// Türkiye

Türkiye

Mantıksız Soru Soran Referandumla Birileri Bizle Dalga mı Geçiliyor

Türkiye neredeyse çeyrek yüzyıl sonra bir kez daha referandum için sandık başına gitti. Sandıktan çıkan sonuç maalesef sandığa gitme nedenimizden daha az önemli. Bugün öylesine garip, anlaşılamayan, kavranması güç bir durum yaşadık ki gelecek nesilleri şaşırtacak yeni bir gün daha Türk siyaset tarihine yazılmış oldu.

Yaklaşık üçte iki çoğunlukla “evet” çıkmış olması mevcut TBMM ve Cumhurbaşkanı hakkında belirsizlikler de yarattı. Ama bunlara girmek istemiyorum. Daha önemli olan mantık dersinden sınıfta kalışımız. Milletvekilleri zaten bizlerin, halkın adına TBMM’de bulunuyorlar. Eğer milletvekillerinin bugüne kadar seçtiği on bir cumhurbaşkanı’nı halkın seçmediği gibi bir yaklaşımda bulunursak çok tehlikeli bir yola gireriz. Bir önceki hükümet 11. Cumhurbaşkanı’nı seçemeyince “bundan böyle Cumhurbaşkanı’nı halk seçecek” derken kendi varlığını da aslında sorgulamaya açmış oldu.

Zira, Yurtsan Atakan’ın 5 Ekim’de yazdığı yazıda da dikkat çektiği gibi, eğer milletvekillerinin seçtikleri, halkın seçimi sayılmıyorsa, hükümet ve Başbakan da halk tarafından seçilmiş denemez. Çünkü halk seçim için sandığa gittiğinde “Maliye Bakanı kim olsun”, “Başbakan kim olsun” seçimi değil, “Benim bölgemden beni hangi milletvekili Meclis’te temsil etsin” seçimi yapıyor. Bu milletvekillerinin seçtiği Cumhurbaşkanı’nı halk seçmedi dersek bu milletvekillerinin kabul ettiği hükümeti de halkın seçmediğine kanaat getirmeliyiz. Çünkü hükümet parti başkanı ve biraz da parti yönetimi tarafından hazırlanan bir kadrodur.

Flickr'dan...

Mantığı bu şekilde işletirsek tehlikeli sulara varacağımız ortada: Halkın seçmediği bir Başbakan ve hükümet ise bugünkü referandum sonucu sonrası bundan böyle halkın seçeceği Cumhurbaşkanı’na göre teoride ve maneviyatta çok daha az iktidar sahibi olacaktır!

İşte şimdi biz bugün nasıl bir soruya “Evet” ya da “Hayır” dedik anlayabiliriz: “Halkın doğrudan seçmediği hükümetçe hazırlanan ve halkın doğrudan seçeceği bir cumhurbaşkanını yetkisiz kılan anayasa değişikliği mantıklı mıdır?” Çünkü biz Cumhurbaşkanı seçme hakkını kendimize vermiş olsak bile zaten hükümet bizden önce Cumhurbaşkanı’nı seçmedi mi, bu durumda bizim kazandığımız hak ne oldu…

Zaten Cumhurbaşkanı seçmiş olan iktidar, hükümet neden Türkiye çok daha sıkıntılı günler geçirirken bu referandumu, böylesi büyük mantık sorunları içeren bir olayı gündemden çıkarmadı? Çünkü Türkiye’de siyasetçiler egolarını tatmin edememiş, kendileriyle barışık olmadıkları için karşısındakileri anlamaya da çalışmayan insanlar. Zaten toplumumuzda böyle insanların sayısı bir hayli fazla. Bir anlık bıkkınlık ve yılgınlık ile alınan referanduma gitme kararından vazgeçebilmek gerekirdi. “Evet, biz acele ettik, ötesini hesaplayamadık, ama şimdi vazgeçiyoruz, Türkiye’mizin insan ve iktisadi kaynaklarını boşa tüketmeyeceğiz” deme erdemini gösterebilmek çok daha büyük kazanımlar sağlayabilirdi hükümete…

Tüm bunlar işin mantıki boyutunu sorgularken akla gelenler. Bir de “demokrasi” kelimesinin suyunun çıkarılması söz konusu. Herşeyi demokrasinin gereği olarak tanımlama alışkanlığı artık gerçekçi olmaktan çok uzak. Maalesef Başbakan bir süre önce “Referandumlara alışın” dedi, ama referandum zincirleri demokrasi demek değildir. Hele böyle mantıksız, vatandaşın ne soruyla karşı karşıya olduğunu anlamadan gittiği referandumlar kafa karışıklığı sağlamaktan öteye geçmez. Hem böyle bir kanunlaştırma süreci yaşanacaksa niye milletvekili seçiyoruz, onlar bizim adımıza karar vermeyecek de tüm önemli kararlar bizzat bize tek tek sorulacaksa?

O zaman 550 milletvekili seçmeye hiç gerek yok. Konusunun uzmanı belli sayıda teknokrattan kurulacak bir kadro bize kanunlar düzenler, biz de onaylar ya da reddederiz!

Son olarak sandık başında sandık görevlisinin bana söylediklerini sizle paylaşmak isterim. Parmağımdaki mürekkebi çıkarmak için özel bir şeyler denediğimi gören görevli “Çıkarın bakalım, ama iki ay sonra yine boyayacağım” diyerek gülümsedi. Çünkü şu anda yeni anayasa hazırlanıyor, bu anayasa da Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili yeni düzenlemeler içerecek. Ve biz bu yeni anayasayı da referanduma giderek değerlendireceğiz. Yani kısa süre sonra bugünkü tercihimizi “tarih” kılmak için yine sandığa gideceğiz. Birileri bizle oynuyor mu, eğleniyor mu, biz farkında mıyız bilmiyorum…

TARTIŞALIM

“Mantıksız Soru Soran Referandumla Birileri Bizle Dalga mı Geçiliyor” bir kez yorumlanmış, siz de yorumlayın

  1. İyi de efendim nedense hepsinin unuttuğu bir mevzu var. Gelip halkın şeçtiği bir hükümete Cumhurbaşkanını seçtirmeyen zihniyete ne demeli ? Adam tüm hakkını vermiş, onu seçmiş, o da cumhurbaşkanı seçmek istemiş, sen geliyorsun hayır diyorsun ? Bunda bir tutarsızlık yok mu ? Eee halk’da buna kızınca madem seçtiyormusunuz falan filan, şimdi en iyisi oldu. Paşa paşa kendisi seçecek. Öyle 367′yü savunanların sonuçu bu. Onların sayesinde oldu bu. Hala ders almadılar ya ona yanıyorum bende.

    Yorumlayan: Fatih Arslan | 22.10.2007, 17:45

Yorum yapın