Yaz saati uygulamasını geride bıraktığımız her seferinde niye “kış saati” uyguluyoruz diye düşünüyor ama bunu araştıracak vakit yaratmadığımdan konu hakkında ne dost sohbetlerinde ne de yazılarımda ahkam kesmiyordum. Fakat dün okuduğum haberde en azından bilinçli bir çalışma yapılmış olabileceği izlenimi aldım ve buna güvenerek ben de yazayım dedim.
Antalya Milletvekili Sadık Badak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yaz aylarında başvurulan ileri saat uygulamasına kış döneminde de devam edilmesi önerisini götürmüş. Bugün Afrika ve Güney Asya ülkeleri dışında kalan ülkelerin neredeyse tümü yaz saati uygulaması ile ciddi enerji tasarrufu ve verimlilik artışı sağlıyor. Uygulama artık fazlasıyla yerleşti ve sağlam bir temel, mantık üzerine kurulu.Yaz saati ile ilgili fazla bilgi paylaşmayacağım, İnternet’ten edinmek mümkün, bugün zamanım da kısıtlı. Ama milletvekilinin önerisi bugün Meclis’e gelen öneri, tasarı ve taslaklar içinde, harcanacak çaba karşılığı elde edilecek kazanca bakarsak, ülkeye ciddi kazanç vaat ediyor. Bugün maalesef uzgörüş sahibi olmamaktan bireysel çıkarlara, özel ilişkilerden vizyonsuzluğa pek çok nedenle ülkelerin ve dünyanın faydasına olan kararlar verilemiyor. Dünya karbondioksit salınımını kısmayı başaramıyor, Türkiye çok basit kuralları, engelleri, bazen gereksiz derecede yüksek vergileri değiştiremeyerek kendi önüne set çekiyor. Ama uyguladığımız saat konusunda bu kadar büyük bir çıkar çatışması olacağını tahmin etmiyorum.
Saat dilimleri hakkında da pek çok site detaylı bilgi veriyor. Etkileşimli haritaları örneğin worldtimezone.com adresinden görebilirsiniz. Hangi ülkelerde şu anda saat kaç olduğunu görmekle yetinmeyip hava durumunu da coğrafi konuma göre tahmin ederseniz kafanızda bir görüntü oluşturabilirsiniz.
İstanbul’da yaşayan biri olarak güneşin bugünlerde 7′den önce doğduğu akşam 5′de iyice karardığı bir ortamda bence enerjiyi en etkin şekilde kullanmıyoruz. Yaz saati uygulaması devam etse idi, saatleri bir saat ileri almasaydık güneş 8′e doğru doğacak akşam da 6′ya doğru kararacaktı. Hele Doğu’da durum daha da vahim, bugünlerde saat 4′te hava kararıyor.
Sanırım iktisadi açılımı, tasarruf açısından faydasını fazla irdelemeye gerek yok. Olayın ciddi biyolojik ve psikolojik boyutu var. Artık çoktandır biliyoruz ki havanın kararmasının hala insan üzerinde ciddi etkileri var. Metabolizması yavaşlayan insan karanlıkta daha verimsiz oluyor, yediklerini yakması zorlaşırken daha düşük enerjili hissediyor. Yine insan gibi bir canlının güneş ile ilişkisinin öneminin psikolojisini etkilemediğini söylemek imkansız. Karanlığın moral üzerindeki olumsuz etkisi de yine çalışmalarla ortaya kondu…
İlgili haberde okuyabileceğiniz rakamsal veriler dışında kısalan kış günlerinde yine de geç uyuyan insanların gerek sosyalleşme imkanları gerekse de bireysel eğlence araçları ile karanlığa rağmen en az ortalama 6 saat uyanık kaldığını da unutmayalım. İlk çağlarda karanlık günün bitişini simgelerken artık “akşam yeni başlıyor!” deyişi kültüre yerleşiyor… Ama unutmayın, maalesef(!) hala vücudumuz buna alışmadı, fizyoloji aynı deyişi pek de kabul etmiş değil.



TARTIŞALIM
“Yaz saatinden vazgeçip havayı “erken karartmak” madden de manen de zararlı…” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın