Tarihi ve doğal zenginliği çok olan Türkiye’de kültür turlarına ilgi gün geçtikçe artıyor. Ben de son birkaç yılda turlar, paket programlar ile pek çok yer gördüm. Paket programların tercih edilmesinin pek çok nedeni var, uygun fiyat, güvenilir yolculuk ve konaklama gibi pek çok faktör mevcut. Ama verilen hizmet, yani gezinin kalitesi, daha çok yer görme ihtimali, rehber anlatımı başlıca tercih nedenleri. O bölgeye çok sık giden, tecrübeli, bilgili rehberler ve görevlilerle yolculuk etmek tur katılımcısına ciddi bir zaman ve de bilgi kazancı sağlıyor.
Bu noktada rehberlerin önemi ortaya çıkıyor. Turizm geçmişi, tarih bilgisi ve ilgili alanlarda formasyon sahibi rehberler bu turlarda sadece gezilen yerlerin tarihini anlatmakla kalmıyorlar. Gerek turizm firması, gerekse turistler görevli rehberden her türlü soruna ilgi göstermesini bekliyorlar. Bu beklentinin yüksek olduğu kabul edilebilir, ama kanımca beklenti “sorunun çözülmesi” değil en azından sorun karşısında ilgi ve çaba gösterme. İşte bu beklentiyi karşılamakta zorlanan rehberler insanların yılda bazen bir kez yapabildikleri tatillerinin kıymetini anlama dıklarını gösterir tutumlar sergileyebiliyor.
Artık pek çok tura katılmış biri olarak maalesef ülkemizde toplumbilimi, insan davranışları, kriz yönetimi konusunda bilgili, başarılı olan rehberlerin çok az olduğunu üzülerek söyleyebilirim. Bazıları hala egolarını tatmin etme, kendilerini kanıtlama çabasında oluyor. Çoğu turda öncelikle daha 30′lu yaşlara varmamış parlak, bilgili rehber arkadaşların açılış konuşmalarına tanık oluyoruz. “Tam 7 yıldır”, “tam 9 yıldır” rehber olduğunu(!) belirterek söze girenler ilk gün “ben her sorunu yaşadım, ne olsa yönetmesini bilirim, siz karışmayın” mesajları veriyor, hayatlarının çok daha ileri aşamalarında olan tecrübeli insanlara. Ardından turun ilerleyen günlerinde, özellikle de son gününde, “benim tuzum kuru” imalarına varan laflar bile ediliyor, özellikle dönüş yolunda “değerlendirme formu” verenlerde, ya da eve dönüş sonrası tur firmasını arayıp turdan şikayet edecek turistlerin olacağı tahmin edilen durumlarda.
Tur sırasında rehberin önerilerine uymayanlar rehberin kabul edebileceğinden fazlalaşırsa, rehberi sesli olarak eleştiren olursa, rehber yemek yeri seçimi, otobüs, uçakta oturma planı ile ilgili açıkça eleştirilirse turun tadı bazen çok fazla kaçabiliyor. Çünkü yılların tecrübesine sahip olduğu, yılın çoğunu yollarda geçirdiğini söyleyen rehber bu alışılageldik durumlara alışamamış biri olabiliyor, bu durumu fazlasıyla kişiselleştirip alınabiliyor. Ve sonrasında da gün ya da tur boyunca asık suratlı bir rehberle gezme şansını elde edebiliyorsunuz!
Aslında verilebilecek örnekler çok fazla. Bu nicel fazlalığın nedeni ise rehberlerimizin işlerine yaklaşımları ve profesyonelliğindeki sorunlar. Rehberlik görevi ülkemizde, özellikle kültür turlarında bir şelalenin, caminin, manastırın hikayesini anlatmakla sınırlı değil, bu alanda becerili olmak için son derece profesyonel davranan, yaşayan rehberler çoğunlukta. Ama sürekli insanla içiçe olunan böyle bir meslekte verilen hizmet anlatım hizmetiyle sınırlı değildir, insanların beklentilerini anlayışla karşılayabilmek, ekip yönetebilmek önemli olandır.
Övgülerden haz alan, mutlu ve motive olan rehberler bir eleştiriden çok etkilenir, moral çöküntü yaşar. Ve bu son derece sık olur, halbuki profesyonellik bu duygusal iniş ve çıkışları dengelemek, iniş ve çıkışları azaltmak, bunları yansıtmamaktır…
Lafın kısası, öncelikle rehberlerimiz tur düzenleyen firmalarının kendilerine verdiği görevi kabullenmeli, ardından da tatile gelen insanların psikolojisini anlamalılar. Zor bir dönemi atlatmak için belli bir masrafı gözden çıkaran insanların psikolojisini yani karşı tarafı anlamayı, empati yapmayı bilen rehberlerin ne kadar başarılı olduğunu da bizzat gördüm. Dileğim bu örneklerin artması. Çünkü Türk kafilesi gezdiren rehberlerin dezavantajları olduğu gibi önemli bir avantajları var, o da Türk insanının unutkanlığı, yufka yürekliliği, cansiparhane dostluğu!
Bizim rehberimiz küsse de, küstürse de yerli turistimiz bunu bir süre sonra unutur, dostluk tekrar kurulur, hatta dünyada pek olmayan adetlerimizden bahşiş rehberle arası bozulanlar tarafından bile bir güzel verilir…
Son olarak tüm bunların tahminler ve gözlemlere dayalı yazılmadığını söylemeliyim, rehber arkadaşlarım olduğu gibi katıldığım turların neredeyse hepsinde rehber arkadaşlarla oldukça samimi olan biri olarak dertleşmelerinden aklımda kalanlar bunlar. Ve de ülkemizde genci yaşlısı harika rehberler olduğunu da söylemeye gerek bile yok. Ama insan vasat performansla sık sık karşılaşınca “niye böyle” diye düşünmeden, benim durumumda bir de yazmadan edemiyor…



TARTIŞALIM
“Kültür turunun nasıl geçeceğinin en büyük belirleyicisi: Rehber” henüz yorumlanmamış, ilk siz yorumlayın
—
—