// ben...

ben...

Terör Korkusuyla GAP Turu’na Çıkmak, Nemrut Dağı ve Nemrut’ta Güneşe Yetişememek, Tur Düzenleyiciler

Ekim ayında çok kısa bir GAP turuna çıktım. Gerek evde bilgisayarda yaşadığım bazı sorunlar gerekse de bazı özel işler nedeniyle ne yazmaya ne de fotoğrafların bir bölümünü sunmaya zamanım oldu. Bugün artık ilk adımı atayım, ardından ara ara Güneydoğu’da gördüklerimden bahsedeceğim.

“Öncelikle böylesi sıkıntılı ve tehlikeli dönemde oralara gidilir mi” düşüncesine karşı açıklama yapayım. Kişisel olarak bu geziyi daha önce planlamış ve rezerve etmiş olmam bir yana terör yüzünden yaşantımızda, özgürlük alanımızda olabildiğine az değişiklik yapmamız gerektiğine inanıyorum. Aksi durumda terörün amacına ulaşmasını sağlar, bacağımıza attığı bir çizik nedeniyle o gün evde kalıp yatmayı tercih ederek sindirilmiş, korkutulmuş oluruz. Tabii ki “cengaverlik yapın, korkusuz davranın” demiyorum, ama her zaman olduğu gibi akılcı tutumu koruma, mantıkla hareket etme taraftarıyım.

Bu yaklaşım bir yana gelecekte GAP turuna çıkmak isteyenler ama bölge hakkında çok az bilgi sahibi olanlara Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Mardin, Diyarbakır ve bölgedeki Harran, Hasankeyf gibi yerlerin terör örgütünün kabul edilemez eylemlerine tanık olduğumuz bölgeler olmadığını söyleyeyim. Maalesef eylemler Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanıyor…

Nemrut'a karanlıkta varabildiğimiz için Flickr'dan bir görüntüyü sizinle paylaşıyorum. Msuvanoba takma adlı kullanıcının eklediği bir görüntü

Gelelim bölgenin güzelliklerine, ilk olarak da efsanelere ev sahipliği yapan Nemrut Dağı’na. Adıyaman merkezinden tahminimce bir saatlik bir yolculukla zirveye yakın bir noktaya varıyor, oradan da yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşle iki bin yüz metre yükseklikteki zirveye ve Antiochos’un tümülüsüne, dev heykellere ulaşıyorsunuz.

Eski çağlarda Kommagene adıyla anılan bölgede kurulan Kommagene Krallığı fazla uzun ömürlü olmamış ve özgürlüğünü Roma’ya kaybetmiş. Kral I. Antiochos’un Nemrut’un tepesine yaptırdığı 49 metre yüksekliği, 149 metre eni olan tümülüs mezarı ise bugün Anadolu’da içine girilmemiş, talan ya da hırsızlığı uğramamış çok az sayıdaki tümülüsten biri. Zira mezar odasına giden koridorların içindeki (aklımda yanlış kalmış olabilir) taş parçacıkları herhangi bir dinamit, vb. tümülüs mezar odasına erişme yönteminin etkisiyle tamamen odanın içine akacak ve odayı kıymetsiz kılacak şekilde inşa edilmiş.

Nemrut’un tümülüsten çok daha fazla bilinen simgeleri ise tabii ki dev heykeller. Kralın iki yanına birer aslan, birer kartal ve de antik Yunan ve Acem tanrılarının oturduğu 10 metreye yaklaşan yükseklikte heykellerin kafaları uzun süredir vücutlarından ayrı olarak duruyor. Bunların omuzların üstüne yerleştirilmemesi de bir başka tartışma konusu.

Bu heykeller ve Kral’ın Yunan ve İranlı atalarının figürleri tümülüste de bulunuyor. Bu heykeller Yunanlı yüz hatları, İranlı giyim özellikleri taşıyor. Batı terasında bulunan aslan heykeli Mars, Jüpiter ve Mars’ın M.Ö. 7 Temmuz 62 yılında gökyüzündeki konumunu gösteriyor, bu tarih büyük olasılıkla inşaatın başladığı tarih olabilir.

Kommagene tarihi ve de anıt mezarın yanında Nemrut’un zirvesinde güneş doğuşu ve batışını izlemek büyük bir zevk imiş. İmiş diyorum çünkü biz Türkiye’nin sayılı birkaç kültür turu firmasından biriyle yaptığımız yolculukta boşuna güneş batışını göreceğimiz yönünde ümitlendirildik. Günler de kısalmaya başladığından gün boyunca her beş dakikalık gecikme birikerek akşam dağa geç varmamıza neden oldu. Burada parantez açıp Türk turistinin çılgın alışveriş iştahını yine tecrübe ettiğimi, bunu anlayamadığımı belirteyim. Böyle bir geziye katılan, nispeten kültürel değerlere, doğaya, tarihe kıymet veren insanlar bile kendilerini çarşılarda tatmin ederek akşam Nemrut’ta güneş batışına yetişemediler, kaçı bir daha Nemrut’a gidebilecek ki hayatları boyunca…

Tabii parantezi kapatıp asıl organizasyonu eksik planlayan tur firmasına da dikkat çekmek lazım. Zaten kısalan bir günde yapılacak yolculuk öncesi tur programına “Nemrut’ta muhteşem güneş batışını seyredip Adıyaman’a..” ifadeleri yazmak, o gün de sabah ve öğlen bunu kesin gibi sunmak maalesef tüketiciyi, müşteriyi kandırmaktır. Eğer firma ve rehberi bunda ciddi ise şartlar zorlanır, Nemrut’a zamanında çıkılırdı. Siz siz olun kültür turlarında tur firmasına sorular sorun, doğru cevabı almaya çalışın, tur boyunca rehberi (çok geziye çıkmış biri olarak artık rehberler üzerinde de yazma zamanım geldi, çok az olumsuz örneğin etkisi büyük oluyor maalesef) siz de gerektiğinde yönlendirin, motive edin de böyle gezilerde siz ve çevrenizdekiler programa sadık kalıp dakik olmaya çalışın.

UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı Milli Parkı fotoğraflarım çok az ve de karanlıkta çekildiği için pek kaliteli değil. Yüksek ISO değerleri ile alınan pozlarda ise kirlilik miktarı beni tatmin etmedi. Fotoğraflar bir sonraki GAP yazıma eşlik edecek, bölgeyi bizzat görmenin yerine geçemeyecek oldukları ise muhakkak!


[tags]GAP turu, kültür turları, Nemrut, Nemrut Dağı, Kommagene, terörizm, Güneydoğu Anadolu, Adıyaman, Nemrut’ta güneş doğuşu, Nemrut’ta güneş batışı[/tags]

TARTIŞALIM

“Terör Korkusuyla GAP Turu’na Çıkmak, Nemrut Dağı ve Nemrut’ta Güneşe Yetişememek, Tur Düzenleyiciler” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın

Yorum yapın