// okuyorsunuz...

Featuredmedya / pazarlama

20 dk ve Gaste: Sonunda Türkiye’de Ücretsiz Gazete Rekabeti! İlk Düşünceler, Artılar, Eksiler

Sabah saatlerinde İstanbul’un işlek merkezlerinin çoğunda ücretsiz iki tabloid gazete dağıtılıyor. Maalesef Türkçe’ye karşı saygısızlığımız ve özensizliğimiz öyle noktaya vardı ki “gazete” gibi sosyal ve edebi sorumluluğu tarihsel olan bir yayın organına bile dilimizde olmayan bir kelimeyi isim olarak verebildik: Gaste. Diğer yayının adı ise 20 dk.

Ücretsiz, “toplu taşıma yayını” alanında faaliyet geç de olsa başlamış oldu, hem de hızlı olarak. 1940′larda ilk örneğin görülen edilen ücretsiz günlük gazeteler, yabancı metropollerde uzun süredir dağıtılan yayınlar çoktan çeşitlenmişti bile. Çeşitliliğin temel nedenlerinden biri rekabet, diğeri de ücretsiz dağıtılan yayınların da karlı işletilebilme şansının görülmesi sonucu yatırımcıların artan ilgisiydi.

Bizim yeni kavuştuğumuz bu beleş(!) yayınları da pek çok farklı açıdan yorumlamak mümkün. Okur-yazarlığın arzuladığımız seviyelerde olmadığı ülkemizde insanların olabildiğince ucuza, mümkünse bedelsiz olarak okunacak materyal edinebilme şansı olmasının faydaları var. Gelişmiş ülkelerde metrolarda bir şey okumayanlar azınlıktayken bizim metromuz ve diğer toplu taşıma araçlarında okuyanlar azınlıkta. İşte sabahları iki gazetenin de ücretsiz dağıtıldığı anlarda bu görüntünün değişmesi ümit verici.

Zaten önceki yıllardaki yanlış “bu millet gazete falan okumaz” yargısının geçerli olmadığı da böylece bir kez daha kanıtlanmış oluyor. En yeni kanıt ise, TÜİK’in geçen hafta yayınladığı 2006 yazılı medya istatistiklerinde karşımıza çıktı, buna göre yayın çeşidi 2005′e göre %10, tirajlar ise %45 arttı!Yazılı medya tüketiminin arttığı bu dönem ücretsiz gazete işine girmek için de uygun. Fakat zaten bu sektörde olan, gazete veya gazeteler yayınlayan kurumların bir de ücretsiz gazete işine girmesi durumunda ücretli gazetelerine tehdit yaratacakları da ortada.

20 dk’nın reklamlarından biri, açıkça sokakta tüketilmek için olduğu vurgulanıyor

İşte bu nedenle Doğan Grubu’nun yayınladığı 20 dk.da farklı bir konumlandırma stratejisi izleniyor, gerek ürün içeriği, gerek hedef kitle seçimiyle Posta’dan Hürriyet’e grubun diğer gazetelerine doğrudan rekabet üretilmiyor. Bu da İngiliz tabloid gazete içeriğine nispeten daha yakın, daha çok magazin, daha çok resim ve fotoğraf kullanımıyla “kolay okunan” bir yayın ortaya koyuyor. 20 dk.nın iş yerine, eve taşınması ve oralarda “tüketilmesi”nden ziyade yol esnasında ve bu gibi geçici/tesadüfi biçimde tüketilmesi, bizzat reklamlarında da öne çıkarılıyor. Zaten gazetenin adı da bu marka konumlandırmasına uygun olarak seçilmiş. 20 dk.da tüketilecek bir yayın olarak ilaveli, köşe yazarlı tam teşekküllü gazetelere rakip olamayacağı, kulvarının farklı olduğuna dikkat çekiliyor.

Gaste

Diğer yanda ise İskandinavya bağlantılı Free News ile yalanlanmamış iddialara göre Cüneyt Zapsu’nun ağabeyi Abdülaziz Zapsu tarafından çıkarılan “Gaste” 20 dk’ya göre daha ciddi bir görüntü çiziyor. Türkiye şartlarında “magazin” kelimesinin yüklendiği anlamda haber içermeyen Gaste özellikle ilk günlerinde tamamen Anadolu Ajansı haberleriyle besleniyordu. Bugünlerde diğer ajansların haberlerine yer verdiği gibi kendi editoryal dokunuşlarını da sergilemeye başlayan Gaste yüksek baskı sayısı ve faal dağıtım çalışmasının yanında içerik ve tasarımı ile eve, işe girmeye aday gibi bir görüntü çiziyor, her ne kadar onun da okunma süresi 20 dk.yı geçmeyecek olsa da.

Lafın kısası iki ücretsiz mini gazete biraz farklı içerik ve sunum modelleriyle bugünlerde 1 milyona dayanan tirajla İstanbul sabahlarının kalabalığına karışıyorlar. Daha önce belirttiğim okumaya karşı ilgisizliğin yanında bu yeni girişimlerin en büyük artısı ekonomiye katkısı, daha fazla kişinin iş sahibi olması, gelir elde etmesi.

Fakat eksiler de hiç az değil. Öncelikle “Gaste” deyip geçtiğimiz bir yayın ve 20 dk.lık bir çerez niyetine olan diğeri, isim ve marka konumlandırmalarıyla okur/tüketiciye ve reklam veren müşterilerine özel bir açıdan hitap ediyorlar. Fakat bu açıdan haber ve bilgi almaya maruz kalanların diğer gerçek gazetelerle bunların ayrımını yapıp yapamadıkları şüpheli.

Önceleri ajans haberlerini geçen ama bugünlerde editoryal içeriğini öne çıkarmaya başlayan ve de şehir gazetesi olma iddiasında olmasına rağmen şehirdeki olumsuzlukları görmezden gelen Gaste ile magazinsel ve hafifletilmiş bir içerik sunan 20 dk.nın sabahları pek çok insanın tek haber kaynağı haline gelme olasılığı düşündürücü ve ürkütücü. Günümüzün 4. büyük kuvveti medyanın sorumluluğu ve insanları yönlendirmedeki gücü düşünüldüğünde gazete okuma alışkanlığı olmayan ya da buna para ayıramayanların maruz kaldığı yayınların içeriği büyük önem taşıyor.

2001 krizi sonrası bankalarımızın el değiştirmesi, sahibiyetlerin ciddi şekilde yeni odaklara kaymasında olduğu gibi son iki yıldır da medyada büyük bir dönüşüm yaşanıyor. ATV-Sabah’ın uzun süre TMSF kontrolünde kaldıktan sonra hükümete yakın bir görüş açısıyla yayına başlayarak benzer yayın yapan Star Gazetesi ve diğerlerine katıldığı “algısı” ile hükümetin medyada güçlendiği iddiaları bir yanda, diğer tarafta Vatan’ı da alan Doğan Grubu’nun pazar payını arttırması ve de medyada bağımsız oyuncuların giderek azalıyor oluşu alarm veriyor. Rekabet medyada da olmalı, hiçbir alanda devlet özel teşebbüs ile kıran kırana rekbete girmemeli; refah odaklı bu iktisadi idealizm bir yana, medya asla ne hükümet ne muhalefet yanlısı olarak ağır basmalı. Her zaman bağımsız, etik kurallar çerçevesinde eleştirel görevini layıkıyla yerine getirebilmeli…

İki ücretsiz yayının düşündürmeye başladıklarının sonu yok ama şimdilik bu kadar yeterli kanımca.

Önceki yorumlarımla ilgili bazı yabancı araştırmalara da değinmek gerekirse ücretsiz dağıtılan tabloidlerin okurlarının yaş ortalaması diğer gazetelerin okurlarına göre oldukça düşük. Gözlemler Türkiye’de bunun da böyle olduğu yönünde. Diğer bir bulgu da ücretsiz gazete okuyanların neredeyse yarısının ücretli gazete almadığı yönünde. İşte son uyarımın çıkış noktası da bunlardı. Son olarak ücretsiz dağıtımın diğer gazete satışları üzerinde büyük etkisi olmadığı görülüyor, bu da şaşırtıcı değil çünkü ücretsiz gazete okurlarının çoğu ilk defa kendileri gazete “almaya” başlayanlar. Ve de son olarak sadece Doğan Grubu değil, dünyada da pek çok kurulu basın kurumu bu pazara ilgisiz kalmamış ve kendi ücretsiz dağıtımlarını da başlatmış…

Düşünüyorum da, medyada büyüme, çeşitlilik ve yeni şeyler üretme ihtiyacı, eğer içerik ve etik değerler korunursa ne kadar verimli oluyor. Cumhuriyet Gazetesi’nin Bilim Teknik, Kitap gibi ekleri diğer günlük gazeteler tarafından yıllar sonra cevaplanmıştı, her ne kadar bazılarının ömürleri kısa sürse de. Son olarak da amatör branşlara da yer veren kaliteli Cumhuriyet spor eki Salı günleri dağıtılmaya başlandı ve bu yıl Hürriyet, Salı günleri Cumhuriyet’in ekinin karşısına kendi spor ekini taşıdı, o da kaliteli, o da ilgi çekici… Umalım ki bu tatlı yenilikler hız kaybetmeden sürsün.

Son olarak, ücretsiz dağıtılan gazetelerin sabahları bir şekilde 2 saat içinde dağıtılması ve tüketilmesinin doğaya verdiği zararı düşünmeden edebilir miyiz! Bugün İstanbul’daki bu iki tabloid yaklaşık 1 milyon adet basılıyor. Bir hesaba göre, bugün 44 ülkede 40 milyon adet gazete ücretsiz dağıtılıyor ve çoğunluğunun geri dönüştürülmüş kağıt kullanmasına rağmen sırf ücretsiz gazeteler için günde 9 bin ağaç kesiliyor…

İşte bu gibi nedenlerle o maldan fayda sağlayanlar her zaman bunun için bir fiyat ödemeli ki rasyonel kararlar verilsin, toplumsal fayda gözetilsin.

Technorati Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

TARTIŞALIM

“20 dk ve Gaste: Sonunda Türkiye’de Ücretsiz Gazete Rekabeti! İlk Düşünceler, Artılar, Eksiler” yazısı 15 kez yorumlandı

  1. Bu iki gazetenin tirajlarını, diğer yazılı ve görsel yayın organlarının son yıllardaki durumunu ve belirttiğiniz okuyucu profillerini gözönüne aldığımda, gün geçtikçe artan sayıda, tek tip giysi içinde düşünüverdim okuyanları…

    1. ışıl ışıl tarafından yazıldı | 18/03/2008, 12:52
  2. Bilgilerin için çok teşekkür ederim, işime kesin yaracak ;)
    Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretimize, sıcaklığı yuvamıza dolsun. Kandiliniz mübarek olsun..

    2. Yemek Tarifleri tarafından yazıldı | 19/03/2008, 21:19
  3. yle noktaya vardı ki “gazete” gibi sosyal ve edebi sorumluluğu tarihsel olan bir yayın organına bile dilimizde olmayan bir kelimeyi isim olarak verebildik: Gaste. Diğer yayının adı ise 20 dk.

    3. Erkan's field diary tarafından yazıldı | 25/03/2008, 23:52
  4. 20.dk gazetesini seviyorum… herşey var hemen hemen

    iddaa

    Altılı

    spor

    güncel

    Gündem..
    vs

    4. esat tarafından yazıldı | 28/03/2008, 15:12
  5. Sonucta sosyal hayatı etkıleyen bır durum sozkonusu..En azından halkımız bısıyler ıle ılgılenmeye baslıyor.Bugun bedava ama yarın parasıyla alıp okumayı ogrenecek..

    Teşekkürler GASTE(GAZETE) ve 20 DK …..

    5. erdal bozkurt tarafından yazıldı | 29/03/2008, 00:16
  6. “gazete” gibi sosyal ve edebi sorumluluÄŸu tarihsel olan bir yayın organına bile dilimizde olmayan bir kelimeyi isim olarak verebildik: Gaste. DiÄŸer yayının adı ise 20 dk.

    6. onLine haber, online bilgi, online rss, rss, google, wordpress, joomla, seo, script, php, haber, gazeteler, oyun, asp, java, javascript, tarafından yazıldı | 29/03/2008, 22:23
  7. bende on numara gasteler

    7. oguz tarafından yazıldı | 2/04/2008, 17:35
  8. gerçekten mükemmel bi yayaın aracı halıne gelen gasteyi mutlaa her sabah ümraniyede oturan arkadaşlarımız okula gitiriyo ve bizlerde günlük olayları takip ediyoruz..teşekkürler gaste yayın ekibi

    8. esra tarafından yazıldı | 6/04/2008, 15:32
  9. gazete 20 dk ve gazete olarak ücretsiz dağıtılan gazetelerden
    bende yalova dağıtmak için istek vesa arzuda bulunuyorum ben emekli sağlıkcıyım hem benim vaktim geçer hemde maddi olarak destek olur düşüncesindeyim. sizlerde bana bu konuda destek olursanız sevinirim.
    yalovaya gemiler 1 saat çekiyor gemiyle taşıma yapılabilir.Saygılarımla
    [Düzeltme - Cihan Salim: Mustafa Bey, cep telefonunuzu buradan sildim, rahatsız edilememeniz için, e-postanızı koyuyorum] mmustafadogan@mynet.com

    9. mehmet mustafa doğan tarafından yazıldı | 3/05/2008, 18:39
  10. öncelikle paylaşımlar için teşekkürler..ben bu işin biraz daha yakınında olan bi insan olarak bi kaç cümle eklemek istedim..20 dk dağıtan elemanlardan biriyim.aynı zamanda ist üni’nde okuorum ek gelir ve ek iş oluyor benm için.insanlarla birebir iletişimde olan biri olarak söylemeliyimki evet gaste ve 20 dk cidden farklı kulvarlarda yayın yapan biri kitle biri fikir gazeteciliğine daha yakın gözüken iki ücretsiz gazete ve insanların okumasına katkı sağlaması açısından yerine getirmeye çalıştıkları görev tartışılmaz.her ne kadar olumsuz yönler olsa da fakat şunu özellikle belirtmek istiyorum ki, insanlarımızn bakış açısı ve kültür sewiyesi yükseltilmeden bu tip uğraşlar zaman zaman bize boş yere uğraştığımızı göstermektedir.hangi ülkede insanlar size sabah sabah güleryüzle uzatığınız gazeteye verilen cevap neredeyse küfredicek kadar kaba olabiliyor.biraz daha duyarlı olalım lütfen dior ve susuorum tamam:)

    10. eda tarafından yazıldı | 9/05/2008, 12:07
  11. süper

    11. ali kaya tarafından yazıldı | 13/05/2008, 21:51
  12. 20 veya gaste dagıtmak işi için istek ve arzu ediyorum yasım 20 askerlik sorunum yok işe ihtiycamım varr msn adresimi bırakıyorum sinanilhan_@hotmail.com

    12. sinan tarafından yazıldı | 22/05/2008, 13:59
  13. Eminim çoğunuzun dikkatini çekmiştir, sabahları işe giderken ücretsiz gazete dağıtımı yapılıyor işlek noktalarda. Dünya’da epey eski olmasına rağmen bizde yeni yeni yaygınlaşmaya başladı bu uygulama. Gördüğüm ve de etraftan duyduğum kadarıyla insanlarımız da hızlı alıştı bedava gazeteye. Benim gibi hergün en az bir ulusal gazeteyi, matbu olarak takip edenler bile ilk 3-5 dakikalarını bu bedava gazetelere harcar oldu. Hiç gazete okumayan insanların da okuma alışkanlığı kazanmaya başladığı söyleniyor ki doğrudur.

    Ancak bir nokta var ki, ya dikkatlerden kaçıyor ya da fazla gündeme getirilmek istenmiyor. Bu gazeteler her yaştan insana zihnin en açık olduğu günün ilk saatlerinde direk olarak ulaşıyor ve bu zaman diliminde verilen her türlü mesaj çok daha kalıcı ve etkin oluyor. Bu da insanların güne ve de hayata bakışını mutlaka etkiliyor.

    Bu gazetelerden biri olan 20dk’ın manşetlerinden bazılarını dikkatinize sunmak istiyorum:
    “Annemi nasıl öldüreyim? a)bıçakla, b) boğarak…”
    “Beni Öldürün”
    “Vahşet…”
    Hergün buna benzer daha birçok vahşet, cinnet, kaza, cinayet haberi gazetenin sayfalarını dolduruyor, geriye kalan kısımlar ise magazin ve spor haberleri. Ücretli ulusal gazetelerde de durum farklı değil dediğinizi duyar gibiyim. Ancak baskısı ve dizaynı ile sistematik şekilde bu haberleri baskıya alan bu gazetelerin, ücretsiz olması nedeniyle de çocuk,genç herkese akıl ve tercihleri devre dışı bırakarak ulaşabilme kabiliyeti var.

    Sözün özü, güzel düşünen güzel görür güzel gören hayattan lezzet alır. Güne nasıl başladığımız önemlidir, nasıl başlayacağımıza kendimiz karar verebilmemiz ise daha da önemlidir. İnsanlarımız internetin yaygınlaşmaya başlamasından önce yıllarca televizyondan duyduğu sloganlarla düşünmeye mecbur bırakıldı, sen “düşünme burada düşünülmüşü var”larla telkin edilen koca bir zihinsel obezler ordusuna çevrildi.

    Para verdiğinizi seçebilmek özgürlük, ücretsiz olana HAYIR diyebilmek iradedir.

    sevgiler

    13. tolga tarafından yazıldı | 5/06/2008, 13:08
  14. Tolga Bey bugüne kadar yazılarım altına yapılmış en anlamlı yorumlardan biri için size teşekkür ederim.
    İnanmak istemeyenler olsa da “güzel düşünen güzel görür güzel gören hayattan lezzet alır” sözünüze gönülden katılıyorum.
    Önemli bir açıdan yaklaştınız, işte yine “halkın iyiliği için” kavramı karşımıza çıkıyor!

    14. H. Cihan Salim tarafından yazıldı | 5/06/2008, 19:08
  15. hazırlayan lara ço teşekkür ederim öncelikle . belki parasından değil ama çoğu kimsenin sabah işe giderken bi gaste bayisine giripte gaste almak aklına gelmez ama şimdi köprüde yolda durakta nerde olursan ol minübüste işime varana kadar dünyadaki genel başlıklardan haberdar oluyoruz bu bile milletimiz açısından büyük bi gelişme demektir.

    15. GÖKHAN BİLEK tarafından yazıldı | 7/08/2008, 23:00

SİZ DE YORUMLAYIN