Çok küçük yaşlardayken tiyatroya merakım başla(tıl)mıştı, aktif olarak bir şeyler de yapar gibi olmuştum. Askerlik dönüşü, sonunda bu hafta sonu bir oyun izlemeye gidebildik. Yıllardan beri devlet ve şehir tiyatrolarına fazlasıyla ağırlık vermemize rağmen bu sefer açılışı özellerden biriyle yapalım dedik. Ama pek de iyi yapmamışız.
Aslında bugün genel bir gidişattan bahsetmek için yazmaya oturdum ve genelde olduğu gibi isim ve detay vermeden sonuca varmak istiyordum ama bu seferliğine vazgeçtim, zira oyun hakkında bu kadar mükemmel sözlerin yanında bir de karşıt fikir zararlı olmaz, hatta demokratik(!) bile olabilir diye düşünüyorum. Efendim, canımız gülmek istedi ve 27 Numara‘ya gittik. Seçimimizde saygıdeğer kalemlerin oyun hakkındaki cümleleri çok etkili rol oynadı, ki bu yorumlar az önce verdiğim linkte de görünüyor. Aslında medyada yeteri kadar tecrübe edinmiş biri olarak hemen etkilenmemem lazımdı ama isimler ve sözleri de gerçekten vurucu idi.Bunu demişken bir başka önemli kişisel ve ailesel gözleme geçeyim. Bu kadar önemli isimler, “toplumun kanaat ve fikir liderleri de artık mükemmelliyetçilikten, iyinin peşinde olmaktan vaz mı geçiyor” diye düşünüp durduk. Biz mi çok mükemmelliyetçiyiz, felsefi anlamda toplumun ilerlemesine yönelik bakış ve değerlendirme açısına sıkı sıkıya mı bağlıyız, yoksa gerçekten entelektüel olarak sınıflandırılabileceklerde ciddi bir deformasyon mu var?
Peki bu kanıya varmamı sağlayan, düzülen methiyeleri şaşkınlıkla karşılamamı sağlayan ne oldu? Sorun 27 Numara oyununa özgü değil, onun üzerinden bir tümevarım, genelleme yapmak isterim. Televizyonlarda çoğalan basit, daha doğrusu “bayağı” dizilerin çektiği ilgiyi tiyatroya aktarmak mantıklı bir ticari düşünce. Ama bunun derecesini ayarlamak gerekiyor, TV’de olduğu gibi “halk bunu istiyor” yaklaşımını tiyatroda görmemeliyiz.Eğlence dünyası/sektörü büyüyor ve bu yüzyılda büyümeye devam edecek. Bu büyümede artan rekabet ve alternatifler içinde tabii ki çok başarılı, saygın çalışmalar da oluyor. Ama bir yandan da, özür diliyerek, en hafifi “içine s.çayım” gibi lafların uçuştuğu, durum ve konu itibarıyla da bunların komik olmadığı ama vatandaşın kahkaha attığı oyunlar da çoğalıyor. Evet, küfür güçlü bir mizah unsurudur, hem de uzun zamandır. Ama yersiz kullanımı kaliteyi düşürüyor, sıradanlaştırıyor. Birkaç ünlü isim, biraz dekolte, gazetede birkaç olumlu yazı ile bu işlerin para kazandıran basit bir formülü olmamalı. Bu işten para kazanılmalı, hayat devam ettirilebilmeli, ama bazen de “sanat için sanat” yapılmalı.
Yirmi Yedi Numara’ya gelince, oyuncular oldukça başarılı, Murat Akkoyunlu ve diğer beyler başarılı bir performans sunuyorlar. Doğa Rutkay’ı ise ilk defa canlı izledim ve ne kadar yetenekli olduğunu görmüş oldum. Fakat oyun fazla uzun ve son bölüm sıkıcı olabiliyor. Sıkıcı demişken bu satırları yazmaya cesaret etmemi sağlayan, en önde otururken sıklıkla geri dönüp görebildiğim diğer izleyici yüzleriydi. Oyun ortasında denenen interaktif tiyatro son derece gereksiz ve yersiz gibi geldi. Sahnenin etkileşim isteğine karşı yanıt olarak izleyicilerden parasını şaka yollu geri isteyen de oldu, belki de sonraki sezonda biraz değişiklik, kısaltma yapılabilir. Ama dediğim gibi oyuncuların performansı çok iyi ve gülmek için giderseniz güleceğiniz garanti.
Toparlamak gerekirse, küfürlü, sıradan, adeta TV dizisi gibi olan tiyatro oyunlarının çoğaldığı bir gerçek. Ama bunun dışında kalan onlarca oyun da olduğunu biliyorum. Fakat beni tetikleyen, bu oyunların medyada yeteri kadar yer bulmaması, bir şekilde magazinsel içerik yaratılabilenlerin öne çıkması…


benim istediğim hiç bişey yokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk
[...] Önceki sefer izlediğim oyundan memnun kalmayınca, geçen hafta sonu oyun seçerken daha çekingendim. Son düşündüklerim (ve yazdıklarıma rağmen) yine TV’den tanıdığımız ünlülerin oynadığı bir oyuna gittim ama bu sefer işi garantiye aldığımı umuyordum, çünkü oyun Aziz Nesin’in Azizname’si idi. [...]
bende cansu arkaddışımıza katılıyorum:):)
oyun sözleri neden yoooooooooooooooooooooooooooooooooooook
oyun sözlerini bulamadım. sabahtan beri arıyorum. yeter. niye yooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook
yhahh bu oyunn zözleri niçin yokkkk sabahtan ber i arıoz bi bok yok
madem sözleri yok hemde içerikli bir bilgi yok neden bu site var.