberin ve kaynağın etkin bir güce dönüşeceğini günümüzde kestirmek çok zor. Bu noktada bir diğer alana yavaşça geçmeye başlayayım: Pazarlama, “kulaktan kulağa” aktarım, ağızdan ağıza pazarlama İnternet ile beraber çok daha hızlı oluyor.

Mert’in okurlarına ek olarak özellikle de Türk Blog Yazarları platformu sayesinde ulaştığı biz diğer yazarların da konudan bahsetmesi ve yazıya bağlantı vermesi ile etkin bir “kulaktan kulağa” yayılma oldu. Ve bu aralar Google’da indirimtv.com araması yaparsanız, sitenin kendisinden sonra çıkan ilk sonuç Mert’in indirimtv.com ile yaşadıklarını anlattığı ve tecrübesiz kullanıcıları indirimtv.com’dan uzaklaştırabilecek yazısı. Çünkü Google algoritması verdiğimiz bağlantılara, “ağızdan ağıza” yapmamıza önem veriyor ve hatta sıralamada yükselterek ağızdan ağızanın etkisini arttırıyor.

Bu noktada site sorumluları da doğru davranarak görmezlikten gelmeyip hemen o sayfalara yorum ve yanıt eklemiş, çözüm sağlamışlar. Böylesi virütik, salgın pazarlamanın önemi hakkında o kadar çok yazı var ki, söylenecek farklı şey pek kalmadı. Ama bu hafta okumakta olduğum bir iş idaresi kitabının ilgili bir bölümünde olduğumdan konu zihnimde çok taze. Pazarlamasını ve halkla ilişkilerini güçlü tutmak isteyenler için ağızdan ağızanın etkisini nasıl kullanacaklarına dair bir diğer açılım da stratejik fiyatlandırmada yapılmalı. Stratejik ve ilk fiyat belirlenirken günümüz dünyasında “en başta yüksek tutalım, sonra düşürürüz” demek zorlaşıyor. Eğer size bir avantaj sağlayan patent ya da taklit edilemez üretim süreciniz yoksa ilk fiyatı yüksek tutmak her zaman sağlıklı sonuç vermiyor, çünkü müşteriye iyi bir fiyat sunarak daha en baştan bir kulaktan kulağa etkisi yaratabilirsiniz. Son dönemde ülkemizde ilk mağazalarını açan bazı uluslararası teknoloji marketleri de ilk açılışlarında düşük fiyatlarla tüketicilerin gözünde “ucuz” olduklarına dair bir algılama bıraktılar, ama bugünlerde fiyatların her yerde yakın olduğu algısı yavaşça geri dönüyor.

Tekrar medya boyutuna dönelim. Günce yazarları dünyada saygı görmeye, konferanslarda bir gazete muhabiriyle aynı şekilde karşılanmaya başlandılar. Türk yazarlar da, fazlasıyla yavaş da olsa, ülkemizde etkinliklerini arttırmaya başlıyorlar. Mert’in olayı iyi bir örnek oldu, ama böyle etkiler elde edebilmek için her seferinde bu kadar çok günce birbirine destek vermeyebilir. Önemli olan daha fazla güncenin konularında uzmanlaşması, kaliteli içerik sunması, belli bir sadık okur, takipçi sayısına ulaşması.

Genç yaşlardan beri ülkenin kendi alanında bir numarası olan aylık dergilerde yazmış, çok kısa bir süre olsa da Hürriyet gazetesi adına da etkinliklere katılmış biri olarak kamuoyunu yönlendirme gücünün çok doğru kullanılması gerektiğini düşünmemi gerektirecek olaylar yaşadım. Ayrıca yaklaşık on yılı aşkın süredir kalem oynattığım kişisel web sitelerimin en popüler olduğu dönemlerde kongrelere katıldığım, sitemde tanıtmam için kitap, vb. yayınlar gönderildiği için de uzun süredir etik yayıncılık üzerine düşünürüm.

Bu çekincelerimle baktığımda Mert yazısında olayı nesnel şekilde aktardığı gibi “çamur at izi kalsın” gibi bir yaklaşım olmaması için de çaba göstermiş, genellemeler yapmamaya çalışmış. Bu yaklaşım çok önemli, eğer gün gelip çok daha fazla blog geleneksel medyaya yakın bir güce kavuşacaksa ve tüketici olarak tecrübelerini yansıtacaksa nesnel olmaya, okurlarını yanlış yönlendirmeye özen göstermeli. Bunun için mümkünse tek bir olaydan sonra hemen yazmaktansa bu tecrübenin tekrarlanıp tekrarlanmayacağını bizzat ve çevresinden öğrenmeye çalışmalı, karşı taraf ile de temas kurulmaya çabalamalı, süreç hakkında detaylı bilgi verilmeli. Örneğin benim Aralık’ta yazdığım “E-Mağazalar tüketici haklarını uygulamayıp suçu tedarikçiye atacaksa onlara “Kargo Şirketi” demek daha doğru, örneğin hepsiburada.com” yazım hepsiburada.com ile alışverişimlerimde yıllardır yaşadıklarımdan sonra kaleme alınmıştı…

Lafın kısası Mert’in yaptığı “deney” bence etkili ve iyi oldu, bize de bunları düşünme fırsatı verdi. Geleceği kestiremem ama bugüne baktığımızda kurumlar için artık web günceleri de dikkat edilecek bir alternatif medya kanalı. “Blogları da takip edin” önerisi yapmadan önce daha önemli bir öneri belki fark yaratır: En iyisi müşteriye her zaman saygı gösterin ki “bu müşteri bizi hangi medya kurumuna şikayet etti acaba” diye aramakla uğraşmayın.

Bu hafta okuduğum bir haberde şirketini Bridgestone’a satan bir parlak iş adamının sözleri şuydu:

“Yıllardır çalışanlarıma aşıladığım 1. kural, ‘Müşteri her zaman haklıdır’, 2. kural ‘Müşterinin haksız olduğu durumlarda 1. kuralı uygulayın’ idi.”

İlgili Yazılar:

[tags]Mert Alemdar, indirimtv.com, kulaktan kulağa, ağızdan ağıza, pazarlama, medyanın gücü, tüketici hakları, müşteri memnuniyeti[/tags]

TARTIŞALIM

“Alemdar’ın İndirimTV tecrübesi, Bloglar ve Ağızdan Ağıza Pazarlamanın Artan Gücü…” 5 kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. dün sağolsun mert alemdarda benim yazıma destek vermiş, benimde böyle bir durumum vardı ve aldım sazı elime, hem yaşadığımı yazdım, hemde bakalım şirketten ses gelecekmi diye merak etmeye başladım. yapılan araştırmalar sonunda firmanın telefonuna ulaşmayı başardım, ordanda bastırmaya başlıyorum. amacım, paramın iade edilmemesi falan değil, insanları bu konudan bilgilendirmek. internetten alış veriş yapan blogcuların, çoğunun burayı takip ettiğini biliyorum ve bu yazı üzerine bende linkimi vererek herkesi bilinçlendirmek istiyorum.

    http://burakdogan10.blogspot.com/2008/01/bunualyorumcomdan-almayin.html

    bunualiyorum.com’dan alışveriş yapmayın arkadaşlar.. hatta bu siteye sahip olan kişinin, http://www.bunaliyorum.com adresininde sahibi olduğu belki sizlere birşeyler ifade eder.. bunu aliyorum sitesini aldıkları gibi “bunalıyorum!!” adlı siteyi bile almışlar..

    herkesi dikkatli olmaya çağırıyorum..

    Yorumlayan: Burak Doğan | 04.02.2008, 09:40
  2. merhaba arkadaşlar herkes indirim tv hakkında iyi yada kötü olarak yorum yapmışlar acaba bu yorumlar neden bu olanlar gerçekten doğrumu hiç bilmiyorum ama ben indirim tv den alış veriş yapmış bulunuyorum.
    bundan 4 gün önce indirimtv alışveriş sitesinde canlı yayın olarak sunum yapılıyor ve izledim. benim de zaten klavye mouse ve webcam ihtiyacım var idi baktım hemen al seçeneklerine ürün gerçekten çoğu internet sitelerinden ucuz kontrol edebilirsiniz ama kendim dedimki ben bir imeceye katılıyım kazanamazsam bile indirim puanımla ihtiyacımı gene alırım dedim. imece fiyatı 34 ytl olan bir dvd imecesine katıldım ve kazanamadım.sağlık olsun zaten o gün bir kampanyaları vardı 30 imece alan ve o aldığı 30 imeceyi o gün içersinde kullanan müşterilere cobra webcam hediye ediyorlardı yani bakarmısınız. hem 30 ytl değerindeki webcamım oldu hem kazanamadım 30 ytl indirim puanım oldu webcam geldi şu an kullanıyorum ve memunum indirimtv tşk ediyorum. saolsunlar ve mert beyin başına gelen talihsiz olay için üzüldüm ama bloglarınızı okudum ve sorunun çözülmesine çok sevindim indirimtv alış veriş sitesini gerçekten kutluyorum iş hayatlarında başarıların devamını diliyorum umarım bu yapmış oldukları kampanyalardan zararlı çıkmazlar ama çok tşk ederim

    Yorumlayan: hakan | 07.02.2008, 20:30
  3. ben ilk defa burda duydum indirim tv yi ve bence gusel bir seye benziyor hakan arkadasımıızın da yazdıgı yoruma bakılırsa ki o denemis en azından :) neyse bilgi icin teesekkur ederim ellerinize saglık..

    Yorumlayan: balikesir | 22.02.2008, 19:25
  4. Çok güzel olmuş emeğinize sağlık

    Yorumlayan: Çet | 26.07.2008, 15:44
  5. Çok başarılı

    Yorumlayan: Hikaye | 27.09.2012, 12:10

Yorum yapın